Az kalsın pederi dövüyordum amk
Aga, işten çok yorgun argın geldim. Tuvalete girdim ve biraz yalnız kalmak için kapıyı kapattım. O sırada babam tuvaletin önüne geldi. Camın buzlu olması nedeniyle içeriyi net görememesine rağmen yüzünü cama yaklaştırıp içeri bakmaya çalıştı. Sonra bana, “Ne yapıyorsun orada, oturuyor musun?” diye sordu. Ben de “Oturuyorum.” dedim. Bunun üzerine şaka yaparak, “Salla yarrağı bakalım bir.” dedi. Ben de “Baba, siktir git.” diyerek onu göndermeye çalıştım.
Babam camın önünden uzaklaşınca olayın kapandığını düşündüm ve işime devam ettim. Fakat kısa süre sonra kapı deliğinden baktığımda babamla göz göze geldik. Meğer kapı deliğinden beni dikizliyormuş. Göz göze geldiğimizde gülmeye başladı ve “Oğlum, bir sorun varsa bana söyle.” deyip oradan uzaklaştı.
Ben de işimi bitirip tuvaletten çıktıktan sonra hâlâ çok sinirliydim. Babamın yanına gidip onu tuttum ve bağırmaya, tehdit etmeye başladım. Annem birkaç kez aramıza girmeye çalıştı. O sırada öfkemden dolayı annemi de aramızdan ittim. Babamın korktuğunu görünce daha sonra sakinleşmeye başladım. Babam da özür dileyip “Tamam, bir daha olmaz. Haklısın, özür dilerim.” diyerek durumu yatıştırmaya çalıştı. Ben de sonunda sakinleşip geri çekildim.
Ancak olaydan sonra babamla aramızın ciddi şekilde açıldığını hissediyorum. Annem ve kardeşim ise benim fazla tepki verdiğimi, sonuçta babamın sadece şaka yaptığını söylüyor.
Benim açımdan mesele sadece yapılan şaka değil. Tuvalet gibi özel bir alandayken babamın önce cama yaklaşıp içeri bakmaya çalışması, ardından kapı deliğinden beni izlemesi ve bunu şaka konusu yapması beni ciddi şekilde rahatsız etti. Fakat öfkelenip babamı tutmam, tehdit etmem ve annemi araya girdiği sırada itmem de olayın kontrolden çıkmasına neden oldu.
Bu nedenle olayın tamamına dışarıdan bakıldığında kimin ne kadar haklı olduğunu anlamakta zorlanıyorum.