Azize Tereza Ortodoks Ayinleri

Azize Tereza Ortodoks Ayinleri

Böyle bir şey gördüm. Çok sorulduğu için paylaşayım dedim.

u/_jeanmesa — 8 days ago

Android ve Kötü Anılar

Selam arkadaşlar,

En son kullandığım android telefon Samsung A52'ydi. Telefondan memnundum. Ta ki 3 yılda anakart yanana kadar. Ondan sonra bir daha android kullanmama kararı almıştım.

Şimdi Apple fiyatları arttırınca tekrar androide dönüş yapma planları kuruyorum. Ama bu yaşadığım kötü anıdan ötürü de kafamda soru işaretleri var.

2027'de telefon alsam beni üzmeyecek ne önerirdiniz? 50000₺ üstüne de çok çıkmak istemiyorum.

reddit.com
u/_jeanmesa — 16 days ago

Bir Nesturi Türk: Rabban Bar Sauma

İsmindeki "rabban" unvan olmakla beraber "keşiş" anlamına gelir.

Pekin doğumlu olmakla beraber Türktür. Ama din olarak Nesturi Hristiyandır ki Çin'e Hristiyanlığı taşıyanlar Nesturiler olmuştur. hatta Çince'ye Hristiyanlıkla ilgili terimleri ilk sokanlar da Nesturilerdir.

Kubilay Han'ın kurduğu Yuan Hanedanı döneminde Papa IV. Honorius'a elçi olarak gönderilmiştir. Ama Roma'ya ulaştığı günlerde papa ölmüştür.

Papa Honorius'la görüşemese de Papa IV. Nicolaus ile görüşebilmiştir. Papa, Sauma'ya komünyon vermiştir. Ayrıca Roma'da Nesturi ayini kutlamasına da izin verilmiştir.

Yolculuğu Pekin'den başlamış ve Bordeux'ya kadar gitmiş. Tabii tek başına gitmemiş bu kadar yolu. Kendisine tercümanlar ve diğer devlet görevlileri de eşlik etmiş.

u/_jeanmesa — 2 months ago

Papa I. Ioannes Paulus'un Papa Olarak Seçilişi (26 Ağustos 1978)

Kendisi en kısa papalık yapan papardan birisidir. 28 Eylül 1978'de ölmüş ve yerine dünyayı sarsan papalardan Papa II. Ioannes Paulus papa olmuştur.

Papalık tacını giymeyen ilk papadır ayrıca. Günümüzdeki papalar da onun yolundan gitmektedir. Tabii bu Erlik gibi youtuberların dediklerinin aksine biraz daha papalığı mütevazı göstermek içindir.

u/_jeanmesa — 2 months ago

Papa X. Pius (21 Ağustos)

Giuseppe Sarto 1835 yılında Riese’de (Treviso) köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Rahip olarak atandığında 23 yaşındaydı. İlk olarak Tombolo rahip yardımcılığı, ardından Salzano bölgesinde kilise rahibi, episkopos şansölyesi ve episkoposluk bölgesi ilahiyet fakültesinde ruhani direktör sıfatıyla görev yaptı. Bu yıllarda, geleceğin ruhani lideri olarak Mesih İsa’ya ve kiliseye duyduğu derin sevginin, basitliğin ve alçak gönüllülüğün, tüm yaşamına etki eden büyük yardımseverlik hizmetleri ve merhamet ile zengin ve verimli deneyimler elde etti. 1884’te Mantua episkoposu ve 1893’te de Venedik patriği olarak atandı. 4 Ağustos 1903’te Papa olarak seçildi, bu hizmeti çekince ile kabul etti; çünkü kendisini böyle yüksek bir görev için yeterli görmüyordu.

Papa 10. Pius'un papalığı, Kilise tarihinde silinmez bir işaret bıraktı ve dikkate değer bir reform çabasıyla nitelendirildi. Onların müdahaleleri, aslında, çeşitli dini alanları kapsıyordu. Başından beri kendisini Roma Curia'nın yeniden örgütlenmesine adadı (Roma Curia, Kutsal Makamın idari kurumlarını ve Katolik Kilisesi'nin işlerinin yürütüldüğü merkez organı içermektedir. Papa'nın adıyla ve belirli kiliselerin yararına ve hizmetinde yetkisi ile hareket eder ve kilise'nin hedeflerini ilerletmesi için merkezi bir organizasyon sağlar); sonra, halefi 15. Benediktus tarafından ilan edilen Canon Yasası'nın hazırlanmasının çalışmasına yeşil ışık yaktı. Ayrıca, iyi kütüphanelerle donatılmış birkaç bölgesel ilahiyat okulu kurarak, gelecekteki rahiplerin oluşumundaki revizyonu destekledi. Bir diğer önemli çalışma da "Tanrı Halkının" doktriner oluşumuydu. O kilisede rahip olarak hizmet olduğu zamanlarda kateşizm kitabı ve Mantua episkoposluğu sırasında da evrensel anlamda olmasa da özgün bir İtalyan kateşizmi yaratmak için çaba sarf etmişti. Her yönüyle özgün bir din adamı olarak, zamanının içinde bulunduğu koşulları, aynı zamanda göç olgusundan dolayı, tüm inananların yaşamın yerinden ve koşullarından bağımsız olarak bahsedebileceği bir kateşizm gerektirdiğini anladı. Papalık olarak Roma episkoposluğu için daha sonra İtalya ve dünyaya yayılan bir Hristiyan doktrin metni hazırladı. "10. Pius" olarak adlandırılan kateşizm, basit, açık, kesin bir dili ve açıklayıcı etkinliği nedeniyle inançsal gerçekleri öğretmede güvenli bir rehberdi. Litürjilerin, özellikle de dinsel müziğin reformuna, sadık bir din yaşamına ve sakramentlere daha kitlesel katılımlara sadık kalınması konusuna dikkat çekti. Bu nedenle, kutsal komünyonun günlük sıklığını göze alarak, sakramentlere daha sık yaklaşılmasını önerdi.

Kardeşleri kiliseye kabul etme hizmetine sadık kalarak, Papa 10. Pius, 7 Mayıs 1909'da Papalık İncil Enstitüsü'nü kurdu. Hayatının son aylarında 1. Dünya Savaşı patlak verdi. 2 Ağustos 1914'te tüm dünyadaki Katoliklere seslenerek, çocukları için acı çeken babalarla empati kurmak ve anlamak için, "üzüntü çekme" saati çağrısında bulundu. Kısa zaman sonra, 20 Ağustos'ta öldü ve kutsallık ünü tüm Hristiyanlar arasında yayılmaya başladı.

https://www.herguneincil.org/TR/display-saint/438fd8e3-b5e3-4c80-a663-557d343fa700

u/_jeanmesa — 2 months ago

Aziz Bernard de Clairvaux (20 Ağustos)

Aziz Bernard, 1090 veya 1091 senesinde Dijon’da (Fransa) doğdu ve 20 Ağustos 1153’te Clairvaux’daki (Fransa) manastırında öldü. Bu Fransız keşiş bir dini yaşam reformcusu, Sistersiyen tarikatının gelişmesine katkı sağlamış bir kişidir.

Bernard, ruhanilik alanında çok büyük bir yazardı. Metinleri kendini duaya ve Tanrı sevgisine adayan insanlara seslenir. Ona göre, tüm insan bilgisi sadece dini gerçekliği emrettiği ölçüde önem taşır. Ona göre, her şey Tanrı ile ilişki için elverişli bir içsel hayata ve sessizlik arayışına götürmelidir. Her şey oraya götürmeli ve hiçbir şey bu yoldan saptırmamalıdır. Bu nedenle, Sistersiyen manastır binalarının mimarisi saf ve düzenli tarzı benimser.

Tanrı Sevgisi Üzerine kitabında Clairvauxlu Bernard, gerçek bir ruhani ekolün temelini oluşturur. Aşırı riyazetçi bir sadelik geliştirir. Clairvauxlu Bernard’a göre, alçakgönüllülük insanın haddini daha iyi bilmesini sağlaması açısından kendi gözünde alçaklaştıran bir erdemdir. Kişinin kendisini böylesine içten bir biçimde tanıma hali, yalnızca Tanrı’nın sevgi dolu bakışları altında iç gözlem yoluyla elde edilebilir. Kendisinin günaha eğilim duyduğu bilgisiyle, kendisini olduğu gibi kabul ederek, bu tevazu ve içsel emek tutumu sayesinde, kendi sefaletini bilen insan başkalarının duygusunu gerçekten de paylaşabilir hale gelir. Ayrıca, Clairvauxlu Bernard’a göre, kişi Tanrı’yı sevme noktasına sadece kendisinin Tanrı’nın bir armağanı olduğunun bilinciyle erişebilir. Bu aşk Bernard’a göre Tanrı’yı, kişinin kendisini ve yakınlarını sevmesini sağlayan tek yoldur. Ama en önemlisi Tanrı’yı artık kendisi için değil Tanrı için sevmektir. Clairvauxlu Bernard’a göre, insanın zavallılığına rağmen yine de günah işlememesi ve de mistik yaşamın zirvesine ulaşması mümkündür. Bunun için de Tanrı dışında bir şey istememesi gerekir.

https://www.herguneincil.org/TR/display-saint/a8003360-f680-40bb-ae1e-78d0003f6700

u/_jeanmesa — 2 months ago

Çukurovalı Aziz Andreas

Andreas, İmparator Diocletian tarafından Perslere karşı gönderilen Galerio’nun ordusunun komutanlarından biriydi.

Andreas, bir savaş esnasında, Mesih İsa’nın çok güçlü bir koruyucu olduğunu duyduğunda onun adıyla çağrıda bulundu ve adamlarını da aynısını yapmaya çağırdı. Andreas'ın müfrezesi zafere ulaştı ve bu zaferin elde edilmesi Mesih İsa’nın adının anılmasına atfedildi. Daha sonra, kaptan ve bazı adamları, Hristiyan olmaya karar verdiler ve bu kararlarından dolayı üstleri Antiokhus’tan önce kınandılar. Hangi biçimde eyleme geçileceğini bilmeksizin, Antiokhus Galerio'ya bir mektup yazdı ve general, elde edilen zaferden sonra, Hristiyanları isteksiz bir hale getirmek, demoralize olmaları için birkaç cesur askerin infaz edilmesi ve Hristiyanların tasfiyesi edilerek cezalandırılmasına yönelik iyi bir fırsat kollamasını beklemek konusunda Antiokhus’a talimat verdi. Andreas ve beraberindekiler, vaftiz oldukları yer olan Kapadokya’ya, Kayseri’ye doğru hareket ettiler. Kilikya askeri valisi Selefkos, Hristiyanlık inancını yeni benimsemiş kişilerin tutuklanmasını emretti. Onlar da Toros dağlarına kaçmışlarsa da, orada tutuklanıp, infaz edilmişlerdi. Ona eşlik eden ve şehit olan iman kardeşlerinin kaç kişi oldukları konusunda emin değiliz; ama Doğu'da büyük bağlılık ünvanı, “Megalomartyr” (büyük şehit) Aziz Andreas'a ithaf edilmiştir.

https://www.herguneincil.org/TR/display-saint/864c4701-bde9-47b2-9deb-8a8d9c1bd0e5

u/_jeanmesa — 2 months ago

Azize Helena (18 Ağustos)

İmparator Konstantin, annesi Helena'yı Augusta olarak onurlandırdıktan sonra, ona Yahudi-Hristiyan geleneğinin kutsal emanetlerini koyması için imparatorluk hazinesine sınırsız giriş hakkı vermiştir. 325 yılında, Kudüs'e bir seyahat yapması için oğlu tarafından görevlendirilmiştir. Bölgedeki keşişlerin isteği üzerine, Mısır'da, "Musa'nın Sina Dağı'nda gördüğü Yanan Çalı (Çıkış 25)" hikâyesi anısına bir kilise yapılmasını emretmiştir. Azize Katerina Manastırı'nda bulunan bu şapel sıklıkla Azize Helena ismi ile anılır ve yapım yılı 330'dur.

Kudüs, imparator Hadrianus'un yıkımı sonrası, hala yeniden inşa halindeydi. Hadrianus, İsa'nın çarmıha gerildiği yerin yanında bulunan mezarına yakın Venüs'e bir tapınak inşa ettirmiş ve şehrin adını Aelia Capitolina olarak değiştirmiştir. Söylencelere göre, Helena tapınağın yıkılması emretmiş ve alanda üç farklı haçın bulunacağı kazıları başlatmıştır. Gerçek kanıttan başka bir şeyin etkisi olmadan, imparatoriçe ölüm döşeğinde bir kadın getirdi. Kadın ilk iki haça dokunduğunda durumunda değişiklik olmadı ancak üçüncü ve son haça dokunduğunda aniden iyileşti ve Helena kadının dokunduğu haçı Gerçek Haç olarak ilan etti. Bölgenin diğer tarafları Helena tarafından araştırılırken, keşfin yapıldığı yere Konstantin, Kutsal Kabir Kilisesi'ni inşa ettirmiştir.

Helen, ayrıca çarmıha gerilmede kullanılan çivileri bulmuştur. Oğluna yardım etmek için, onların mucizevi gücünü kullanmıştır, iddiaya göre, onları Konstantin'in başlığına diğerini atının dizginine koymuştur. 327 yılında Kudüs ve doğu vilayetlerini terk edip Roma'ya dönmüştür. Kutsal Haç'ın büyük parçaları ile diğer kutsal emanetleri yanında getirmiş ve bugün hala görülebilen saraydaki özel şapelinde muhafaza etmiştir. Sarayı daha sonra Kudüs'ün Kutsal Haçı Bazilikası'na çevrilmiştir. Kilisenin yanında bulunan manastırdaki keşişler tarafından korunur.

https://www.herguneincil.org/TR/display-saint/70a0594e-7d59-4e68-a562-8aa19deff0ff

u/_jeanmesa — 2 months ago

Meryem Ana'nın Göğe Alınması Bayramı (15 Ağustos)

Göklerin Kraliçesi’nin çocuğu olduğumuza dair bu kutlu kesinlik neye dayanır? Her şeyden önce, O’nun üyeleri olarak Mesih’e dahil oluşumuzun dogmasına dayanır.

Bir kadın, başka biri için yaşamın kaynağı olduğu anda anne değil midir? Kendisinin sahip olduğu yaşamın aynısını başkasına aktardığı anda? Doğaüstü düzende, içimizdeki bu ilahi yaşam nereden gelir? Hani bedensel yaşamımızın yaptığı gibi ölümle sona ermeyecek, aksine sonsuzluk boyunca yücelik içinde çiçek açmaya devam edecek olan bu yaşam? Havva bize doğaya ve günaha göre yaşam verdi; oysa lütuf yaşamı bize Meryem aracılığıyla indi. Meryem, Yeni Havva’dır ve Yeni Adem’le, önceden belirlenmiş kaderi gereğince ilişkilendirilmiştir. Kurtuluş eserindeki işbirliği ne kadar etkili olmuştur! Daha önce de belirttiğimiz gibi, Müjdeleme anında Tanrı, bir bakıma, Oğlu’nun gelişini Meryem’in rızasına bağlı kılmayı istedi. O andan itibaren Bakire, Tanrı’nın armağanını, doğaüstü yaşamı, herkese aktaran ayrıcalıklı yaratık oldu. İlahi niyetlerin bütün kapsamına uygun olarak anneliğini benimsedi. Şimdi, Tanrı’nın planı, onun yalnızca Mesih’in değil, aynı zamanda O’nun bütün üyelerinin de Annesi olmasını gerektiriyordu. (…)

Meryem’in çocukları olmayı kabul ederek, Rab’bin merhamet dolu tasarılarına bütünüyle gireriz. Baba bizi “Oğlu’nun suretine benzemeye önceden belirlemedi” mi? (Romalılar 8:29) Ne büyük bir teselli! Meryem’e duyduğumuz hürmet ve sevgi sayesinde, Kurtarıcı’ya olan benzerliğimizi yavaş yavaş mükemmelleştiririz.

https://www.herguneincil.org/TR/gospel

u/_jeanmesa — 2 months ago

Maximilian Kolbe (14 Ağsutos)

Maksimilyan Kolbe 1894’te Polonya’da, dokumacı bir ailede dünyaya gelir. Öğrenciyken rahip olmayı düşünmeye başlar. Yaşadığı şehirde dolaşan Fransiskenleri görür. Onları izler. 1907 senesinde klasik Fransiskenlerin çömezlik bölümüne katılır. 1914 senesinin Tüm Azizler bayramında yoksulluk, iffet ve itaate yönelik kesin biçimde ant içer. 28 Nisan 1918’de rahipliğe atanır.

1927 senesinin Ağustos ayında, Varşova yakınlarında yaklaşık 800 dindarın bulunup çalışacağı “Lekesiz Meryem Medya Merkezi”ni kurar. Oraya bir yayın evi ve bir radyo istasyonu yerleştirir (kendisi amatör radyocudur) ve bunların her ikisi de özellikle Lekesiz Meryem gizemi içerisinde Meryem Ana’ya hürmet etmeyi teşvik etmeye adanmıştır. 1930’da Japonya’ya gönderilince dört rahiple beraber yine Meryem Ana’ya adanmışlığı teşvik etmek için başka bir Meryem Ana Sitesi kurar. İki sene sonra, aynı görevle Hindistan’a gider fakat orada aynı başarıyı sağlayamaz. 1935’te Polonya’ya geri gelir ve bir Katolik gazete basar.

1939’da, sahip olduğu kardeşlik üzerinden Polonyalı, Katolik veya Yahudi mültecilere barınak sağlar. Bir kez tutuklanır, dövülür ve ardından serbest bırakılır. 17 Şubat 1941’de Gestapo tarafından tutuklanır ve Mesih İsa’yı inkâr etmeyi reddettiği için feci şekilde dövülür, ardından 28 Mayıs’ta Auschwitz kampına gönderilir. 1941 senesinin Temmuz ayında, rahip Kolbe’nin bulunduğu 14. blokta bir adam ortadan kaybolur. Misilleme olarak Naziler aynı barakada tutsak kalan on kişi seçer ve onları açlıktan ölmeye mahkûm eder. Maksimilyan Kolbe aile babası olan on mahkûmdan biri yerine gönüllü olur. Naziler bu yer değişikliğini kabul eder; bu on kişi kampın altında, dar pencerelerle zar zor aydınlanan bir yeraltı sığınağına kapatılır. Açlık ve susuzluk yalnızca birkaç gün sonra mahkûmları kendi aralarında birbirlerini öldürmeye götürecek kadar delirtse bile, rahip Maksimilyan bu trajediyi yaşan arkadaşları arasında dualar aracılığıyla sakinliği ve dindar bir sevgiyi hüküm sürdürmeyi başarır. Gıdasız geçen iki haftanın ardından, dayanan ve tüm arkadaşlarının ölümünü gören tek kişi olarak rahip Kolbe hâlâ hayattadır. Kendisi ölüm sırasını kaçırdığı için 14 Ağustosta koluna yapılan bir fenol iğnesiyle öldürülür.

https://www.herguneincil.org/TR/display-saint/53cb8eca-1c32-42f2-aace-339b652381bd

u/_jeanmesa — 2 months ago

Azize Jeanne de Chantal (12 Ağustos)

Jeanne de Chantal, Meryem Ana'nın Elizabet'i Ziyareti tarikatının kurucusudur. Bu tarikatı Aziz Francis de Sales ile birlikte kurmuştur.

u/_jeanmesa — 2 months ago

Aziz Lorenzo (10 Ağsutos)

Aziz Lorenzo, Papa II. Sixtus'un yedi diyakonundan birisi olan iman şehididir. Kilisenin finansçısı olarak kiliseye hizmet etmiştir.

Finansçı deyince yanlış anlaşılmasın. kilisenin parasının yönetimi ve fakirlere dağıtılan bağışlar kendisinin elindeydi. Yani öyle "paraları işleteyim de kilise varlığı artsın" gibi bir şey değil görevi.

İmparator Valerian, Papa'yı idam ettirince dönemin Roma valisi Lorenzo'dan kilisenin tüm varlığını kendisine getirmesini istemiş. O da bir şekilde kilisenin malvarlığını tamamen Hristiyanlara dağıtıp, kilisenin bağışlarıyla yaşayan fakirleri ve engellileri valinin huzuruna çıkartmış ve "kilisenin tüm varlığı bunlardır" demiş.

u/_jeanmesa — 2 months ago

Genç arkadaşlara bazı tavsiyeler

Yaşını başını almış, 17 yıldır kiliseye giden (18-28 protestan, 28-35 katolik) birisi olarak ufak tavsiyelerde bulunmak istedim.

- Şu "ekonomik özgürlüğümü alayım, ailemden kurtulup rahat rahat inancımı yaşayayım" meselesine çok takılmayın. Bu konuda çok acele etmeyin. Ailenizi silmeyin. Onlara saygılı olun. Belki Allah'ın planı onların sizin aracılığınızla iman etmesidir? "İmkansız" demeyin. Onları için dua edin.

Ekonomik özgürlüğe sahip olmak tabii ki önemli de, çok kasmayın bu konuda. Biraz sabırlı olun. Ülkenin ekonomik koşulları belli.

- Allahımız Zeus gibi "çok kızdım şu lavuğa" deyip tepenize felaketler yollamaz. Ama ders çıkarmanız için bazı şeyleri yaşamanıza da izin verir. Bu tamamen size özgü bir sınav. Herkesin çarmıhı farklı.

- Çevrenizdekilere her zaman saygılı olun. Gereksiz dini tartışmalara girmeyin. Bunların sonu yok. Kimse sizinle gerçeği öğrenmek için tartışmaya girmiyor. Sizin fikrinizi değiştirmek için sizinle tartışmaya giriyor. He deyip geçmeyi bilin. Allah başkalarıyla tartışmadınız diye size günah yazmaz, felaketler yollamaz ((:

- Sadaka verdiniz diye, kiliseye bağışta bulundunuz diye Allah size finansal mucizeler göndermez.

- Kilisenin onaylamadığı mucizelerin peşinden çok gitmeyin. Protestanlarda çok var böyle şeyler ne yazık ki. "Paraya ihtiyacım vardı. Dua ettim. Allah para gönderdi." tarzı şeyleri çok duymuştum protestan kiliselerinde. Belki olabilir evet ama ondan sonra para gelmezse "Allah beni sevmiyor" diye gezmeyin ortalarda ((:

- İsteklerimiz olacak hayatta. Allah da biliyor bu isteklerinizi. İlla olsun diye çok zorlamayın. Sakin olun. Bir pederimizin de belirttiği gibi "Paganlarla Hristiyanlar arasındaki fark, Hristiyanların beklentiye girmemesidir". Allah'ın üzerinize yağdırdıklarına odaklanın daha çok. Sahip olamadıklarınıza değil. Ama "nasılsa olmayacak" diye dua etmeyi de bırakmamak gerekiyor. İşte bu ikisi arasındaki dengeyi kurabilmek mesele.

- Belki mezhepçilikle suçlanabilirim ama havarisel gelenekten şaşmayın. "Ama gelenekçiler..." diye havarisel gelenek dışında kalmış gruplardan uzak durun.

-Sosyal medyada peder olduğunu doğrulamadığınız kişilerin öğretilerine çok kulak asmayın.

reddit.com
u/_jeanmesa — 2 months ago