r/AteistTurk

▲ 1.4k r/AteistTurk+1 crossposts

İstanbul Ümraniye’de 3-4 Ekim tarihlerinde, Japon kültürü, anime ve sanatını tanıtmak amacıyla düzenlenen festivale İslamcı gruplar saldırdı.

Aralarında çocukların bulunduğu katılımcılar ve aileler fiziksel saldırının hedefi oldu. Saldırganlar, müdahale eden polis ve güvenlik görevlileriyle de arbede yaşadı. Festival alanındaki bayraklar, stantlar ve etkinlik ekipmanları zarar gördü.

Gerçekten rezillik, terör etkinliklerine karışmayan, ülkenin her yerinde olan onca şiddet ve yozlaşma hareketlerini görmezden gelen İslamcı grubun, polis ekipleri ile beraber animecilerden oluşan zararsız kişilerin buluşmasına yaptığı muameleyi izliyoruz. Yazık.

Ekşi Sözlük Başlığı

Kaynak

u/chthtao — 11 days ago

Doğru dini nasıl bulurum

Evet bir tanrı var fakat hangi din doğru
Örneğin Türkiyede doğanların çoğu müslüman çünkü kültürel olarak islam dini kabul ve Türklerin çoğu bu dini kabul eder ve diğerlerini reddeder. Fakat Avrupa ülkesine gidersiniz ve çoğunluk hristiyandır ve müslümanlığı reddeder sizce doğduğu andan itibaret doğduğu ülkenin dinini doğru olarak öğretilen ve ona sadık kalan bir bireye Tanrı nasıl adaletli davranabilir?

reddit.com
u/sededitus — 9 days ago
▲ 41 r/AteistTurk+2 crossposts

Özgür Özel:(Çerçeve Yasa Hak.) "Herkes imza attı bunun altına, imza namustur. Biz imzamızın arkasındayız. Biz bu ülkede bir daha şehit cenazesine gitmeme ihtimali için, bu ülkede Kürt’ün de Türk’ün de anasının gözünden bir damla yaş akmasın diye bu işin arkasındayız."

u/Ambitious-Cap7272 — 11 days ago

Ateistler için evlenmek zor değil mi?

Bence din gibi bir konuda uyum önemli. Ailem çok dindar olduğu için açıkça ateist olduğumu etrafa söylemiyorum etrafta tanıdığım herkes müslüman olduğu için (veya benim gibi gizliyor da olabilir) bu şekilde kafama uygun birini de bulamıyorum. Bu şekilde evlenemem gibi geliyor.

reddit.com
u/PrimusInterPares__ — 10 days ago
▲ 119 r/AteistTurk+1 crossposts

yıkılsın minareler kesilsin ezan sesi

Can Azerbeycan'da ateizm marşı

u/Axlepion22 — 11 days ago
▲ 20 r/AteistTurk+1 crossposts

Belediye Seçim Sisteminin Tutarsızlığı

Şuanki süreç ile ilişkili, ancak gelecek nesilleri de ilgilendiren, nitekim aklı selim kimselerin de farkında olduğu bir tutarsızlıktan ve bunun çözüm yollarından bahsedeceğim.

Biliyorsunuz ki son 2 yıldır Türkiye'de bir furya başladı. CHP'den aday olup belediye seçimlerini kazanmış olan adaylar, belli bir süre görevlerini aday oldukları partinin çatısı altında sürdürdükten sonra çeşitli sebeplerden dolayı istifa edip iktidar partisine geçtiler.

Bunun iki büyük sonucu oldu:

  1. Belediye Başkanı olan adaylar istifa edip iktidar partisine geçince otomatikmen ilgili belediye de iktidar partisine geçmiş bulundu.
  2. Seçmenin iradesi yok sayıldı. Zira seçmenler belediye seçimlerinde tabi ki adaya oy verirler, ancak Türkiye'deki seçim ortamda adayın kendisi kadar aday olduğu partide bir o kadar önemli. Haliyle seçmen x partisinin ilgili belediyeyi yönetmesini gerektiğini düşünüyor ve istiyorsa o halde x partinin adayına oyunu kullanacaktır.

Bu sistemin büyük açığı da işte tam olarak burada. Belediye başkanları ilgili partilerinden istifa edip bir başka partiye geçtiklerinde belediyenin de otomatikmen geçtikleri partiye geçmesi ile ilgili olan sistem ya değişmeli ya da büsbütün kaldırılmalıdır. Buradaki husus CHP ve iktidar partisi değil, mesele x bir partinin bu açığı kullanarak teoride seçmen iradesini tümden yok sayabilecek olması ve buna bağlı olarak da yönetimi ele geçirebilmesidir.

Bugün bu seçim sisteminin açığını iktidar partisi kullanmaktadır ve bahsettiğim senaryo ise tümden de gerçekleşmektedir. O halde seçmenin şu soruyu sorması gerekiyor: "Şayet irademiz yani kendi kendimizi yönetme erkimiz siyasi partilerin kazanmış adaylarının gelecekteki tutumlarına bağlıysa biz neden belediye seçimleri yapıyoruz?". Sırf seçmenin değil, kanun koyucuların da kendilerini bir sorgulaması gerekiyor. Kanunlarla birlikte bir seçim sistemi meydana getirirken, nasıl oluyor ki uygulamada olan belediye seçim sisteminin bu tür bir kötüye kullanım ihtimalini fark etmemişler? Burada kanun koyucularının, seçim sistemini oluşturanların çok büyük bir hatası olmuştur.

Peki çözümleri nelerdir? Bir daha ülkemiz bu tür bir uygulamayla karşı karşıya kalmaması için ne yapılmalıdır? Belediye seçim sisteminin istismar edilmemesi adına hangi önlemler alınmalıdır? Meseleyi değerlendirince şu çözümlere ulaşmış bulunmaktayım:

  1. Görev süresince belediye başkanlarının siyasi parti değiştirmesi yasaklanabilir.
  2. Görev süresince belediye başkanlarının olası bir siyasi parti değiştirmeleri durumunda ilgili belediyenin otomatikmen diğer siyasi partiye geçmesi uygulaması kaldırılabilir. Böyle bir durumda boşta kalan belediye başkanlığı koltuğu salt belediyeyi kazanmış olan partiden olacak şekilde doldurulabilir. (Örneğin kazanmış siyasi partinin ataması yoluyla ya da tekrardan seçim yoluyla, ancak bu sefer partiler arası seçim değil, belediye seçimlerini kazanmış olan siyasi partinin belli bir sayıda aday ortaya koyup bu adaylar arasından seçimin yapılması)
  3. Görev süresince belediye başkanlarının siyasi parti değiştirmelerine ve ilgili belediyenin otomatikmen el değiştirmesine izin verilmesi, ancak bu hususu zorlaştırmak amacıyla, zira seçmenler ile ilgili bir sözleşme tek taraflı feshedilmektedir, tazminat uygulamasına gidilmesi. Kısacası toplumsal sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden kişi veya kurum, sorumlu olduğu durum ve davranıştan dolayı oluşan sosyal maliyeti karşılamalıdır. O halde belirttiğim gibi sosyal maliyetin karşılanması adına tazminat uygulamasına gidilebilir.

Bunlar tabi fikri olarak şahsi düşüncelerim. İllaki başka fikirler farklı uygulama metotları olacaktır. Hegel'in belirtmiş olduğu gibi tez ile antitezleri kapıştırıp eninde sonunda bir sentez gerçekleşecktir. Ancak mühim olan bu seçim sisteminin yanlış olması ve seçmene karşı haksızlığa sebebiyet vermesidir. Güncel olarak konuşulan İzmir Belediye'sinin durumunu ele alalım. 1999'dan beridir İzmir örneğin sol görüşlü olarak atfedilen (Y.N. : Burayı kurcalamak istemiyoruz zira yazımızın konusu değildir) siyasi partiler tarafından yönetilmektedir. Bugün ise seçim sisteminin yukarıda bahsetmiş olduğum açığı sebebiyle belki de İzmir Belediyesi iktidar partisinin yönetimine geçme ihtimaliyle karşı karşıyadır. Zira İlgili belediye başkanı CHP'den istifa edince bağımsız başkan oldu. Şimdi ise ilgili bağımsız başkanın iktidar partisine geçmesi gündemimizin konularından biri.

İlerisi için söylüyorum: Belediye seçim sisteminin seçmen iradesini gözetmeyerek nasıl ters yüz edilebileceğini, edildiğini göstermiş bulunuyorum. Ülkemizin gelecekteki kanun koyucuları, bu ve bunun gibi hukuki açıklardan doğan kötüye kullanımları umuyorum ki engelleyip bu hususu düzeltecekler. Sunmuş olduğum fikirler ve çözüm yollarının bir ateşleme fitili olarak gereğini getirmesini diliyorum.

Not: Belediye Başkanlarının neden siyasi partilerini değiştirdikleri bu yazımızın konusu değildir, çünkü bilhassa yazının uzunluğu ve detaylandırılması gerekliliği sebebiyle asıl konudan uzaklaşma tehlikesi doğmuştur. Ancak her mantıklı insanın düşünebileceği gibi konuyla ilgili siyasi parti değişimleri ya keyfiyete, ya belli başlı kişisel çıkarlara ya da tehditlere dayanmaktadır. Sistemin değişmesi saymış olduğum ihtimalleri de kökünden olmak üzere ortadan kaldıracaktır.

Saygılar

reddit.com
u/Charming_Offer_663 — 10 days ago

Eğer müslüman olsaydım şia olurdum

Agnostik olarak İslam dinini hep ilginç bulmuşumdur sünnilerin sürekli şiaları kötülemelerine düşmanca görmelerine hakaret etmelerine rağmen şiaların sünni olan filistin için yaptığı fedakarlıklar beni derinden etkiliyor. Dikkatinizi çekerim yemendeki husiler de Lübnan Hizbullahı da iran da şia. Hiç Sünni bir örgüt veya ülkenin Filistin için fiili bir hareketi olduğunu gördünüz mü h*mas hariç. Hiç şiaların i*ID gibi İslami terör örgütleri kurduğunu gördünüz mü bana göre İslam'ı en temiz şekilde yaşayanlar şialardır. Her ne kadar müslüman olmasam da şia olmanın gurur duyulması gereken birşey olduğunu düşünüyorum

reddit.com
u/NeighborhoodFew3895 — 8 days ago

Bilinçsiz Temel Gerçeklik Teorisi

Belki de gerçekliğin en temelinde bilinç, irade veya amaç yoktur. Bunun yerine, kendi varlığının farkında olmayan bir temel gerçeklik, sistem veya süreç vardır. Bu temel gerçeklik herhangi bir şeyi “istemiyor” veya “planlamıyor” olabilir, sadece belirli kurallar ve koşullar doğrultusunda varlığını sürdürüyor olabilir.Evren, yaşam ve sonunda bilinç de bu temel gerçekliğin karmaşık sonuçları olarak ortaya çıkmış olabilir. Bu durumda insan bilinci, evrenin başından beri var olan bir özellik değil, belirli koşullar oluştuğunda ortaya çıkan bir özellik olur.Yani bir şeyin bizi meydana getirmesi, bizi bilinçli olarak yaratmış olması anlamına gelmez. Nasıl ki bir nehir bilinçli olarak bir şekil “tasarlamadan” kayaları aşındırıp belirli şekiller oluşturabiliyorsa, bilinçsiz bir gerçeklik de herhangi bir amaç taşımadan bilinçli varlıkların ortaya çıkmasına yol açabilir.

reddit.com
u/Strange_Success7474 — 10 days ago

Poincaré Yineleme Teorisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yineleme teorisi, kapalı bir sistemde sınırlı sayıda atomun (maddenin) belirli süre periyodunda düzenli olarak aynı konumuna, aynı dizilişlerine geri döneceğini söyleyen bir teoridir. Bu teorinin öngördüğü şu an aynı durumu yeniden yaşamak için gereken süre on üssü on üssü yüz yirmi yıldır. Fakat mesela bu durumda atom altı parçacıkları nasıl düşünüyoruz? Nasıl olsa nötron, proton, elektron gibi yapılar çok uzunca yıllar alsa da belirli bir süre sonra bozunuyorlar. Mesela her şeyden önce evren kapalı bir sistem mi? Enerji kaybı var mı? Veya eğer ki durum böyleyse biz bu hayatı sonsuz kez yaşadık mı? Evrenin yaşı ile çelişmesine rağmen yine de bu görüş direnebiliyor mu?

reddit.com
u/Alarmed-Reindeer-837 — 8 days ago