
19 mayıs makineye gidiyorum.
Bölümle-sektörle-meslekle ilgili bütün tavsiyelere açığım. Neler yapmalıyım nelere dikkat etmeliyim neler yapmamalıyım? Bilgili kingler bizi de aydınlatsa harika olur

Bölümle-sektörle-meslekle ilgili bütün tavsiyelere açığım. Neler yapmalıyım nelere dikkat etmeliyim neler yapmamalıyım? Bilgili kingler bizi de aydınlatsa harika olur
Türk kökenli bir Almanım: Almanya’da doğup büyüdüm. Türkçemin bu seviyede olmasını ise büyük ölçüde kitaplara duyduğum sevgiye borçluyum.
Almanya’da okuyabilirim, şartlar oluştuğunda ABD seçeneğini de değerlendirebilirim. Buna rağmen üniversite eğitimimi Türkiye’de, özellikle Eskişehir’de almak istiyorum.
Türkiye’de birçok genç Almanya’yı kurtuluş olarak görüyor. Fakat burada yaşayan biri olarak Almanya’nın dışarıdan fazlasıyla idealize edildiğini düşünüyorum. Ekonomik imkânlar daha güçlü olabilir; ancak hayat tekdüze, insan ilişkileri mesafeli ve sosyal ortam sanıldığı kadar sıcak değil. Yüksek maaş tek başına güzel bir hayat anlamına gelmiyor.
Bana göre Türkiye: doğası, iklimi, tarihi, denizleri, mutfağı ve insan ilişkileriyle gerçekten cennet gibi bir ülke. Bazen Türkiye’de yaşayanların ellerindeki güzelliğe alıştıkları için bunun değerini göremediğini, Avrupa’yı ise uzaktan gereğinden fazla büyüttüğünü düşünüyorum. Düzenli fakat soğuk ve renksiz bir hayat yerine, bütün sorunlarına rağmen insanın kendisini canlı hissedebildiği Türkiye bana daha yakın geliyor.
Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal sorunlarından habersiz değilim. Yine de iyi bir Türk üniversitesinin sıradan bir Alman üniversitesinden mutlaka daha zayıf olduğuna inanmıyorum. Hatta öğrencilik hayatı, sosyal çevre ve aidiyet açısından Türkiye’nin daha fazlasını sunabileceğini düşünüyorum. Belki Almanya’dan sıkıldığım için Türkiye’yi romantikleştiriyorumdur.
Eskişehir’i istememin bir diğer nedeni de pilot olmam. Havayolu pilotluğundan bahsetmiyorum: şahsi olarak küçük uçaklarla uçup farklı yerlere gidebilme imkânım var. Uçmak hayatımdaki en büyük tutkularımdan biri ve Eskişehir’de buna devam edebilirim.
Türkiye’deki bölüm tercihleri de ayrıca dikkatimi çekiyor.
Tıp tercihini anlayabiliyorum: Eğitimi çok zor olsa da sonunda insanın elinde belirli ve toplumda karşılığı bulunan bir meslek oluyor.
Mühendisliğin ise Türkiye’de gereğinden fazla yüceltildiğini düşünüyorum. Pilotluk çevresinde karşılaştığım insanların önemli bir kısmı mühendislik öğrencisi veya mezunu. Dört yıl boyunca ağır matematik ve teknik dersler gördükten sonra her şeyi geride bırakıp pilotluk eğitimine sıfırdan başlamak istemeleri oldukça ilginç.
Mühendislik gerçekten anlatıldığı kadar sağlam, kazançlı ve tatmin edici bir kariyerse neden bu kadar fazla mühendis kokpite geçmenin hayalini kuruyor? İnsan, geleceği çok parlak olan bir mesleği bırakıp neden tamamen farklı ve ayrıca son derece masraflı bir alana yönelir? Yoksa mühendislik çoğu kişi için gerçek bir ideal değil de aileye “mühendis oldum” diyebilmek ve asıl hedef gerçekleşmezse elde güvenli bir diploma bulundurmak için mi okunuyor? Diploma bu kadar güçlü olsaydı mezunları başka mesleklere geçmek için bu kadar istekli olur muydu?
Hukukun hâlâ bu kadar gözde olmasını da anlamıyorum. Binlerce mezun, çok sayıda fakülte ve büyük ölçüde Türkiye’ye bağlı bir diploma… Hâkimlik veya savcılık hedefi olmayan biri için hukuk gerçekten mantıklı mı, yoksa geçmişten kalan “saygın meslek” algısı mı devam ediyor?
İşletme ve iktisat ise daha da düşündürücü. Çok fazla mezun var ve diploma insana belirli bir meslek kazandırmıyor. Almanya’da insanlar çoğu zaman önce Ausbildung yaparak bir meslek ve iş tecrübesi kazanıyor, ardından gerekirse üniversite okuyor. Buna rağmen iyi üniversitelerden mezun işletmeciler bile zorlanabiliyor.
İşletme ve iktisat gerçekten güçlü imkânlar sunduğu için mi bu kadar tercih ediliyor, yoksa ne istediğini bilmeyenlerin “alanı geniş, mutlaka bir şey olur” seçimi mi? İnsanlar yönetici olma hayaliyle başlayıp sonunda sıradan bir beyaz yakalıya mı dönüşüyor?
Siz benim yerimde olsaydınız Almanya veya ABD yerine Türkiye’yi seçer miydiniz? Ayrıca bugün yeniden tercih yapacak olsaydınız aynı bölümünüzü tekrar yazar mıydınız?
Kanka bizde hiç burslu burssuz ayrımı olmaz kimse bilmiyor bile..... E kanka adamlar cihangirde yemeğe 10k hesap bayıldığında sen bayılamadığında ne olacak? Sen oraya gidemiyecen bunun adı tam olarakAYRIM olur. Kimse gelip sana burslu pis fakir demez zaten ayrımdan kastımız bu. Adam doğal olarak kendi ekonomik seviyesindeki insanlarla takılacak çünkü oralara gitmek istiyor. Sende burslularla takılacan belkiii burssuzlarda dışlanan vs o ortamlara giremeyenler senin grubuna gelecek o kadar....
Ha daha dengeli bi dağılım olsa yine neyse kaynaşmak daha kolay olur diyecem; 20 burslu, 100 burssuz burada nasıl azınlık olmayacaksınız? Ki burslu sayısının azlığı puanları o kadar arttıracak ki yanındaki adamlar yüksek ihtimalle sosyal açıdan zayıf olacak daha da kapalı bir grup olacaksınız.
Ya her şeyi geçtim koç, sabancı, bilkentle ilgili tiktok videolarına bakınca bile kitleye az çok hakim olabiliyorsunuz. Koça ben ziyarete gittim nevade kafeden farkı yok. + merak ediyorum sen yemekhaneye sınıf arkadaşın divana giderken bu ayrım olmuyo da ne ayrım olacak??
ilk 1000'e girdiniz. Önünüde Koç, Bilkent(%100), ODTÜ ve İTÜ seçenekleri var. Koç bir yana diğerlerini seçerseniz sizi bekleyen büyük tehlikeyi açıklıyorum: GPA tuzağı. Bu okulların uyguladığı GPA sebebiyle kaderiniz tayin ediliyor. 3.50 altı için yurtdışında doktora/burslu master kapısı kapanırken, 3.00 altı için yurtdışı, 2.70 altı için savunma kapısı kapanıyor. Hayallerinizin önündeki tek engel GPA olduğu için not için hayatı bırakıp çalışmaya başlıyorsunuz ve sonunda ise yalnızca %20'lik kitle hayallerine kavuşuyor. Bu sebeple ilk 1000'e girdiğinizde Bilkent, ODTÜ, İTÜ elektronik okuyarak YKS derecenizi çöpe atmanız hayli olası.
Koç EE bu yıl ilk 100'e kadar indi. Çünkü Bilkent, ODTÜ, İTÜ Elektroniklerin aksine ortalama konusunda çok gevşek. Bu sebeple herkes oraya yöneldi.
Aralık ayına kadar başvurabiliyorsunuz. Geçen sene kaçıranlar ve bu sene üyeliği bitirenler tekrar yapabilir.
İşsizlik vs gibi olaylar bir yana her yerde azalma yasanırken ceng o kadar cok azalmış ki ünilerin yerleşme sıraları 2 3 kat gerilemiş. Mezuna bıraktım yığılma sebebiyle istedigim bölümler gelmez diye riske atmak istemedim ceng okumak için çalışıyorum itü odtü koç boğaziçi gibi en iyi ünileri baz alarak sormak istiyorum okunur mu? Okunmazsa mühendislikte başka hangi bölümlere yönelebilirim?
Şimdiden üniversite kazanan arkadaşlara hayırlı olsun.
Bu postu özellikle yeni kazanan arkadaşlar için açmak istedim çünkü üniversite kayıt sürecinizden sonra barınma konusunda birçoğunuzun yekpare tercihi KYK yurtlarından yana olacak.
Ben 3 farklı KYK yurdunda toplamda 1.5 sene kadar konaklamış bir öğrenci olarak yurtların sistemi, işleyişi, hizmetler, gelirken yanınıza neler almalı, arkadaş seçimi vb. konularda sizlere ağırlıklı olarak tecrübelerime dayalı faydalı bir rehber hazırlamaya karar verdim.
TERCİH VE YERLEŞTİRME SÜRECİ
Burada tecrübelerime dayalı bahsedebileceğim pek bir konu yok.
KYK yurtlarına başvuru dönemi üniversite kayıt dönemi tarihleri sürecinin sonlarında veya ilerisinde başlar. GSB duyurularını takip etmeniz gereklidir.
Daha fazla detaylı bilgiye bakanlığa bağlı Kredi Yurtlar Genel Müdürlüğü'nün resmi web sitesindeki SSS bölümünden ulaşabilirsiniz. Burada ödeme ile alakalı sorular genellikle yanıtlanmıştır.
YURTLARIN GENEL İŞLEYİŞİ VE İLK GİRİŞ
KYK yurtlarında giriş-çıkışlarda ve yemekhane sisteminde parmak izi kullanılır. Bir gün içerisinde kahvaltı ve akşam yemeği olmak üzere iki defa ücretsiz yemek alma hakkınız bulunmaktadır. Çıkış yapabileceğiniz en erken saat sabah 06.00, akşam son giriş saati 23.00 olarak belirlenmiştir.
Başvurunuz olumlu çıkarsa ilk kayıt ücretinin yatırılması ve taahhütname onayından sonra ilk defa yurda geldiğinizde idarenin bulunduğu kayıt kısmına yönlendirilirsiniz. (Burada zamanında bir iki evrak getirmiştim)
Parmak izinin tanımlanması, oda/yatak numarası tahsisi ve demirbaş eşyaların (yastık, 2 farklı yastık yüzü, battaniye, battaniye yüzü ve iki farklı yatak yüzü) teslimi için gerekli yönlendirmeler bu zamanda yapılır.
ODA TİPLERİ VE GENEL YERLEŞİM
KYK yurtlarında odalar tip 1 - tip 6 arasında sınıflandırılır. Tip 1 genellikle en düşük konfora ve en ucuz fiyata sahipken tip 6 aralarında en pahalı ancak en gelişmiş olanıdır.
Tip 6 odalarda deneyimlerime bağlı her odada harici tuvalet ve duş bulunmaktadır. Odadaki kişi sayısı değişken olsa da kaldığım tip 6 oda boyut olarak oldukça genişti. Haliyle benim gereksinimlerimi fazlasıyla karşılamıştı.
Maalesef ki isteğe bağlı oda tipini seçemiyorsunuz. Yerleştirildiğiniz yurdun hangi tipe sahip olduğu yurdun kendisine bağlı olan bir özelliktir.
Oda yerleşiminde yatağın yanında genellikle size ait bir çalışma masası, sandalye ve dolap demirbaş olarak bulunmaktadır. Bu ekipmanların güvenliğinden siz sorumlusunuz.
YURDA GELİRKEN YANINIZDA GETİRMENİZ GEREKEN KULLANIŞLI EŞYALAR
Deneyimlerime bağlı olarak yapabileceğim en kapsamlı listeyi hazırladım.
1- Kişisel bakım ürünleri. Kendinize ait bir tıraş makinesi, el sabunu, deodorant, diş fırçası, macunu, tırnak makası, duş jeli/şampuan, banyo lifi, havlu, vb. izin verilen malzemeleri bulundurmalısınız. Bunlar demirbaşların yanında gelmez.
2- Terlik ve yedek havlu. Terlikler gün boyunca yurt içinde rahatça hareket etmenize olanak tanır. Elinizdeki havlu, duş lifi gibi ürünlerin yedeğini bulundurmak istenmeyen anlarda gününüzü kurtarabilir. (Kullandığım duş lifi dağılınca yedeğini kullanmam gerekmişti)
3- Asma kilit. Dolabınızı kilitlemek için elinizde mutlaka bulunmalıdır. Kilidin bozulmasına karşı her zaman elinizde yedek kilit bulundurmayı ihmal etmeyin. Zamanında iki asma kilit bozmuş birisi olarak bu kritik anlarda çok işlevsel olacağını söyleyebilirim.
4- Deterjan ve çamaşır lifi. Yurdunuzda çamaşırlarınızı halledebileceğiniz çamaşır yıkama ve kurutma makinaları bulunacaktır ancak belirttiğim malzemeleri kendiniz temin etmelisiniz. Kuru deterjan yerine sıvı deterjan temin etmeniz daha pratik olur.
Bu ürünler yurtta ücretsiz verilmez ancak yurda yakın marketlerden hatta yurdun içerisinde mini bir market varsa yurdun içerisinden satın alınabilir.
5- Yedek giyim malzemeleri ve kıyafet askısı. Elinizdeki her türlü kıyafetin yedeğini bulundurun.
6- Işık/ses hassasiyeti için göz bandı ve kulak tıkaçları. Odadaki arkadaşınız siz uyurken ışığı açık bırakmak isteyebilir veya siz uyumaya çalışırken oda arkadaşlarınızın istenmeyen gürültüsüne maruz kalabilirsiniz. Muhtemelen en işlevsel tavsiyelerden birisidir.
7- Basit temizlik malzemeleri. Gerekirse el faraşı veya ıslak mendil. El faraşı daha işlevsiz kalır ancak ıslak mendil bulundurmalısınız.
8- Termos, bardak gibi ekipmanlar. Oldukça işlevsel bir seçimdir.
9- Tuvalet kağıdı/kağıt havlu/yara bandı.
10- Şort, eşofman gibi giyim malzemelerinde fermuar bulunması daha iyi olur. Özellikle yurdun ilk günlerinde insanların henüz birbirini tanımadığı bir zaman diliminde işlevsel olacaktır.
KYK YURTLARINDA KALAN İNSAN TÜRLERİ
Bu yurtlara geldiğinizde yüksek olasılıkla sizden farklı şehirlerden gelen, farklı bölümlerde okuyan ve farklı kişiliğe sahip insanlarla karşılaşacaksınız. Bazılarıyla çok iyi anlaşırken bazılarıyla muhtemelen uzlaşamayacaksınız. Oda arkadaşlarınızı da seçemediğinizden dolayı böyle durumlar hep var olacak.
Uzlaşamadığınız kişiyle kavga etmekten kesinlikle kaçının.
Cezalar ve benzeri durumlar için KYK disiplin yönetmeliğini okumanızı tavsiye ederim.
Şimdi oda arkadaşınız olabilecek olası kişilerden bahsedeceğim.
1- Gece kuşu. Gündüz uyuyup gece vakti uyanık olur. Arkadaşlarının uyuduğu esnada ya ders çalışır ya da sabaha kadar reels kaydırır/film izler. Diğer oda arkadaşlarının uyuduğunun farkına varıp ses çıkartmıyorsa hiçbir sorun yaşatmaz.
2- Duyarlı. En ufak ışıktan veya sesten rahatsız olabilir. Göz bandı ve kulak tıkacı bu insanlar için biçilmiş kaftandır. Uyuduğu yerde çok sessiz davranılmaya çalışılır yine de kazara uyandırılabilir.
3- Odada bulunmayan/Bulunan. Sabahın ilk ışıklarında yurttan çıkar ve akşam saatlerinde yurda döner. Gün içerisinde oda arkadaşları tarafından odada görülürse küçük çaplı bir şaşkınlık yaratabilir. Bu onun sisteminde istisnai bir durumdur ve insanlar doğal olarak meraklanabilirler. Odada bulunan kişi diğerinin tam tersidir. Genellikle izin kullanmadığından odanın her saatinde rastlanılabilen adamdır.
4- Memleket sevdalısı. Anlayacağınız gibi bulduğu ilk fırsatta memleketine dönen insan profilidir. Odada bulunduğu gün sayısı sınırlıdır. Hafta sonu izinleriyle hafta içi ders saatlerini ayarlayabilir. Muhtemelen odada bulunabilecek en az izin hakkına sahip olan insandır. Kendisini valiz hazırlarken görme olasılığınız vardır.
5- Businessman. Telefonla çok fazla konuşur, ailesinin sık araması veya sevgilisiyle fazla görüşmesinden dolayı çoğu zaman bu işi yapmaları gerekir. Nezaket kuralları gereği çoğunlukla koridorda konuşurken görülür.
Şimdiye kadar aklıma gelen ve gözlemlediğim insan profilleri bunlardı. Bu özelliklerin birden fazlasının aynı kişide bulunabileceğini belirtmek isterim.
KYK YURTLARINDA UYULMASI GEREKEN TEMEL NEZAKET KURALLARI
1- Gürültü yapmayın. Odada iki kişi bile olsanız yan odalarda kalan arkadaşlara ses ulaşabilmektedir. Kapıları çarpmak, bağıra çağıra sohbet etmek, telefonda gürültü yapmak da bunlara dahildir.
2- Telefonla konuşurken görüşmeniz uzun sürecekse dışarıya veya koridora çıkın.
3- Arkadaşınızın eşyalarını izinsiz kullanmamaya özen gösterin.
4- Oda arkadaşlarınızın durumlarına saygılı yaklaşın. Uyuyor veya ders çalışıyorsa yapacağınız eylemi ,ışık açmak veya sesli video izlemek, kendisiyle konuşun, onay almanız halinde bu davranışları yapın. Elinizde kulaklık bulundurmanızı şiddetle tavsiye ederim.
5- Genel temizliğe özen gösterin. Odaya her gün hademe gelse bile çöpünüzü ortada bırakmak, sifonu çekmemek, duş almamak, kirli çamaşırlarınızı ulu orta yerde bırakmak vb. durumlar hoş karşılanmayan davranışlardır.
6- Ayda bir defa nevresimlerinizi değiştirmeye özen gösterin.
YURTTA KALANLARA SIKÇA SORULAN SORULAR
S: Ne kadar izin alma hakkımız var?
C: Bir eğitim-öğretim yılında 60 gün izin alma hakkına sahipsiniz. Hafta sonu alınacak izinler, üniversitenizin akademik programındaki tatiller ve resmi tatiller bu izin süresinden düşülmez.
Her ne kadar izinden düşülmeyecek olsa da yurtta bulunmayacağınız zamanlarda GSB Biz uygulamasından izin almanız gereklidir.
S: Yurt yemekhanesinde çıkan yemekler gerçekten kötü mü?
C: Aslında değil. Yemekhanede çıkan yemeklerin kalitesi yemekleri hazırlayan catering firmasına bağlıdır. Yurt yemeği çok iyi olan KYK yurtlarında da kaldım, yemekleri çok beğenilmeyen KYK yurdunda da kaldım. Onda bile yediğim et yemekleri damak tadıma hitap etmişti. Yemeği beğenmemeniz durumunda çeşitli seçenekler mevcuttur.
Kantin ve kafeteryalar. KYK yurtlarında bazen yemekhanede, bazen de yurdun içinde ayrı binalarda yeme içme ihtiyacınızı giderecek bölgelerdir. En iyi yanı fiyatlarının oldukça makul olmasıdır.
S: Boş zamanımızda yurtta nasıl aktiviteler yapılabilir?
C: KYK yurtlarının büyük bir kısmında basketbol sahası, voleybol sahası vb. sahalardan en az bir tane bulunur. Bunların dışında bazı KYK yurtlarında spor salonu dahi bulunabilir. Bizzat kendi gözlerimle görmüştüm.
Bütün bunların dışında GSB etkinlik duyurularını, yurt time spor projesi gibi etkinlikleri takip edebilirsiniz.
S: Aylık yemek listesine nereden ulaşabiliriz?
C: Yemekhane içerisine aylık olarak genelde yapıştırılır, bunların dışında bazı internet sitelerinden öğrenmek mümkündür.
S: İstediğimiz zaman çamaşır yıkayabilir miyiz?
C: Belirlenen saatler içerisinde evet. Çamaşırhaneler, nevresim odaları 7/24 açık olmamaktadır.
S: Yurtta oda dışında ders çalışacak alanlar bulunur mu?
C: Evet, etüt salonları bulunmaktadır.
UMARIM YARDIMCI OLABİLMİŞİMDİR. DAHA DETAYLI BİLGİLERE GSB'NİN RESMİ SAYFASINDAN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
ÜNİVERSİTE VE YURT HAYATINIZI İYİ VE HUZURLU GEÇİRMENİZİ DİLERİM.
BU YURTLARDA ÇOK ANI BİRİKTİRECEK, YERİ GELDİĞİNDE ÇEVRENİZE ANLATACAKSINIZ.
Kırık obp ile yakın zamanda hamda çok iyi sıralama yapan tanıdığınız varsa kaçtan kaça attı merak ettim
Bu seneki siralamalar hakkinda ne dusunuyorsunuz?
Ilk 5k icerisinde sizi sasirtan ya da bulundugu konumu hak etmiyor dediginiz bolum ya da universite oldu mu? Layik oldugu siralamaya gerilemis ya da hak ettigi siralamaya yukselmis dediginiz hangi univ-bolum kombinasyonlari size gore?
ODTU’nun haksiz sekilde itu’nun gerisine dustugu bolumler hangileridir? Bunun nedeni nedir sizce?
Çok istediğim Akdeniz üniversitesi İşletme bölümünü kazandım fakat bir saniye bile sevincimi yaşayamadım. Babam karşı çıktı illa tutturdu Kamu Yönetimi oku diye. İşletmeyi reddetti işsiz kalırsın vs dedi çevresindeki herkese sordu bana delirmişim gibi muamele görüyorum. Oysaki bir kariyer planım vardı kafamda kolay değildi ama inanmıştım ama ne zaman anlatsam hayaller aleminde olduğum Türkiye gerçeklerinin bu olmadığı işsiz kalacağım çalışsam bile asgariden fazla bir şey alamayacağım söylenip duruldu. Kendimden ve kararımdan şüphe etmeye başladım acaba çok büyük bir aptallık mi ediyorum diye. Ailem çevrem İnternet herkes başka bir şey diyor. Babam en son ikna olmuştu akdeniz isletmeye. Bak emin misin göndereceksin değil mi dedim evet dedi söz aldım o kadar da söyledim bak obp kırılır mezuna falan kalamam ben dedim. Okey dedi dün açıklanınca evde kıyamet koptu. Sözünden döndü, şimdi de göndermiyor. Yurda zaten göndermeyecekti direkt ev tasiyacakti ama dün ben üste kamu yazmadım işletme yazdım diye evlatlıktan reddetti. Daha önce bir kere mezuna kalmistim o dönemler biyoloji istiyordum ve tutuyordu babam yüzünden yazmamıştım. Bir 2.mezuna falan kalacak psikoloji de yok bende istesem de kazanamam zaten. Hele ki kırık obp ile. İş işten geçti ve söz vermesine rağmen ortada birakti. Ne yapacağım bilmiyorum hayatımda hiç tek başıma sokağa bile çıkamadım, çıkarmadılar. Param yok kyk yurduna başvursam çıkar mı belli değil, burslar çıkar mı belli değil idame ettirebilecegim parayı bulabilecek miyim belli değil. Kyk yurdu çıkar mı bilmiyorum ikametgahım bile yok kayıtlı. Evsizim direkt. Kyk da staj veya yaz okulu vs yoksa cikariyorlarmis sanirim. Pansiyon mansiyon deniliyor da ya o parayı da bulamazsam yani kafam allak bullak. Çok uzattım ama lütfen biri bana bi akıl falan versin biliyorum redditten ne kadar sağlıklı olur ama aşırı çaresizim. Mezuna kalsam bir daha üni falan kazanamam gibi geliyor kazansam bile ne okuacagim bilmiyorum zorla onların istediğini okumak da mantıklı değil ama hayat şartlarım iğrenç ötesi. Hele ki bir kadin olarak. Biri lütfen yardım etsin akıl versin.
Arkadaşlar seviyem B1 seviyesinde, sınav 16 Eylülde.
Önerilerinizi bekliyorum
Merhaba,
Hangi bölümlerin puanı yükseldi ? Sadece puanı yükselenleri yazar mısınız ?
Savunmada 10k sıralama sınırı muhabbeti gerçek mi bilmiyorum ama alım şartlarının sıkılaştığı bir gerçek.
Önceki yıllarda çok rahat bir şekilde savunma şirketlerine girebileceğini düşündüğüm birçok kişinin savunma şirketlerinden red yediğini duyuyorum bu sene. Hatta ilk 5.000'e girip 3-3.5 arası ortalaması olan iki arkadaşım bile bu sene savunmadan red yediler ve özel sektörün durumundan dolayı talep çok olduğu için ilk 10k'ya girenler arasında bile 3.5'un altında ortalaması olanlara pek sıcak bakmadıklarını söylediler. Mesela önceki yıllar savunma sanayi genellikle en iyi üniversitelerden mezun olanların en son tercihlerinden biri oluyorken şu an hem yurtiçi hem yurtdışı iş imkanlarının ciddi azalmasıyla ilk tercihlerinden biri oluyormuş. Kısacası içerdeki tanıdıklarımdan duyduklarıma göre hem alımlar azaldı hem de eskiye göre talep arttı.