r/KRDN
BEYLER TOPLANIN SİYASİLERİN NİYE KÜRT,Kürt gençleri diye dolaştığını açıklıyorum…
BEYLER KPSS COĞRAFYA ÇALIŞAN BİRİ OLARAK KİMSE DİKKAT ETMESEDE GÖRDÜKLERİM BENİ ÇOK KÖTÜ TELAŞA SÜRÜKLÜYOR NEDEN Mİ HEMEN AÇIKLIYORUM: BEYLER ÜLKENİN NÜFUS ARTIŞ HIZI YERLERDE SÜRÜNÜYOR VE 20 SENE EN GEÇ BÖYLE DEVAM EDERSE ÜLKEDE YAŞLI NÜFUS ÇOĞALACAK Kİ BU DEVLETE ÇOK BÜYÜK YÜK VE EMEKLİLİK RAFA KALKABİLİR ŞUAN EYT İLE EMEKLİ OLANLAR BİLE DEVLETE ÇOK BÜYÜK BİR YÜK OLUŞTURDU VARIN GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN..
✏️ŞİMDİ 2. NOKTA VE EN ÖNEMLİSİ KÜRT HÜKÜMET GELİYOR ÜLKEDE NÜFUS ARTIŞ HIZI 3,5 LARDA VE BU GERÇEKTEN ÇOK KÖTÜ AMA GÜNEY DOĞU VE DİĞER DOĞU KÜRT AİLELERİN NUFUS ARTIŞ HIZI HER ZAMAN YÜKSEK MİSAL ŞANLI URFA 28.5 NÜFUS ARTIŞ HIZINA SAHİP VE İLERDEKİ SEÇMENLERİ KÜRTLER OLUŞTURACAK BÜTÜN SİYASETÇİLER BUNU ÖNGÖRÜYOR Bİ SİZ ÖN GÖREMİYORSUNUZ.. ÜLKE ELİMİZDEN GİDİYOR BEYLER KENDİ ÜLKEMİZDE AZINLIK OLMAMIZ YAKINDIR BEN SÖYLEMİYORUM İSTATİKLER SÖYLÜYOR. İYİ GECLERİNİZ OLSUN TANRI BİZE YARDIM ETSİN ÇÜNKÜ ONLAR ETMİYECEK…..
KRDN (Kutsal Rahmet ve Doğruluk Neferleri)
"Ahlaksız kız" dediniz, haklıymışsınız... kabul ediyorum tüm günahımı
Meğer ben karalamışım bu nezih chat'in ak adını
Geç buldum ama tam buldum hidayeti, gözlerim açıldı iyice,
Artık tövbekâr bir kulum ben, arınmak istiyorum sadece.
///
Tövbe ettim a dostlar, hidayete erdim bu gece,
Artık edepli, hanım hanımcık bir kızım ben her kelimemde.
Küfür yok, marjinal çıkışlar yok, gıybet zaten büyük günah,
Bundan sonra her mesajımın başında ve sonunda "biiznillah"
///
Türbanı çektim başıma, seccadem önümde, tesbihim elimde,
Artık saflığın ve ahlakın kendisi var her bir sözümde.
Lemi abi bile şaşkın bu sütten çıkmış yeni halime,
Nazar değmesin sakın nur saçan yeni kimliğime
///
Hadi açın kapıları, zemzemle yıkandım paklandım geldim,
Eski yoldan çıkmış hallerimden vallah utandım
Kabul edin bu tövbeli kulu yeniden aranıza,
Bir daha leke sürersem, yazıklar olsun bu yeni ahlakıma
KRDN (Kibar Rolündeki Dinozorlar Noktası)
Ey sütten çıkmış ak kaşıklar, yavşak azizler,
Nihayet huzura erdi o pek nezih sohbetler
Meğer ne büyük bir tehditmişim ben o meclise,
Birkaç cümlemle mi yıkıldı o kırılgan mürebbiye
///
Beni istemediler, ittiler kapının ardına,
Zeval gelmesin sakın chatin o yüce ahlakına!!!
Sanki kutsal bir tapınaktı da o subreddit odası,
Bir tek benmişim meğer oranın yüz karası.
///
Herkes benden nefret ediyor, koro halinde adeta,
Bir ben sığamadım şu koskoca dijital saltanata
Ama sanmayın ki yalnızım bu zifiri karanlıkta
Bir Kedi bir de Qaqa sevdi beni, gerisi fasa fiso zaten bu hayatta
///
Ahlakı ben bozmuşum, veletleri ben yoldan çıkarmışım,
O masum ruhların aklını bir bir çelip karartmışım
Ellerde ban butonları, vicdanlar pirüpak
Ne büyük sevap işlediniz beni dışarı atarak!!!
///
Kırılmadım canım, ne kırılması, gülüyorum sadece,
O yapay sterilitenizde boğulmadığıma şükredip her gece
Arının benden, temizleyin o dijital mahremi,
Siz de götünüz gibi koruyun o çok kıymetli mabedi...
arnavut cigeri patates bide sumakli domatesli soğan
aci kuru biberim olsa süper olacakti
Sessizliğimiz hakkında vent/rant
Türkiye bugün yaşadığı noktaya bir gecede gelmedi. Uzun yıllar boyunca olup biteni kabullenen, görmezden gelen; küçük çıkarlar, siyasi hesaplar ve kişisel menfaatler uğruna sesini çıkarmamayı tercih eden geniş bir toplumsal kesim oluştu. Üstelik bu süreç yalnızca iktidarların değil, muhalefetin de hatalarıyla, ihmalleriyle ve zaman zaman sessizliğiyle adım adım ilerledi.
Suyumuz bir anda kaynamadı. Yavaş yavaş ısıtıldı.
Her yeni gelişmede sınırlarımız biraz daha geriye çekildi. Dün kabul edilemez dediğimize bugün alıştık, bugün tepki gösterdiğimize yarın omuz silktik. Zamanla olağan dışı olan olağanlaştı; toplumun tepki eşiği yükseldi. Bugünkü tepkisizliğimizin önemli bir nedeni de tam olarak bu: Uzun süre boyunca azar azar alıştırıldık.
Oysa mesele yalnızca siyaset değildir.
“Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım” diyorsanız, vatan sizin için herhangi bir toprak parçasından ibaret olamaz. Vatan, insanın aidiyetidir; geçmişidir, geleceğidir ve sorumluluğudur. Büyük çerçeveden baktığınızda siyasi görüşünüz, yaşam tarzınız veya dünyaya bakışınız ne olursa olsun değişmeyen bazı ortak değerler vardır.
Bu ülkenin bayrağı için canını veren şehitler onurumuzdur. O uğurda bedel ödeyen gaziler gururumuzdur. Bayrak ise yalnızca bir sembol değil, bütün bu ortak hafızanın taşıyıcısıdır.
Son yıllarda medya, popüler kültür ve çeşitli toplumsal eğilimler üzerinden milli değerlere sahip çıkmanın belirli bir siyasi görüşün tekelindeymiş gibi sunulduğunu görüyoruz. Oysa vatanı sevmek, bayrağa saygı göstermek ya da ülkenin ortak değerlerini savunmak herhangi bir partinin, ideolojinin veya siyasi hareketin mülkü değildir.
Bunlar vatandaşlığın doğal sonucudur.
Bir ülkeyi eleştirebilirsiniz. Devleti yönetenleri eleştirebilirsiniz. İktidara da muhalefete de karşı çıkabilirsiniz. Hatta ülkenin gidişatından öfke, hayal kırıklığı veya umutsuzluk duyabilirsiniz. Bunların hiçbiri insanın kendi ülkesine karşı sorumluluk duymasına engel değildir.
Tam tersine, gerçek vatandaşlık bazen yanlış gördüğüne itiraz edebilmektir.
Çünkü vatan sevgisi iktidar sevgisi değildir. Devlet, hükümet değildir. Bayrak da herhangi bir siyasi partinin bayrağı değildir.
Bugün yeniden hatırlamamız gereken belki de en temel gerçek budur: Milli değerlere sahip çıkmak bir politik pozisyon değil, ortak bir vatandaşlık bilincidir.