
Ailemi üzmeden nasıl in***ar edebilirim?
Evet bence de çok saçma bir başlık ve pek mümkün görünmüyor.
25 yaşındayım ve Aydın'da merkezden uzak bir köyde yaşıyorum.Herhangi bir sosyalleşme yolum yok. Hevesim var mı gerçi o da şüpheli. Hayatım bilgisayar,spor ve yku üçgeninde geçiyor.
Ben hep o dizi/filmlerdeki gibi aşırı uç seviyede neşeli ve herkesin gıpta ederek baktığı bir adamdım. Dışarıdan bakanlar herkesin beni tanıdığına ve sevdiğine inanır ve hayatta her şeyimin yolunda gittiğine sanırdı. Keza öyle olmasa bile, öyleydi. Hep çok pozitif ve karşılık beklemeden herkese yardım eden biriydim. Kazık yesem dahi beni ilgilendirmezdi. Birinin mutlu olup bana teşekkür etmesi için gerekirse kendi işimi aksatır karşı tarafa yardım ederdim. İnsanları seviyor ve doğru olduktan sonra benim de doğruları bulacağıma,kendime çekeceğime inanıyordum. Hani şu aşırı yaygın inanış var ya "iyi düşün iyi olsun, iyi enerji, pozitif kalmak," vesaire vesaire. Heh İşte o adam bendim.
Birkaç farklı üniveriste (yurt içi/yurt dışı) deneyimim oldu hepsini yarım bıraktım. Sonuncusundan memnundum fakat reis sağolsun, malum. Maddiyat el vermedi. İş bulamadım. Fakirlikten yurt dışında 6 ay boyunca günde iki öğün sadece makarna yedim.Morbit obez seviyesine ilerledim. Hayatımda ilk defa anksiyete ve depresyon için ilaç kullanmaya başladım.
Arkadaşlarımın hepsi ile ben yurtdışına gidince yaşadığım çok korkunç bir drama yüzünden ilişkim kesildi. Karşılıklı duygular beslediğimizi sandığım kız ile de aynı korkunçlukta ilişiğim kesildi. Hiçbir zaman bir ilişkim olmadı. Aşık olduğum kızlara hep yıllarımı verdim. Sevginin çabalayarak "hak edildiğine" ve azim istediğine inanarak tek bir kıza yıllarca o farkında bile olmadan gözüne girmeye,kendi image'ımı oluşturmaya çalışırdım. Bunun ne büyük bir gerizekalılık olduğunu 22 yaşımda ancak anlayabildim. Hayatta en çok istediğim şey gönlümce sınırsızca kendimi frenlemeden sevmek ve duygularını sorgulamama gerek kalmayacak kadar bana hissettiren bir hanım tarafından sevilmekti. Yıllarımı "aşk" denen şeye fazla sadık kalarak geçirdim. Şansım olsa bile gözüm başkasında iken asla başka bir kızla bir şey yaşamadım. Tüm arkadaşlarım ve ilgi duyduğum kızlara tarafından hep "çok fazla" olarak damgalandım.
Arkadaşlarım ile cehenneme bile giderdim. Her zaman onlarla vakit geçirmek ve onların hayallerine ortak olmak isterdim. Arkadaşlarımın hayali ne ise onlar hakkında asgari düzeyde bilgi sahibi olup onları şevklendirirdim. "Hadi olum yapanlar nasıl yaptı bir yerden başlayalım hadi neden olmasın hadi hadi hadi" diyen bir adamdım. 18'ime basar basmaz ehliyet alıp ailemin arabası ile her akşam 3-4 farklı arkadaşımı tek tek evlerinden alıp tüm gece gezip sabaha karşı hepsini eve tek tek bırakırdım. Haftasonları arkadaşlarımı alır, 100 küsur kilometre mesafedeki yazlığımıza götürür,vakit geçirmemizi sağlardım. Kimseden asla 5 kuruş talep etmezdim.Aşk acılarına ortak olur,yapabiliyorsam çöpçatanlık görevlerini üstlenirdim. Pek çok ilişki sayemde başladı.
Bir gün dost sandığım insanların bensiz bir WhatsApp grubunda "Beyler Arda amma darlıyor amq" yazdığını gördüğümde ilk defa o gün anlamıştım. Herkes bana benim onlara baktığım gibi bakmıyordu. Ben yurt dışına gider gitmez mesajlarıma dönülmemeye, telefonlarım açılmamaya başladı. Sonrasında yaşanan çok feci günahımın alındığı ve haksızlığa uğradığım bir drama sonucunda, ben kimseyi bir taraf seçmeye zorlamamama rağmen bertaraf edildim. Bu drama sonrasında haksız olan arkadaş Türkiye'de, ben ise yurt dışında olduğum için benden taraf olmaya kimsenin ihtiyacı yoktu. Ne de olsa artık buralarda değildim,kimseyi her akşam arabayla alıp bir yere götürmüyordum. Benim artık bir işlevim kalmamıştı onlar için.
Belki de dedikleri gibiydi. Ben çok fazlaydım. Birisini seviyorsam eğer,arkadaş veyahut ilişki konusunda kendimi frenlemek gibi bir şey yapmazdım. Tüm ilgim alakam ve sevgim onlarla olurdu. Her türlü ihtiyaçlarında yanında olurdum. Belki de problemli taraf bendim.
Çok büyük hayallerim var. Daha doğrusu vardı demek daha doğru olurdu. 14 yıl boyunca YouTube'a içerik ürettim. Bir yandan da hayat hikayemi kanalımda benden bizzat dinleyip burada beni tanıyan biri çıkar mı diye de çekinmedim değil. Fakat artık gerçekten pek umurumda değil. Tanıyan birisi çıktıysa da selamlar kendilerine. Hiçbir zaman hiçbir şey istediğim gibi gitmedi. YouTube'u ben 10 yaşımdayken 2011 tarihinde fark ettim ve daha ortada bugünün hiçbir YouTuber arkadaşları yokken bu işi çok yapmak istedim. Yaptım da. O senelere ve yaşıma göre fazlasıyla iyi işler başardım,paralar kazandım. Fakat ailem tarafından "bilgisayarda boş işlerle uğraşıyor ders çalışmıyor" diyerekten elbette internete erişimim kesildi. Offline videolar hazırlayıp internet kafede video yüklediğim bir dönem olduğunu hatırlıyorum. Fakat aynı hayale ortak olarak yola çıktığım 4 arkadaşım teker teker bu yoldan elini ayağını çekince orada da yarı yolda bırakıldım. Acısı bugün bile hala benim tarafımdan tarif edilemez seviyede. Yıllarca tek başıma denesem bile geç kalmışlık hissi ve başarısızlık duygusu peşimi bırakmadı. Ailem bugün günümüz içerik üreticilerinin projelerinin,film fragmanlarının havalimanlarında,meydanlarda,televizyon kanallarında döndüğünü görünce kahroluyor. Kendilerince çocuklarını teftiş edip,raya sokuyorlardı. Fakat bugün onlar da farkında hayatıma ne kadar korkunç bir müdahalede bulunduklarının. Fakat artık iş işten geçti.
Her şeye rağmen ailem ile ilişkilerim iyi. Onlarla yaşıyorum. İki de köpeğim var. Yerim onları. Ailem geleceğe dair benimle ilgili planlar projeler çiziyor, kendilerince hayatıma ettikleri korkunç müdahelenin telafisini yapmaya çalışıyorlar. Her ikisine de hakkım elbette helal ve her birine minnettarım. Tüm bokluklara rağmen tekrar dünyaya gelecek olsam yine aynı insanları ebeveyn olarak seçerdim.
Fakat aileme yansıttığım portrenin çok dışında bir ruh halindeyim. Yıllardır iyi değilim. 6 yıldır herkesten çok izole yaşıyorum. Anksiyetem dayanılmaz seviyelerdeydi. Ailem market alışverişine gittiğinde geri dönmeyeceklerini başlarına bir şey geleceğini düşünüyordum. Uzun süre arabaya binemedim. Birisinin gelip çarpıp hepimizi *ldüreceğine inanıyordum. Dışarı çıkıp yürüyüş yapamazdım. Birinin bana bir şey yapacağından emindim.Evden ne zaman uzaklaşsam köpeklerimin başına bir şey geleceğini düşünüyordum. Bir şey olmasa bile ailemin, köpeklerimin olası bir kaybını kafamda sürekli simüle edip ruhumu daraltıyordum elimde olmadan. Kendimce "zamanı geldiğinde hazır olayım" diye yanı başımda sağlıklı olan ailemin *lümlerini düşünüyordum. İlaç tedavisi sonrası mal gibiyim. Günün en aşağı 11-12 saatini uyuyarak geçiriyorum. Yediğim yemekten tat alamıyor, yağmurlu güzel bir akşamda dışarı çıktığımda o ıslak toprak kokusunu içime çekince herhangi bir huzur hissedemiyorum.
Yani kısacası buraya kadar okumaya tahammül etmiş güzel arkadaş, sıkıldım. Hevesim ve inancım kalmadı. Fazlayım. İnsanlara güvenemiyorum. Yarın bir gün beni seven birilerini bulsam bile yaşadıklarımdan dolayı hep içlerinde bana karşı başka negatif düşünceler beslediklerine inanacak, bu sebepten dolayı kendime "seni seviyorum" kısıtlaması koyacağım. İlgi,alaka ve sevgimi sanki yemeğe katılan bir malzeme gibi oran orantı ekseninde tutmaya çalışacağım. Ben bunu istemiyorum. Fazlayım ve bunu kabul ediyorum. Artık fazla olmak istemiyorum. Çünkü artık olmak istemiyorum. Ailem beni seviyor. Bunca şeye rağmen burada olmamın,sizin bunları okuyor olabilmenizin sebebi de bu.
Ben artık yanlışlıkla öldürdüğüm bir karıncaya üzülüp chatgptye 1 saat boyunca kendi içimi döküp özür dilemek istemiyorum. Ben birisine söylediğim bir cümlenin tonlaması iletmek istediğim gibi çıkmadığı için ona sonradan dönüp dolaşıp "abi kusura bakma bugün biraz garip ses tonuyla konuştum seninle bir alakası yok özür dilerim" demek istemiyorum. Genel olarak özür diliyorum. Ve bundan da sıkıldım. Her zaman birilerine çok fazla geldiğimi düşünüp en basit şeylerden bile özür diliyorum. Sonra kendimce overthink edip "şuan içten içe kesin yıkık olduğumu düşünüp bana acıyorlar" diye düşünüyorum. Fakat özür dilemezsem de üzülecekler gibime geliyor.
İçtiğim sigaranın izmaritini cebime atıp çöp bulana kadar biriktiriyorum. Doğaya kazara geri alamayacağım bir atık atarsam,yerde bulduğum rastgele bir çöpü alıp çöpe atıyorum. Normalinin böyle olması gerektiğine inandığım için Ben nezaketsizliğe ve saygısızlığa asla gelemiyorum fakat Türkiye'de yaşıyorum. Arabasında sigara içip izmaritini camdan dışarı atan herkesin de ayriyeten ağzını yüzünü s*keyim.
Okuyan eden olur mu, yarın bir gün benim akıbetim ne olur bilmiyorum ama hayatımda belki de ilk defa bu denli içimi dökmek istedim. Çok uzun bir yazıydı. Okuyan herkese teşekkür ederim. Ve bu kadar uzun bir yazı okutmak zorunda kaldığım için özür diliyorum.Hassas kalpli tüm herkese kolay gelsin. Benim pilim bitti 🙌🏻