u/KenanKomutan_

İlber Ortaylı'nın Devrim Gazetesi Yazıları | Ulusal Tiyatro
▲ 66 r/KemalistTurkey+2 crossposts

İlber Ortaylı'nın Devrim Gazetesi Yazıları | Ulusal Tiyatro

Hepinize hayırlı sabahlar, iyi günler ve iyi akşamlar dilerim.

Bugün sizlere, Devrim Gazetesi'nin 31 Mart 1970 tarihli 24. sayısında yayımlanan ve İlber Ortaylı'nın kaleme aldığı "Ulusal Tiyatro" başlıklı yazıyı paylaşacağım.

Ulusal Tiyatro

Bugün Türk tiyatrosunda en çok tartışılan kavram, ulusal tiyatrodur. Türk tiyatrocuları genellikle ulusal bir tiyatromuz olmadığı konusunda birleşiyor. Ancak ulusal bir tiyatronun ne olduğu ve nasıl kurulacağı açıklık kazanamış bir sorundur.

Türkiye’de Ulusal Tiyatro Niçin Yoktur?

Çünkü Türk tiyatrosunun ülke şartlarından doğan ve dünya tiyatrosuna da katkıda bulunduğu bir dramaturji, reji, oyunculuk, yönetim olmadığı gibi, dünya tiyatro edebiyatını zenginleştiren büyük yazarları da yoktur.

İkincisi, Türk tiyatrosu başka ulusların zenginliklerinden de devrimci düşüncesinden de sistemli ve bilinçli olarak yararlanamamış, çağının sorunlarını, ülkesinin problemlerini kitlelerin önüne serememiştir.

Modern Türk tiyatrosunun kuruluşu ve işleyişi, bir kültür emperyalizminin sonucudur. Modernleşme sürecinin ve endüstrileşmenin zayıf olduğu yarı sömürge toplumların aydınları, dış dünyayı da görmeyen ve değerlendiremeyen kişilerdir.

Burada, bilim gibi edebiyat ve tiyatro da çoğunlukla yaşadığı ortamdan kopuk lüks faaliyetlerdir. Bizim modern tiyatromuz bir uluslaşmanın ya da bir sosyal değişimi yansıtan düşüncelerin ürünü olarak değil, bir eğşemce gereğinin ve dar bir zümrenin kısır bir aydınlaşma isteğinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Bunun içindir ki, ulusal tiyatro denen kurumun yokluğu ülkemizde başlıca sorun olmuştur.

"Ulusal Tiyatro Devrimcidir" Diyoruz.

Çünkü hiçbir zaman çağının gerisindeki kurumların ve akımların, ulusun özgürlüğünü ve gelişimini tehdit etmesine göz yumamaz ve hele onların sözcüsü hiç olamaz.

Sömürülen ve ezilen sınıfların ve halkların savunucusu olmaktan kaçınamaz. Yığınların devrimci mücadelesinde bu kadar büyük rol oynayan bu kurum birkaç kişinin kafasında veya teatral ustalıklarında biçimlenemez.

Ulusal tiyatro, çağmızda emperyalizme ve onun bir silahı olan kültür emperyalizmine karşı verilen ulusal mücadele sürecinin içinde ve o mücadelenin ilerleyişine paralel olarak doğar, İrlanda’nın bu mücadele içinde doğan ulusal Abbey tiyatrosu gibi.

Ulusal tiyatro antifeodaldir: feodaliteye karşı olacaktır. Ulusal tiyatro dinamiktir: romantik halkçıların yaptığı gibi, kitle dalkavukluğu ve şovenizme ulaşan bir geri milliyetçilik yapmaz.

Çağımızda bir halkın emperyalizme karşı savaşını sadece o halk değil, ezilen ve emperyalizme karşı savaş veren diğer halkarda birlikte yapar. Demek ki, ulusal tiyatro geçmişin zengin devrimci geleneğinden olduğu kadar, başka halkların devrimci geleneği ve tiyatro anlayışından da yararlanacaktır.

Bu demektir ki, “ulusal tiyatro kendi ulusal kültürümüz, folklorumuzdan yararlanarak kurulacak, yabancı tiyatro akımlarına hayır denecek” gibi bir anlayışın çağımız tiyatrosuyla ilgisi yoktur.

Biz, devrimci gelenek ve edebiyatı başka ulusun yaratıcısı da olsa kendimizden sayarız. Ulusal tiyatromuzun repertuvarı da bu açıdan düzenlenmelidir.

Devrimci her yöntem ve çağını ileri sürükleyen her büyük tiyatro adamı, ulusal tiyatro repertuarımızın başköşesindedir.

Halk Tiyatrosundan Yararlanmak Nasıl Olacaktır?

Herhalde bazılarının dediği gibi özünden diye kestirip atmakla olmaz. Pekala tutucu veya pasifist, yer yer mistik olabilen halk tiyatrosunun özünden yararlanmak çok sağlam bir tiyatro görüşüyle mümkün olabilecektir.

İdeolojisiz bir tiyatroda bunun için mümkün değildir.

Bu ideoloji de çağın devrimci düşünce ve eylemidir.

 

u/KenanKomutan_ — 4 days ago
▲ 22 r/KemalistTurkey+1 crossposts

Doğan Avcıoğlu'nun Devrim Gazetesi Yazıları | Ulusal Kurtuluş Devrimi

Hepinize hayırlı sabahlar, iyi günler ve iyi akşamlar dilerim.

>!Yoldaş u/VlamidirUlyanov'un Reddit Devriyeleri'nin tertiplediği bir pusuda öldürülmesi sebebiyle, onun topluluk içerisinde yürüttüğü yazı işlerini geçici olarak ben devraldım.!<

Bugün sizlere, Doğan Avcıoğlu tarafından 10 Kasım 1970 tarihinde kaleme alınan ve Devrim Gazetesi'nin 56. sayısında yayımlanan "Ulusal Kurtuluş Devrimi" başlıklı yazıyı paylaşacağım.

Kemalizm, Bir Ulusal Kurtuluş Devrimidir.

Bir Ulusal Kurtuluş Devriminin amacı, yalnızca siyasal bağımsızlığı gerçekleştirmek değildir. Tam bağımsızlığa ulaşabilmek için, sömürge düzeninin ülkedeki bütün dayanaklarının tasfiyesi ve sağlam bir sanayi temelinin kurulması zorunludur.

Bu nedenle, Atatürk, "askeri zafer kazanılır kazanılmaz, tam bağımsızlığı sağlama amacıyla, çağdaş uygarlığa bir an önce ulaşma" direktiflerini vermiş ve ülkede devrimler yoluyla feodal düzenin tasfiyesine yönelmiştir.

Cumhuriyet'in, Atatürk’ün damgasını vurduğu ilk on beş yılında büyük işler başarılmıştır. Fakat Kurtuluş Savaşımızın özel tarihsel koşulları ve sınıflar arası kuvvet dengesinin devrimciler aleyhinde oluşu, Ulusal Kurtuluş Devriminin amaçlarına tam ulaşmayı engellemiştir.

Prof. Berkes’in şu sözlerinde büyük gerçek payı vardır:

>"Kemalizm Devrimi, Mustafa Kemal'in arkasındaki bir avuç ilericiler ile, gene bu savaşın içinde bulunan muazzam bir gericiler kitlesi arasında, didişile didişile santim santim koparılmış bir Devrimdir."

Ulusal ve Sınıfsal Bir Devrim

Bugün 47 yaşını dolduran Cumhuriyet'in son 25 yılı, Atatürk'ün başlattığı Ulusal Kurtuluş Devrimine ihanet dönemi sayılabilir. Cici demokrasi, çağdaş uygarlığın değil, yeniden sömürgeleşme sürecinin politik düzeni olmuştur.

Bunun içindir ki, yarıda bıraktırılan ve yolundan saptırılan Ulusal Kurtuluş Devrimimizi günümüzün şartlarında sürdürmek ve bütün amaçlarına ulaştırmak, her eğilimdeki devrimcinin baş görevidir.

Günümüzün şartlarında ve özellikle Türkiye'de bir Ulusal Kurtuluş Devrimi, kapitalist çerçevede gerçekleştirilemez. Kapitalizm, dışa bağımlılık, geri bir tarım, gecekondu sanayii ve artan toplumsal huzursuzluk demektir. Kapitalizm, büyük arazi sahiplerinden komprador burjuvaziye ve onun Anadolu'da gittikçe genişleyen kollarına kadar uzanan dışa bağlı en geri güçlerin toplumsal düzeni demektir.

Tam bağımsızlık ve çağdaş uygarlık gibi Kemalizm’in iki ana hedefine ulaşılması, kapitalist yapıların kırılmasıyla mümkündür. Bu nedenle, bir Ulusal Kurtuluş Devrimi, yalnızca bir ulusal sorun değildir, aynı zamanda sınıfsal bir sorundur ve gücünü bir yarı sömürge kapitalizminden alan tutucular koalisyonunun ekonomik ve politik egemenliğine son verilmesini zorunlu kılar.

Eylem Birliği

Atatürk'ün başlattığı bu Ulusal Kurtuluş Devrimi bütün sonuçlarıyla gerçekleştirilmeden, çok daha ileri aşamalardan söz etmek, keskin devrimcilik gibi gözükse bile, hayalciliktir. Ulusal Kurtuluş Devrimi başarıya ulaştırılmadan, ülkemizde başka hiçbir şey yapılamaz.

Bilmek gerekir ki ülkemizin içine düşürüldüğü koşullarda Ulusal Kurtuluş Devrimi yolu tuzaklarla doludur, çok çetin ve dikenlidir. Önümüzdeki engeller büyüktür. Devrim savaşı, uzun bir mücadele içinde, didişile didişile ve adım adım ilerleyerek, hatta zaman zaman yeni bir hız almak için gerileyerek kazanılacaktır.

Bu güç savaş. teorik plandaki görüş ayrılıkları ne olursa olsun bütün devrimcilerin eylem birliği ile zafere ulaştırılabilir.

Onun içindir ki, Kurtuluş Savaşımızın lideri büyük Atatürk'ü andığımız şu günde, bütün devrimcileri, yarıda bıraktırılan ve yolundan saptırılan Ulusal Kurtuluş Devrimimizi gerçekleştirmek üzere eylem birliğine çağırırız.

Devrim, Sayı 56, 10 Kasım 1970.

u/KenanKomutan_ — 7 days ago