u/ezyberlin

Köyler, Kasabalar, Şehirler ve Başkentler

Köyler, Kasabalar, Şehirler ve Başkentler

Yabancı bir üreticiden görüp Türkçeye çevirmek istedim, aslında bir şehri şehir yapan her şey bunlar değildir veya bir şehir bunlarsız olmazsa olmaz diye bir şart koşulmaz ama anlatılmak istenen şey, development(yani gelişim) ın nasıl olması gerektiğini göstermektir.

u/ezyberlin — 2 days ago

Türkiyenin Nobeli Var mı?

Evet resmi olarak 3 adet nobelimiz bulunmakta

Sırasıyla Orhan Pamuk(Edebiyat), Aziz Sancar(Kimya) ve Daron Acemoğlu(Ekonomi).

Ama size burada bir "Ama" perspektifi kazandırmak istiyorum. Bir şeyi bize ait kılan nedir diye sorsam size? Konu nobelse eğer ben eğitimini ve çalışmasını burada tamamlamış gururlu Türk insanı derdim.

Bu isimler sizce bu yeterlilikleri karşılıyor vaziyette mi?

Öncelikle kendim çok büyük bir Aziz Sancar hayranıyım, kendisinin konuşmalarını ve hayatla ilgili verdiği dersleri dinlemeyi çok severim "ama" çalışması gerçekten Türkiyeye mi ait? Aziz Sancarın kendisine nobel kimya ödülünü getiren bilimsel çalışmalarının neredeyse tamamı abd laboratuvarlarında tamamlandı.

Daron Acemoğlunun tüm kariyeri ise ingiltere ve amerikada geçmiş bulunmakta, nobel çalışmalarını da yine abd de yaptı.

Eh bizimle pek bir ilgisi yokmuş değil mi, böyle bilim ve ilim insanlarına sahip olmak tabi ki gurur verici ama sahip çıkamadığımız da ortada, yoksa neden burada değil de amerikada yaptılar ki tüm bunları?

Sırada ise en tartışmalı ismimiz olan orhan pamuk var, evet akademik kariyerinin hepsi İstanbul gibi yüzlerce yıllık bir Türk başkentinde geçmiştir, mezun olduktan sonra odasına kapanıp kitap yazmaya koyulmuş bir yazardır kendisi.

"E tamam işte sonunda senin kriterlerine göre bir Türk nobel almış ne güzel değil mi?"

Maalesef değil, çünkü nobel ödüllü olan orhan pamuk ne kadar Türk? Ödülü kazanmasındaki en önemli faktörlerden bir tanesi kesinlikle siyasi sebepler, yazdığı kitapları okumak isterseniz karşılaşacağınız saçmalıklardan ilki (Emin Özdemir, Tahsin Yücel gibi kendini Türk diline adamış dilbilimci ve edebiyatçılarımızın söylemlerinden yola çıkarak) Orhan pamuğun cümle kurarken yaptığı hatalar olacaktır, cümleler uzun, ağdalı ve özensizdir. Bunun da kitapların aslında ingilizceye veya batı dillerine kolayca çevrilmek için yazıldığına dair bir işaret olabileceği düşünülmektedir.

Siyasi sebeplerden kastımın ne olduğunu da açıklayayım, kendisi ödülü almadan bir yıl önce 2005 yılında isviçrede yayınlanan das magazin dergisine verdiği bir röportajda "Bu topraklarda 30 bin kürt ve 1 milyon ermeni öldürüldü ama benden başka kimse bunu konuşmaya cesaret edemiyor"

Şeklinde yaptığı konuşması zaten dikkat çekmişti bile, avrupalılar bu söylemlerden sonra orhanın yazdıklarına daha çok ilgi verdiler ve gördüler ki yazar kitaplarında Türkiyenin ne kadar uzak, yabancı, içine kapanık ve kederli olduğunu anlatıyor, ülkemizi bu kadar sorunlu bir altyapıyla avrupa insanına sunmaktan ne kadar büyük bir heyecan duymuşlardır acaba merak ediyor insan.

Röportajından bir yıl sonra (yani nobel aldığında) tüm dünya ve özellikle avrupa, en azından edebiyata ilgisi olan insanlar, orhanın yazdığı bu kitabı merak edip okuduklarında belki de ülkemizin ne kadar düşündükleri gibi olmadığını ve bambaşka bir şey hayal etmeleri gerektiğini anlamışlardır. Milyonlarca insanın kalbine önyargı yerleştiren bir yazara sahip olmak ne gurur verici değil mi? Ama olsun nobelimiz var.

İşte hikaye böyle... orhanın kitaplarında yaptığı intihallerden de söz etmek isterdim ama bunlar yeterli olmuştur diye düşünüyorum. İsteyenler araştırmakta özgürdür ve beni eleştirmek isteyenler en azından intihalin kelime anlamını da öğrenerek yorum yaparsa sevinirim.

Bu isimler ülkemizin süper starları olarak görüldüğü için pek de laf söylenemiyor ama ben sizlere farklı bir bakış açısı vermek istedim, en başta da söylediğim gibi.

u/ezyberlin — 1 month ago