u/Altruistic-Dance-783

▲ 0 r/ODTU

ODTÜ Bileşenlerinin Rektörlüğe Açık Mektubu

ODTÜ öğrencileri, ODTÜ Mezunları Derneği, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının iş yeri temsilciliklerinin ortak metni:

"ODTÜ 37. Uluslararası Bahar Şenliği'nin ilk günü Devrim Stadyumunda yapılan provokasyon ile birlikte ODTÜ öğrencilerine karşı başlatılan saldırılar kampüsün farklı alanlarında ve sosyal medya üzerinden sürekli ve organize bir biçimde devam etmektedir. Provokatif saldırının basın ve medyada "ODTÜ öğrencileri bayrağa saldırdı" biçiminde servis edilmesi, kampüsün dayanışmacı ruhunu hedef almakta ve öğrenciler arasında çatışma ortamı yaratmayı hedeflemektedir. Bu manipülatif açıklamalar ODTÜ'nün itibarına zarar vermekte, bilimin ve eğitimin önde gelen kurumlarından birini belirli grupların siyasi emellerine hizmet eder hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Öte yandan, şenliğin ilk günü yaşananlara dair yalnızca aynı günün gecesi bir açıklama yapan Rektörlük; sonraki günlerde saldırılar devam etmesine, öğrencilerin gözaltına alınmasına ve olaylara dair tespitlerine rağmen herhangi yeni bir açıklama yapmamış, süreçte pasif bir rol oynamayı tercih etmiştir. Asli görevi eşit, özgür ve güvenli bir eğitim ortamı sağlamak olan Rektörlüğün bu tutumu kampüs içerisinde kaos ortamı yaratmaya çalışan saldırgan gruplara faaliyetlerini sürdürebilmesi için uygun bir zemin hazırlamaktadır.

Bizler, ODTÜ Bileşenleri olarak Rektörlüğü bir an önce dayanışmacı ve açık bir tutum almaya, provokasyonlara ve saldırılara yer bırakmayacak şekilde kampüsümüzün yeniden güvenli bir alan haline gelmesi için gerekli önlemleri yerine getirmeye davet ediyoruz. Rektörlük, tüm ODTÜ Bileşenleri ile dayanışma içerisinde, yaşananları tüm gerçekliği ile kamuoyuna açıklamalı ve kampüs içerisindeki huzur ortamını tahsis etmelidir.

Buradan Rektörlüğe çağrı yapıyor ve şu sorulara açıklıkla cevap verilmesi gerektiğini savunuyoruz:

  1. Şenliğin ikinci günü kampüsteki güvenlik endişesi nedeniyle farklı bileşenlerden oluşan bir temsilci heyeti Genel Sekreter Vekili Oğuzhan Hasançebi ile görüşmüştür. Bu görüşmede Oğuzhan Hasançebi, 6 Mayıs günü Devrim Stadyumunda yaşananlarda, bayrağa karşı herhangi bir saldırı gerçekleştirilmediğinin üniversite yönetimi ve emniyet güçleri tarafından tespit edildiğini defalarca kez dile getirmiştir. Ancak bu ortak bulgu Rektörlük tarafından kamuoyu ile paylaşılmamıştır. Bu konuda herhangi bir açıklama yapılmamasının sebebi nedir? Bu tespit resmi bir açıklama ile kamuoyuna duyurulacak mıdır?

  2. Şenliğin ilk günü yaşananlar üzerine sosyal medyada ve kampüsün farklı alanlarında şenlik organizasyonunun üstlenicilerinden biri olan Uluslararası Gençlik Topluluğu (UGT) üyelerine saldırı kampanyaları başlatılmıştır. Şenliğin ikinci günü UGT üyesi öğrencileri kampüs içerisinde yürürken hakaret ve tacize uğramışlardır. Bu saldırıyı gerçekleştirenler kimlerdir? Bu kişilere dair herhangi bir soruşturma açıldı mı, bir önlem alındı mı?

  3. Şenliğin ikinci günü bayrak yürüyüşü esnasında bir grup sahneye çıkmaya çalışmış ve o sırada sahne etrafinda bulunan UGT üyelerine saldırma girişiminde bulunmuş ve tehdit etmişlerdir. Bu kişiler kimlerdir? Bu olay ile ilgili herhangi bir resmi süreç başlatıldı mı?

  4. Sosyal medya ve iletişim platformları üzerinden ODTÜ öğrencilerinin görüntüleri, adresleri ve kişisel bilgileri teşhir edilmekte ve "bayrağa saldırı" açıklamaları ile hedef gösterilmektedir. Bu platformlara herhangi bir müdahale yapıldı mı? ODTÜ öğrencilerinin bilgilerini saldırı amacıyla paylaşan kişiler tespit edildi mi? Bu kişiler hakkında herhangi bir soruşturma başlatıldı mı?

  5. Kampüs içerisinde yer alan 8. Yurt'ta bilgileri sosyal medya üzerinden teşhir edilen bir öğrencinin odası, kim olduğu bilinmeyen bir grup tarafından saldırı girişimi ile basılmıştır. Aranan öğrencinin tesadüfen o sırada odada olmaması olayın büyümesinin önüne geçmiştir. Kampüs içerisinde oda baskını yapabilecek kadar organize olabilen bu kişiler kimlerdir? Bu kişiler veya olay ile ilgili herhangi bir soruşturma başlatıldı mı?

  6. Öğrenci Dekanlığı, internet sitesinde yer alan vizyon maddeleri doğrultusunda öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimleri için güvenli bir alan sağlamakla sorumludur. Öğrenci Dekanı, yaşanan gerilimi önlemek ve devam eden sorunları çözümlemek için nasıl bir sorumluluk üstlendi?"

reddit.com
u/Altruistic-Dance-783 — 7 days ago
▲ 0 r/ODTU

19 Mart Süreci ve Bahar Şenliği Hırgürü

Sevgili sağcı-milliyetçi arkadaşlar,

Hatırlatmak isterim;

19 Mart sürecinde nasıl da heyecanlıydınız. Hukuksuzluğu yol bellemiş iktidara verilen tepki sizi nasıl da cesaretlendirmişti. Önceki hatalar yapılmazsa iktidarın yıkılacağından ne kadar da emindiniz. Farklı ülkelerdeki eylemliliklere bakıp ne kadar güzel dersler çıkarıyordunuz. Ne kadar kararlıydınız. Direnişin canlı olduğu zamanlarda her şey size ne kadar da güzel geliyordu.

Daha önceki direniş anlarını ODTÜ'de tecrübeleyenlerin fark ettiği bir tuhaflık vardı. Direniş anlarında insanlar yanındakine bakar da içine bir ferahlama gelir. O günlerde öyle bir rahatlama yaşanamıyordu; aksine, insanlara tedirginlik veriyordunuz. Sizden bağımsız bir şekilde sizinle birlikte sokakta direnenleri yanınızda istemiyordunuz. Küfür kıyamet kovalamaya çalışıyordunuz. Bu insanlar sizin kovmanız ile hukuksuzluğa tepki vermekten geri durmadılar elbette; rahatlamak için birbirilerine destek oldular, meydanda-sokakta var olmaya size rağmen devam ettiler.

Direniş saflarındaki bu gerilim pek hayra alamet değildi. Kendimce, şurada, sokak siyasetine ilk defa katılan ve ekseriyetle sağ siyaseti benimseyen ODTÜ'lülere bir uyarıda bulunmak ve öneriler sunmak istemiştim. Uyarım kısaca şuydu: "iktidardakiler varlığınızı sokaktaki hareketliliği dağıtmak için bir fırsat penceresi olarak görüyor." Önerim kısaca şuydu: "Odaklanmanız gereken yer sokağa çıkmış olanlar ile nasıl bir birliktelik geliştireceğiniz meselesi. Bu meşakkatli ve uzun soluklu bir iş. Uzun uzun konuşmalar, anlaşmazlıklar, hır-gür, vs. Yorucu. Ama başka bir yol da yok. Birbirimizi dinleyeceğiz, ortak bir yol bulacağız." En son olarak ülkemizin sağ siyasetçisinin kim olduğunu hatırlatmıştım: "Bir o yanda, bir bu yanda olan sağcı siyasetçiler. Şimdi yanınızda görünen milliyetçi siyasiler yarın bir gün makam teklifi geldiğinde çok kolaylıkla karşı tarafa geçecektir."

O günlerin üzerinden sadece 1 sene geçti. 1 (bir)! Ve, maalesef, bu kısacık sürede anlamsız hamasetler sizi iktidarın yanına çekti. Nasıl oldu da atanmışların, işbirlikçi siyasi esnafların arkasına tek sıra dizildiniz? Nasıl oldu da küfrün, nefretin taşıyıcısı oldunuz? Nasıl oldu da sıra arkadaşınızı yurttaşınız olarak değil de dünyanın en büyük tehdidi olarak görmeye başladınız? Nasıl oldu da işkencenin, idamın savunusunu size destek olarak dillendiriliyor?

İki bilinmeyenli denklem çözebilen herkes olayların nasıl geliştiğini anlayabilir. Esasında saldırgan olan küfürbazların bayrak altına sığınıp mağdur maskesini nasıl taktığını pek ala anlayabilir. Biri beş yapan sosyal medyanın olayları olduğu gibi göstermediğini fark edebilir. Nelerin yaşandığını konuşmak istiyorsanız buyrun devam edin ama bir zahmet de soru sormayı ihmal etmeyin: Neden her sene farklı kimlikler ve ambalajlar ile aynı şeyi yapmaya çalışanlar bu sefer başarabildi? Dün tgb, bugün istiklal bilmem ne...

Kampüste sizi gördüm. Çoğunlukta değildiniz. Aksine, çoğunluğa tedirginlik veriyordunuz. Çünkü, taşıdığınız bayrak 1 Mayıs alanına gelen maden işçilerinin gururla taşıdığı, insanların bayramı-milli maçı kutladığı, yasını tuttuğu, heyecanını ifade ettiği Türk bayrağı değildi. Önceki gün bile isteye kavga çıkarmak isteyenlerin bayrağıydı. Tam da bu yüzden bayrak herkesin bayrağı gibi hissettirmedi. Kampüsün pek çok farklı şenlik alanlarında sizi görenler saldırgan mısınız diye sizi kontrol ettiler, sizden sakındılar. Muhtemelen, siz bu tedirginlikleri hissetmediniz. Eyleminiz ile gurur duyuyorsunuz, sizinle gurur duyulmasını istiyorsunuz ve neden tedirgin olduklarını ifade edenlere çok kızıyorsunuz. Haksızsınız. Pek çoğunuzun iyi niyetli, bu ülkenin halinden endişe duyan, geleceğin umutlu olmasını isteyenlerden olduğunu anlayabiliyorum. Belki de benim ya da başkasının söylemesine gerek kalmadan içine düştüğünüz durumdan zaten rahatsız oldunuz. Eğer henüz farkında değilseniz, lütfen, dönüp tekrar değerlendirin: Gerçekten de yapmak istediğiniz şey sıra arkadaşınıza tedirginlik verip bilmem kaç farklı yerde örgütlü ülkücü esnafların, atanmış yöneticilerin arkasında yürümek, bu cambazların konu mankeni olmak mı?

Çok kötü bir sınav verdiniz. İktidar çok da uğraşmadan iki üç hamasi laf ile sizi arkasına kattı. Kabul etmek gerekir: Sizinle nasıl baş edeceklerini çok iyi biliyorlar. Ben yine de size seslenmek istiyorum: Direnirken birbirinizi tanımak istediğiniz, ortaklaşmak istediğiniz ölçüde siyasal özne olabilir, iktidara meydan okuyabilirsiniz. 19 Mart sonrasında böyle bir ihtimal vardı, gerçekleştirmediniz ve hayatınızın öznesi olma fırsatını kaçırdınız. Bu bir becereksizlik meselesi değil: Ortaklaşmayı tercih etmediniz. Küfre devam etmenin, yanındaki ile ilişki kurmamanın sonucu iktidarın sizi safına sürüklemesi olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Işık hızıyla konu mankenine dönüştünüz ve iktidar size bakıp kendi başarısını kutluyor, geleceğe daha da umutla bakıyor.

Bu böyle devam etmek zorunda değil, 20'li yaşlarda herkes hata yapar ve hatalar düzeltilebilir. Hamasetten vazgeçip arkadaşlarınız ile olayların muhasebesini yapabilirsiniz. Bunun için tehditkar görünüşünüzün farkına varıp, kendinize dur diyebilir ve diğerlerini dinlemeye başlayabilirsiniz. Umarım bu sefer bunu tercih edersiniz.

Selametle.

reddit.com
u/Altruistic-Dance-783 — 14 days ago