u/user036409

Sex değiştirilebilir, gender değiştirilemez

Çoğu insan bunu ters biliyor. Sex değiştirilemez, gender değiştirilebilir sanıyor. Oysa bu transfobik ve yanlıştır. Aksine, tam tersi doğrudur. İnceleyerek bunu daha iyi tahlil edebiliriz.

Kişinin seksi, -yani biyolojik cinsiyeti- üreme hücresi üretmek üzere şekillenen vücut tipine göre belirlenir. Büyük üreme hücresi üretmek için gelişen vücuda dişi, küçük üreme hücresi üretmek için gelişen vücuda ise er denir. Üçüncü bir üreme hücresi olmadığı için iki adet seks vardır. Üreme hücresinin üretilip üretilmemesi seksi belirlemez. Örneğin XY kromozomlu swyer sendromuna sahip dişi bireylerin tüm vücudu dişi vücut tipinde gelişmesine rağmen yumurta üretememekte ve dıy ortamdan hormon takviyesine ihtiyaç duymaktadır. Aynı şekilde genitali bozulmuş, çıkartılmış ve hiç çalışmamış kişilerin seksi vücutlarının gelişim tipine göre belirlenir. Bireyler çapraz hormon replasman terapisi alarak üreme hücresi üretmek için gelişmiş vücut tipine uyumlanırlar. Bu uyum şiddetlidir ve kişinin cinsiyetini değiştirir. Uyum sürecini ve etkilerini anlatmayacağım, bilen biliyordur bilmeyen ise daha sağlam kaynaklardan daha detaylı araştırabilir, postun konusu bu değil.

Tıpkı paranın aslında hiçbir değeri olmayan kağıt parçası olması gibi gender da aslında kendi içerisinde hiçbir öz değere sahip değildir. Bir kısmı seksten etkilenir ve alt kategori olarak sekse dahil edilebilir diğer kısmı ise toplumun iki kutuplu bir dayatması olarak karşımıza çıkar. "Passlemek" biyolojik cinsiyetini değiştiren bir transseksüelin o otoriteye uyum sağlamasını belirtir. Gender'ın değişebilmesi için toplum zorlaması olmamalı, kendi içerisinde öz bir değer barındırmalı. Pembe kız rengi Barbie kız oyuncağı, mavi erkek dengi, araba erkek oyuncağı değildir. Yine aynı şekilde sakallı ve makyajlı iki er kişi arasındaki tek fark birisinin erkek diğerinin non-binary veya kadın olarak kendisini tanımlamasının hiçbir anlam ve önemi yoktur. Kişinin sosyal cinsiyetini toplum belirler. Kişi kendisine beyaz kaplan diyorsa biyolojik olarak beyaz kaplan olmadığı sürece o kişinin beyaz kaplan olup olmadığını toplum belirler. Cisseksüel birisi kendisine bulut-gender veya yıldız-gender diyince toplum ona öyle davranmayacak. Kişi sosyal hayatta hangi rollere sahipse ona göre davranacak.

Genderqueer bireyler, toplumun dayattığı sosyal cinsiyet rollerine uymayan veya uymak isteyen bireylerdir. Genderqeerlar sosyal cinsiyetlerini değşitrmiş saylanmaz sadece iki kutuplu otoriteye karşı gelmiş olur. Non-binary yerine bu kavramın kullanılması daha doğru olacaktır. Üçünçü beşinci dokuzunci cinsiyeti oluşturmaya ihtiyacımız yok, insanlara dayatılan cinsiyet rollerinden özgürleşmeye ihtiyacımız var.

Seksin değişmediğini ama sadece genderın değiştiriğini iddia eden insanlar bana "san aslında bir erkeksin, amabsın sen üzülme diye kadınmışsın taklidi yapalım" diyorlar. Ben transgender değilim. Ben transseksüelim. Transgender kelimesi hakaret yerine geçiyor benim için.

reddit.com
u/user036409 — 1 day ago

Ahlak felsefesine başlamak istiyorum, önerilere açığım

Merhaba, 23 yaşındayım, 14 yaşından beri ateistim ve sosyalist bir partiye üye olan bir lgbt bireyiyim. Ahlak felsefesi üzerine okumalar yapmak istiyorum çünkü ahlaklı bir insan olduğumu düşünmüyorum. Ahlak anlayışım herhangi bir ilkeye dayanmıyor, kendimle tutarlı değilim ve ilkeli bir insan olmadığım için onurlu bir insan olamayacağımı onurlu bir insan olmazsam eğer bir birey olamayacağımı ve asla büyüyemeyeceğimi düşünüyorum. Ahlaklı ve yetişkin insanların ilkeleri vardır ve bu ilkeler çerçevesinde kendisine yakışanı yaparak onurlu olurlar. Onur kişinin kendisine yakışanı yaparak dış dünyaya nasıl birisi olacağının takdimidir. Çok uzun süredir ateist olduğum için zamanında ahlakın kaynağı üzerine düşünerek bulduğum cevap, bilgi ve vicdandı. İnsanlar biyolojik olarak hayvan oldukları için, vicdan duyguları çerçevesinde hareket etmeleri gerekiyordu. Ancak saf vicdan yetersizdi. çünkü bir şeyin doğru olduğu bilinerek yapılmalıydı. İyi niyet ile yapılan eylem, kötü sonuçlar doğuruyorsa ahlaksızlık teşkil edebilir kişi eğer ahlaklıysa basit taksirin oluşmaması için uğraşmaması gerekir.

İnsanların içerisinde belirli bir tını yani sesin olduğuna inanıyorum. Meteforik konuşma bu elbette. Bu tını bozulmamalı. Kişi kendisi ile çelişmemeli ve kendi ilkelerine sahip çıkmalı. Bir dediği bir dediğini tutmayan bir insanın ahlaklı olduğundan bahsedemeyiz. Ancak benim bir dediğim bir dediğimi tutmuyor. Bu konuda çeşitli örnekler var, konuyu aydınlatması için size açıklarsam eğer daha uyumlu öneriler geleceğini zannediyorum.

Ben bireyin ahlakının diğer insanların yaptığı yanlışlıklardın bağımsız olması gerektiğine inanıyorum. Yani başkalarının yaptığı şer işler, bizlerin yaptığı şer işleri aklamaz. Ad populum ve whataboutism olurdu yoksa. Ama bu ilkeye sadık değilim. Bu ilke veganlığa karşı sahip olduğum bakış açısı ile çakışıyor. Bana göre veganlık kişisel bir inanç ve diyettir. Hayvanları severim, onların kapitalist sistem altında vahşice sömürüldüğünü düşünüyorum. Ancak dünyada herkes hayvansal gıdaları bu kadar fazla tüketirken hayat tarzımla ilgili radikal bir değişikliğe gitmek bana gereksiz, işlevsiz ve saçma geliyor Veganların amaçlarına ulaşmak için kullandıkları araçlar fazla liberal. Üretim tarzına doğrudan bir müdahale yok, hiçbir vegan tavuk fabrikası basmaz mesela. Veya kimseye et yemeyeceksin ulannn!! Çekemez. Daha çok kişisel bir boykot yapar bu da diyetten farksızdır çünkü herkes yine hayvansal kullandığı için bir etkisi olmayacak. Türkiyeden 3 kat fazla kırmızı et tüketen ülkeler var. Eğer ahlaklı olunacaksa neden avrupa ve amerika olmuyor da eti sütü zar zor bulan fakir türk ben ahlaklı olmak zorundayım. Mesela vegan olmak yerine benden fazla et tüketen birisini vegan yapsam veya birkaç obez amerikanı öldürsem daha makbule geçmez miydi? Ayrıca veganlık bir diyet olduğu için hayvan sömürüsüne karşı çıkan ama hayvan tüketen yine de azaltmaya çalışan hiçkimse vegan olamaz. Kurulan mantık en temelden sakat. Hayvansever olduğumu söyleyince de ahlakçılık, duygu sömürüsü, "türcü" gibi komik laflarla sözde ikna edilmeye çalışılıyorum ama özde daha da gıcık kapıp uzaklaşıyorum. Bu konu aslında daha uzun bir konu post uzamasın diye burada kesiyorum.

Çöpümü yere atmıyorum ve çöpümü yere atmaktan rahatıszlık duyuyorum. Bu benim hayat tarzımı etkilemeyen minor bir durum. Ama bu konuya takıntılıyım. Ahlaklı davranmadığımı ve çevreyi kirlettiğim için düşük insan olduğumu düşünüyorum. Bu veganlıkta da çalışmalı ama.

Eğer "başkalarının yanlışları bizim yanlışlarımızı aklamaz" fikrine katılıyorsam neden veganlık için geçerli değil, eğer bu fikre katılmıyorsam bu yoz ve ahlaksız bir kişi olduğumu göstermez mi? Öyle ya; keyfine bak, başkalarını suçla, tüm gün whataboutism yap. Bu bende moral corruption'a sebep oluyor çünkü bu ilkeyi tam olarak kabul etmediğim için delmekte sorun görmüyorum yerine göre

Başka örneklerim de var ama bu mesele çözülsün onları da anlatırım daha sonra. Hepsini yazarsam konu karışabilir.

Veganlık ile ilgili de kaynak önerebilirsiniz ama ben spesifik olarak ahlak felsefesi üzerine istiyorum ana konu bu.

reddit.com
u/user036409 — 11 days ago