
r/teorikdosya

Flashback to the 2023 Al Aqsa Storm prediction (Oct 7th)- only public prediction on record
m.youtube.comتنبأت هذه القناة بأحداث 7 أكتوبر وبـ "حرب الـ 12 يوماً"، كما تنبأت أيضاً بـ "عملية الوعد الصادق 4". وتوقعاتها لعام 2027 كارثية ومروعة
youtube.comSizce petrol kullanımından önce buzullar eriyormuydu
-Evet eriyordu aslına bakarsak her sene tıpkı mevsimler gibi buzullar oluşur ve erir yani belgesellerde vs sürekli eriyip suya düşen koca koca buzdan kayaları gösterip beyin yıkıyorlar.
Ve bu orada gayet sıradan bir olay olmasına rağmen milyonlarca kişiyi hipnotize ettiler eğer amaçları propaganda olmasa bu gerçeği söylerlerdi
Ve bu gerçeği söylemeden propaganda için kullanıyorlar
Gelecek yorumlar yine tahmin edeceğim gibi sen delisin ne içtin kafayu yemişsin vede alakasız şeyler
Lan argüman yaz argüman bak ilim bilim diye zırvala karşına o bilimin llahı gelince bilimsel olmayıp kuyruğunu kıstırıp hakaret et bu nasıl ikiyüzlülük bilgin varsa tartışalım hodri meydan
36.Nato Zirvesi hakkında analizim
Beyler, hanımlar, toplanın. 7 Temmuz 2026’da Ankara’da yapılacak olan şu 36. NATO zirvesi mevzusunu biraz deşelim, çünkü olay sadece bir grup takım elbiselinin askeri bütçe konuşmasından çok daha derin. Karşımızda bildiğin küresel elitlerin 1993’ten beri ilmek ilmek işlediği 33 yıllık o devasa döngüyü dünya liderlerinin gözü önünde tescilleyeceği, adeta "Yeni Saltanat"ı ilan edecekleri diplomatik bir ayin var. Hani en son 2004’te İstanbul’da yapmışlardı ya bu zirveyi, aradan tam 22 yıl geçmiş. Şimdi "Eee ne var bunda?" demeyin. Okültizmle, masonik terminolojiyle az buçuk ilgilenenler bilir; 22 sayısı "Usta Mimar" (Master Builder) sayısıdır abi. Adamlar resmen "İstanbul’da temelini attığımız inşaat bitti, şimdi Ankara’da binaya taşınma vakti" mesajı veriyorlar. Zaten şu an hükümetin sırf bu zirve ayaklarına koskoca şehirde başlattığı o çılgın düzen ve temizlik operasyonunun arkasındaki asıl amaç da misafirlere şirin gözükmek falan değil amk. Adamlar tapınağı ayine hazırlıyor resmen "Biz binayı tamamladık, her şey pürüzsüz, buyrun taşının" demek için Ankara’yı o büyük ritüele hazır hale getiriyorlar.
İşin numeroloji kısmına baksan zaten ayrı bir kafa: NATO'nun 36. zirvesi bu. 3+6=9 yapıyor. 9 demek numerolojide hasat zamanı, tamamlanma ve sonun başlangıcı demek. Yani sistem, 20. yüzyıldan kalma o hantal güvenlik masallarını tamamen çöpe atıp, distopik "Dijital Saltanat" döneminin ilk küresel anayasasını Ankara'da kucağımıza bırakacak. Peki neden Washington veya Londra gibi kodaman yerler değil de Ankara? Çünkü Ankara tam bir geçiş kapısı; Doğu ile Batı’nın, İslam dünyası ile laik sistemin, kaos ile düzenin tam kesişim noktası. Küresel sistem bu kararsız, deli enerjiyi Ankara'da sabitleyip tüm Avrasya'yı tek merkezden gütmek istiyor. Zirvenin Beştepe’de yapılacak olması da tesadüf falan değil; Ankara’nın artık figüran değil, dünyanın yeni "Garnizon Başkenti" olduğunun resmi ilanıdır bu.
O masalarda öyle sadece tank, tüfek, asker sayısı da konuşulmayacak, yemezler. 2026’nın ruhuna uygun olarak insan askerlerin yerini alacak olan algoritmalar, yapay zeka tabanlı katil savunma sistemleri ve dijital ordular resmen legalize edilecek. Üstüne bir de Orta Doğu ve Orta Asya’daki o milyar dolarlık Bor ve Nadir Element koridorlarının korumalığı bizimkilere ihale edilecek. O gün Ankara semalarında kulak zarı patlatan o jetler de güvenlik için falan uçmayacak, yeni bir çağın kölelik anayasasını yüzümüze haykırmak için bağıracaklar. Sizin bu konu hakkındaki teorileriniz neler, aşağıda bir fırt fırlatın tartışalım.
Basit bir soru sizce bu şekilde giderse 140 sene sonra grafik -kaçı gösterir
Herbir mavi çizgi 1 seneyi gösteriyor ve 6 senede 0.25ten fazla değişim var bu mantıkla 140 senede 23 katı değişim olur ve sıcaklıklar artmayı bırak -6 derece düşer.
Hadi bakalım hem bu söylediğim şeyi çürütüp aynı zamanda insan kaynaklı zkilim değişimini savunabilene 10 bin dolar vereceğim
Bu arada bu grafik baale tapan çocuk kurbanı rütüellerine katılan pedo algore pçin sizlere pompaladığı grafiktir
Muhafazakarların İslamiyeti sahiplenmesine rağmen islamiyetin sol ideolojilere daha yakın olması ironisi
Bugün Türkiye'de ve dünyada "muhafazakar/sağcı" kitleler, dinin bir numaralı temsilcisi ve koruyucusu konumundalar. Statükoyu savunan, sorgulamadan itaati merkeze alan ve genelde sermaye ile barışık olan bu yapı, aslında İslam'ın ortaya çıkış felsefesiyle devasa bir çelişki içinde.
Dinin kurumsal tarihini ve gelenekleri bir kenara bırakıp temel metinlere ve ilk dönem pratiklerine baktığımızda, günümüz "sol" veya "sosyalist" ideolojilerine şaşırtıcı derecede yakın bir altyapı görüyoruz. Sebepleri ise oldukça net:
Sermaye ve Kapitalizm Karşıtlığı: Kur'an, paranın ve servetin istiflenmesini kesinlikle yasaklar. Haşr Suresi 7. ayet açıkça "Servet, sadece zenginleriniz arasında dolaşan bir güç olmasın" der. Zekat, infak ve faizin (riba) haram kılınması, aslında servetin tabana yayılmasını amaçlayan, paranın sermayedarlarda birikmesini engelleyen anti-kapitalist müdahalelerdir.
Ezilenler (Mustazaflar) ve Ezenler (Müstekbirler) Çatışması: Solun "sınıf mücadelesi" konseptinin birebir dini karşılığıdır bu. Kutsal metinlerde Firavun siyasi tiranlığı, Karun ise ekonomik oligarşiyi temsil eder. Dinin tarihsel duruşu her zaman halkı ezen müstekbirlere karşı ezilenlerin (mustazafların) yanında saf tutmak olmuştur.
Emeğin Yüceltilmesi ve İşçi Hakları: Solun merkezindeki emek kavramı, İslam'da da temel direktir. "İşçinin hakkını teri kurumadan verin" vizyonu emeğin sömürülmesine karşı net bir manifestodur. Rant, tefecilik veya kumar gibi emeksiz elde edilen kazanç yolları tamamen kapatılmıştır.
Irk ve Sınıf Eşitliği (Egaliteryanizm): Döneminin (Cahiliye) aşiret, soy ve kan bağına dayalı katı hiyerarşisini yerle bir etmiştir. Veda Hutbesi'ndeki evrensel eşitlik bildirgesi, üstünlüğü sadece erdeme/takvaya bağlayarak sınıfsız bir toplum ideali çizer.
Fakat gelgelelim tarihsel süreçte Arap ve Emevi kültürü (gelenekçilik), dinin yerini almış. Egemen güçler ve saraylar, kendi düzenlerini korumak için dini evcilleştirip bir "itaat ve şükür" aracına çevirmişler. Ali Şeriati gibi isimlerin "İslami Sosyalizm" fikirleri de tam olarak bu yozlaşmaya, dinin afyonlaştırılmasına bir isyandır aslında.
Bugün, inandığını iddia ettiği inancın vahşi kapitalizme, sömürüye ve eşitsizliğe karşı radikal bir başkaldırı olduğundan bihaber olan, tam tersine ezenlerin kurduğu sistemi "kader, şükür, itaat" üçgeninde savunan büyük bir muhafazakar kitle var.
Yeminle bu millete çekilen psikolojik operasyonlar dünya tarihinde başka hiçbir yerde görülmemiştir
Abi adam videoda domuzu sevip duruyor yani sanki sevilecek başka hayvan kalmamış gibi domuzu bulmuş bakın arkadaşlar 140 IQ olan Yahudiler bu hayvandan uzak duruyorlarsa bı bildikleri var ki uzak duruyorlar. gerçekten bu millete yapılan psikolojik harp operasyonları artık son bulmalı üzerinde bı sürü pire bakteri mikrop olan sokak köpeklerini kedilerini evin önünde sokakta beslemeyi "bı kap su bı kap mama"diye normalleştirdiler şimdi millet kuduz aşısı olup duruyor kist hidaktik vakaları arttı ondan sonra covid 19 döneminde aşı saçmalığını millete dayattılar ve güzellediler şimdi Almanya biontec covid aşısı yan etkilerinden ötürü yasak George Soros(ünlü yahudi zengin) Türkiye'de Suriyelilerin kalmasını istedi bı sürü solcu gazeteci Twitter kanaat önderi kapitalist ülkelerden aldıkları fonlar ile Suriyeli güzellemesi yaptılar Türk milletine yapılan bunca psikolojik harp operasyonunu düşününce insan gerçekten kafayı yiyecek gibi oluyor ben bu videonun gerçekten normal bir niyetle ve amaçla çekildiğine inanmıyorum bı kere senin yavru domuzla ne işin var tr'de yenmez yetiştiriciliği yapılmaz yani para etmez ya da dünyada koyun kuzu inek bittide mi bu hayvanı seviyorsun
Kalabalığın Bilgeliği
Kalabalığın bilgeliği teorisi nasıl oluyor, nasıl oluyor da ne kadar çok kişiye sorulursa sonuca o kadar yakınlaşılıyor? Felsefi, dini, Tanrının varlığı yokluğu hakkında bağlantısı olabilir mi? Bunu da ben şu an halka sorarak cevapların ortalamasından doğru cevaplara yaklaşmayı umuyorum
👋r/KorkuArsiviTR Topluluğuna Hoş Geldin - Kendini Tanıtmadan Önce Yazılanları Oku.
- Saygılı olun
Tüm üyeler birbirine saygılı davranmak zorundadır. Hakaret, aşağılamalar ve toksik davranışlar yasaktır.
- Konu dışına çıkmayın
Paylaşımlar sadece korku temalı olmalıdır: filmler, kitaplar, gerçek hikâyeler, şehir efsaneleri, gotik ve body horror içerikler.
- Spoiler uyarısı kullanın
Film, dizi veya kitap spoiler’ları mutlaka “spoiler” etiketi ile paylaşılmalıdır.
- Gerçek hikâyeler belirtin
Paylaşılan “gerçek olay” hikâyeleri mümkünse kaynak veya açıklama içermelidir. Uydurma içerik olduğu belirtilmelidir.
- Nefret söylemi yasaktır
Irkçı, cinsiyetçi, dini veya herhangi bir gruba yönelik nefret içeren içerikler kaldırılır.
- Spam ve reklam yok
Sürekli tekrar eden gönderiler veya reklam içerikleri yasaktır.
- NSFW içerik uyarısı
Aşırı rahatsız edici (gore, body horror vb.) içerikler NSFW etiketi ile paylaşılmalıdır.
- Başlıklar açıklayıcı olmalı
“Bu ne ya” gibi belirsiz başlıklar yerine içeriği anlatan başlıklar kullanın.
Guruba Hoşgeldiniz
Dünyada İnsanlığın Selameti İçin Bazı Toplumlar Yok Olmalı
Gerçekten böyle düşünüyorum. Kim ne derse desin. Bazı toplumlar suça daha meyilli. Az gelişmiş. Daha tehlikeli. Medeniyete ayak uyduramıyorlar ve her daim rezilliklerini artlarında sürüklüyorlar.
Hindistan, Orta ve Güney Afrika ülkeleri (zenciler) bunun en bariz göstergesi.
Nüfus erimesine karşı yeni türk milleti kurma planı
Teori yerine bir fikir buldum onu söylemek istiyorum eleştirerek geliştirebiliriz.
Şimdi millet evlilikten üremekten korktu bıktı o yüzden doğum oranları düşüyor ve devlet bu konuyu sürekli dile getiriyor kurtarmaya çalışıyor.
Bu bağlamda benim aklıma şöyle bir fikir geldi.
Biz üremediğimiz için nüfusumuz böyle azalmaya devam etsin ondan sonra azınlık olalım ama yahudiler gibi birbirine sahip çıkan teşkilatçı elit bir kesime dönüşelim üst tabakaya çıkalım zengin olalım şirketlerin onun bunun başına geçelim diaspora falan yapalım.
Böylece bu zenginlikle elitlikle tekrardan üreyelim ve iyi eğitim alan kaliteli yeni nesiller yetiştirelim nüfusu baştan yapalım.
O sırada bildiğimiz gibi işçi ve asker ihtiyacımızda sorun yaşayacağız işte o noktada eski Almanya gibi işçi göçü çağrısı yapacağız suriyeliler afganlar afrikalılar falan gelecek alt tabaka işlerini bizim yerimize onlar yapacak askerliği de biz az olduğumuz için onlara da orduda yer vereceğiz.
Biz yeni kaliteli bir türk milleti üretip kurarken onlar boşluğumuzu dolduracak onlarla idare edeceğiz.
Sonra nüfusumuz yeteri kadar canlanınca kademe kademe bu mültecileri ülkelerine geri göndermeye başlayacağız ama bu onların da faydasına olacak.
Bizden eğitim iş gücü ve kalabalık insan kaynağı olarak kendi ülkelerine dönecekler ayrıca asker ettiğimiz silahlı mültecileri de oralara göndereceğiz işgal altında olanlar kendi vatanlarını kurtaracaklar ve kalkındıracaklar.
Onları gönderdikten sonra veya gönderme kademeleri sırasında zaten yeniden canlanmış yenilenmiş bir türk milleti olarak süper güç ülkemizde yaşayacağız.
Aynı zamanda o mülteci aldığımız ülkelerle dostluğumuz büyük bir şekilde pekişecek ileride çok faydalı müttefiklerimiz olacaklar. Belki de AB gibi birlik bile kurup ortak para falan yaparız.
Kan grubu Rh- olan kişilerin uzaylı kökenli olduğu iddiası
Twittırda ve birkaç yerde böyle birşey duymuştum. Rh+ olan kişilerinde atalarının maymun olduğunu söylüyorlardı. Sizce doğru mudur?
Sizce yapay zeka ne kadar ileri gidebilir, bilimsel ve toplumsal anlamda
reddit.comUzman çavuş ali berk ne tsk ne msb açıklaması olmadan defnedildi tsk şehitleri bizdenmi gizliyo?
Bu r/turkey deki tayfanin ozgur ozelin gercek muhalefet olduguna halen inanmasi
Abi ayni 2023 de gibiyiz o zamanlar subredditte olan herkes hatirlar
Oylari bolmeyin desteklemeyen akpli gene aynisi ayni formulle devam ediyorlar
Ozgur ozelin akpyle baristigini mhplilerle helalestitgininbayramlastigini hdplilerin dassagini yaladigini avrupa birligi bnd baglantilarini chatham house ziyaretlerini ozgur ozelin cozum surecindeki hareketlerini kemal kiliicdaroglunu detsekleyen tayfada olmasini ne cabuk unuttunuz cidden frontal lobunuz sikilmis
Abi binlerce insan herkes mi unuttu amk?
Atatürk Mu kıtası ve Uzaylılar
Kasım 1929'a geldiğimizde Atatürk, yoğun çalışma temposu nedeniyle hastalanmış ve üç gün yatarak dinlenmiştir. Dördüncü gün doktoru yine dinlenmesini önermiş, fakat Atatürk doktordan kaçmıştır. Bize en azından tarih kitapları böyle söylüyor; fakat gerçek şu: Atatürk, Kasım 1929'da uzaylılar tarafından kaçırılmıştır. Oralarda ne yaşandı bilinmez ama Atatürk'ün Mu Kıtası ve Güneş Dil Teorisi'ne bu kadar ağırlık vermesinin nedeni de budur. Hatta hayatının son döneminde herkesten şüphe etmesinin sebebi, uzaylıların kendisini öldüreceği düşüncesidir.
İnsanı aptallaştıran,yavaş yavaş öldüren uzun vadeli sinyal saldırıları var mı ?
Şu subdaki paylaşım dikkatimi çekti, bu yeni nesil sinyaller, dvb-t2 sinyalleri,yayına geçtiğinden beri ülkemiz de insalar daha agresifleşmeye ve aptallaşmaya başladı, dikkatinizi çekerim.
Çamlıca kulesi yapılıp sinyal yayına geçtiğinden itibaren sinyal alanında kalan insanların psikolojisi daha çok bozuldu gibi ?
Yorumlarınız nedir ?
2 seçenekten birisi ile yönetilmek zorunlu olsaydı hangisini seçerdin
Muhtemelen birçoğunuzun beyni cognitif dissonance (bilişsel çelişki) yaşamamak için iki seçeneğide seçmeyecek
Erdoğan operasyonu
Erdoğan bir operasyondur çünkü:
-Ekonomik kriz:Eğer Afrika ülkelerinde değilseniz veya büyük bir savaştan çıkmadıysanız (1.Dünya savaşı gibi) hiçbir ülkede 10 sene ekonomik kriz sürmez, ekonoik krizler 4-5 sene sürer ve ardndan 2-3 sene bir rahatlama dönemi olur fakat Türkiyede 10 senedir aralıksız süren bir Ekonomik kriz var ve bu krizi durdurmak için yapılan hiçbirşey yok.
-Toplumsal yozlaşma ve düzensiz göçler:Son 10 yıla baktığmızda herşey çok değişti ve halkın bu hale gelmesinde eğitim sisteminin de katıkısı var fakat ona aşşağıda tekrar değineceğiz.Toplum bilerek ve istenilerek yozlaştırılıyor çünkü bir ülkeyi parçalamanın yollarından birisi toplumunu değiştirmektir ve bunu çok güzel başardı.Düzensiz göçler ve doğudaki köylerden Kürtleri büyük şehirlere yerleştirerek toplumun demografik yapısını çok güzel bir şekilde bozdu dahası bu kişiler demografik yapıyı bozmakla kalmayıp adapte olmayıda reddederek toplumsal düzeni ve huzuru kaçırmaktadırlar fakat yine devlet eliyle bu kişilere az veya hiç ceza vermeyerek veya dışarı salarak toplumu her şekilde tehlikeye atmış ve demografik yapıyı bozmuştur.
-Eğitim:Bir milleti yok etmenin en temel yapı taşlarından birisidir ve bunu her sene eğitim sistemini değiştirerek çok güzel başarıyorlar.Ayrıca siz bir nesile milli kimliğni unutturursanız o nesil zaten kendi elleri ile yabancı devletlere ülkeyi vereceklerdir ki biz milli bilinci yok etme işleminide tarih kitaplarında ve derslerinde çok güzel görüyoruz.
-Otorite:Tüm kurumlara kendi adamlarını getirip Ülkenin kılcal damarlarına bile sızmayı başarabilmiş ve ona karşı gelecek kişi ve kuruluşları saf dışı bırakmıştır ve mecliste ezici çoğunluğu ile yasama-yürütme-yargı ilkelerini rahatlıkla yok edebilmiştir.
-Ordu:Yüksek rütbeli subayları kendi kadrosundan seçerek mevcut bir darbe ihtimalini ortadan kaldırmıştır üstüne orduyuda köstek olarak terör bölgelerinde çokça şehit vermemize olanak tanımıştır ki hem Fatih sultan mehmet köprüsündeki olay ile de görüyoruz ki hemde malum kişinin yaşaması ve partilerinin hala mecliste olmasıyla beraber bu millete açıkça saygısızlık yaplımış ve bakın biz teröristler ile el sıkışıyoruz ve "konuşarak" çözüm arıyoruz denmiştir.
-Dış politika:Daha tarafsız bir politika uygulanmaya çalışılsada ABD ve batı yanlısı bir politika güdülmektedir ve her ne kadar bağımsız Türkiye densede ABD nin Büyük ortadoğu projesine kukla yapıldığı açık ve nettiri, Türkiye ortadoğuda hakimiyet kuruyor gibi görünsede aslında ABD nin büyük ortadoğu üslerinden birisidir.
Enerji:Enerji bağımsızlığı olarak büyük adımlar atılıyor olsada sadece elektrik alanında bu yapılıyor ve hala dışarıdan enerji alıyor olmamıza rağmen elektrikli araçlara ekstra vergi getirilmektedir fakat araç konusuna farklı bir başlık altında değerlendireceğim.Türkiye enerji bakımından çok yüksek bir üretim potansiyeline sahip fakat bu 1970 lerden itibaren hiçbir zaman kullanılmadı.
-Yüksek vergi dilimleri ve Enerji ithalatı:Benzin ve dizel araçların vergi dililmlerinin günümüzde yüksek olması belki hoş karşılanabilir olabilir doğa adına fakat aynı şey maalesef hybird ve elektrikli araçlar içinde mevcut, şimdi biz petrol zengini bir ülke olmadığmız için elektrik ve hybrid araçlarda vergi indirimleri uygulanırsa devletin petrole vereceği parayı daha farklı şeyler için kullanılabilirdi fakat yine devlet değil kişiler düşünüldüğü için seçimlerde "bakın yol yaptık falanca yere daha kısa gidecceksiniz böylece daha az yakacaksınız " deniyor ve alkışları topluyor şu soru aklınıza gelebilir: neden bu yolu daha az yakıt yakan veya hiç petrol tüketmeyen bir araçla gitmiyoruz? cevap çok basit çünkü devlet değil kişiler önemseniyor bu devlette.
daha buraya yazamadığım ve aklıma gelmeyen tonlarca şey var fakat şu bilinmelidir ki Erdoğan bir operasyondur ve operasyon da başarılı bir şekilde işlemektedir.
Mevcut okurların aşağıdaki yazıyı dikkate almasına gerek yoktur.
NOT:Bu yazıda yazılan her şey hayal eseridir ve gerçeği yansıtmamaktadır