u/kellepacacorbasi826

Yanlışlıkla girdiğim köyü bir daha bulamadım. Ve garip bir not.

Yanlışlıkla girdiğim köyü bir daha bulamadım. Ve garip bir not.

‎Bir hafta kadar önce bir arkadaşımın köyüne gitmiştim. Hangi il olduğunu söylemeyeceğim ama İç Anadolu Bölgesinin batısında kalıyor. Köyde işim bitti ve eve dönmek için yola koyuldum. Eve varmam ortalama 40 dakika falan sürecekti ama acelem olduğu için kestirmeden gitmek istedim. Biraz yanlış bir yola girdim. Asfalt yol toprak yola dönüştü. Yolu geri dönecektim ama bir köye rastladım. mola vermeyi düşündüm. Köy çok büyük değildi.

‎Uygun bir yer bulunca arabamı park edip araçtan indim. Etrafıma bakındım. Issızlığın ortasında, tabelasız bir köy. Etrafında kilometrelerce hiçbir şey yok. Telefon bazen çekiyor, bazen tamamen gidiyor. Kuş ve böcek sesleri yok.

‎Birşeyler alabileceğim bir bakkal var mı diye etrafa bakındım. Göremeyince sormak için köy kahvesini aramaya başladım.

‎Bir çocuk parkı gördüm, eskiydi biraz. Parkta ki salıncakta 60-70 yaşlarında birisi sallanıyordu. Aynı yaşlarda ki bir başka kişi, kaydiraktan kaydı. Beni görünce gülümsedi ve el salladı. Salıncakta ki arkadaşta el salladı olduğu yerden. İkisi de gereğinden fazla neşeli görünüyordu. Bende el sallayarak ve gülümseyerek karşılık verdim. Köyün kahvesi ortada bir yerdedir diye içerilere doğru yürüdüm.

‎Sonunda köy kahvesini buldum. İnsanları çok kibar ve nazikti. Her soruma yardımcı olmaya çalıştılar. Birisiyle tanıştım. Adına İsmail diyelim. Sanırım ceviz ağacı tarlası varmış. Cevizleri çok güzel yetiştirdiğini söylediler. Bende merak ettim ve almak istedim. Bana "birkaç gün sonra gel ben sana bir çuval hazırlayım, sen cömert insansın sana parayla vermem hediyem olsun" dedi. Teşekkür ettim.

‎Bu arada otururken bir ara garip bir şey dikkatimi çekti. İsmail çay bardağını eline aldı. Tam o sırada masadaki diğer birkaç kişi de hiçbir şey konuşulmamış olmasına rağmen aynı anda bardaklarını kaldırdı. Herkes aynı anda içti ve bardağı aynı anda masaya bıraktı. Tesadüf mü yoksa başka birşey mi bilmiyorum. O zaman çok üzerinde durmadım ama şimdi düşününce bunu da ekleyim dedim.

‎Köyün girişinde tabela olmadığı için köyün adını sordum, aslında yerini az çok kafamda oturtmuştum ama yine de kolaylık sağlar diye düşündüm. İsmail yol tarifi yazayım unutmazsın diyerek bir kağıt çıkardı ve birşeyler karalamaya başladı. Yazarken ara ara bana bakıyordu. Bazen kağıdı yırtıp yeni bir kağıt çıkarıp tekrar yazmaya başlıyordu. Bende o sırada başkaları ile konuşmaya başladım. İsmail kağıda ne yazacaksa yazıp bana verdi bende sohbet içinde olduğumdan kağıda bakmadan telefonumun arkasına koydum. Yarım saat sohbet edip oturdum orda. Müsade isteyip kalktım en son. Vedalaştık. İsmail şakayla karışık "birkaç güne gel bak gelmezsen çok darılırım." Dedi. Bende geleceğime söz verdim.

‎Ama gelemedim. Çünkü köy yerinde yok. Arabayla birkaç kez dolaştım. Hafizama güvenirim ama köy yerinde yok. Çok tuhaf. Sanki bir anda silinmiş gibi. En son telefonumun arkasında ki notu hatırlayıp baktım ama köyün ismi veya bir yol tarifi yok.

‎Buraya atiyorum o notu. Ne olduğunu çözemedim. Belki aranızda ne olduğunu anlayan çıkar.

u/kellepacacorbasi826 — 10 hours ago