








Beleş Thaumaturji Bilgisi
Hayrını görün
Tam doğru mu bilmiyorum
Kaynak: https://scp-wiki.wikidot.com/goc-supplemental-thaumatology









Hayrını görün
Tam doğru mu bilmiyorum
Kaynak: https://scp-wiki.wikidot.com/goc-supplemental-thaumatology
Daha önce yayımladığım fantastik hikâyemi, bazı maddi nedenlerden dolayı yayıneviyle olan sözleşmemi feshetmek zorunda kaldığım için artık aşağıdaki bağlantı üzerinden paylaşıyorum.
Fantastik kurgu okumayı sevenler bir göz atarsa ve görüşlerini paylaşırsa çok mutlu olurum. Paylaştığım link ilk kitabımın yarısı. Bu hikayem toplam 7 kitaptan oluşmakta olup şu an beşinci kitabı yazmaktayım. Tek kitap ortalama 400 sayfa civarında
Şimdiden teşekkür ederim. 🙏
Öncelikle söylemek isterim ki harita yapmayı tamamen bırakmıyorum fakat bir süreliğine farklı tür tarzlara yöneleceğim, Inkarnatte gördüğüm birkaç farklı mapping modu var henüz denemediğim, onlara bir şans vermek istiyorum. O yaptıklarımı belki paylaşmayabilirim henüz karar vermedim.
Bu haritaya +4 saat ayırdığımı tahmin ediyorum...
Aydın tarafına yolculuk ettik. Gittiğimiz plajda kimseler yoktu. Hafta içi gitmek gerçekten elzem; böylece rahat ve gürültüsüz bir tatil yapıyorsunuz. Kitap okumak için de dinlenmek için de ideal bir ortam.
Kitap hakkında: Küçük bir kızın savaşçı bir gence emanet edilişini, akabinde adı dahi bilinmeyen bir diyara yolculuklarını ve bu yolculuk esnasında çektikleri zorlukları anlatıyor. Taşınması gereken çok güçlü ve ağır bir sır var; bu sır öyle bir sır ki öz kardeşinden bile saklanması gerekiyor.
Dedim gibi harita ve gezegeni değiştirmeye devem ediyorun ama bu sürede üniversitesi işlerim oldu için pek aktif değilim
Haritala ilgili sorular veya devletlerle ilgili sorularınız varsa sorabilirsiniz ama saygılı şekilde
Yaklaşık dört senedir aynı evreni yazıyorum. Bir yıl boyunca yazdığım üç buçuk kitaplık seriyi (2 milyon harf ve 365.000 kelime) çömezliğimden dolayı silip daha ayakları yere basan bir kitap yazmaya başladım. Ana olay örgüsünü, karakter sayısını ve bir çok hanedanı değiştirdim ve baştan yazmaya başladım (Şimdiden 600 bin harf ve 90 bin kelime oldu) ama sürekli dinleri, lore'u, şehirleri ve bölgeleri baştan yazıyorum. Büyük hanedanların altındaki kontluk ve baronlara sürekli eklemeler yapıyorum, yeni dinler ve panteonlar yaratıyorum. Kendimi yazarlıkta geliştirdiğime inanıyorum ama eklediğim her şeyde tekrar ve tekrar silip baştan başlamak istiyorum. Siz bana ne önerirsiniz bu konuda?
High School DxD (High School DxD ve Shin High School DxD) 29 ana hikaye romanı, 8 ana hikaye arasındaki boşlukları dolduran kısa hikayelerin bulunduğu High School DxD DX yan hikaye romanı, 1 geçmiş hikaye High School DxD ZERO ve 1 tane de High School DxD animesinin mahvedilen 3. sezon hikayesini düzeltmek için yazılan roman High School DxD Ex olmak üzere 39 ciltlik romana sahiptir.
Bunun yanında yazarın (Ichiei Ishibumi) SlashDog adında High School DxD evreninin geçmişini anlatan 4 ciltlik Spinoff serisine sahiptir.(SlashDog yazarın 2006 da korku türünde yazılan ilk romanıdır ne yazık ki başarı yakalayamamıştır. Ardından Denpachi adında yeni bir roman yazmış ama bu romanda beklenen ilgiyi görmemiştir. 2008 yılında High School DxD'yi yazmaya başlamış istedeği başarıyı yakalayınca SlashDog romanını revize edip yeniden yayınlamıştır. Ayrıca yazar Denpachi romanını yeniden revize edip High School DxD evreni ile bütünleştirme planına sahip olduğunu dile getirmiştir.
Yazar sağlık nedeniyle 6 senedir ana hikaye yazamadığı için 2-3 ciltlik High School DxD DX'i yayınlamış olsada hem evreni genişletmek hemde benim tahminimce kendisi hikayeyi bitirememe gibi olasılık üzerine yayınevinin baskı alması üzerine kendi yazma stilinine benzeyen genç bir yazara editörlüğünü yaptığı High School DxD Junior adında High School DxD ile aynı evrende geçen yeni bir roman yazmasına izin vermiştir.
High School DxD Junior Rippū Shinonome adında genç yazar tarafından şimdilik 4 cilt yazılmıştır.
Resmi bilgileri verdiğime göre High School DxD hakkında düşüncelerimi paylaşmak isterim.
High School DxD'yi ilk kez her liseli gibi lisede anime olarak izledim hikayesi, müzikleri ve gençliğin libidosu verdiği merak beni High School DxD evrenini daha derinlemesine araştırmaya itti. Ben sadece erotik bir hikaye bulmayı beklerken koca bir evrene sahip devasa bir kurgusal evren keşfetmiştim o zamandan beri High School DxD 'nin en büyük hayranıyım.
Beni bu hikayeye en derinlemesine çeken durumlar;
High School DxD evreni tüm fantastik mitolojilerin bulunduğu karma bir evren olarak karşımıza çıkıyor. Ana karakter nedeniyle çoğunluk Şeytanlar üzerinden ilerlesede diğer mitolojiler ve dünyalar hakkında yeterince bilgiye sahip olunabiliyor.
Şeytanların toplumsal bilgisini, yaşam biçimlerini hatta siyasi dünyasını net bir şekilde bize sunuyor. Örneğin ana karakterin toplumsal etkisinin arkasındaki siyasetçinin etkisini güçlendirirken başına kötü bir şey gelmesi durumunda bunu gizlemek zorunda olmaları çünkü karşıt siyasi grubun bu durumu ana karakterin arkasında ki siyasetçiye karşı kullanılma ihtimalinde olması ve Şeytanlarda olmasa bile bu duruma neden olan kişinin kendi kurduğu grubun yöneticiliğinden istifa etmek zorunda olmasıdır.
Diğer bir husussa güç sistemi karama bir evren olduğu için Sihir, Şeytani Güç, Kutsal Işık, Touki vb bir çok güç sistemine sahip olsada dünya bu sistemi daha düzenli hale getiren Güç Tipi, Teknik Tipi, Sihirbaz Tipi ve Destek Tipi olarak adlandıran özel bir sisteme sahiptir.
Güç Tipi: Kişi kendi sahip olduğu yetenek ve becerilerle maksimum düzeyde yıkıcı güç ortaya çıkarmayı başarıyorsa genelde Güç Tipi kabul edilir.
En Ünlü Güç Tipleri:
Hyoudou İssei, Sairaorg Bael, Xenovia Quarta, Vasco Strada, Crom Cruach, Gasper Vladi
Teknik Tipi: Kişi genelde minimum güç ve hareketlerle maksimum etki ortaya çıkarabiliyor ve her hareketini rakibinin zayıf noktasına odaklayabiliyorsa Teknik Tip olarak kabul edilir.
En Ünlü Teknik Tipleri:
Kiba Yuuto, Cao Cao, Nezha, Ajuka Beelzebub, İkuse Tobio
Sihirbaz Tipi: Kişi sahip olduğu gücü sihirli form ve enerjilerle özel formlara sokup kontrol edebiliyorsa Sihirbaz Tipi kabul edilir.
En Ünlü Sihirbaz Tipleri:
Rossweisse, Lavinia Reni, Dulio Gesualdo, Kuroka, Le Fay Pendragon
Destek Tipi: Kişi kendi gücünü başka birine zarar vermekten ziyade rakibi zayıflatma, müttefikleri iyileştirme ve güçlendirme, rakip üzerinde olumsuz etki bırakma gibi etkiler bırakabilenler genelde Destek Tipi kabul edilir.
En Ünlü Destek Tipleri:
Asia Argento, Valerie Tepes,
Bu dört farklı tip sadece kişinin asıl odak noktası olarak hizmet ederken ayrıca mutlak olarakta kabul edilmez. Örneğin;
Sairaorg Bael, Vasco Strada, Crom Cruach Nihai Güç Tipleri(tek odakları), Kiba Yuuto, Cao Cao, Nezha, Ajuka Beelzebub Nihai Teknik Tipleri kabul edilirken;
Hyoudou İssei ve Gasper Vladi en ünlü Güç Tipleri adlandırılsa da çok iyi Destek Tipi olarak kabul edilirler veya Rias Gremory ve Rossweisse Sihirbaz Tipi kabul edilselerde tüm sihirli güçlerini yıkıcı bir Güç Tipi gibi kullanırlar. Bir örnekte de Saji Genshirou Teknik Tipi kabul edilsede üst düzey Destek Tipi olarak hareket edebilir.
Kısacası bu sözde tipler kişinin yeteneklerinin odağına göre farklılık gösterebilir.
Devamı 2. bölümde
Bir süredir kütük gibi kitaplar okuyorum biraz nefes almak adına çerezlik birkaç kitap okumak istiyorum. Çerezlik ve akıcı kitap önerilerine açığım.
LOTR üçlemesini izleyenlerin pek çoğu sevmiştir lakin merak ettiğim bir husus var. LOTR sevenler olarak Rings of Power dizisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
3 kolonist + 2 Warg ile başladığımız bu dünyada zamanla kendi kabilemizi kurduk. Dinozorlar, vahşi hayvanlar, baskınlar derken işler biraz karıştı. 😂
Videoyu klasik gameplay yerine hikâye anlatımı şeklinde, baştan sona bir bölüm gibi kurguladım.
İlk bölümün sonunda da hikâyenin devamını belirleyecek bir şey oldu…
RimWorld Türkiye’deki arkadaşların fikrini özellikle merak ediyorum. Sizce bu tarz hikâye anlatımlı bir seri devam eder mi?
RimWorld : İLK ATEŞ | Taş Devrinde Bir Kabilenin Doğuşu !
https://youtu.be/caETICqWRRM
Başka bir üye konu hakkında bir gönderi yayınlamıştı bu tarz bir şey kurmak için, bir Telegram grubu oluşturduğunu gördüm lakin reddit Telegram linkini sildi ben de şahsına ulaştım, şuan adını Mürekkephane koyduğumuz bir grup resmi oluşturduğumuz bir telegram sohbet grubu kurduk. Ben bu projenin genişleyip fantastik evrenleri seven insanların gerek sohbet muhabbet edip gerek hobilerini gerek ürettiklerini bir grup halinde anlık iletişimlerle paylaşabilmemizin hoş olacağını düşünüyorum. Siz değerli üyelerin de sosyalleşme açısından bu güzel subredditi bir telegram ağı ile kuvvetlendirmek isteyebileceğinizi düşündüm. Umarım yardımcı ve destek olursunuz. Şuan yalnızca fikrin ana sahibi arkadaş ve ben grubun içerisindeyiz. Gelmek isteyen tüm arkadaşlarımızı büyük bir keyif ile sizleri karşılamak isterim. Gelin, sosyalleşip tartışalım ve sevdiğimiz şeylerin ortak olduğu insanlar noktasında bir olup hoş sohbetler üretelim.
Yaparken ilham aldığım herhangi bir yer olmadı, yüzölçümünü günümüz britanya adası büyüklüğünde bir yer olarak düşünebilirsiniz. Çok fazla vakit ayırdığım bir harita olduğunu söyleyemem birkaç saat uğraştım yalnızca ama yaparken çok eğlendiğimi belirtmek istiyorum, parşömen haritalar diğerlerine göre daha basit kalıyor, en azından benim için.
Gün geçtikçe hayal gücümü (haritalara) daha iyi yansıttığımı hissediyorum...
Haritayı oluştururken Inkarnate adlı siteyi kullandım.
Vendergers Sarayı uzun yıllardır Akuların sınır tanımaz güçlerinin sembolü olmuştur. Akular soysuzlukla lanetlendikten sonra dört önderlerinin bedenlerini yeni varisler için konak haline getirmişlerdi.
Örümcek, kurt, tilki ve baykuş ırklarının önderleri bedenlerini ölümsüzleştirdiler. Ancak ruhları solup gitti. En iyi büyücüleri bedenlere yeni ruhlar yerleştirmenin latifeli bir yolunu buldular. İnsanlar. Her varisin ruhu bedenini terk ettiğinde özel seçilmiş bir insan ruhu öldükten sonra bedende yerini alır ve sonraki varis olur. Ancak bedenler eski sahiplerinin tecrübelerini asla unutmaz. Soyun devamlılığı sağlanır ama yeni önderler ölümden dönmenin travmasını atlatamaz. Bu bedenler onların hapishanesidir. Tekrar ölecekleri güne kadar ruhları parmaklıkların arkasındadır.
Tilki soyunun varisi sarayın penceresinden dışarı bakarken bunları düşünüyordu. Parmakları kılıcının ustalıkla işlenmiş kabzasını kavradı. Onu duygusal doygunluğa ulaştırıcağını düşündüğü her şeyi denemişti. Öğrenciler eğitti, düşmanı olan bir dinin mensuplarından oluşan bir imparatorluğun meclisini katletti, ülkeler fethetti… ama gerçek yakasını bırakmıyordu. O, içinde olduğu bedenin sahibi değil kölesiydi ve buna artık katlanamıyordu.
“Kraliçem…” genç vezir içeri girdi. Yıllardır kraliçenin sağ kolu aynı zamanda kader ortağıydı. Bunlar baykuş ırkının varisi olmanın getirdiği sorumluluklardı. “Beni istemişsiniz.”
Kraliçe cama sırtını döndü “Bana ismimle hitap et. Burası meclis değil”
“Bana bunu demek için çağırmadığınızı düşünüyorum. Bu saatlerde şeytanlarınızın sizi rahatsız ettiğini biliyorum. Bu gecelik uyuyalım. Gündüz konuşmak daha sağlıklı olur.”
“Asıl şeytanlar biziz. Artık dayanamıyorum. Ben…” Kraliçe kılıcının kabzasını sıktı “... bu beden ben değilim. Benden önce gelmiş onlarca insan ruhu gibi bir köleyim”
“Kraliçem, mazur görün ama sarhoş musunuz?”
“Aksine hiç olmadığım kadar ayığım.”
“Kraliçem bu gecelik bu kadar yeter.” vezir kraliçeye doğru yavaş adımlarla yürüdü. Kraliçenin böyle konuştuğu ilk sefer değildi ama bu defa farklıydı. Kraliçe bir kükreme edasıyla bağırdı.
“Kraliçe değilim ben! Alçak bir köleyim. Tutsağım, hapisim”
Vezirin içi ürperdi. Zeki bir adamdı, bunun neye işaret ettiğini biliyordu.
“Benden ne istiyorsunuz?”
“Beni özgürleştirmeni” Ona kılıcını uzattı.
Vezir geriye doğru yürüdü, kaçmak istedi “Hayır… benden bunu istemeyin”
Kraliçe vezire doğru kararlı adımlar attı “Senden bunu istemiyorum. Emrediyorum. Öldür beni.”
Bir süredir üzerinde çalıştığım ve uzun zaman sonra yaptığım ilk haritam, bitirdiğim için mutluyum, yaklaşık +12 saatimi aldı ama gerçekten yaparken ki duyduğum heyecan benim için harikaydı.
Haritayı Inkarnate üzerinden yaptım.
Şehrin nüfusunu 10.000 civarında hesapladım, +400 soylu ve buna karşın 7.000 kişilik bir alt tabaka nüfusu bulunmakta. (Diğerleri, zanaatkar, asker, çiftçi, ruhban, denizci ve tüccar gibi sınıflara bölünmüş durumda)
Daha başka yazdıklarım da var ama onları kendime saklamayı uygun görüyorum. Umarım bazılarınıza ilham olabilir bu yaptığım harita.
İlk paylaştığım haritaya gösterdiğiniz ilginizden dolayı başka çalışmalarımı da paylaşmak istedim.
Normalde bu kadar küçük ölçekte çalışmıyorum. Hikaye tamamlanmış olduğu ve hedef kitlesi genç kızlar olduğu için de alışık olduğum haritalama tarzının biraz dışına çıkmam gerekti.
Tabi bu durum yaratıcı anlamda beni biraz zorlasa da çıkan iş hem benim hem de hikayenin yazarı Kummam Al-Maadeed'in içine sindi.
Bu haritanın bir de siyah beyaz versiyonunu yaptık, görmek isterseniz onu da seve seve paylaşırım.
İlginiz için teşekkür ederim.
Arkadaşlar bu PSE yani Parasitic Studies Establishment.
Amacı şudur;
Parasitic Studies Establishment, parazitleri araştırmak, ele geçirmek, incelemek ve bu organizmaların insanlar üzerindeki etkilerini keşfetmek amacıyla faaliyet gösteren özel bir araştırma kuruluşudur.
Parazit ne demek bilmeyen var ise;
Parazit, yaşamını sürdürebilmek için başka bir canlıya (konak) bağımlı olan ve bu sırada konaktan besin veya yaşam alanı sağlayarak ona zarar verebilen organizmadır.
Ve bu evren ilgi gruplarına girsin istiyorum yada bir ilgi grubu sayılmasını istiyorum, bu yolda sizlere ihtiyacım var.
Sizden bana yardım etmenizi, ilgi grubunu büyütmenizi, hikayeler ve kurgular yazmanızı istiyorum. Burda tamamen özgürsünüz benimle beraber Türk ilgi grubu macerama katılır mısınız?
Legolas’ın o meşhur Elf gözleri bizimkilere kıyasla gerçekten ne kadar iyi görüyor? 👁️🏹 Yüzüklerin Efendisi: İki Kule'de Legolas'ın uzaktaki Uruk-hai'lerin Hobbitleri Isengard'a götürdüğünü görmesi bilimsel olarak ne anlama geliyor?
LEGOLAS'IN GÖZLERİ: İŞİN BİLİMSEL BOYUTU 🧝♂️👁️ (Okumayı Sevenler İçin)
Videoda bahsettiğimiz o inanılmaz "24 kilometreden 105 atlıyı sayma" olayının arkasındaki optik fiziği merak edenler toplansın! J.R.R. Tolkien bu sahneleri yazarken işin epik kısmına odaklansa da, biz bilimin ışığında bu süper gücü inceleyelim:
1️⃣ RAYLEIGH KRİTERİ VE PORTAKAL GÖZLER 🍊
Fizikte bir gözün (veya merceğin) iki noktayı birbirinden ayırt edebilme sınırı "Rayleigh Kriteri" ile ölçülür. Formül basittir: Açısal Çözünürlük = 1.22 x (Işığın Dalga Boyu / Göz Bebeği Çapı).
İnsan göz bebeği aydınlıkta ortalama 3 milimetredir. Legolas'ın 24 kilometre öteden Éomer'in saç rengini seçebilmesi için insan gözünden tam 38 kat daha yüksek bir çözünürlüğe ihtiyacı var. Yani: 3 milimetre x 38 = 114 milimetre (11.4 santimetre). Yani biyolojik olarak bu detayları görebilmesi için göz bebeklerinin bir portakal boyutunda olması şart!
2️⃣ DÜNYANIN EĞRİLİĞİ VE UFUK ÇİZGİSİ 🌍
İş sadece göz bebeğiyle bitmiyor. Küresel bir gezegende, düz bir zeminde duran 1.80 metre boyundaki bir insan için ufuk çizgisi yaklaşık 4.7 kilometre uzaklıktadır. Legolas'ın 24 kilometre öteyi ufuk çizgisinin ardında kalmadan görebilmesi için, bulunduğu yerin (veya baktığı atlıların) yerden en az 45 metre yüksekte olması gerekir. Aksi takdirde atlılar çoktan dünyanın eğrisinin altında kalırdı!
3️⃣ ATMOSFERİK SAÇILMA (SİS VE PUS) 🌫️
Diyelim ki gözleri portakal kadar ve 50 metrelik bir tepede duruyor. Yeter mi? Hayır. Araya devasa bir hava kütlesi ve toz girer. "Rayleigh Saçılması" yüzünden 24 kilometre ötedeki nesnelerin kontrastı inanılmaz düşer (uzaktaki dağların mavi ve silik görünmesi gibi). Legolas'ın gözlerinin atmosferdeki bu mavi ışık saçılmasını filtreleyebilen özel bir polarize katmana sahip olması gerekir.
Sonuç: Elf büyüsü mü yoksa üstün bir biyoloji mi bilinmez ama Orta Dünya fiziğinin bizimkinden çok daha farklı işlediği kesin! ✨
👇 Peki senin böyle bir süper gücün olsa nasıl kullanırdın? Yorumlarda buluşalım!
Yüzüklerin Efendisi hayranlarına devasa sürpriz!
2011'in efsanevi RPG'si The Lord of the Rings: War in the North Legacy Edition adıyla 4K / 60 FPS olarak çıktı! Co-op ile Orta Dünya'ya dönüyoruz.
Sizce sıradaki remaster BFME mi yoksa Return of the King mi olmalı?