Zamanında kendime yazık ettim sanırım
Merhaba, ben Leyla Alina. Bugün üzüldüğüm bir konu hakkında bahsetmek istiyorum.
Keşke zamanında derslerime kötü gözüyle bakmasaydım. 10. sınıftan önce ders çalışmaya annemin zoruyla yaptığım için hep sıkıcı gözüyle bakıyordum ve şimdi bile biraz pişman hissediyorum gerçi yine de o zamanlar geçmişte kaldı. 10. Sınıfta o zorbalık görmeye başladığım okula gittim ve buradan mezun oldum. O okulda hocalar ile aram baya iyiydi. Bu da bana motivasyon kaynağı oldu. Yöntemleri geliştirirsem baya iyi yere gidebileceğim yerde kırılma noktası nerede başladı biliyor musunuz? Aşk. Okuldaki pick me kıza aşık oldum bir süre beraberdik ama pek anlaşamıyorduk ona rağmen beraberdik ardından da ayrıldık ki ayrılmamız doğrudan beni bunalıma sokmadı ama sonraki aylarda kız bulmak istedim ama etrafımdaki kızlar hepsi pick me olması beni çok değersiz hissettirdi ve ayrılık acısıyla ve zorbalıklarla beraber kendimden nefret etmeye başladım, babamın beni okula bırakırken bana "okula kendin gidebilir misin" tarzında konuşmaya başlaması ve böylece kendimi bir yük gibi görmeye başlamam üstüne de "Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz" diyen hükümetimiz okumayı zorlaştırmaya çalışıp gençleri suça teşvik etmek için elinden geleni yaptığı için (çetelere hiçbir şey yapmaması, hukukun üstünlüğünün olmaması, İslâm dininin yapı taşı şiddet ve taciz olduğu için devletin özellikle bu dine diktatörlüğünü güçlendirmek adına bağlı olması) okumaya dair umudumu ve düşüncelerimi kaybetmiştim ama en sonunda üniversitenin, eğitimli olmanın sadece bir statü/para meselesi ile alakalı falan olmadığını tekrar anlamaya başlamam ile o diğer konuları yavaş yavaş unutmaya karar verdim. Medeniyetler her zaman eğitim ile kurulmuştur. Medeniyeti yıkan şey eğitimsizliktir.