r/teorikdosya

Doğum oranlarının düşmesi küresel bir planın sonucu mu? Yoksa modern dünyanın getirdiği bir rehavet mi?

Doğum oranlarının düşmesi küresel bir planın sonucu mu? Yoksa modern dünyanın getirdiği bir rehavet mi?

Arkadaşlar başlıkta soruyu sordum, sizden gelecek cevapları merakla bekliyorum.

u/Puzzled-Can-9399 — 4 days ago

Dr. Dilara Annbarcı yeni bir organ keşfetti

(en altta izlediğim YouTube videolarının linkleri var ancak hepsi İngilizce)

Bu organ aslında yeni bir organ değil hepimizin en azından ismini duyduğu kromozom ismini bulan Wilhelm Waldeyer 1870 de bu organı zaten bulmuştu.

Ancak bilim insanları tabiri caizse zamanla bu organın varlığını unuttu. Çünkü ilk bulunduğunda bu organı sadece evrimsel bir artık olarak gördüler. İşlevsiz bir organ olarak yaftaladılar. Bunun sebebi gerek o zamanki imkansızlıklar gerek kadın bedeninin tıpta 2. Planda olması...

Jennifer Mckey isminde bir biyolog takımıyla beraber fare yumurtalığının 3D görüntüsünü aldı ve yumurtalığın altı kısmında garip c şeklinde bir şey farketti. Ardından biraz araştırma sonucu Jennifer bunun 1870 de bulunmuş bir organ olduğunu farketti yani bu organı ilk tekrar keşfedimiz 2022 de gerçekleşti.

Ancak detaylı araştırma 2024 de Elife dergisinde yayınlandı. Dr. Dilara anbarcının önderliğinde yapılan çalışmada bu organ ilk defa detaylı bir şekilde incelendi.

Organın adı:rete ovarii (yumurtalık filesi gibi bir anlamı var)

Dr. Dilara'nın yürüttüğü çalışmadan bahsedeceğim biraz lütfen 2. Fotoğrafa bakın. Çalışmada bir haftalık bir farenin rete ovariisine mavi bir boya enjekte edildi ve 10 dakika içerisinde boyanın yumurtalığa ulaşıp orayı kapladığı görüldü Bundan sonra yine mavi bir boyayı bu sefer başka bir farenin yumurtalığına enjekte ettiler ancak enjekte edilen boya rete ovarii ye ulaşmadı. Yani rete ovariiden yumurtalığa bir akış varken yumurtalıktan rete ovariiye yoktu.(En azından farelerde durum böyle)

Bundan sonra biraz daha kısaca özet geçeceğim

Bu organın iyice araştırılmasıyla beraber:

Erkeklerdeki rete testis adındaki bir organla çok benzer işlevleri olduğu farkedildi(tahmin edersiniz ki erkeklerdeki bu organ kadınlardaki gibi kenara atılıp unutlmamış)

PCOS, kısırlık, erken menopoz gibi bir çok hastalık için yeni umutlar oluşturdu

Organın işlevsiz olmadığı, anlaşıldı bu organ; yumurtalıktaki bebeğin büyümesine yardımcı oluyor, hormonların düzenliyor, üreme sırasında reseptör genlerini aktive ederek yumurtalıkla çift yönlü iletişim kuruyor, aktif bir salgı organı olarak çalışıyor.

Henüz internette bununla ilgili Türkçe bir içerikle karşılaşmadım. Hem bir Türk kadını tarafından hem de Türk bir bilim insanı tarafından yürütülen böyle önemli ve bir bakıma skandal olan durumu herkesin bildiğinden emin olmak istedim. Elimden geldiği kadar doğru anlatmaya çalıştım bazı kısımları yanlış aktarmış olabilirim o yüzden lütfen bunu okusanızda hem esas çalışmayı okuyun hemde YouTube videolarını izleyin lütfen umarım bu bir kez daha kadınların nasıl 2. Sınıf insan muamelesi gördüğünü ortaya koymuştur.

(Çok uykum vardı o yüzden yazım hatalarım varsa mazur görün lütfen)

YouTube:

https://youtu.be/JXPrCI1xjdQ?si=BsREVEuqT369teDl

Türk bilim insanımız:

https://www.instagram.com/somethingaboutdilara?cplk=MWdvMzJneTBjOWc4dg==

Dilara Annbarcı'nın çalışması:

https://elifesciences.org/reviewed-preprints/96662

u/No-Schedule7379 — 4 days ago
▲ 25 r/teorikdosya+1 crossposts

Yapay rahim (biotorba)

Anne rahminin işlevlerini taklit ederek bir fetüsün beden dışında gelişimini ve büyümesini sağlayan tıbbi bir cihaz olarak geçer yapay rahim.

Biobag ise bu teknolojinin somut örneği. Aşırı prematüre bebekleri yaşatmak için geliştirilen, içi yapay plasenta işlevi gören sentetik sıvı dolu, şeffaf ve steril bir torba sistemi.

Yani artık fetüs aşamasından sonra gerçek bir anne rahmine ihtiyaç olmadan da bebeklerin yaşamına devam edip doğabileceğini söylüyorlar. Amaçları da dediğim gibi prematüre bebekleri ölüme terk etmemek, yapay ortamda yaşatabilmek. Ama böyle bir şey geliştirildiyse amaçları ne kadar iyi olabilir? Sizce faydalı mı yoksa irite edici mi?

u/mshellphonescailin — 3 days ago

Suya kattıkları bir madde işememize neden oluyor!

Bana, taze teorik dosyalar lazım. araştırmaya değer dosyaları teori dump yapalım

u/FTuno — 4 days ago

Çoklu orospu evlatları teorisi

Çoklu evren teorisini bilirsiniz, benim çoklu orospu evlatları teorim var. Bu dünyadaki kötü insanlar, örneğin yolsuz politikacılar,okul saldırısı yapanlar,çocuk istismarcıları. Diye uzar gider bu liste. Teoriye gelecek olursak.

999 tane evren var diyelim, bu orospu evlatları 999 tane evrenin 999 tanesinde de orospu evladı. Neden mi? Çünkü bunların dnasında var orospu evlatlığı. Uzaylılar bunları bir uzay gemisinde yaratıyor, klavye başındalar. Ekranda bir dna var ve yazıyor ki. Orospu evladı#2002. Uzaylı bu dna'ya tıklayıp "orospu evladıdır uzak durunuz" yazıyor ve düğmeye basıp meteorla dünyaya yolluyorlar. Sonra ise bu orospu evlatları zamanla çoğalıyor ve günümüzdeki orospu evlatları oluşuyor.

reddit.com
u/worldisfullofsoabs — 4 days ago

Fetullahcilarin Kanalı Madımak Katliamının yıl dönümünde dalga geçmek için Madımak Yemeği tarifi veriyor (2 Temmuz 2014)

u/ImportantPlan462 — 4 days ago

Milliyetçi Hareket Partisi kurucusu ve 1960 darbesinin komutanı Alparslan Türkeş, 251 vatandaşın ölümünden sorumlu FETÖ elebaşı terörist Fetullah Gülen'le kucaklaşıp sohbet ederken.

u/ImportantPlan462 — 12 days ago

Avrupa Neden Türklerden Nefret Ediyor

Türk kelimesi Avrupalılar için bir travma tetikleyicidir. Bunu inceleyelim...

Yayılmacı İmparatorluğumuz = Türkler Avrupa'nın içlerine kadar ilerlemişti. Bunu bir yabancının ağzından cümleyle taçlandıracağım "1453'te Konstantinopolis'in düşüşü, daha sonra güçlenen bir Türk korkusunu ortaya çıkardı. Bu korku, Mohaç, Petervaradin, Viyana ve Belgrad gibi savaş meydanlarının, fethedilmiş ve kuşatılmış şehirlerin isimleriyle sembolleşti."

Bu metinden anlayacağınız üzere uzun bir süre Türkler yenilmez bir millet konumunda. Bütün Avrupa toplanıp koalisyon ordusu çıkarsa bile yenemiyor. Kaldı ki Viyana kuşatmasını kaybetmemiz de beceriksiz paşaların sonucudur. Nasıl korku oyunlarında canavarı durduramamanız sizi tir tir titretiyorsa, Avrupalılarda Türk "canavarını" durduramadığı için tir tir titrediler.

İslam İmparatorluğu = Osmanlı özünde hem bir Türk devleti hem İslam imparatorluğuydu. Avrupa'ya yabancı olan bu din karşısında avrupalılar şaşkın kalmıştı. Çünkü "iblisin dini" (Hristiyanlara göre Muhammed kendisine görünen meleği yanlış anlamıştır yada bir iblis ona melek gibi gözükmüştür.) hak dinin ordularını ezip geçmektedir.

Türklerin durdurulamaz gücüne karşı dehşete kapılan Avrupalılar çareyi Tanrı'da ararlar.
Artık Avrupa Hristiyanlığı yeni bir mentalite sahibidir. Türklerden nefret et, Türkleri dışla, Türkle savaş. Bu konuda Avrupalılar kiliselerinde "missa contra turcas" dediğimiz Türklere karşı ayinler yapar dualar ederler. Yani bildiğin topluca bizi lanetliyorlar. Bizim her cuma namazında toplanıp İsrail, ABD veya başka bi ülkeye imamla birlikte lanet okuduğumuzu düşünün. Protestanlığın öncüsü Marthin Luther'in iş arkadaşı Philip Melanchthon Türkleri "Kızıl Yahudi" olarak adlandırıyordu.

Dini olarak saldırmak yetmez! Sosyal hayatta da saldıracaksın. Türkler şeytanlaştırılmalı, iblisle eşleştirilmelidir. Bugün bile İtalya, Avusturya ve Ukrayna gibi ülkelerde, ebeveynler çocuklarını korkutmak için "Yemeğini yemezsen Türkler seni kaçırır!" gibi sözler söylemektedirler. Bizi öcüleştirmek yetmediği gibi bizi kaba göstermeliydiler. Avrupalılar kendi aralarında ağzı bozuk küfürbazlara "Tıpkı bir Türk gibi küfür ediyor!" derlerdi. Kötü kokanlara "Türk gibi kokuyorsun!" demekten çekinmezlerdi. Çünkü kötü olan her şey Türklerle alakalıydı.

Burada bitti mi? Tabii ki hayır! Bize kelime cambazlığı da yaptılar. Latince turcicus(Türk) kelimesini torquere'den(İşkence) türediğini iddia ettiler. Hatta Türkler zalim İskitlerin soyundan gelmeliydi.

İki çiftin kavgasında alakasız bi şekilde ateşe atılan birisiymişiz gibi protestan katolik çatışmasında dahi laf yedik!! Marthin Luther Türklerin Avrupa'nın içlerine ilerlemesini katoliklerin sapkınlığı olarak görmüştü. Luther'e göre Kilise sapkınlık etmişti! Kilise, Tanrı'nın onlara verdiği yetkileri kötüye kullanıyordu. Bu yüzden Kilise ve hristiyanları cezalandırmak için Tanrı, Türkleri gönderdi.

İbre Tersine mi Dönüyor?
-----------------------------
Eee her güzel şeyin bir sonu vardır. Türkler Viyana'da ne kadar mücadele etse de şehri ele geçiremedi ve artık duraklama dönemi başladı. Artık Türkler eskisi kadar korkunç gözükmüyordu. Yavaş yavaş korkunun yerini alay aldı. Türklerle alay ediyorlardı! Avrupanın her bir yerinde Türkleri aşağılayan armalar, heykeller, oyunlar vardı. İleri saralım...

  1. Yüzyıla geldiğimizde Türkler eski korkunçluğunu yitirmişti. Türkofobi'ye ihtiyaç kalmasa da eski karapropaganda taktiklerinin etkisi hala devam ediyordu. Avrupalılar Türkleri daha çok tanımaya başladı. Bunun sonucunda Avrupa'da Turquoisie adını verdiğimiz bir akım başladı. Artık Avrupalı soylular kendilerini diyerlerinden ayırt edebilmek için Türkçe kelimeler kullanıyor, Türk adetlerinden bir iki geleneğe özeniyordu. İsveçliler Türk köşklerine özenip bunları kendi ülkelerinde kuruyordu. Eskinin canavarı bugünün "Hırçın ama asil Türkü"oldu.

Güzel bir şeyler de oluyor.
Fransa, İngiltere, Almanya vs. ülkelerden pek çok insan Türk İmparatorluğunu ziyaret eder oldu. Bu ziyaretler sonucu Türklerin barbar olmadığının hatta Avrupalılarla onları karşılaştırmanın bile bir yanlış olduğu fark edildi. Türkler medeniydi...(Lady Montagu'nun yazıları.)
Bu süreçte Türklere karşı önyargılar kırılıyor müthiş bir sempati kazanılıyordu.

Güzel Şeylerin Sonları Var
-------------------------------

Maalesef ki maalesef ülkemizdeki Hristiyan azınlıklar ayaklanmaya başladılar ve bunu kan dökerek yaptılar.
"Her iki tarafta da katliamlar gerçekleşmiş olmasına rağmen —Yunanlılar bağımsızlık savaşlarını 1821'de Mora'da binlerce Türk erkek, kadın ve çocuğu katlederek başlatmıştı— Batı kamuoyu yalnızca Müslümanların gerçekleştirdiği katliamlara tepki gösterdi." "Türklerin geri çekilmesi sırasında, ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı bölgelerde etnik temizlik daha 19. yüzyılın ilk on yıllarında Sırplar tarafından gerçekleştirilmeye başlanmıştı." - Ingmar KARLSSON

Özet:
Türkofobi'nin kökenine indik. Aslında bugün pek çok batılının ve doğulunun bize karşı uyguladığı nefret söylemleri ve apaçık ırkçılıklar 15. Yüzyılda Türklerden korkusuna elinden geleni ardına koymayan birkaç kral ve soylunun karalama kampanyasının ürünü. Ancak burada bizim de hatamız var. Başımızdaki hükümdarlarımız dünyada olan itibarımızı hiç umursamamış olmalı. Keşke bişeyler daha farklı yaşansaydı. Ama hakikat bu...

Türk doğdum, Türkçe konuşacağım, Türk için çabalayacağım, Türk olarak öleceğim.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

u/efeturkgunay — 12 days ago

Kara mizah

Neden bazı insanlar kara mizahtan aşırı nefret ediyor? Herkes değil de yani mesela bazen Shorts'ta zenci şakası yaptı diye linç ediken gördüm ulan ben de zenci şakası yapıyorum yapılınca da gülüyorum ama zencileri de diğer insanlardan farksız görüyorum ırkçı değilim yani mesela cinsellik şakası yapanşara da çok tepki gösteriyorlar Shorts'ta ama ben cinsellikle kafayı bozmuş bir bireyim nasıl cinsellik şakası yapmayıp cinsel şakalars gülmeyeyim? Tamam bazı şakalar beni de rahatsız ediyor mesela birisini tacize kadar giden şakalar Epstein şakaları Oliver Tree şakaları falan ama en küçük kara mizaha bile karşı olmak bana saçma geliyo

reddit.com
u/Constant_Tourist9187 — 10 days ago

Bir nihilizm eleştirisi

Nihilizm, evrende önceden verilmiş bir anlam veya amaç olmadığını söylemekte haklı. Hiçbir şeyin anlamı olmadığı sonucuna varmak maliyetli bir sıçramadır.

Bir şeyin anlamının gökten verilmemiş olması, onun anlamsız olduğu anlamına gelmez. Canlılar ihtiyaçları nedeniyle dünyaya müdahale eder, başarısız olduklarında davranışlarını değiştirir, işe yarayan ilişkileri tekrar eder ve bunları zamanla korurlar. Alışkanlıklar, beceriler, araçlar, dil, bilgi ve kurumlar ortaya çıkar.

Anlamı hazır değil, gerçeklikle kurduğumuz ilişkiler içinde oluşturuyoruz. Akıl da insanın kafasında bulunan ayrı bir nesne değil, örgütlenmelerin gerçeklikle başarılı ilişkiler kurabilme biçimidir.

Bu yüzden asıl soru dünyanın anlamlı olup olmaması değil, anlamın nasıl ortaya çıktığıdır.

Nihilizm hazır anlam yoksa anlam da yoktur diyor fakat hazır anlam yoksa, anlamın nasıl oluştuğuna bakmalıyım. Anlam olan bir şey degil kurduğumuz, öğrendiğimiz bir şey. Elmayı öğrenirken anlamını da duygu hormon sinirleri kullanarak öğreniyoruz. Öğretiliyoruz

Gerçekliğin bize önceden verilmiş bir anlam borcu yoktur. Ama gerçeklik direniyor. Biz de bu dirence karşı deneyerek, öğrenerek ve örgütlenerek ilerliyoruz. Bence anlam, akıl ve bilgi böyle ortaya çıkıyor.

reddit.com
u/Fragrant_Courage7769 — 11 days ago

Öğretmenler kız öğrencileri kayırıp erkeklerden daha yüksek notlar veriyorlar. Erkeklere olan sistematik baskı.

araştırma linki paylaşacağım biraz uzun diye bir kısmını özetlemek istiyorum. Özellikle bizim ilk ve ortaokul dediğimiz çağlarda erkekler testesteron hormonu yüzünden yaramaz diye adlandırılıyor , daha hareketli oldukları için. Kız öğrenciler ise sakinler ve daha kolay adapte oluyorlar sınıfa. Öğretmenler bu yüzden kız öğrencilere daha yüksek notlar veriyorlar. Bunu örnek olsun diye söyledim ileriki yaşlarda da devam ediyor ama incelemesi en kolay grup erken yaşlardaki.Araştırmayı doğru anlamak lazım genel olarak kız öğrencilerin not ortalaması erkeklerden fazla fakat bunun sebebi kızların daha başarılı olması değil öğretmenlerin insiyatifi. Araştırmalar zaten uluslarası ve eminim ki şunu reddedecek yoktur ilk okulda orta okulda yüzde 90 erkekler ceza alır. Daha hareketli oldukları için "yaramaz" olarak adlandırılır ve cezalandırılır. Bunun sebebi ise erkeklerin hormonları. Yani erkeklerle kızları aynı sıralara koyup erkekleri erkek oldukları için cezalandırıyorlar ve "yaramaz, uyumsuz" olarak nitelendiriyorlar bunun notlara yansıması da araştırma konularından birisi. Eğitim sistemi kızlara daha uygun genel olarak onların başarılı olması da şaşırtmazdı zaten fakat araştırmalar bunun böyle olmadığını da gösteriyor aynı zamanda. https://www.oecd.org/en/publications/the-abc-of-gender-equality-in-education\_9789264229945-en.html?hl=tr-TR

u/Remarkable-Branch423 — 11 days ago