u/MergenKarvaach

Manṭıḳu’ṭ-Ṭayr-ı Gülşehrî’den Ḥikāyet-i Kelebek — Eski Anadolu Türkçesi Okumaları 2

Manṭıḳu’ṭ-Ṭayr-ı Gülşehrî’den Ḥikāyet-i Kelebek — Eski Anadolu Türkçesi Okumaları 2

1. Giriş

Okumalarımıza Gülşehrî ile devam ediyoruz. Bu kezki tıpkıbasımı BilgeSu’yun (‘nun?) bastığı Aziz Merhan ve Funda Şan’ın hazırladığı Eski Anadolu Türkçesi – Notlar ve Metinler kitabından alıyorum ve daha sonraki okumalarda da buradan yararlanacağım. Telefon kamerası ile çekmeme rağmen görüntü kalitesi epey iyi, metin okunaklı. Önceki Yûnus okumamda da belirttiğim gibi sonuca değil sürece odaklanacağım. İlk okumam satır numarası yanında, yorum denemelerim ve okuma düzeltmelerim ise bir alt satırda ≪:≫ devamında vereceğim. Daha sonra yine bir gözden geçirme (bu sırada birincil yorumlara ek, köşeli parantez içinde verdiğim yorumlarım) ve önceki seferde atladığım topluca metni yorumlama bölümü olacak. En sonda aynı metnin başka bir okuması ile karşılaştırma yapacağım.

Manṭıḳu’ṭ-Ṭayr’ı Attâr’dan ilk kez Türkçe’ye çeviren Gülşehrî, içerikte epey liberal davranmış ve pek çok hikaye çıkarıp eklemiş, veznin fāilātün/fāilātün/fāilūn kalıbı ile yazmış ve 1317’de kitabı tamâm etmiş. Bilinen altı nüshasından Agâh Sırrı Levend’in TDK nüshasına ait iki sayfalık bir kısmı okuyacağım. Yine tıpkıbasım görselleri vereceğim ve isteyen kendi de okuyup takıldığım/yanlış okuduğum yerlerde bana yardımcı olabilecek. Ya da herhangi bir soru ya da sohbet için de yorumlara gelebilirsiniz.

2. Buyuralım, Okuyalım

Aziz Merhan ve Funda Şan, Eski Anadolu Türkçesi Notlar ve Metinler (BilgeSu, 2016), 155.

155a

  1. ḥikāyet-i kelebek

: “Kelebek Hikayesi”

 

  1. söze bismillāhile başladuk / dāsitānı ḥikmetile sāz idük

: Son kısımdan emin değilim. Orada gördüğüm şedde ise sāz iddük olması gerekir ancak bu şekilde vezne uymaz (fāilūn ile bitmeli). İlk mısrada da bir hece eksik kalıyor. Erken dönemde vezne pek dikkat etmemişler diyerek şimdilik bunu es geçelim. sāz eylemek “anlatmak”, ancak burada eydük “söyledik” olması yine vezn nedeniyle beklenmez.

 

  1. tāyeḳīn? ola size kim ni gümān / ni nişāndan virmeye kimse nişān

: “? olsun size ki ne şüphe / ne nişandan (iz, belirti) vermesin kimse nişan.” Belki tā yaḳīn ola size kim “bilesiniz ki” ya da “siz bilene dek.” Böylece “Tanrı’dan ve onun belirtilerinden şüphe yoktur, siz de bunu bilesiz.” ya da “Siz bilene dek ne şüpheden ne nişandan belirti vermesin kimse.” Anlamı oturtamadım.

 

  1. kelebekler bir gice mūmdan ḫaber / işidürler bir kişiden muʿteber

: “Kelebekler bir gece mum hakkında, itibarlı birinden haber işidirler.” Üç imâle dışında vezin temiz.

 

  1. kim sizüŋ bir şāhidüŋüz var durur / kim yüzi günden daḫı enver durur

: “Sizin bir şahidiniz vardır ki yüzü güneşten dahi aydınlıktır.”

 

  1. altun aġaç yemişi gevherligi / maḥfilüŋ? şāhı ve meclisler begi

: Kubbealtın’da* maḥfil/maḥfel “Konuşup görüşmek, çeşitli konularda fikir alış verişinde bulunmak vb. amaçlar için bir araya gelinen yer, toplantı yeri.” Böylece “Altın ağaç meyvesi ve mücevheri; mahfilin şahı ve meclisler beyi.”

*Özel isme geldiğinde 3. kişi iyelik ekinin, –(s)In, son sesi /n/nin kesme işaretinden sonra yazılması mantıksızdır.

 

  1. gevdesi gümişden ? ucı / bizem? būstānında bir nār aġacı

: Okuyamadığım yerler dışı anlaşılıyordur.

 

  1. göyünicegiz ḫāṭırı ḫurrem durur / çūn göyünmedi naṣībi ġamdurur

: “Yandıkça gönlü sevinçlenir çünkü yanmazsa nasibi gamdır.” göyünicegiz ve naṣībi kelimelerinde nokta sorunları var, okuması zor oldu.

 

  1. gündüzini yi?icegiz dirilür / gündüzin yimeyicek derhāl ölür

: Yine nokta sorunu var ama tahmin edilebilir, yiyicegiz olmalı. “Gündüz yiyince canlanır, yemezse hemencecik ölür.” İki beyittir vezn hak getire. İlk kelimede yapı olarak akuzatif olmaması gerekirdi, hece eksik kaldığı için konmuş olsa gerek.

[gündüzin değil gendüzin olmalı. “Kendisini yiyerek canlanır, kendisini yemezse hemen ölüverir.”]

 

  1. gündüzin yarasa gibi gizlenür / gice güneş gibi rūşen gizlenür

: “Gündüz yarasa gibi gizlenir, gece güneş gibi aydınlık gizlenir.” İkinci mısrada bir anlam tersliği var, “gece güneş gibi aydınlık yayar” veya benzeri demeliydi. Sevgili Gülşah T. hocam erken dönem metinlerin bayağılığından yakınırdı, bu metinde de doğru düzgün hiçbir edebi sanat yok. Bu beyit tamamen düz cümlelerden oluşuyor. Gerçi mesneviden de sanat şovu beklenmez de.

[Dinî edebiyatta, özellikle erken dönemde, sanatsallığın arka planda olduğunu da unutmamak gerek. Halka din ahlakını ve kaidelerini öğretmek üzere yazılan bu eserler dil olarak yalın, anlamı örtecek/perdeleyecek sanatlı anlatımdan uzak olmuştur ki hem anlaşılsın hem de akılda kalıcılığı artsın. Bunlar herkesin kolayca ulaşabileceği metinler değil, meclislerde icra edilen neredeyse teatral anlatılar, kimi zaman (gazavatname gibi türler bağlamında) eğlencelerdi.]

 

  1. baş olduḳça ölüdür sāzıla / dirilür başın kesicek kārıla

: Burada sāz ve kār hangi anlamlarda kullanıldı anlayamadım.

 

  1. gice aḳdur gündüzin ḳara durur / gendü gendü ölmin? göre durur

: Okuyamadığım kelimede sahıpsız bi’ nokta var, haha.

 

  1. nūr cennet yalıŋı? duzaḥ gibi / gözlerinden yaş aḳar ırmaḳ gibi

: yalıŋ “alev” ya da “yalnız”?

 

Merhan ve Şan, Eski Anadolu Türkçesi Notlar ve Metinler, 156.

155b

  1. gice ansuz nesne görimez kişi / erteye degin göyünmekdür işi

: “Gece aniden bir şey göremez kişi, sabaha kadar yanmakdır işi.” Bu beyit tamamen Türkçe kökenli sözlerden oluşuyor. a.12 beyti de okuyamadığım kelimenin Türkçe olduğunu varsayarsak aynı şekilde.

 

  1. meclis uçmaḳ anda ol ḥūrīdurur / bezm-i gökdür ay anuŋ nūrıdurur

: Tek imâle dışında temiz vezn. “Meclis cennetdir, orada o hûrîdir. Gök meclisidir, ay onun nûrudur.”

 

  1. kelebekler cümle şūra düşdiler / her biri bir vaʿdegāha düşdiler

: şūr “karışıklık, gürültü, kavga, fitne”, vaʿdegāh “buluşma yeri”

 

  1. kim biz ol şāhumuzdan ḫaber / kim getüre ḳatumuza muʿteber

: Kelebeklerin kavgaya tutuşma nedenini söylüyor, “Şahımızdan bize haber getiren muteberdir.” İlk mısrada hece eksiği var.

 

  1. bir kelebek aradan eydür beni / viribiyeŋ aŋa kim bilürem anı

: “Bir kelebek aradan söyler: Beni ona gönderen/gönderecek kimdir bilirim.” viribiy- (vérüp iy-) “göndermek”. Burada viribi- olarak da okunabilir ancak iy- < ET ıd- “göndermek” olduğu için son sesin düşmediğini/varlığını kabul edebiliriz. Yine tamamen Türkî bir beyit.

 

  1. didiler var kim bu iş senden gele / girü dönicek ḫaber getür bile

: “Dediler ki bu iş senden gelir, var git. Geri dönünce de haber getir.”

 

  1. kim nişānına göre dürişevüz / ola kim ol şāhede irişevüz

: “Getirdiğin işarete/bilgiye göre hazırlanalım ve o Şah’a erişelim.”

[Mehmet Kanar EAT Sözlüğün’de dürüşmek “çalışmak, çabalamak”]

 

  1. ol kelebek vardı mūmı görmege / girü gelüben nişānın virmege

: “O kelebek mumu görmek ve geri gelip işareti vermek için gitti.”

 

  1. gendüzini yalıŋına urdı revān / kim meger kim aldandan? bir nişān

: Orada bi’ tadilat dönmüş sanırım, alandan doğrusu olmalı. “Kendini alevine vura koydu,” Haa, ala andan olacak. “ki ondan bir nişan alsın.” Önceki eksik heceleri de bura aşırmış, haha.

 

  1. bir ḳanadıla bir ayaġı tamām / kapkara göyündi anuŋ vesselām

: “Bir kanadı ve bir ayağı tamamen kapkara yandı.”

 

  1. girü yāranlarına geldikim uş / ol nigārüŋ bir nişānın virdi ḫūş

: “Geri dostlarına geldi ve sevgilinin hoş nişanını verdi.”

 

  1. vardum anı ḳaçmaġa nūrı benüm / ḳandum yaḳdı ḳurudı tenüm

: İlk dizeyi anlamlandıramadım. Devamı “Tatmin oldum. Yaktı, kurudu tenim.” Belki vardum ana olmalı. Böylece “Ona vardım ve yandım. Artık nuru benim ve o nur kaçmayacak.”

 

  1. anı ire aḳdan göre meger kişi / yoḳsa yaḳından yavuz ola işi

: Bariz hatayı hemen düzeltelim: ıraḳdan olacak. “Meğer onu uzaktan görmeli imiş, yoksa yakından işiniz yaş.”

 

3. Toparlarısak

155a

  1. ḥikāyet-i kelebek
  2. söze bismillāhile başladuk / dāsitānı ḥikmetile sāz idük
  3. tā yaḳīn ola size kim ni gümān / ni nişāndan virmeye kimse nişān
  4. kelebekler bir gice mūmdan ḫaber / işidürler bir kişiden muʿteber
  5. kim sizüŋ bir şāhidüŋüz var durur / kim yüzi günden daḫı enver durur
  6. altun aġaç yemişi gevherligi / maḥfilüŋ şāhı ve meclisler begi
  7. gevdesi gümişden ? ucı / bizem? būstānında bir nār aġacı
  8. göyünicegiz ḫāṭırı ḫurrem durur / çūn göyünmedi naṣībi ġamdurur
  9. gendüzini yiyicegiz dirilür / gendüzin yimeyicek derhāl ölür
  10. gündüzin yarasa gibi gizlenür / gice güneş gibi rūşen gizlenür
  11. baş olduḳça ölüdür sāzıla / dirilür başın kesicek kārıla
  12. gice aḳdur gündüzin ḳara durur / gendü gendü ölmin? göre durur
  13. nūr cennet yalıŋı? duzaḥ gibi / gözlerinden yaş aḳar ırmaḳ gibi

155b

  1. gice ansuz nesne görimez kişi / erteye degin göyünmekdür işi
  2. meclis uçmaḳ anda ol ḥūrīdurur / bezm-i gökdür ay anuŋ nūrıdurur
  3. kelebekler cümle şūra düşdiler / her biri bir vaʿdegāha düşdiler
  4. kim biz ol şāhumuzdan ḫaber / kim getüre ḳatumuza muʿteber
  5. bir kelebek aradan eydür beni / viribiyeŋ aŋa kim bilürem anı
  6. didiler var kim bu iş senden gele / girü dönicek ḫaber getür bile
  7. kim nişānına göre dürişevüz / ola kim ol şāhede irişevüz
  8. ol kelebek vardı mūmı görmege / girü gelüben nişānın virmege
  9. gendüzini yalıŋına urdı revān / kim meger kim ala andan bir nişān
  10. bir ḳanadıla bir ayaġı tamām / kapkara göyündi anuŋ vesselām
  11. girü yāranlarına geldikim uş / ol nigārüŋ bir nişānın virdi ḫūş
  12. vardum anı ḳaçmaġa nūrı benüm / ḳandum yaḳdı ḳurudı tenüm
  13. anı ıraḳdan göre meger kişi / yoḳsa yaḳından yavuz ola işi

 

3.1. Toplu-Yorum

Kelebeklere itibarlı birinden bir mum hakkında bir haber geliyor. O kişi mumun mahiyetini, neliğini anlatıyor (a5-b1 arası). Kelebekler heyecanlanıp ondan bir işâret getirmek için kavgaya tutuşuyorlar. Aralarından biri çıkıp varıyor ancak vücudunun yarısı yanıyor. Sevinçle dönüp dostlarına sevgiliden aldığı işareti gösteriyor. Hikaye bu iki sayfada bitmiyor, belki başka zaman kaldığı yerden devam ederim. Burada tasavvuf edebiyatında bolca kullanılan pervane-mum metaforu bir kez daha anlatılmış. Âşıklar sevgiliden, Allah’tan, haber alıyorlar ve ondan bir nişâne bekliyorlar. Ancak gerçekten de bu yolu gidebilecek biri, kendinden, benlikten vazgeçip, yanıp kül olan biri o işârete layıktır.

 

4. Karşılaştırma

Kültür ve Turizm Bakanlığı e-Kitap arşivinden aldığım Kemal Yavuz’a ait okuma ile kendi okumamı karşılaştıralım. Daha ilk beytten anlaşıldığı üzre Kemal Yavuz benim kullandığım TDK nüshasından ayrı bir nüsha kullanmış olsa da hangisi olduğuna dair bir bilgi göremedim. Bulmak isteyene kolaylık olsun diye orijinal numaralandırmayı aynen alıp kendi numaralandırmamı parantez içinde veriyorum.

 

4.1. Kemal Yavuz’un Okuması

(a1) DÂSİTÂN-I ŞEM‘ Ü PERVÂNEGÂN

4170(a2) Söze bismillâh-ıla âgâz idüñ / Dâsitânı hikmet-ile sâz idüñ

4171(a3) Kim yakîn ola size kim bî-gümân / Bî-nişândan kimse virmeye nişân

4172(a4) Kelebekler bir gice mumdan haber / İşidürler bir kişiden mu‘teber

4173(a5) Kim sizüñ bir şâhidüñüz var-durur / Güneş ü aydan dahı enver-durur

4174(a6) Altun agaç yimişi gevher bigi / Mahfilüñ şâhı vü meclisler begi

4175(a7) Gevdesi gümiş-durur köyner ucı / Bezm bostânında bir nâr agacı

4176(a8) Köyneyiçek hâtırı hurrem-durur / Çün köyinmedi nasîbi gam-durur

4177(a9) Kendüzini yiyiçegin dirilür / Kendüzin yimeyiçek derhâl ölür

4178(a10) Gündüzin yarasa gibi gizlenür / Gice güneş gibi rûşen görinür

4179(a11) Başın aldukça uludur sâz-ıla / Dirilür başın kesiçek kâz-ıla

4180(a12) Gice akdur gündüzin kara-durur / Kendü kendü ölümin göre-durur

4181(a13) Yüzi cennet yalıñı dûzah gibi / Gözlerinden yaş akar ırmah gibi

4182(b1) Gice ansuz nesneyi görmez kişi / İrteye degin köyinmekdür işi

4183(b2) Meclis uçmak anda ol hûrî-durur / Bezmi gögdür ay anuñ nûrı-durur

4184(b3) Kelebekler cümle şûra düşdiler / Dükeli bir va‘degâha üşdiler

4185(b4) Kim bize ol şâhidümüzden haber / Kim getüre katumuza mu‘teber

4186(b5) Bir kelebek aradan eydür beni / Viribiñ aña ki bilürem anı

4187(b6) Eytdiler var kim bu iş senden gele / Girü döniçek haber getür bile

4188(b7) Kim nişânına göre dürişevüz / Ola kim ol şâhide irişevüz

4189(b8) Ol kelebek vardı mumı görmege / Girü gelüben nişânın virmege

4190(b9) Kendüzin yalıñına urdı revân / Kim meger kim ala andan bir nişân

4191(b10) Bir kanadıyla bir ayagı tamâm / Kapkara köynidi anuñ vesselâm

4192(b11) Girü yârânlar katına geldi uş / Ol nigâruñ bir nişânın virdi hoş

4193(b12) Vardum anı kuçmaga nûrı benüm / Kanadumı yakdı karardı tenüm

4194(b13) Anı ırakdan meger göre kişi / Yohsa yakından yavuz ola işi

 

4.2. Karşılaştırma Notları

  1. 4170(a2): Beytin sonundaki idüŋ okuması gerçekten de akla en uygun olanı. Ancak TDK nüshasında aynı beytin ilk dizesi açıkça başladuḳ olduğu için uyak ya da redifli bir okuma arayıp idük olarak yanlış okudum.
  2. 4171(a3): İki olumsuzluk önekini de ni “ne” olarak yanlış okudum. En iyi okumam şu: “Destânı hikmet ile anlatın ki şüphesiz ve belirtisiz olandan (Allah’tan) kimsenin size belirti vermeyeceğini bilin.”
  3. 4175(a7): göynür ucı “yanar ucu” doğru okuma ama TDK nüshasında kesinlikle gümiş durur “gümüştür” yazmıyor. Belki gümişden-dür “gümüştendir” olması gereken bir müstensih hatasıdır. bizem yerine bezm doğru okuma, yine TDK nüshasında hareke hatası var.
  4. Benim göyün- ve göynür okumam Kemal Yavuz’un köyin- ve köyne- okumasından farklı olma nedeni (1) ikinci ünlünün yazmalara göre farklılık göstermesi olsa gerek ve (2) Arap alfabesinde ≪ ك≫ harfinin /k/ ya da /g/ seslerinden hangisini imlediğini anlamanın imkansızlığı. Ben orta dönem Oğuz dilinin ön ünlü öncesindeki söz başı ünsüzlerin ötümlüleşmesi kuralını baz alarak /g/ olarak okuyorum.

C[voice-] > C[voice+] / #_V[front+]

Bu kuralın bugün dahi istisnaları varken o dönemde de olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Böylece hangisi olarak okumamız gerektiği biraz da keyfiyete kalıyor.

Kendü, kendüzi ve gendü, gendüzi meselesinde de durum aynı.

  1. 4178(a10): Yukarda da sözünü ettiğim gibi TDK nüshasında anlamsal bir terslik vardır. Burada olduğu gibi görinür olmalı idi, yine müstensih hatası olmalı.

  2. 4179(a11): TDK nüshasında açıkça kāz değil kār yazıyor. ölüdür/uludur hangisi doğru olduğuna beyti anlamlandıramadığım için karar veremiyorum.

  3. 4180(a12): ölümin okuması doğru. Sahıpsız nokta dediğim meğer cezm imiş.

  4. 4181(a13): yalıŋı “alevi” okuması doğru.

  5. 4182(b1): irte/erte “sabah, yarın” kelimesinde üstünlü yazıldığı için ikincisi gibi (/ɛ/, kimine göre /ä/) okudum. Kemal Bey de ya harekeye göre okumuş ya da dönemin şartlarını göz önüne alarak kapalı e (/e/) için /i/ okumuş olabilir.

  6. 4183(b2): bezm-i gökdür/bezmi gögdür. Ben isim tamlaması olarak, Kemal Bey ise iyelik tamlaması olarak okumuş. Nihaî anlamda pek bir ayrım yok. TDK nüshasında ≪ي≫ olmadığı için 3. kişi iyelik eki olarak okumayı uygun görmedim. Nüsha farkı olabilir.

  7. 4185(b4): İlk dizede hece eksiği var dediğim bu imiş. biz değil bize olmalı. Yine müstensih hatası olacak, çünkü açıkça cezm konmuş ve ≪ز≫ sonrasında ne ≪ﺍ≫ ne de ≪ﻩ≫ var.

  8. 4186(b5): viribiyeŋ yerine viribiŋ okuması hem anlamsal olarak hem de vezn bağlamında daha doğrudur ancak TDK nüshasında açıkça fazladan bir üstün var.

  9. 4188(b7): şāhede yerine şāhide okuması daha doğru. TDK nüshasında kesre yerine üstün kullanılmış.

  10. 4191(b10): ḳanadıla yerine ḳanadıyla okuması vezn için daha uygun ancak TDK nüshasında ≪ي≫ için bir cezm yok.

  11. 4193(b12): ḳuçmaġa “kucaklamağa” ve ḳanadum “kanadım” (bunu nasıl yanlış okumuşum ki) okumaları doğru. Böylelikle “Vardım onu kucaklamağa, nûru benim kanadımı yaktı, kurudu tenim.”

 

Kaynakça

https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-78427/gulsehri---mantikut-tayr.html

https://lugatim.com/

Kanar, Mehmet. Eski Anadolu Türkçesi Sözlüğü. Say Yayınları, 2018.

Merhan, Aziz ve Funda Şen. Eski Anadolu Türkçesi Notlar ve Metinler. BilgeSu, 2016.

reddit.com
u/MergenKarvaach — 5 days ago
▲ 7 r/konya

Mezar Taşı Müzesi - Üçler Mezarlığı

https://preview.redd.it/705z56u0xkjh1.jpg?width=4070&format=pjpg&auto=webp&s=8b3007cf8459e1ae7d7397ae866a5e01828fa29e

https://preview.redd.it/xwwd85u0xkjh1.jpg?width=4559&format=pjpg&auto=webp&s=1a92838c6c394afec1a3518406d2ba57185021fa

https://preview.redd.it/36p8pfu0xkjh1.jpg?width=3472&format=pjpg&auto=webp&s=c26833fc52b22a66ac37a08b18c2c68cfc085bc7

Bu tür floral (ve adını bilmediğim) yapılı taşlar 18. yy. sonrası Avrupa kökenli sanat akımlarının etkisini gösteriyor. İşlemelerden söz etmiyorum, çiçek/ağaç desenleri hepten beri vardı, taşın silüetini oluşturan dış şeklinden bahsediyorum. Diğer örneklerde de bolca görünen düz ya da silindirik taşların daha yaygın ve eski olduğunu görebilirsiniz. Güneş burcu da aynı şekilde hepten beri olan bir motif.

Sille taşından mezar taşları. Günümüzde sadece eski ev ve ahırlarda görüyoruz bu taşı. Alacalı olduğu için ve pütürlü yapısından mezar taşı yapılmaya pek de uygun değil sanımca. Yazıları seçmek de mermer ya da açık renkli taşlara göre çok daha zor.

Üzüm bağı işlemesi çok hoş

Silleli Ali Efendi

Esrar Dedezade Rıza Efendi

Selçukîlerden kalma birkaç mezar taşı vardı, biri bu.

https://preview.redd.it/r6ylz8u0xkjh1.jpg?width=1162&format=pjpg&auto=webp&s=13096fd54aa1b53e414ba3bdef25dc04fcd3802c

Mezarlığın bu taraftaki kapısının hemen yakınında, Aslanlıkışla'da Karatay Belediyesi çocuklar için açık hava film gösterimi veriyor. Kardeşimi getirdik, şu an aktif olarak burdayım.

reddit.com
u/MergenKarvaach — 5 days ago

Yûnus Emre Fermâyed 1 — Eski Anadolu Türkçesi Okumaları 1

Bu yaz için kurduğum planlardan biri de hem okumamı geliştirmek hem de eski metinleri gerçekten elime alıp okumuş olmak, dolayısıyla dönemin diline ve fikir dünyasına alışkanlığımı artırmak için Oğuzların ilk yazı dili olan 13.-15. yüzyıllar arasını kapsayan Eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış metinleri transkribe edip az buçuk anlamlandırmağa uğraşmak idi. Her ne kadar yazın sonuna doğru varmış olsak da hiç olmamasından iyidir diyüben (yavaştan ısınmış olalım) bugünden başlamış bulundum. Metinleri (esas mesele budur zaten) asılları üzerinden okumağa bunun için de web kaynaklı orijinal nüsha taramaları bulmağa çalışacağım. Başlangıç olarak halihazırda elimde bulunan Yûnus’un Berlin nüshası ile başlamayı uygun gördüm. İlk şiirin bir kısmını daha önceki yazılarımdan birinde kapak görseli olarak kullandığım için ikinci şiirden başlayacağım, böylece okumamış olduğum bir metinle karşılaşmış olacağım.

Bu metinler benden önce onlarca kez okundu, transkribe edildi. Benim amacım doğrudan sonucu yayınlamak yerine daha çok süreci, takılmaları, sözlüğe başvurmaları, anlamlandırma çabalarını da kapsayacak. Okur olarak siz de paylaştığım orijinal yazma görsel üzerinden okuma denemeleri yapabileceksiniz ve benim okumalarım ile karşılaştırıp yorumlarda tartışmalara düzeltmelere yönebilirsiniz. Filoloji sub'ında da filoloji görmüş oluruz böylece diyelim.

Açıklama ve yorumlamaları köşeli parantez içinde vereceğim.

 

Yazma Sayfa 1:

2A

Transkripsiyon Denemesi:

2A: (“2” sayfa çiftini, “A/B” ise çiftin ilki ya da ikincisi olduğunu gösteriyor.)

 

1a. [Her sayfa altında beyit sırasını “1, 2…” ve mısra sırasını ise “a/b” ile gösterdim.]

sensüz yola girürisem çārem yoḳ adım admaġa

[Bu son kelime biraz karaltıda kalmış ama hem anlam bakımından hem de sonraki dizelerden anlayabildiğimiz uyak bakımından (“-mege/-maġa”) kelimeyi seçmek pek de zor değil.]

 

1b.

gevdemde ḳuvvetüm sensin başum götürüp gitmege

[“götür-” asıl anlamıyla, kaldır- olarak kullanılıyor: “başımı kaldırıp.” Bkz. gök “yukarda olan.”]

 

2a.

göŋlüm cānum ʿaḳlum bilüm senüŋile ḳarār ider

[“bilü” bilgi, akıl, düşünce]

 

2b.

cān ḳandı sevi gerek uçuban dosta gitmege

[“Ruhum ikna oldu, uçup dosta gitmek için sevgi gerek.”]

 

3a.

gendüliginden geçeni ṭoġan idinür māʿşūḳ

[“Kendiliğinden geçeni doğan edinir maşuk.” Maşuk, onun için aşık olup da kendinden geçeni adeta avcı bir kuşa (doğan) çevirir anlamında olsa gerek. Nitekim beyitin devamı av sahnesi çiziyor.]

 

3b.

ördege keklige çözer ṣuda yüzeni ṭutmaġa

[“çöz-” çekip çıkarmak?]

 

4a.

biŋ ḥamzaca ḳuvvet virmiş ġanī cabbār ʿışḳ erine

[“Aşk erine bin (sahabe) Hamza kadar kuvvet vermiş (zengin ve güçlü) Allah”]

 

4b.

ṭaġları yirinden irdi yol eyler dosta gitmege

[Hareket ettirmek anlamında olsa gereken “ir-” için bu anlamı bulamadım. Belki “ırga-” sallamak, sarsmak ile bağıntılı bir “ır-”]

 

5a.

yüz biŋ ferhād gülniŋ? almış ḳazar ṭaġlar bünyādını

[“yüz biŋ” ayrı mı bitişik mi yazılmış bilmek isterdim, “ز” her durumda ayrı yazıldığı için anlamak imkansız. Bu satırda bi’ hareke eksikliği var, “ṭaġlar”ın çoğul ekini anlamak kolay tabii ama diğer kelimeyi okuyamadım. “ṭaġlar bünyādını” dağların temelini]

[Bir çözümleme sitesinden uygun bir kelime buldum, hareke tutmasa da anlam olarak bu kelime olduğuna şüphe yok. Lugat-i Naci’de “Külünk: ḳama, ṭaş ḳıran demir ālet.” (Sözlük maddesine ait görüntü aşağıda.)]

Lugat-ı Naci

Yazma Sayfa 2:

2B

2B:

 

5b.

ḳayalar kesüp yol eyler āb-ı ḥayāt aḳıtmaġa

 

6a.

āb-ı ḥayātuŋ çeşmesi ʿāşıḳlaruŋ viṣalidür

 

6b.

ḳadeḥi ṭoluyorıdur ṣuvsamışları yaḳmaġa

[Hece uysun diye olsa gerek “ṭoluyordur” yerine bu form kullanılmış. “ṭoluyordurur” olmasında hiçbir sakınca yoktu oysa. Yukarıda “ṣu” (3b) okumuştum ama “ṣuv” okunmaması için de hiçbir neden yok.]

 

7a.

yidi veylü? ṭamusını gül eyler ʿāşıḳlar āhı

[İlk okumam bu şekilde idi. Kubbealtı lügatine göre “veyl” cehennemde bir vâdînin adı. Böylelikle: “yidi veyl ü ṭamusını gül eyler ʿāşıḳlar āhı” olmalı. “Yedi veyl ve cehennemini gül eder aşıkların ahı.”]

 

7b.

ḳaṣdiderseŋiz uçmaġı nūr idüp nūra katmaġa

 

8a.

ʿāşıḳmı diyem ben aŋa teŋrinüŋ uçmaġın seve

[“Tanrı’nın cennetini sevene ‘aşık’ mı diyeyim?” Soru edatının akla mâkul olduğu üzre bitişik yazıldığına dikkat çekerim. Burada tekrar erken metinlerde Allah için “teŋri” kullanılmasında sorun görülmediğini görmüş olduk. Manihaist ve Nesturî bağlamında Soğdca kaynaklı eskicil metafizik terimlerin de İslamî bağlamda kullanıldığını görüyoruz: “ṭamu” cehennem, “uçmaḳ” cennet]

 

8b.

uçmaḳ daḫı bir ṭuzaḳdur müʾminler cānın ṭutmaġa

[“Âşığın vuslatı mâşuk iken cennet dahi araya giren bir engeldir.” Burada mâşuk, elbette ki Allah’tır.]

 

9a.

ṭutılmadı yūnus cānı geçdi ṭamudan uçmaḳdan

[“Yûnus’un canı, bu engellere takılmadı.”]

 

9b.

yola düşüp dosta gider hem aṣlına uyaḳmaġa

[“uyak-” uyanmak olsa gerek. Mehmet Kanar’ın Eski Anadolu Türkçesi Sözlüğü’nde batmak, gurup etmek. Örnek olarak tam da bu beyti vermiş ancak her ne kadar verdiği açıklama kulağa hoş gelse de (“Yunus’un güneşe benzeyen canı cehennemin üstünden uçarak geçti. Şimdi bu can aslında gurup etmek üzere dostunun yolunda gitmektedir.”) “uçmaḳ” kelimesini yanlış olarak cennet değil, uçma eylemi olarak yorumlamasına dayanarak “uyak-” için batmak anlamını yakıştırmış olmalı. Oysa Yûnus çok daha güzel bir mânâ sunuyor: Yalnız cehennem değil, cennetten de geçmek gerek.]

Toparlarısak:

 

sensüz yola girürisem çārem yoḳ adım admaġa

gevdemde ḳuvvetüm sensin başum götürüp gitmege

 

göŋlüm cānum ʿaḳlum bilüm senüŋile ḳarār ider

cān ḳandı sevi gerek uçuban dosta gitmege

 

gendüliginden geçeni ṭoġan idinür māʿşūḳ

ördege keklige çözer ṣuda yüzeni ṭutmaġa

 

biŋ ḥamzaca ḳuvvet virmiş ġanī cabbār ʿışḳ erine

ṭaġları yirinden irdi yol eyler dosta gitmege

 

yüz biŋ ferhād külünk almış ḳazar ṭaġlar bünyādını

ḳayalar kesüp yol eyler āb-ı ḥayāt aḳıtmaġa

 

āb-ı ḥayātuŋ çeşmesi ʿāşıḳlaruŋ viṣalidür

ḳadeḥi ṭoluyorıdur ṣuvsamışları yaḳmaġa

 

yidi veyl ü ṭamusını gül eyler ʿāşıḳlar āhı

ḳaṣdiderseŋiz uçmaġı nūr idüp nūra katmaġa

 

ʿāşıḳmı diyem ben aŋa teŋrinüŋ uçmaġın seve

uçmaḳ daḫı bir ṭuzaḳdur müʾminler cānın ṭutmaġa

 

ṭutılmadı yūnus cānı geçdi ṭamudan uçmaḳdan

yola düşüp dosta gider hem aṣlına uyaḳmaġa

 

reddit.com
u/MergenKarvaach — 9 days ago
▲ 9 r/konya

Ateşbâz Veli Türbesi Ziyareti

Geçen yazdan beri yatan bisikletimin iç dış lastiklerini değiştirdim. (Arka lastik bu yolda dikenli otlardan delik deşik olmuştu.) Deneme sürüşü olarak tamirciden çıkar çıkmaz biraz dolanayım dedim, plansız yola çıktım. Güneşin alnında iki saat dolandım, şapka yok bi' şey yok her yanım yanmış. İlk olarak birkaç gün öncesinde arabayla önünden geçip de "epeydir gelmedim bura" dediğim Ateşbâz Veli Türbesi'ne uğradım. Duamı okup, anama nenelerime Türbe tuzundan aldım, oradan ayrıldım. Yeni Meram Caddesi üzerinden çarşıya varıp geri evime döndüm. (Kendimi doxxlamamak için aşağıdaki haritada gpx data'nın uçlarını kestim, hâlâ daha genel konum anlaşılıyor elbette.)

Bunu bir blog postu olarak görebilirsiniz, nitekim görmeğe değer pek bir şey yok. Sizin de bisiklet, gezi, bu veya başka türbeler hakkında anınız, görüşünüz varsa buyrun, sohbet olsun.

Haritalar:

GPS Visualizer

Kendi Hex Map'im

Ateşbâz Veli Hazretleri Türbesi

Ateşbâz Veli Hazretleri Türbesi

Askeriye'nin yol üzerinden görünen tankları

Görünüşü hiç de şüpheli olmayan Türbe tuzu. Bilekliğimi göstermek için bahane oldu, kendim dokudum))

Bu da sabah gördüğüm çekirge

reddit.com
u/MergenKarvaach — 13 days ago
▲ 12 r/konya

Zazadın ve Zencirli Hanları'na Bakış

Yazın da gelmesiyle memlekete döndüm ve yaptığımız ilk şeylerden biri arkadaşımla han gezmek oldu. Uzun zamandır gitmek istediğim Zazadın Hanı'na gitmekte karar kıldık ancak vardığımızda iki yıldır kapalı olduğunu öğrendik. Bir bekçi, bol bol yavru hindi, yavru kedi, yavru köpek ve yakınlarda bir eşek ile karşılaşmış olduk. Han'ın ana kapısı kapalı olduğu için içeri giremedik ve etrafında dolaştıktan sonra oradan ayrıldık. İkinci istikamet, hakkında pek bilgi olmayan Zencirli Hanı'na idi. Aksaray Yolu üzerinde Zencirli köyünden yürüyerek gidilmesi gereken Han tamamen yığıntı halde. İçinde çayımızı içtik, pikniğimizi yaptık, Han'a eski günlerini yad ettirdik. Yol boyunca topladığım gelincik yapraklarını da eve varınca kurutup çay yaptım. Bol bol üzerlik de bulduk ama kuruyup tohumlarını olgunlaştırmadıkları için pek bir işe yaramazdı, onun için yaz sonunu beklemek gerek.

Zazadın Hanı. Sağa doğru görünen prefabrik bekçi kulübesi girişin olduğu yer, giriş çöp konteynerleri ile kapatılmış ancak yürüyerek girilebilir.

Zencirli Hanı. Aksaray Yolu (kuzey) yönüne doğru.

Zencirli Hanı. Güneybatı yönüne doğru.

Han'dan geri dönerken. Karşıda Zencirli Köyü. Doğu yönü.

Aracı ve şoförlüğü için Avşar Bey'ime özel teşekkürler.

reddit.com
u/MergenKarvaach — 2 months ago
▲ 12 r/konya

Alkol, Tütün Ürünü, Puff vs. Postları Hakkında

Alkol, tütün ürünü, puff vs. için satıcı önerisi veya promosyon paylaşımları subreddit kalitesi ve legalite sorunları nedeniyle süresiz olarak yasaklanmıştır, bu tür paylaşımlar (geriye dönük olmayacak şekilde) kaldırılacaktır.

Bilginize sunarız.

r/Konya Mod Ekibi

reddit.com
u/MergenKarvaach — 3 months ago