
İbretlikler cont. Nefret Mozaiği 2
her ay yaparım diye düşünmüştüm ama doldu taştı daha 1 hafta geçmeden...

her ay yaparım diye düşünmüştüm ama doldu taştı daha 1 hafta geçmeden...
Beyarsızlık (!), böyle hikaye anlatan şarkıları seviyorum. şarkı - hikaye şarkısı - müzikal - slam poetry - şiir spektrumunda..
Beyarsızlık kelimesini türettiği için u/Low_Surprise7791'e teşekkürler <3
bu kelimeleri sadece çevirmek değil yerelleştirmek istiyorum, yani bağlamını da tam olarak yansıtan bir kelime üretmek/bulmak.
audacity: cüret, küstah, pervasız cesaret
caucasity: caucasion + audacity. özellikle amerikan beyaz ırkçılığının getirdiği üstünlük hissinden gelen küstahlık.
cüret, audacity'nin taşıdığı olumsuz bağlamı yeterince taşımıyor. küstah yakın ama başka bir şey.
fikirlere açığım
bir yazımda modlar olarak ne tür yazıları platformlamayacağımız hakkında kolaj, bir ibretlik panosu oluşturma isteğimi belirtmiştim. bugüne denk geldi.
Subdaki fil hakkında konuşma zamanıdır. Önce paragraf başlarında mesajı verip sonra kendimi tutamadığım için laflayacağım. Bu yazı haricinde haftalık yada aylık; ibretlikler panosu hazırlamak istiyorum: örneklerle neyi platformlamayacağımızı şeffaflaştırmak için.
Kürtlere karşı ırkçı sistemik baskının bitmesini istiyoruz, bu ırkçılığın üreticileri ve uygulayıcılarına karşıyız. Burada sistemik ırkçılığı meşrulaştıran yorumlar platformlanmayacaktır. Kürtlerin ülke genelinde uyguladıkları bir sistemik baskı yoktur, ırkçılık sistemik bir şeydir. Sistem harici söylemsel etnik indirgemeler kimseyi ötekileştiremez, zarar veremez. Kürtlerin öz örgütlenmelerini, kendilerini sömürülemez hale getirme isteklerini destekliyoruz: parlamenter yada etnik devletçi sapma hatalarını cıkcıklamak paternalistik bişi. Özellikle katılım önerebileceğimiz alternatifi kuracak güçte değilken, çabalara dışarıdan gelen eleştiri bizim deneyimlemediğimiz bir rahatsızlık değil.
Buraya PKK'ye sövmeye gelmeyin. Buradaki tek katkınız buysa kaldırılacak. Kokuşmuş deliklerinden Kürt saplantılarını pekiştirmek için uzanıp zarar verememeyi mağduriyet zanneden ey kaçık insan! Siktir git, bütün reddit açık sana, niye bu konuda bizden alkış bekliyorsun? Miloş big tiddy goth gf mi arıyorsunuz? Neyin fantezisi bu? Şoven ve devlet ağzı ile meşrulaştırdığınız baskı sistemleri sizi aletleştiriyor, ve gerektiğinde sizi öteki ilan edip ezmeye de her an hazır. Size zarar verene anlayış göstermekten, akranlarınızı anlamayı aşağılık zannediyorsunuz.
Buraya PKK övmeye de gelmeyin. Hiyerarşik, etnik özcü görev dağılımıyla dar gruplaşan, prensipsiz ve fırsatçı, bölgedeki sol ve kurtuluş örgütlerini katletmiş bir örgütün, devlet olma çabasına destek değiliz. Uzlaşma sonrası bölgedeki işçi grevlerini eski PKK'liler bastıracak, uyuşturucu ticaretinden belediyelerin rüşvet toplayacak olduğunu biliyoruz. Zaten bu kişiler ancak miloşlara tepkilerinde, belkide özellikle zıtlığın abartısıyla çıkışıyorlar. Kenan Evren'nin politikalarına geri adım attırmayı başarmış olmasının değerini bilebiliriz ama sol ideolojilerin içinden fırsatçı bir yağmacı gibi geçerek Leninist usül 'sol birliği' (sol katliamı) gerekçelendirmesini ve sonrasında statüko ile uzlaşma vaktinde jakoben Bookchinciliğinin farkındayız. Irkçı baskıyı meşrulaştırmayın gibi aşırı temel bir talebin yanında yattığı yere sıçan akranlarım 'öteki taraf' eleştirisi görmezse kuduruyor, bunu düşünmek de benim saplantım! Pozisyonumuzu netleştirmek için yazdım, ama sonuç: övgü de Platformlanmayacak.
PKK'nin topluma zarar veren ve ırkçılıktan hem beslenen hem de üreten bir örgüttür. Örgütün oluşum sebeplerini incelememiz, neden ve nasılını anlıyor olmamızdan dolayı örgütün bu sebeplerden önce yok edilmesini anlamsız ve imkansız bulmaktayız. Irkçılığın tek ürettiği kurtuluş örgütü PKK değil, diğer örgütler hem PKK hem de TSK tarafından katlediliyor. Üç paragrafta kapsamlı bir şey yazmadığımı biliyorum. İsterseniz neyi neden dediğimi soru cevap usulü yorumlarda tartışabiliriz.
Şimdi biraz kim olduğunuz hatırlama zamanı; biraz sadece var olduğu için kabullendiğiniz statükoyu sorgulama zamanı. Bunun için soru sormayı öğrenmelisiniz.
Terör nedir?
Bir liboş için, "terörizm”, “terör suçu” kavramları gerek siyasi ve sosyolojik, gerekse hukuki açıdan tanımlanması güç kavramlardır. "Terör suçu, kanunun terör suçu olarak kabul ettiği suçlardır", kendisi üzerinden kendisini tanımlar. Bu suç kavramının toplumsal zarar bağlamından kopuşu ve tamamen yasa ihlali bağlamında işlenmesinin nihai bir sonucudur. Buna kanunilik ilkesi denir, tüm ceza hukuku için geçerlidir; 'bir eylem kanunda suç olduğu belirtilmemişse, suç değildir'. Terör gibi, eylemlerin muğlak ve bağlam bazlı olduğu suçlarda bu kopuş iyice barizleşir. Böyle bir düzende yaşayanlar için yasalar, sosyoekonomik ve etnik egemenliğe sahip olan sınıfın sömürüsünü süreklikılma aracı ve ötekileştirilenlere gösterişli şiddet uygulanacağına dair yeminidir. Terör ise bu düzeni değiştirmektir, çünkü değişim kitlelerin en büyük korkusudur.
Güce tapanlar içinse hiçbir düşünce gerektirmeyecek bir basitliktedir; terör ötekinin varlığıdır. Ötekiyi anlama gerekliliğinin bir güçsüzlük olduğunun bilincindeki kişi kendisini şiddet ile ifade eder, çünkü bir iletişim yöntemi olarak şiddet karşındakini tanıma gerekliliği taşımaz. Terör ise bu dengesiz şiddet ilişkisinin denkleştirilmesidir, Lovecraft-vari bir varoluşsal korku ile öteki ile tanışmak zorunda olmaktır. Teröre verilen tepkinin altında bu güç eşitsizliğini tekrar kurma çabası yatar.
Toplumsal zarar üzerinden inceleyince terör çok daha net bir anlam kazanır. Kitlesel derecede şiddetle (özellikle gösterişli şiddetle) korkutarak siyasi değişim yada süreklilik sağlamak. Tabiki bu tanımın içerisine dahil olan çok; protestoyu gazla, copla, plastik mermiyle bastıran polis, köy bombalayan asker yada yağmalayan militan, üstünüze satırlıları salarım diyen politikacı, işkence yapan derin araştırma laboratuvarı, suç işlendiğini topluma gösteren gazeteci. Kitlelerin şiddet olarak gördüğü ve korktuğu bir diğer şey de sadece farklı ve gururlu bir şekilde varolmaktır.
Konu özet: terör liboş için değişime sebep olacak yasa ihlali, miloş için şiddet denkliğinin ima edilmesi, anarşik için devlet, devlet için translar.
Bu indirgemelerle dolu paragrafları hem bok atmak için hem de duruş belirtmek için yazdım, indirgemeyi tam yerinde kullanıyorum yani. Ortak gerçeklik algısına hep beraber tartışarak ulaşalım, benden hazır lokma beklemeyin.
Duruşumuz:
Biz alt kültür olarak kitleleri korku ile gütmeyi içinde olmak istediğimiz bir düzene ulaştırıcı görmüyoruz ama aynı zamanda kitlenin korkaklığının ne bizim varlığımızı ne de ötekinin varlığını silmesini de istemiyoruz. Bu isteklerimizle ulaştığımız prensiplerimizi sadece burada değil hayatımıza da taşıyoruz. Tahammülsüzlüğe ve tahammülsüzlük imalatına tahammülümüz yok.
Özet ve asıl açıklama başta.
Edit: imla
Birden bir odaya ışınlanıyorsunuz. Odada yalnızsınız ve bu 4 beton duvardan oluşan odada yalnızca biri mavi biri kırmızı iki düğme var. Birden şu bilgi kafanızda oluşuyor:
> Dünyadaki seçim yetkinligine sahip herkes senin gibi bir seçim odasina ışınlandı. Çoğunluk mavi düğmeye basarsa bütün insanlık hiç ışınlanmamış gibi sağ salim geri dönecek. Öte yandan çoğunluk kırmızıya basarsa maviye basanlar ölecek.
Hangi düğmeye basardınız?