u/OneComfortable9458

Her şeyi Rab'be bırak

Mezmurlar 55:22 Yükünü RAB'be bırak, O sana destek olur. Asla izin vermez Doğru insanın sarsılmasına.

Eyüp 42:1-6

[1] O zaman Eyüp RAB'bi şöyle yanıtladı: [2] “Senin her şeyi yapabileceğini biliyorum, Hiçbir amacına engel olunmaz. [3] ‘Tasarımı bilgisizce karartan bu adam kim?’ diye sordun. Kuşkusuz anlamadığım şeyleri konuştum, Beni aşan, bilmediğim şaşılası işleri. [4] “ ‘Dinle de konuşayım’ dedin, ‘Ben sorayım, sen anlat.’ [5] Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında, Şimdiyse gözlerimle gördüm seni. [6] Bu yüzden kendimi hor görüyor, Toz ve kül içinde tövbe ediyorum.”

u/OneComfortable9458 — 8 days ago

Romalılar 8:31 Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yanaysa, kim bize karşı olabilir?

ROMALILAR 8:31-39

[31] Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yanaysa, kim bize karşı olabilir? [32] Öz Oğlu'nu bile esirgemeyip O'nu hepimiz için ölüme teslim eden Tanrı, O'nunla birlikte bize her şeyi bağışlamayacak mı? [33] Tanrı'nın seçtiklerini kim suçlayacak? Onları aklayan Tanrı'dır. [34] Kim suçlu çıkaracak? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih İsa, Tanrı'nın sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir. [35] Mesih'in sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? [36] Yazılmış olduğu gibi: “Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.” [37] Ama bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz. [38-39] Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.

u/OneComfortable9458 — 14 days ago

Yuhanna 15:5-6 Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. Eğer bende kalırsanız ve sözlerim siz

u/OneComfortable9458 — 18 days ago

Elçilerin İşleri 9:1-8

​

ELÇİLERİN İŞLERİ 9:1-31 TCL02

[1-2] Saul ise Rab'bin öğrencilerine karşı hâlâ tehdit ve ölüm soluyordu. Başkâhine gitti, Şam'daki havralara verilmek üzere mektuplar yazmasını istedi. Orada İsa'nın yolunda yürüyen kadın erkek, kimi bulsa tutuklayıp Yeruşalim'e getirmek niyetindeydi. [3] Yol alıp Şam'a yaklaştığı sırada, birdenbire gökten gelen bir ışık çevresini aydınlattı. [4] Yere yıkılan Saul, bir sesin kendisine, “Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?” dediğini işitti. [5] Saul, “Ey Efendim, sen kimsin?” dedi. “Ben senin zulmettiğin İsa'yım” diye yanıt geldi. [6] “Haydi kalk ve kente gir, ne yapman gerektiği sana bildirilecek.” [7] Saul'la birlikte yolculuk eden adamların dilleri tutuldu, oldukları yerde kalakaldılar. Sesi duydularsa da, kimseyi göremediler. [8] Saul yerden kalktı, ama gözlerini açtığında hiçbir şey göremiyordu. Sonra kendisini elinden tutup Şam'a götürdüler. [9] Üç gün boyunca gözleri görmeyen Saul hiçbir şey yiyip içmedi. [10] Şam'da Hananya adında bir İsa öğrencisi vardı. Bir görümde Rab ona, “Hananya!” diye seslendi. “Buradayım, ya Rab” dedi Hananya. [11] Rab ona, “Kalk” dedi, “Doğru Sokak denilen sokağa git ve Yahuda'nın evinde Saul adında Tarsuslu birini sor. Şu anda orada dua ediyor. [12] Görümünde yanına Hananya adlı birinin geldiğini ve gözlerini açmak için ellerini kendisinin üzerine koyduğunu görmüştür.” [13] Hananya şöyle karşılık verdi: “Ya Rab, birçoklarının bu adam hakkında neler anlattıklarını duydum. Yeruşalim'de senin kutsallarına nice kötülük yapmış! [14] Burada da senin adını anan herkesi tutuklamak için başkâhinlerden yetki almıştır.” [15] Rab ona, “Git!” dedi. “Bu adam, benim adımı öteki uluslara, krallara ve İsrailoğulları'na duyurmak üzere seçilmiş bir aracımdır. [16] Benim adım uğruna ne kadar sıkıntı çekmesi gerekeceğini ona göstereceğim.” [17] Bunun üzerine Hananya gitti, eve girdi ve ellerini Saul'un üzerine koydu. “Saul kardeş” dedi, “Sen buraya gelirken yolda sana görünen Rab, yani İsa, gözlerin açılsın ve Kutsal Ruh'la dolasın diye beni yolladı.” [18] O anda Saul'un gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu. [19] Sonra yemek yiyip kuvvet buldu. Saul birkaç gün Şam'daki öğrencilerin yanında kaldı. [20] Havralarda İsa'nın Tanrı'nın Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı. [21] Onu duyanların hepsi şaşkına döndü. “Yeruşalim'de bu adı ananları kırıp geçiren adam bu değil mi? Buraya da, öylelerini tutuklayıp başkâhinlere götürmek amacıyla gelmedi mi?” diyorlardı. [22] Saul ise günden güne güçleniyordu. İsa'nın Mesih olduğuna dair kanıtlar göstererek Şam'da yaşayan Yahudiler'i şaşkına çeviriyordu. [23] Aradan günler geçti. Yahudiler Saul'u öldürmek için bir düzen kurdular. [24] Ne var ki, kurdukları düzenle ilgili haber Saul'a ulaştı. Yahudiler onu öldürmek için gece gündüz kentin kapılarını gözlüyorlardı. [25] Ama Saul'un öğrencileri geceleyin kendisini aldılar, kentin surlarından sarkıttıkları bir küfe içinde aşağı indirdiler. [26] Saul Yeruşalim'e varınca oradaki öğrencilere katılmaya çalıştı. Ama hepsi ondan korkuyor, İsa'nın öğrencisi olduğuna inanamıyorlardı. [27] O zaman Barnaba onu alıp elçilere götürdü. Onlara, Saul'un Şam yolunda Rab'bi nasıl gördüğünü, Rab'bin de onunla konuştuğunu, Şam'da ise onun İsa adını nasıl korkusuzca duyurduğunu anlattı. [28] Böylelikle Saul, Yeruşalim'de girip çıktıkları her yerde öğrencilerle birlikte bulunarak Rab'bin adını korkusuzca duyurmaya başladı. [29] Dili Grekçe olan Yahudiler'le konuşup tartışıyordu. Ama onlar onu öldürmeyi tasarlıyorlardı. [30] Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariye'ye götürüp oradan Tarsus'a yolladılar. [31] Bütün Yahudiye, Celile ve Samiriye'deki inanlılar topluluğu esenliğe kavuştu. Gelişen ve Rab korkusu içinde yaşayan topluluk Kutsal Ruh'un yardımıyla sayıca büyüyordu.

https://bible.com/bible/170/act.9.1-31.TCL02

u/OneComfortable9458 — 2 months ago

Luka 11:1-13

LUKA 11:1-13 TCL02

[1] İsa bir yerde dua ediyordu. Duasını bitirince öğrencilerinden biri, “Ya Rab” dedi, “Yahya'nın kendi öğrencilerine öğrettiği gibi sen de bize dua etmesini öğret.” [2] İsa onlara, “Dua ederken şöyle söyleyin” dedi: “Baba, adın kutsal kılınsın. Egemenliğin gelsin. [3] Her gün bize gündelik ekmeğimizi ver. [4] Günahlarımızı bağışla. Çünkü biz de bize karşı suç işleyen herkesi bağışlıyoruz. Ayartılmamıza izin verme.” [5-7] Sonra şöyle dedi: “Sizlerden birinin bir arkadaşı olur da gece yarısı ona gidip, ‘Arkadaş, bana üç ekmek ödünç ver. Bir arkadaşım yoldan geldi, önüne koyacak bir şeyim yok’ derse, öbürü içerden, ‘Beni rahatsız etme! Kapı kilitli, çocuklarım da yanımda yatıyor. Kalkıp sana bir şey veremem’ der mi hiç? [8] Size şunu söyleyeyim, arkadaşlık gereği kalkıp ona istediğini vermese bile, adamın yüzsüzlüğünden ötürü kalkar, ihtiyacı neyse ona verir. [9] “Ben size şunu söyleyeyim: Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. [10] Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır. [11] “Aranızda hangi baba, ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse balık yerine yılan verir? [12] Ya da yumurta isterse ona akrep verir? [13] Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, gökteki Baba'nın, kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh'u vereceği çok daha kesin değil mi?”

https://bible.com/bible/170/luk.11.1-13.TCL02

u/OneComfortable9458 — 2 months ago

MEZMURLAR 91:1-16 TCL02

[1] Yüceler Yücesi'nin barınağında oturan, Her Şeye Gücü Yeten'in gölgesinde barınır. [2] “O benim sığınağım, kalemdir” derim RAB için, “Tanrım'dır, O'na güvenirim.” [3] Çünkü O seni avcı tuzağından, Ölümcül hastalıktan kurtarır. [4] Seni kanatlarının altına alır, Onların altına sığınırsın. O'nun sadakati senin kalkanın, siperin olur. [5-6] Ne gecenin dehşetinden korkarsın, Ne gündüz uçan oktan, Ne karanlıkta dolaşan hastalıktan, Ne de öğleyin yok eden kırgından. [7] Yanında bin kişi, Sağında on bin kişi kırılsa bile, Sana dokunmaz. [8] Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek, Kötülerin cezasını göreceksin. [9] Sen RAB'bi kendine sığınak, Yüceler Yücesi'ni konut edindiğin için, [10] Başına kötülük gelmeyecek, Çadırına felaket yaklaşmayacak. [11] Çünkü Tanrı meleklerine buyruk verecek, Gideceğin her yerde seni korusunlar diye. [12] Elleri üzerinde taşıyacaklar seni, Ayağın bir taşa çarpmasın diye. [13] Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin, Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin. [14] “Beni sevdiği için Onu kurtaracağım” diyor RAB, “Beni iyi tanıdığı için Ona kale olacağım. [15] Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu. [16] Onu uzun ömürle doyuracak, Ona kurtarışımı göstereceğim.”

https://bible.com/bible/170/psa.91.1-16.TCL02

u/OneComfortable9458 — 2 months ago

When Abba Anthony meditated upon the depth of the judgments of God, he asked, saying, Lord, how is it that some perish when short-lived, and some live to extreme old age? And why are some poor, and yet others rich? And why are the unrighteous rich, and yet the righteous are poor? And he heard a voice saying to him, Anthony, keep your attention on yourself, for these things are the judgments of God, and they will not benefit you to learn them.

u/OneComfortable9458 — 2 months ago