r/felsefe

Bu çalışma, sinema ve edebiyatta kullanılan foreshadowing (önceden sezdirme) tekniğiyle hazırlanmıştır. Karedeki küçük bir ayrıntı, ileride yaşanacak büyük olayı haber vermektedir.

Bu çalışma, sinema ve edebiyatta kullanılan foreshadowing (önceden sezdirme) tekniğiyle hazırlanmıştır. Karedeki küçük bir ayrıntı, ileride yaşanacak büyük olayı haber vermektedir.

u/KratosReis — 6 hours ago

Ölünce Kesin Yok Mu Olacağız?

Ben öldükten sonra yok olmak istiyorum. İnsanlar diyor işte ölünce yok oluyorsun falan ama kesin bilgi mi? Sonra bilinç hakkında bilmediğimiz bir şey çıkar da öldükten sonra bizi biz yapan öz gidip sikko bir hayvanın içine girip bizim o hayvan olmamıza sebep olmaz değil mi? Mesela solucanlara saygım var ama ben solucan olmak istemezdim o ne öyle toprağa gir dolaş falan.

Maalesef ikinci veya buna benzer bir ihtimal sezgisel açıdan daha doğru gibi geliyor. Hiç yokken nasıl oldu da bilinçli olduk? Belki de özel bir şey yoktur evrende sonsuza kadar süren veya uzun zaman süren bir bilinç transferi süreci vardır. Şuan insan olmamız da bu sonsuz sürecin çok küçük bir parçasıdır belki.

reddit.com
u/anksiyetebozuklugu — 11 hours ago

Kadınların tuhaf Kişilerle birlikte olma isteği hakkında

Biraz önce Ed gain ve gölge arketipi felsefesi metnini yazıyordum. Bir soruya takıldım. Ed gain dışarıdan bile otistik, tuhaf ve rahatsız edici bir kişilik tipine sahip. Kesinlikle güvende hissetmeyeceğiniz bir insan. Hayat hikayesinde bir kız arkadaşının var olması ve evlenme teklifinin bile kabul edilmesi, bu tür ve benzeri olaylara istinaden kadınlar hakkında ( geneli değil ) bazı soruların sorulmasına gerek duydum.

1 - Kadınların Ed Gain Gibi tuhaf ve rahatsız kişilik tiplerini tercih etme sebebinin altyapı nedir?

2 - Cinsel sorunları olan insanlar( Kadın - Erkek) psikopatiye daha yakın olabilir mi ?

Daha bir çok soru yazıp sildim ama bu ilk 2 soru yeterli. Yanıtlarda alakalı sorularınızınve cevaplarınızı Bekliyorum.

reddit.com
u/anaxileos — 11 hours ago

Güçlerimizi Birleştirelim

Bazı fikir ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Sosyal ve toplumsal dinamikler yönünden aslında bazı konularda bir tür matrix’te gibiyiz. Öyleyse bunu kendi lehimize kullanalım. Bir araya gelmiş 1000 kişi ciddi bir güç oluşturabilir. Birbirimizin yetkinliklerinden ve uzmanlıklarından istifade edebiliriz. Birbirimizle alışveriş ve ticaret yapabiliriz. Kapalı bir sistem kurup birbirimizi destekleyebilir ve güçlendirebiliriz. Ya da 1000 kişi hadi diyelim 100 kişi bir araya gelip ciddi bir EKONOMİK GÜÇ oluşturabiliriz. Yatırım ortaklığı ya da fon kurup tek başına gücümüzü aşan işlere kolaylıkla girebiliriz. İnovatif işler yapabiliriz. Firmalara girişimlere ortak olabiliriz. Güçlerimizi birleştirebiliriz. Sizler ne düşünüyorsunuz ?

reddit.com
u/Peakva — 7 hours ago
▲ 24 r/felsefe

Organları Bağışlamamanın Ahlaki

Bir doktor olduğunuzu düşünün.

Önünüzde organ nakline acil olarak ihtiyaç duyan iki hasta var. Tıbbi durumları, yaşları ve hayatta kalma ihtimalleri neredeyse aynı. Elinizde ise yalnızca bir organ bulunuyor; yani ikisinden sadece birini kurtarabilirsiniz.

İlk hasta, yaklaşık 30 yıldır organ bağışçısı olarak kayıtlı. Ölümünden sonra organlarının başkalarının hayatını kurtarması için kullanılmasına gönüllü olarak izin vermiş ve bunu bir bağışçı kartıyla belgelemiş.

İkinci hasta ise bunun tam tersini düşünüyor. “Organlarım benimdir; öldükten sonra da onlara ne olacağına yalnızca ben karar veririm. Doktorların bedenimi açıp organlarımı almasını istemiyorum.” diyerek organ bağışını yıllardır reddediyor. Buna rağmen, eğer kendisi ihtiyaç duyarsa başkasından organ nakli almayı kabul ediyor.

Böyle bir durumda ahlaki olarak kimi kurtarmak daha doğru olur?
Hayatı boyunca organ bağış sistemine katkıda bulunmayı kabul eden ve başkalarının da yaşamasına gönüllü olan kişiyi mi, yoksa sistemden yararlanmayı kabul ettiği hâlde kendisi hiçbir katkıda bulunmak istemeyen kişiyi mi?

u/Alpbasket — 19 hours ago

Bakirelik konusunda titiz olanlar gerici değildir.

Aşk gibi güzel ve anlamlı bir duyguyu sadece bir kişi için duymak istemek gayet normal bir istektir.Çünkü aşk sadece bir kişiye duyulur.Kişi birden fazla kişiye hoşlantı duyabilir fakat sadece bir kişiye aşık olunur.Bundan ötürü kişi aşık olduğu kişinin geçmişinin temiz olmasını isteyebilir.Birden fazla kişi ile ilişki yaşamış birisiyle ilişki yaşamak istemeyebilir.Çünkü birisinin elini tuttuğu zaman,zamanında o elini tuttuğu kişinin başkalarının elini tuttuğunu, diğer kişiler ile aynı hissi yaşaması ve o hissin sadece kendisine ait olmadığını fark etmesi kendisini rahatsız edebilir.Geçici ilişkiler yaşamış ve gereğinden fazla yakın ilişkiler yaşamış birisiyle ilişki yaşamak istemeyebilir.Karşısındakinin temiz olmasını ve kimseyle yakın bir ilişkiye girmemiş birisini hem bir erkek hem de bir kadın isteyebilir.

reddit.com
u/Kurtpasa1923 — 1 day ago

Aile İlişkileri

Dostlar selam, kendi hayatımdan yola çıkarak sizlere bazı sorular yöneltmek istedim. Sizce dünya görüşünüzün, kafa yapınızın, keyif aldığınız şeylerin büyük oranda farklı olduğu aileniz sizle kendi yöntemleriyle samimi olmak isterse ve siz bununla ilgilenmediğinizi belirtirseniz bu kötü bir davranış mıdır? Aranızda bir kan bağı var diye illa annenizle, babanızla iyi ilişkiler yürütmek zorunda mısınız? Karşınızıda ki kişi sizin sınırlarınızı görmezden gelip sırf kan bağınızdan ötürü sizinle bambaşka dünyalarda olmasına rağmen hiç hoşnut olmadığınız sohbetlerini sürekli bi biçimde size dayatıyorsa onlarla konuşmak istemediğinizi belirtmek sizi kötü birisi yapar mı?

reddit.com
u/a300arda — 16 hours ago

İnsanlık

Kendimi anlayamıyorum çok üzgün fıtratlı biriyim ve en çok yaşadığım his tüm insanlıktan nefret etme hissi oysaki insanlar bana iyi davranıyorlar ama nedense sanki onlar bana istediğim gibi davranmadıkları için veya da ben onların yanında istediğim gibi davranamadığım için insanlıktan nefret ediyorum ama sonuçta tüm insanlık bencil değil mi? İnsanların ve insanlığın sevilecek neyi var? Herkes kendi kişisel çıkarları için var ve bundan nefret ediyorum

reddit.com
u/InformalJournalist1 — 23 hours ago
▲ 19 r/felsefe

Sub da hiçbir şekil terörist istemiyorum bro

Neden bilmiyorum ama belli aralıklarla buraya cihatçı fanatik müslümanlar geliyor. Bunların bir kısmı da terörist. Bu söylemlerim de yalan değil biraz üstlerine gitseniz kıvırmaya başlıyorlar, inkar etmiyorlar. Bu alt insanların görüldüğü gibi banlanması taraftarıyım. Yıl olmuş 2026 "bakire olmayan kadınlar pistir." "Müslüman olmayanlar katledilmelidir." gibi mağara adamı düşünceleri çoktan rafa kaldırmamız gerekiyordu bence. Ayrıca burası cihat-tebliğ platformu değil. Bu kişilerin tespitini yapıyorum gerekli kayıtları alıyorum haberleri olsun ayaklarını denk alsınlar. Ülkemde işidli PİÇ istemiyorum.

reddit.com
▲ 46 r/felsefe+2 crossposts

Selamlar kütüphanemi paylaşmak istedim ağırlıklı olarak korku gerilim kitapları okuyorum

u/ShameMother3169 — 2 days ago

Tarikat psikolojisi

Merhabalar uzun süredir merak ettiğim bir konuyu sizlere danışmak istedim genelde etrafımda akademik olarak başarılı insanların bir cemaate üye olduğunu öğrendim o cemaati biraz araştırdığımda ise kendilerinin seçilmiş insan olduklarına o cemaate sadık olanların cennete gideceklerine klasik keramet inancına uçan kaçan insanlara inandıklarını gördüm anlam veremediğim nokta şu ki böyle akllı ve akademik yönden başarılı olan insanların bu tarz mantıktan tamamen uzak kendi içinde çelişen şeylere nasıl olup da inandıkları

aydınlatırsanız sevinirim.

reddit.com
u/Remarkable-Tie-3070 — 1 day ago

Benim Dışımda Herkes Sahte Herkes Yalan

Ya sizin dışınızda bütün herkes bir matrix simülasyonuysa ya bütün evren sizin için kurgulanmış bir oyunsa. Bu tür düşünceler hepimizin kafasında en bir kere geçmiştir ama bazıları bu düşüncelere kafayı takıp bunun gerçekliğini sorgulamıştır. Bu düşüncelere felsefi olarak Solipsizm (Tekbencilik) Denir.

Solipsizm derki ; Kesin olarak var olduğunu bildiğimiz tek şey, öznenin kendi bilincidir. Bilincin dışındaki dünya, algılanan diğer insanlar, gökyüzü, nesneler ve hatta öznenin kendi fiziksel bedeni bile şüpheye açıktır; bunların tamamı zihnin yarattığı birer illüzyon, rüya veya karmaşık bir simülasyon olabilir.

Solipsizm kişiye mutlak bir yalnızlık (solipsistik izolasyon) hissi vererek dehşete düşürebilir. Öte yandan, bu durum muazzam bir özgürlük de doğurur. Toplumsal baskılar, rezil olma korkusu, ölüm kaygısı anlamını yitirir; çünkü kurallarını koyduğunuz ve yaratıcısı olduğunuz bir rüyanın içinde topluma hesap vermek bu akıma inanlar için gereksizdir.

Bu durumun birde psikolojik etkileri var dostlar Klinik psikolojide "Solipsizm Sendromu", bireyin gerçeklik duygusunu kaybetmesi, dış dünyayı yapay bir dekor olarak görmesiyle karakterize bir yabancılaşma durumudur. Genellikle uzun süre izolasyonda kalan uzay görevlilerinde veya ağır varoluşsal kriz yaşayanlarda görülür.

Solipsizm, felsefe tarihinin en büyük "ya öyleyse?" sorusudur. Mantıksal olarak asla çürütemeyeceğiniz, ancak hayatı sürdürebilmek için yok saymak zorunda olduğunuz tekinsiz bir antitezdir. Eğer şu an bunu dinleyen zihniniz, bu satırları yazan "beni" sadece kendi yalnızlığını unutmak için yarattığı hayali bir figür olarak görüyorsa, haklı olabilirsiniz. Zihninizin hapishanesini genişletmek ya da o hapishanenin keyfini çıkarmak tamamen sizin elinizde.

Esenlikler Dilerim / Sentezvideo

u/anaxileos — 1 day ago
▲ 31 r/felsefe

​İfade Özgürlüğünün Sınırları Var mıdır, Varsa da Nedir?

Son günlerde Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisi üzerinden dönen tartışmalar malum. Türkiye’de eşine az rastlanır bir mizah örneği sundu ve toplum ikiye bölündü: Bir kesim bunu kendi değerlerine ağır bir hakaret olarak görürken, diğer kesim ise tamamen ifade özgürlüğü diyerek savundu.

​Bu popüler örnek üzerinden asıl sorgulamak istediğim şey şu: İfade özgürlüğünün bir sınırı var mıdır? Varsa da bu sınır nasıl belirlenir?

​Önümüzde iki net seçenek var gibi duruyor: "İfade özgürlüğü tamamen sınırsızdır" veya "Sınırlıdır". Ben şahsen sınırlı olduğunu ama bu sınırların kesikli çizgilerden oluştuğunu düşünüyorum. Yani bir söz bağlama göre ifade özgürlüğüyken, başka bir bağlamda suç niteliği taşıyabilir ama yine aynı söz aynı bağlamda farklı perspektiften bakınca tekrardan ifade özgürlüğü sayılabilir.

​Mesela birine anlık bir öfkeyle ağır bir küfür etmek temelde (etik olmasa da) bir ifade patlaması ve özgürlüğüyken; "Seni bulduğum yerde sikeceğim" demek tehditvari bir söylemdir. Fakat insan olmamızdan kaynaklı duygusal tepkileri ve o anki bağlamı işin içine katınca, bazen o tehditvari sözlerin bile asıl amacının tehdit olmadığını görürüz. İşte o "kesikli çizgiler" tam burada devreye giriyor.

​Peki, bu kesikli çizgilerin yerini ne belirliyor? Katı yasalar mı, yoksa toplumun değişen yargı ortalaması mı?

​Kendi duruşumu da net koyayım: Bence Deniz Göktaş tamamen masumdur ve muhteşem bir mizah şovuna imza atmıştır. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? O kesikli çizgileri sizce nereye çekmeliyiz?

u/Abraham_Li — 2 days ago
▲ 13 r/felsefe

Sizce Deniz Göktaş Dinle Dalga Geçti Mi?

Ben, Deniz Göktaş'ın dinle dalga geçmediğini savunuyorum.

İlgili videoda; 4. kitabın yani Kur'an'ın çevirisinin kötü olduğunu söylüyor ki haklı, meallerin ne halde olduğu ortada, sonra kendisinin favori kitabının da 4. kitap olduğunu ve kitabın çıktığı tarihle ilişkili olarak son kitap olmasının iddialı olduğunu çünkü kitap olayının o tarihten çok daha sonra popüler olduğunu belirtiyor ki yine haklı, bu yüzden kendi beklentisinin 1200'lü yıllarda bir kitap daha olduğunu söylüyor. Bundan sonra da, son kitabın çıkış tarihinden sonra bir değişiklik yapılmak istense pişman olunacağını "Domuz da yemeyiversinler." ifadesiyle vurguluyor. Son olarak da; Tanrı ile empati yapmanın şirk olmadığını umarak ilerleyen tarihlerde öyle olup olmadığını öğreneceğini söylüyor.

Sizin de görüşlerinizi merak ediyorum.

View Poll

reddit.com
u/Knowledge-truebelief — 2 days ago

Sizce bir yapay zeka ülke yönetimine katkı sağlayabilirmi yada yönetime dahil olabilir mi?

Merhaba. Bir süredir siyaset felsefesi ve gelişen teknolojinin devlet yönetişimine entegrasyonu üzerine kafa yoruyorum. Bu konunun pozitif yanları olduğu kadar, göz ardı edilemeyecek negatif yanları da mevcut. Güncel yapay zeka modelleri, mevcut halleriyle güçlü birer hesaplama aracı olsalar da, karmaşık etik süreçleri insani bir derinlikle kavrama kapasitesine henüz sahip değillerdir. Dolayısıyla, bir ülkenin yönetimini tamamen yapay zekaya bırakmak veya 'al ülkeyi yönet' demek, şu aşamada oldukça risklidir.

Bu durumun önündeki en büyük engel, yapay zekanın otonom bir varlık değil, insan tarafından eğitilen bir yazılım olmasıdır. Sisteme girilen veriler taraflı olduğu takdirde, devlet zamanla belirli bir zümrenin çıkarlarına hizmet eden bir mekanizmaya dönüşebilir. Ancak negatif ihtimalleri bir kenara bırakıp yapay zekayı 'bir yönetici' değil de 'rasyonel bir asistan' olarak konumlandırırsak, bürokraside ciddi bir hız artışı yakalayabiliriz. Günümüz siyasetçileri, rasyonel olan kararları kendi çıkarları veya popülist kaygıları nedeniyle reddedebiliyorken; yapay zeka çıkar kavramını bilmez, kendisine girilen veriyi işleyerek en şeffaf sonucu sunar.

Sonuç olarak, yapay zekanın bir yöneticiden ziyade, rasyonel bir danışman (asistan) olarak kullanılmasına inanıyorum. Sizce yapay zeka, ileride insanlığın etik karmaşasını kavrayabilecek bir seviyeye ulaşabilir mi? Yoksa yapay zeka destekli bir yönetim biçimi, devletleri insan faktörünün karmaşasından kurtarıp daha şeffaf bir geleceğe mi taşır? Bu geçiş sürecinde sizce bizi bekleyen en büyük risk nedir?

reddit.com
u/epiccatr — 1 day ago

İçsel motivasyon nasıl bulunur veya nasıl farkedilir?

Merhaba arkadaşlar. Genel olarak mutsuzum ve bunun salakça olduğunu farkındayım. Nedeni de belli zaten sürekli kendimi başkası ile kıyaslama. Hedeflerim başka insanlara göre değiştiriyorum çünkü farklı farklı şeylere özeniyorum ve bu yüzden hayatı da kaçırdığımı farkediyorum.
Bu aptallıktan,özentilikten nasıl kurtulacağımı bilmiyorum gerçekten.
Verebileceğiniz tavsiye,fikir var mı ?

reddit.com
u/gurigale53 — 1 day ago

İnsanlar insanları ndden intihardan vazgeçirmeye çalışır? (Açıklama)

Sonuçta gerçek anlamda kimse kimsenin umurunda değil, herkes belirli çıkarlar doğrultusunda sizi seviyor ve sizde keza aynı şekilde. Peki intihar edecek kişiyi sevdiklerini geçtim burada hiç tanımayan insanlar bile vazgeçirmeye çalışıyor ama neden? Bunun genetik evrimsel bir sebebi olabilir diye düşündüm insan ırkının devamı için genetiğimiz bizi buna zorluyor olabilir biraz üstüne sohbet etmek istedim. İşin içinde biraz dini yönde olabilir tabii ama dini olmayan insanları napacağız onlar içinde aynısı mümkün mesela, kim olursa olsun insanlar olarak etrafımzıdakileri intihardan döndürmeye çalışma sebebimiz nedir sizce?

reddit.com
u/Do2u3anK — 2 days ago

Tanımlanmak, teslim olmaktır

Sen bir insan değil, sistem için sadece bir profilsin. Modern dünya seni anlamaya çalışmaktan çok, seni sınıflandırmayı tercih eder. Burcun, MBTI tipin, siyasi görüşün ya da ait olduğun “estetik”… Her etiket seni biraz daha tahmin edilebilir, biraz daha yönetilebilir hâle getirir. Çünkü kutulanmış birini kontrol etmek, bir kalabalığı yönetmekten çok daha kolaydır.
Bir gruba ait olduğunda, çoğu zaman o grubun hazır fikirlerini satın alırsın. Kendi mantığını, grubun dogmalarına kurban edersin. Aidiyet hissi, özgün düşünme yetini felç eden en konforlu uyuşturucudur.
Sistem seni “benzersiz” olduğuna ikna ederken bile aslında seni belirli bir tüketici segmentine yerleştirir. Sana sunulan “kişisel” seçenekler, ne kadar tahmin edilebilir olduğunun en büyük kanıtıdır.
Gerçek özgürlük, tanımlanamaz olmaktır. Sistem seni tek bir kalıba sokamadığında, sana sadece bir veri olarak bakamaz. Bir etikete, bir gruba ya da bir kimlik kalıbına sığmadığın an, düşüncelerini başkalarının değil kendi aklın belirlemeye başlar. Tanımlanmadığın ve bir etiket taşımadığın an, kontrolü gerçekten eline aldığın andır.

Etiketlerin seni tanımlamasına izin verme ve kendi düşüncelerini sorgulamaya devam et

reddit.com
u/Serhat2900 — 2 days ago

Din,hayatın anlamıdır.

İnsanın hem hayatı anlamlandırmasında hem de doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmesinde dinin büyük bir payı olduğunu düşünüyorum.Belirsizlik,bir insan için düşebileceği en kötü durumdur.Bu durum insanı büyük bir depresyona, karamsarlığa hatta intihara bile götürebilir.İnsanın ve evrenin oluşumunda ki atomların kendi iradesi ve aklı olmaması biz akıl sahipleri olarak bu atomlara,hücreleri yönlediren ve belli bir hareket yörüngesi belirleyen mutlak bir ilah olduğunu gösteriyor.Bir damlacık spermden yaklaşık 4 kg'lık bir bebeğe dönüşüp anne karnından çıkması,evrelerinin birbirini takip etmesi,hiçbir evrenin birinin önüne geçmeyip düzenli şekilde ilerlemesi de bir yaratıcı olduğunu gösteriyor.Ayrıca din,insanı yanlıştan ve zarar verici alışkanlıktan alıkoyması da dinin huzur veren bir yol olduğunun göstergesidir.Dini istismar edenler yüzünden dinin kötü görülmesidir.Onlarca filozofun tartıştığı ve anlamaya çalıştığı varoluş amacını din tam anlamıyla cevaplamaktadır.

reddit.com
u/Kurtpasa1923 — 2 days ago
▲ 674 r/felsefe+2 crossposts

Özgürlük, sadece hoşumuza giden sözler için mi vardır?

Bir toplumun ne kadar özgür olduğunu, en çok hoşuna giden sözlerle değil; en çok hoşuna gitmeyen sözlere nasıl tepki verdiği gösterir.Bir düşünceye katılmamak başka şeydir, o düşüncenin söylenmesini istememek başka şey.

Asıl soru şu: Bir fikir bizi öfkelendiriyorsa çözüm onu susturmak mı olmalı, yoksa ona daha güçlü bir fikirle cevap vermek mi?

Belki de otoriterleşme dediğimiz şey, bir gecede değil; insanların "Bu söz hiç söylenmeseydi daha iyiydi." düşüncesini normalleştirmesiyle başlar. Sizce bir toplum, hoşuna gitmeyen fikirleri tolere edemiyorsa gerçekten özgür sayılabilir mi?

Bugün Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması da bu soruyu yeniden düşündürdü bana.

u/Senera939 — 4 days ago