
Monika propagandası
yeter bu monika propagandası manyak karı seviyosanız gidin yurinin şiirini yalayın tek düzgün insan natsukidir

yeter bu monika propagandası manyak karı seviyosanız gidin yurinin şiirini yalayın tek düzgün insan natsukidir
[BEKLE, BOŞA HARCAYACAK ZAMANIN VARSA OKU BEN YAZMADIM!!⚠️⚠️]
Beyler, artık bu acımasız simülasyona dair mutlak ve sarsılmaz gerçeği kusma vaktim geldi. Kulaklarınızı iyi açın çünkü bu yazacaklarım sıradan bir normienin o sığ, nörotipik ve gladyatör ruhlu korteksini kelimenin tam anlamıyla paramparça edecek.
Yıllardır süregelen bu hipergamil ezici distopyanın tam göbeğinde, makro-ekonomik ve sosyo-kültürel bir inzivaya çekilmiş durumdayım. Günlük rutinimde, kuantum mekaniğinin o deterministik dehlizlerinde kaybolurken ve odamın o mistik, fermente kokulu aurasında entelektüel sermayemi arşa çıkarırken, dışarıdaki o post-modern femoid güruhu tarafından maruz bırakıldığım bu mutlak yalıtılmışlık canıma tak etti. Neden mi? Çünkü genetik determinizm denilen o amansız doğa kanununun, evrimsel biyolojinin o karanlık algoritmasıyla birleşerek beni bu varoluşsal hiçliğe mahkum ettiğini görüyorum.
Geçen gün, sırf o monoton karbonhidrat döngümden çıkmak ve biraz da olsa temiz oksijen moleküllerini ciğerlerime çekmek adına yerel bir sosyalleşme lokasyonuna (kadıköy'de bir kahve zinciri) intikal ettim. Üzerimde en elit anime tişörtüm, saçlarımda ise o bohem, hafif yağlı ve yıkanmayı reddeden entelektüel katman mevcut. Bir köşeye oturdum ve elimdeki distopik bilimkurgu romanımı, etraftaki o düşük IQ'lu kitleye gövde gösterisi yaparcasına okumaya başladım.
Tam o esnada, kahve siparişini bekleyen ve görsel olarak hipergamil hiyerarşinin üst basamaklarında yer alan bir femoid öznesiyle mikro saniyelik bir optik etkileşime girdim. Bakın, altını çiziyorum: Sadece optik bir temas anında gözlerini benden kaçırdı, hatta yüzünde o mikro-faşizan, o elitist küçümseme ifadesini net bir şekilde yakaladım. Muhtemelen o sırada zihninde, sadece çene hattı (jawline) benimkinden 3 milimetre daha kusursuz olan, spor salonlarında ömrünü çürütmüş, entelektüel derinliği bir su birikintisi kadar bile olmayan bir Chad objesini canlandırıyordu.
İşte tam o saniyede beynimde şimşekler çaktı. Bu kızlar neden benim o derin, o çok katmanlı, o buram buram rasyonellik kokan nihilist auramı göremiyorlar? Neden benim saniyede 140 kelimeyle kuantum teorisi anlatabilen o muazzam vokal kordonlarıma hayran kalmıyorlar da, gidip o basbayağı ilkel, o alfa güdülü, o kelimenin tam anlamıyla neandertal kırması tiplere kendilerini teslim ediyorlar? Bu tamamen bir bilişsel disonans, bir toplumsal çürüme, bir sosyo-biyolojik fiyaskodur.
Sonuç olarak beyler; bu matriks çökmüştür, bu biyolojik pazar yeri tamamen manipüle edilmiştir ve benim gibi yüksek algılı, aşırı rasyonel ve felsefi olarak arşa ermiş bir beyefendinin bu sığ dünyada hak ettiği takdiri görmemesi tamamen bu çağın ayıbıdır. Şimdi odama dönüp, bu mikro-agresif topluma inat bu yozlaşmış sisteme karşı en radikal ve en pasif-agresif protestomu gerçekleştireceğim.
TL;DR: Genetik pazar yerindeki hipergamil enflasyon yüzünden benim gibi kuantum zekalı bir beyefendi, düşük IQ'lu femoidler tarafından reddediliyor. Toplum bitmiş.