
Kısayım, öfkeliyim, herkesten nefret ediyorum, peki ben ne yapsaydım?
Evet o tipik dalga geçtiğiniz Napolyon sendromlu adam benim ama neden böyleyim bana sordunuz mu?
30lu yaşlara yaklaşan bir adamım. Büyürken hep örselendim, dövüldüm, fakir ve rezil bir çocukluk geçirdim. Belki de beslenemediğim için büyüyemedim. Gençlik desen, adam yerine konmadım, fakirdim, ufaktım, hep bir şamar oğlanı oldum insanların gözünde. Bazılarının farkında bile olmadığı şeyler için dişimi tırnağımı her şeyimi kullandım. Bu yaşıma kadar karıncaya zararım, herhangi bir insana kötü yamuk bir hareketim olmadı. Kim anasından böyle doğar? İnsanlara iyilikten başka bir şey yapmadım, gördüğüm tek şey kötülük oldu.
Şimdi iyi bir işim var, arabam var, durumum iyi; insanların bana davranışı 180 derece değişti. Peki benim elimdekiler bir gün giderse? İnsan olarak gördüğüm değer yine sokaktaki bir köpeğin bokundan daha fazla olmayacak. Şimdi ben nasıl sinirli olmayayım? Nasıl gudubet ve toplumdan nefret eden bir insan olmayayım? Mahalle yanarken ben saçımı tarıyorum evet ama beni bizzat yakan da mahallenin ta kendisiydi. İnsanlar ölüyor, kazalar geçiriyor, acılar çekiyor, hiçbirine karşı bir şey hissetmiyorum. O kadar kalın bir nasır tuttum ki, hiçbir şey o nasırı delip geçmeyi bırak gıdıklayamıyor bile.
Ne bir kadının gözümün sahte bakışı, ne haberlerde gördüğüm ölüm haberleri, ne de gün içinde muhatap olduğum insanlar; her şey benim için bir illüzyona dönüştü. Hiçbir şey gerçek değil ve hiçbir şey hissetmiyorum. Öfke, nefret ve geçmişin bıraktığı acılardan başka hiçbir şey kalmadı. Gündelik ufak insani neşeler yaşasam da altındaki bu kasvet hepsini anlamsız ve geçersiz kılıyor. Bir gülümsemenin ardından her şeyimi emip donuk bir sima bırakıyor.
Demem o ki, ben etki değil tepkiyim. Ben sadece çevremin bir yanılsamasıyım. Hem içimi dökmek, hem de biraz başka perspektiften bakmanızı istedim. Esenlikle kalın.