u/toliveistohope

narsist muhafazakar bir annenin kızı olmak ve bardakta mercimek çorbası

narsist muhafazakar bir annenin kızı olmak ve bardakta mercimek çorbası

aşağıdakilerin çoğunu daha önce kimseye anlatmadım. ayrıca konunun uzmanı değilim annemi narsist olarak tanımlamak ne kadar doğru bilmiyorum

10 yaşında onun deyimiyle “kendi isteğimle” kapandım. aslında sınıfımdan kapalı bir kızı gösterip “bak ne güzel kapanmış sen hala kapanmadın” dediği için kapanmak zorunda hissettim. o kız sonra açıldı ama ben korkumdan lise bitene kadar açılamadım. yıllarca arada kimsenin beni tanımadığı yerlerde açık dolaşarak kendimi tatmin etmeye çalıştım.

15 yaşındayken bir beraber hastaneye gitmemiz gerekiyordu. temiz sütyenim olmadığı için sütyen giymeden üzerime bol bir şey giyip çıkmıştım dışarıda bunu fark edip “sen orospu musun bakmaları için mi giymedin?” deyip tokat atmıştı. eve giderken arayıp babama ve abime bunu anlatmıştı.

küçükken yaptığım her şeyi o kontrol ederdi. ders kitaplarımın cevap anahtarını koparırdı. ben çözerdim akşam beraber kontrol ederdik. her gün ne kadar hangi dersi ne zaman çalışacağımı o ayarlardı yapmazsam da dayak yerdim. çok yanlışım çıkarsa yine dayak yerdim. zaten liseye kadar genelde bir üst sınıfın kitaplarını çözdürüyordu. 3. sınıftayken 4. sınıf matematik sorusunu çözemediğim için koluma kalem saplamıştı hala izi duruyor.

boş vaktim bile tamamen benim değildi. evimizin yanında park var camdan tamamen görünüyor ama küçükken sadece bir kere arkadaşımla oyun oynamama izin verdiğini hatırlıyorum. onun dışında ne kendim gidebilirdim ne de o götürürdü. küçüklüğümü full evde geçirdim.

  1. sınıfta boş vaktimi geçirebileceğim tek aktivite olan kitap okumaya iznim yoktu. ders çalışmaktan kalan vakitlerimi camdan dışarıyı izleyerek geçiriyordum. vakit kaybı olarak gördüğü için resim ödevlerimi yapmama izin vermezdi.

ortaokulda müzik dinlemem yasaktı. dışarıda bir mağazada çalan şarkıyı mırıldandığım için dayak yemiştim.

tabii ki ondan habersiz bir yere gitmeme izin yoktu. 6. sınıfta okul çıkışı annemin evde olmadığını sanıp arkadaşlarımla okula 5 dakikalık mesafedeki çiğköfteciye gitmiştim. beni çıkışta göremeyince bulup arkadaşlarımın önünde tokat atmıştı ve yol boyunca dövmüştü.

okul etkinliklerine katılmama da izin yoktu. okul için grup projem olduğunda bile öğretmenden annemin evine gitmeme izin vereceği tek bir kızla aynı gruba koymasını istemek zorundaydım. 

lisede yurtta kalıyordum veli izniyle dışarı çıkılabiliyordu annem izin vermediği için hafta sonları diğerleri gezerken ben yurtta kalırdım. hayatım boyunca istanbul’da yaşadım ama doğru düzgün gezmedim. şimdi gezebilirim ama ne isteğim kaldı ne de arkadaşım.

şimdi 20 yaşındayım ve sosyalleşmekte çok zorlanıyorum. derste konuşmam gerekse sesim titriyor. yeni birileriyle tanışmam gerekse gerginlikten sanki beynim duruyor. belki annemden kaynaklı değil mizacım böyle ama psikiyatri randevusu aldığımı öğrendiğimde “deli insanlar gibi psikiyatriye mi gittin?” diye bağırdığı için hiç yardımcı olmuyor :D 

annemle aramız şu an iyi genelde iyi anlaşıyoruz beni sevdiğini söylüyor öpüyor gelip saçımı okşuyor ama birkaç sene öncesine kadar böyle davranıyordu ve bu benim aklıma geldikçe çok üzülüyorum. tam affedeceğim diyorum o zamanları hatırlatacak bir şey diyor, yapıyor ve öfkem üzüntüm tekrar ortaya çıkıyor. aynı zamanda artık dövemeyeceği için vurmaya yeltenmediğini de biliyorum. o da evliliğinden ve hayatından memnun değildi 45 yaşında işe girip para kazanmaya başladı o zamandan beri daha sakin ama benim çocukluğumu böyle mahvetti ve geri dönüşü yokmuş gibi hissediyorum.

u/toliveistohope — 1 day ago