▲ 5 r/KGBTR

Az kalsın pederi dövüyordum amk

Aga, işten çok yorgun argın geldim. Tuvalete girdim ve biraz yalnız kalmak için kapıyı kapattım. O sırada babam tuvaletin önüne geldi. Camın buzlu olması nedeniyle içeriyi net görememesine rağmen yüzünü cama yaklaştırıp içeri bakmaya çalıştı. Sonra bana, “Ne yapıyorsun orada, oturuyor musun?” diye sordu. Ben de “Oturuyorum.” dedim. Bunun üzerine şaka yaparak, “Salla yarrağı bakalım bir.” dedi. Ben de “Baba, siktir git.” diyerek onu göndermeye çalıştım.

Babam camın önünden uzaklaşınca olayın kapandığını düşündüm ve işime devam ettim. Fakat kısa süre sonra kapı deliğinden baktığımda babamla göz göze geldik. Meğer kapı deliğinden beni dikizliyormuş. Göz göze geldiğimizde gülmeye başladı ve “Oğlum, bir sorun varsa bana söyle.” deyip oradan uzaklaştı.

Ben de işimi bitirip tuvaletten çıktıktan sonra hâlâ çok sinirliydim. Babamın yanına gidip onu tuttum ve bağırmaya, tehdit etmeye başladım. Annem birkaç kez aramıza girmeye çalıştı. O sırada öfkemden dolayı annemi de aramızdan ittim. Babamın korktuğunu görünce daha sonra sakinleşmeye başladım. Babam da özür dileyip “Tamam, bir daha olmaz. Haklısın, özür dilerim.” diyerek durumu yatıştırmaya çalıştı. Ben de sonunda sakinleşip geri çekildim.

Ancak olaydan sonra babamla aramızın ciddi şekilde açıldığını hissediyorum. Annem ve kardeşim ise benim fazla tepki verdiğimi, sonuçta babamın sadece şaka yaptığını söylüyor.

Benim açımdan mesele sadece yapılan şaka değil. Tuvalet gibi özel bir alandayken babamın önce cama yaklaşıp içeri bakmaya çalışması, ardından kapı deliğinden beni izlemesi ve bunu şaka konusu yapması beni ciddi şekilde rahatsız etti. Fakat öfkelenip babamı tutmam, tehdit etmem ve annemi araya girdiği sırada itmem de olayın kontrolden çıkmasına neden oldu.

Bu nedenle olayın tamamına dışarıdan bakıldığında kimin ne kadar haklı olduğunu anlamakta zorlanıyorum.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 3 days ago

Az kalsın pederi dövüyordum amk

Aga, işten çok yorgun argın geldim. Tuvalete girdim ve biraz 31 çekmek için kapıyı kapattım. O sırada babam tuvaletin önüne geldi. Camın buzlu olması nedeniyle içeriyi net görememesine rağmen yüzünü cama yaklaştırıp içeri bakmaya çalıştı. Sonra bana, “Ne yapıyorsun orada, oturuyor musun?” diye sordu. Ben de “Oturuyorum.” dedim. Bunun üzerine şaka yaparak, “Salla yarrağı bakalım bir.” dedi. Ben de “Baba, siktir git.” diyerek onu göndermeye çalıştım.

Babam camın önünden uzaklaşınca olayın kapandığını düşündüm ve işime devam ettim. Fakat kısa süre sonra kapı deliğinden baktığımda babamla göz göze geldik. Meğer kapı deliğinden beni dikizliyormuş. Göz göze geldiğimizde gülmeye başladı ve “Oğlum, bir sorun varsa bana söyle.” deyip oradan uzaklaştı.

Ben de boşalıp tuvaletten çıktıktan sonra hâlâ çok sinirliydim. Babamın yanına gidip onu tuttum ve bağırmaya, tehdit etmeye başladım. Anam birkaç kez aramıza girmeye çalıştı. O sırada öfkemden dolayı anamı da aramızdan ittim. Babamın korktuğunu görünce daha sonra sakinleşmeye başladım. Babam da özür dileyip “Tamam, bir daha olmaz. Haklısın, özür dilerim.” diyerek durumu yatıştırmaya çalıştı. Ben de sonunda sakinleşip geri çekildim.

Ancak olaydan sonra babamla aramızın ciddi şekilde açıldığını hissediyorum. Anam ve gardaşım ise benim fazla tepki verdiğimi, sonuçta babamın sadece şaka yaptığını söylüyor.

Benim açımdan mesele sadece yapılan şaka değil. Tuvalet gibi özel bir alandayken babamın önce cama yaklaşıp içeri bakmaya çalışması, ardından kapı deliğinden beni izlemesi ve bunu şaka konusu yapması beni ciddi şekilde rahatsız etti. Fakat öfkelenip babamı tutmam, tehdit etmem ve anamı araya girdiği sırada itmem de olayın kontrolden çıkmasına neden oldu.

Bu nedenle olayın tamamına dışarıdan bakıldığında kimin ne kadar haklı olduğunu anlamakta zorlanıyorum.

Not: An.ne yazmayı yasaklayan turiğin amını götünden sikeyim.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 3 days ago
▲ 6 r/KGBTR

Hayat ve 31

Hayat, 31 çekmek gibidir. Bir yanın onun hiç bitmemesini ister; öte yanın ise sonunun nasıl biteceğini bile bile elinden geleni yapar. Tıpkı yarrağın ıusulca sıvazlar gibi yaşarsın hayatı; çünkü bilirsin ki bütün çaba, sonunda geçip gidecek o kısa an içindir.

Belki birkaç saniyelik bir haz, belki bir tutam zevk, belki de insanı diri tutan o ince sızı... Ve insan, hepsinin gelip geçici olduğunu bildiği hâlde, sırf onları bir kez daha hissedebilmek için yaşamaya devam eder.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 20 days ago

Hayat ve 31

Hayat, 31 çekmek gibidir. Bir yanın onun hiç bitmemesini ister; öte yanın ise sonunun nasıl biteceğini bile bile elinden geleni yapar. Tıpkı yarrağın ıusulca sıvazlar gibi yaşarsın hayatı; çünkü bilirsin ki bütün çaba, sonunda geçip gidecek o kısa an içindir.

Belki birkaç saniyelik bir haz, belki bir tutam zevk, belki de insanı diri tutan o ince sızı... Ve insan, hepsinin gelip geçici olduğunu bildiği hâlde, sırf onları bir kez daha hissedebilmek için yaşamaya devam eder.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 20 days ago
▲ 3 r/KGBTR

Umutsuz ve yapacak birşey yokmuş gibi hissettiğimde

Ne zaman umudumu yitirsem, elim ilk sikime uzanır; sanki denize düşenin yılana sarılması gibi, hayatımın son tutamağı odur. Sonra başlarım onu usul usul ovalamaya; sanki bütün dertlerim onun kabuğuna sinmiş de, yeterince uğraşırsam birer birer silinip gideceklermiş gibi.

Derken darbelerim sertleşir. Yarrağımı öyle bir döverim ki her yana yankılanır şakırtılar. İndirdiğim her darbeyle içimdeki bir keder, bir kaygı daha kopup düşer sanki. Sikim ağlar; gözyaşlarını öylesine uzağa savurur ki her fışkırışında dertlerim de onun suyuna karışıp benden uzaklaşır. Bir şelalenin kayalardan dökülüşü gibi dökülür içimde biriken yükler.

O an hem bana hem sikime tarifsiz bir haz çöker. Ben de kendimi o kısa ömürlü haz denizine bırakırım. Fakat o birkaç dakikalık sessizliğin ardından dertlerim yeniden döner. Kaygılar, pişmanlıklar ve yaptığım işin ağırlığı usulca omuzlarıma çöker; sonunda onların altında ezilirim.

İşte tam o anda bana yalnızca tek bir kurtuluş yolu görünür: Bir 31 daha çekmek.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 22 days ago

Umutsuz ve yapacak birşey yokmuş gibi hissettiğimde

Ne zaman umudumu yitirsem, elim ilk sikime uzanır; sanki denize düşenin yılana sarılması gibi, hayatımın son tutamağı odur. Sonra başlarım onu usul usul ovalamaya; sanki bütün dertlerim onun kabuğuna sinmiş de, yeterince uğraşırsam birer birer silinip gideceklermiş gibi.

Derken darbelerim sertleşir. Yarrağımı öyle bir döverim ki her yana yankılanır şakırtılar. İndirdiğim her darbeyle içimdeki bir keder, bir kaygı daha kopup düşer sanki. Sikim ağlar; gözyaşlarını öylesine uzağa savurur ki her fışkırışında dertlerim de onun suyuna karışıp benden uzaklaşır. Bir şelalenin kayalardan dökülüşü gibi dökülür içimde biriken yükler.

O an hem bana hem sikime tarifsiz bir haz çöker. Ben de kendimi o kısa ömürlü haz denizine bırakırım. Fakat o birkaç dakikalık sessizliğin ardından dertlerim yeniden döner. Kaygılar, pişmanlıklar ve yaptığım işin ağırlığı usulca omuzlarıma çöker; sonunda onların altında ezilirim.

İşte tam o anda bana yalnızca tek bir kurtuluş yolu görünür: Bir 31 daha çekmek.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 22 days ago

Amına koyduğumun fakirleri, siz 31 çekmeye devam mı? Ben sizin gibi fakir bir oç muyum, ben en az 32 çekerim, hatta 33, 34, 35, 36 ............ 49, 50, 51 ama 52'de dur hacı, 52 çekmem, 52 sıkıntı 52 çeken kendine adam demesin, siz de 31 çekmeye devam amına koduklarîm ben şuan 46 çekiyorum. Hadi eyw

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 2 months ago

Böyle bir kategori var mı?

Ulan son zamanlarda bir kadının makadına birkaç yumurta sokması ve onu geri çıkarması, o sırada da benim onu yakından izlemem konusunda kafamın içinde fantazi kuruyorum, böyle videolar var mı ve varsa bu videoların özel bir ismi/kategorisi var mı? Böyle bir videoyu ölmeden önce izlemek isterim mutlaka.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 3 months ago

Her yolda kullanılabilecek F/P bisiklet önerisi

Merhaba, bisikletlerden çok anlayan biri değilim o yüzden yardım almak istedim.

Hem asfalt yolda, hem bozuk yolda, hem de ara sıra toprak/arazi gibi yerlerde kullanabileceğim bir bisiklet arıyorum. Uzun yol da yapmayı düşünüyorum, yani sadece şehir içinde olmayacak.

Önceliğim dayanıklı olması, özellikle tekerleri ve genel olarak kolay sorun çıkarmaması. Çok profesyonel sürmüyorum, rahat olsun ve her yerde biraz idare etsin istiyorum.

Türkiye'de bulunabilen, fiyatını hak eden (f/p) model öneriniz varsa yazabilir misiniz?

Bütçe: 45.000TL

Boy/Kilo: 174/102

Şimdiden teşekkürler.

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 3 months ago

Cumartesi 27km yürümeyi düşünüyorum, yardım.

Cumartesi etkinlik olsun diye yürüyerek başka bir ilçeye gideceğim, böyle uzun yürüyüşler yapan varsa tavsiyeye ihtiyacım var, nelere dikkat etmeli ve yanıma ne almalıyım?

reddit.com
u/Grand_Season_7009 — 3 months ago

​Çocukluktan Beri Kiloluydum, 50 Kilo Verdim Ama Yolun Yarısında Kaldım. Yardım!

Selamlar arkadaşlar,

​19 yaşında, 174 cm boyunda bir erkeğim. Şu an 103 kg ağırlığındayım ve yağ oranım %27 civarında. Buraya kadar gelmek benim için büyük bir savaştı ancak asıl merak ettiğim konu işin fizyolojik ve hormonal perde arkası.

​Kısaca geçmişimden bahsedeyim:

Çocukluğumdan beri obeziteyle mücadele ettim. Tartıda 156 kg’ı gördüğüm bir başlangıç noktasından geliyorum. Hayatımın çok uzun bir dönemini (çocukluğumdan beri) 120 kg’ın üzerinde ve muhtemelen %30-35 üzeri yağ oranlarında geçirdim. Şu an disiplinli bir şekilde fitness ve yürüyüş yapıyorum; sıfır şeker, yüksek protein ve sıkı kalori takibiyle yaşıyorum.

​Kafama takılan ve tartışmak istediğim noktalar şunlar:

​Set Point / Settling Point: Uzun yıllar 120-150 kg bandında yaşamış birinin "ayar noktası" gerçekten kalıcı olarak yukarı mı taşınır? Vücut her fırsatta o eski yüksek kilolara dönmek için mi programlanıyor?

​Yağ Hücresi Hiperplazisi: Ergenlik dönemini obez geçirdiğim için vücudumdaki yağ hücresi sayısının (adiposit) normalden fazla olduğunu ve bu hücrelerin gitmediğini, sadece küçüldüğünü biliyorum. Bu durum, düşük yağ oranlarına (%15 ve altı) inmemi biyolojik olarak imkansız ya da aşırı zor kılar mı?

​Metabolik Adaptasyon: 50 kilodan fazla vermiş biri olarak, vücudun hayatta kalma içgüdüsüyle metabolizmayı aşırı yavaşlatması (leptin direnci, ghrelin yüksekliği) ne kadar sürede normalize olur? Yoksa bu "metabolik hasar" veya adaptasyon ömür boyu bizimle mi kalıyor?

​Cerrahi Müdahale: Sporla gitmeyen o "inatçı" ve yıllanmış yağ dokularını/hücrelerini cerrahi (liposuction vb.) ile aldırmak, vücudun set point mekanizmasını "resetlemek" için mantıklı bir adım mıdır? Hücre sayısını mekanik olarak azaltmak dengeyi değiştirir mi?

​Aranızda benzer bir kilo verme geçmişi olan, obezite fizyolojisi üzerine okuma yapmış veya bu biyolojik direnci kırmayı başarmış olanlar varsa tecrübelerini ve bilgilerini merak ediyorum. Motivasyon cümlelerinden ziyade, işin hormon ve mekanizma kısmına odaklanan cevaplar gelirse çok sevinirim.

​Şimdiden teşekkürler.

Vücut ölçüleri:

Bel göbek deliği 102cm

Bel en ince nokta 97.5cm

Boyun en ince noktadan 42.5cm

Göğüs 109cm

Kalça 114cm

Üst bacak sağ ve sol 70cm

Baldır sağ ve sol 43cm

Üst kol sağ ve sol 40cm

Ön kol sağ ve sol 30cm

Boy 174cm

Not: Yorumlar kısmına çocukluk halimi ve obezite dönemlerimi ekleyeceğim. Video 105 kg olduğum dönemden kalma bir videoydu. Videodaki halimde belim, şu anki ölçümden 2 cm daha kalındı.

u/Grand_Season_7009 — 3 months ago