Pesto Sosun Yakışmadığı Şeyler
ben pesto sosun her şeye yakışacağını düşünüyorum aklıma ne getirsem mükemmel bir birleşim oluyor bana kimse pestonun yakışmayacağı bişey söyleyemez. nutellayla denedim yine güzel oldu.
ben pesto sosun her şeye yakışacağını düşünüyorum aklıma ne getirsem mükemmel bir birleşim oluyor bana kimse pestonun yakışmayacağı bişey söyleyemez. nutellayla denedim yine güzel oldu.
Lego yapmak dünyadaki en iyi şey olabilir, bana verseler sabah akşam mesai gibi Lego yaparım... Ne mesaisi, bana direkt sigorta yapın, yemek kartı verin, her sabah 08:30’da o masaya oturtun. Hatta her akşam mesaiye kalmazsam namerdim. 'Müdür bey bu akşam Millennium Falcon’un sol iniş takımını bitirmeden şuradan şuraya kalkmam, bana oradan bir kahve söyleyin' falan derim, o derece.
Abartmıyorum bu arada. Yaş 28, geçen gün evde oturmuşum 3500 parçalık setin başında kaybolmuşum, annem odaya girdi. 'Evladım hani KPSS’ye çalışacaktın sen?' diyor. Kadına bir döndüm, gözler kan çanağı, elimde 2x4’lük gri bir parça; 'Anne' dedim, 'Şu an Danimarkalıların yaptığı muazzam bir mühendislik harikasını çözüyorum, bana devlet memurluğu anlatma gözünü seveyim. Cumhurbaşkanı olsam sarayın bahçesine Technic serisinden kepçe, ekskavatör kurdururum' dedim. Kapıyı çarpıp çıktı, muhtemelen evlatlıktan reddetmek için avukat falan arıyor şu an.
Bakın, bu bir hobi falan değil artık. Kafayı kırmışım. Dışarıda dünya yıkılıyor, dolar uçmuş gidiyor, küresel ısınma var; ama benim odamda tek bir gerçek var: Eğer o minik şeffaf mavi parça eksik çıkarsa bu evde cinayet çıkar. Geçen gün halıda çıplak ayakla Lego’ya bastım. Normal insan acıdan çığlık atar di mi? Bende sıfır tepki. Yere kapaklandım, parçayı inceledim, 'Aman Allah'ım, bu 2012 üretimi Star Wars setinin parçası, nasıl tozlanmış!' diye ağlamaya başladım. Acı eşiğim falan kalmadı, Lego hassasiyeti yüzünden devreler yandı.
Geçenlerde bir kızla kahve içmeye çıktık. Kız gelecek planlarından, kariyerinden, evlilik vizyonundan bahsediyor. Ben ne yapıyorum? Kızın yüzüne bakarken kafamda çene yapısını hangi Lego parçalarıyla simetrik olarak yapabileceğimi hesaplıyorum. 'Ya aslında senin burnun için 1x1'lik slope parça çok iyi giderdi ama kulaklar için kesinlikle menteşeli parça lazım' demişim ağzımdan kaçırıp. Kız hesabı bile beklemeden taksiye binip kaçtı. Olsun, zaten taksi sarıydı, kafamda direkt Lego City teması canlandı, keyfim yerine geldi.
Rüyalarım bile Lego artık benim. Dün gece rüyamda Azrail gelmiş, 'Vaktin doldu' diyor. Adama diyorum ki 'Abi gözünü seveyim dur, Tac Mahal setinin kubbesindeyim, iki dakika izin ver bitireyim öyle al canımı.' Adam halime acıdı, 'İyi hadi 2 saatin var' dedi. Rüyamda bile panikten parçaları yanlış yere taktım, uyanınca hırstan yorganı tekmeledim.
Eğer bir gün ölürsem beni mezara falan gömmeyin. Eritin abi beni, basın o fabrikadaki makineye. Benden 2x2'lik kırmızı bir Lego parçası yapın. Sonra gidin o parçayı popüler bir setin içine koyun. En azından bir çocuğun ya da benim gibi bir işsizin odasında, sabahın köründe o 'klik' sesini çıkararak bir işe yaramış olurum. O 'klik' sesi varya... O ses bence evrenin yaratılış sesidir. Büyük Patlama dedikleri şey aslında devasa bir Lego kutusunun yere dökülme sesidir, aksini iddia eden gitsin evcilik oynasın.