u/lemmybey
I fixed my FR special trem
I swapped those cursed FR saddles with guyker hardened steel ones. And while i am at it, dropped in a fat sustain block and some noise dampeners for springs. I also didn't like how stock tuners felt so swapped them with gotoh ones. After that i made some cosmetic changes like knobs, trem arm and strap pins. Tried to keep the chrome/black mixed look overall. Now it holds the tunings damn well no matter how hard i abuse the trem and flutters like a champ! All changes cost me less than a gotoh bridge, regionally. Meet the Nyx Sun Valley Super Shredder! Mistress of the night!
Sessizliğimiz hakkında vent/rant
Türkiye bugün yaşadığı noktaya bir gecede gelmedi. Uzun yıllar boyunca olup biteni kabullenen, görmezden gelen; küçük çıkarlar, siyasi hesaplar ve kişisel menfaatler uğruna sesini çıkarmamayı tercih eden geniş bir toplumsal kesim oluştu. Üstelik bu süreç yalnızca iktidarların değil, muhalefetin de hatalarıyla, ihmalleriyle ve zaman zaman sessizliğiyle adım adım ilerledi.
Suyumuz bir anda kaynamadı. Yavaş yavaş ısıtıldı.
Her yeni gelişmede sınırlarımız biraz daha geriye çekildi. Dün kabul edilemez dediğimize bugün alıştık, bugün tepki gösterdiğimize yarın omuz silktik. Zamanla olağan dışı olan olağanlaştı; toplumun tepki eşiği yükseldi. Bugünkü tepkisizliğimizin önemli bir nedeni de tam olarak bu: Uzun süre boyunca azar azar alıştırıldık.
Oysa mesele yalnızca siyaset değildir.
“Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım” diyorsanız, vatan sizin için herhangi bir toprak parçasından ibaret olamaz. Vatan, insanın aidiyetidir; geçmişidir, geleceğidir ve sorumluluğudur. Büyük çerçeveden baktığınızda siyasi görüşünüz, yaşam tarzınız veya dünyaya bakışınız ne olursa olsun değişmeyen bazı ortak değerler vardır.
Bu ülkenin bayrağı için canını veren şehitler onurumuzdur. O uğurda bedel ödeyen gaziler gururumuzdur. Bayrak ise yalnızca bir sembol değil, bütün bu ortak hafızanın taşıyıcısıdır.
Son yıllarda medya, popüler kültür ve çeşitli toplumsal eğilimler üzerinden milli değerlere sahip çıkmanın belirli bir siyasi görüşün tekelindeymiş gibi sunulduğunu görüyoruz. Oysa vatanı sevmek, bayrağa saygı göstermek ya da ülkenin ortak değerlerini savunmak herhangi bir partinin, ideolojinin veya siyasi hareketin mülkü değildir.
Bunlar vatandaşlığın doğal sonucudur.
Bir ülkeyi eleştirebilirsiniz. Devleti yönetenleri eleştirebilirsiniz. İktidara da muhalefete de karşı çıkabilirsiniz. Hatta ülkenin gidişatından öfke, hayal kırıklığı veya umutsuzluk duyabilirsiniz. Bunların hiçbiri insanın kendi ülkesine karşı sorumluluk duymasına engel değildir.
Tam tersine, gerçek vatandaşlık bazen yanlış gördüğüne itiraz edebilmektir.
Çünkü vatan sevgisi iktidar sevgisi değildir. Devlet, hükümet değildir. Bayrak da herhangi bir siyasi partinin bayrağı değildir.
Bugün yeniden hatırlamamız gereken belki de en temel gerçek budur: Milli değerlere sahip çıkmak bir politik pozisyon değil, ortak bir vatandaşlık bilincidir.