Hürgeneral kardeşimize bir hayırlı olsun alırız

2019 DÖNEMİ BORDO BEDELLİ ERİ OLARAK KENDİSİNİ YÜREKTEN KUTLUYORUM

u/terekeme — 13 days ago
▲ 1 r/kariyerim+1 crossposts

Araştırma için Yardım

Bize yardım eder misiniz?
Çalışmıyor musunuz? Eğitime devam etmiyor musunuz?
“Ne yapıyorsun hayatında?” sorusunu duymaktan sıkıldınız mı?
Biz ne yapmanız gerektiğini konuşmak istemiyoruz.
Şu anda hayatınızda neler olduğunu dinlemek istiyoruz.
ODTÜ’de yürüttüğümüz bir araştırma kapsamında, çalışmayan ve eğitimine devam etmeyen genç erkeklerin bu döneme dair deneyimlerini anlamaya çalışıyoruz.
30 yaşından küçükseniz, önlisans/lisans mezunuysanız ve mezuniyetinizden sonra en az 6 aydır çalışmıyor veya eğitime devam etmiyorsanız, sizinle konuşmak isteriz.
Görüşme yaklaşık 60–90 dakika sürüyor ve çevrim içi yapılabiliyor.
Görüşmeden herhangi bir gerekçe göstermeden istediğiniz zaman çekilebilirsiniz.

Araştırmamıza katkıda bulunmak isterseniz bize ulaşabilirsiniz:
ezginur@metu.edu.tr

reddit.com
u/nefertity_4567 — 13 days ago

Forbes 2026 Dünyanın En iyi işverenleri Listesine Türkiye’den Giren 5 Şirketin Arkasındaki CEO ve İK Liderleri

u/terekeme — 15 days ago

bu nasıl bir unprofessional Flaw Wears kardeşim böyle handim shakeliyor!!!111

unbelievable bir case really yani

u/terekeme — 24 days ago

KYK’da yaşadığım mistik olay

2007 ya da 2008 yılıydı. Eskişehir’de Yunus Emre Devlet Yurdu’nda, 213 numaralı odada kalıyordum.

Kıştı. Bizim arkadaşlardan Tunay hastalanmıştı. Diğerlerine bulaşmasın diye hasta olanları başka bir odaya almıştık. Biz de hasta olmayanlar kendi odamızda kalıyorduk.

Benim de o dönem moralim bayağı bozuktu. Gece uyuyabilmek için pasiflora içmiştim. Saat gecenin üçü, dördü falan.

Bir anda dışarıdan inanılmaz bir bağırma sesi geldi:
“Ne olur beni almasınlar! Beni koruyun! Annemle babamı aldılar! Kardeşimi de aldılar!”

Bir anda yataktan fırladım.
Kapıyı açtım, sesin bizim Tunay’ın sesi olduğunu anladım.

“Tunay’a bir şey oluyor!”
Hemen odadakileri kaldırdım. “Kalkın, Tunay bağırıyor. Bir şey oluyor!” dedim.

Koşup yan odaya gittik. Tunay’ı bir gördük…
Çocuk ranzanın üstüne çıkmış, camın tam köşesinde durmuş, dışarıyı gösteriyor. Gözleri korkudan fal taşı gibi açılmış.

“Annemle babamı aldılar! Dışarıdalar! Kafalarını tutuyorlar! Ne olur beni bırakmayın! Onları kurtarın!”
Biz cama bakıyoruz.

Dışarıda kimse yok.

Bomboş.

Gece üç, dört. Kış. Yurt sessiz. Çocuğun gösterdiği yerde hiç kimse yok.

Ama Tunay gerçekten bir şeyler görüyor. O kadar korkmuş ki ne yaptığını bilmiyor.

Tunay’ın karşısındaki çocuk da bu manzaradan çok korkmuş. Çünkü karşısında ranzanın üstüne çıkmış, camdan dışarı bakıp olmayan insanları gösteren bir adam var. O da korkudan bizim güvenliğin adı hüseyindi:
“Hüseyin abi! Hüseyin abi, beni kurtar!”
diye bağırmaya başladı.

Bizim için olay iyice tuhaf bir hâle geldi. Bir tarafta Tunay, olmayan insanları görüyor ve ailesinin götürüldüğünü düşünüyor; diğer tarafta karşısındaki çocuk Tunay’dan korkup yardım istiyor.

Bizim arkadaşlardan biri vardı, daha babayiğit bir çocuk. Gitti, Tunay’ı ranzadan aşağı indirdi. Çocuğu kendine getirmeye çalıştı; tokatlayarak falan uyandırmaya başladı.

Bir süre sonra Tunay kendine geldi.
“Ne oldu oğlum sana?” dedik.

Ama çocuk hâlâ yaşadığı şeyin gerçek olduğuna inanıyor.

“Annemle babamı cinler aldı. Götürüyorlardı. Ne olur onları bana vermeyin. Annemle babamı bulmam lazım.”

Biz bir yandan çocuğu sakinleştirmeye çalışıyoruz, bir yandan da ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz.

Sonunda durum ciddiye bindi ve Tunay’ı hastaneye götürdüler. Eskişehir’deki üniversite hastanesine, Mavi Hastane diye bildiğimiz yere götürüldü.

Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla Tunay küçükken havale geçiriyormuş. Özellikle ateşi yükseldiğinde zaman zaman böyle halüsinasyonlar görüyormuş.
Ama olay burada da bitmedi.

Bir ara yine böyle bir şey yaşadığında, elinde sanki görünmez bir kask tutuyormuş gibi davranıp hepimizi tek tek öpmeye başladı. Sonra da:
“Benim kafamı kopardılar. Ben gidiyorum. Görüşürüz, hakkınızı helal edin.”
gibi şeyler söylemeye başlamıştı.

Düşünsene, yurtta kalıyorsun. Gece üçte bir arkadaşın çığlık çığlığa “Annemle babamı aldılar!” diye bağırıyor. Odaya gidiyorsun, çocuk ranzanın tepesinde camdan dışarı bakıyor ve bomboş bahçede bir şeyler görüyor. Sen hiçbir şey görmüyorsun ama o gördüğünden emin. Üstelik karşısındaki çocuk da Tunay’ın hâlinden korkup “Hüseyin abi, beni kurtar!” diye bağırıyor.

Benim de o gece elim ayağım titremişti.
Yıllar sonra düşününce olayın tıbbi bir açıklaması olduğunu öğrenmiş olmamız biraz olsun rahatlatıcı. Ama o an, gecenin üçünde, ne olduğunu bilmeden böyle bir manzarayla karşılaşmak…

Çocuğun yıllar sonra annesi kanserden vefat etti konuyla alakalı mı ama aklıma geldi.

Gerçekten hayatımda yaşadığım en tuhaf gecelerden biriydi.

reddit.com
u/terekeme — 25 days ago

Yo ağlamıyorum gözüme düzgün ilan kaçtı

Hep gömmek olmasın, bu kez de düzgün ilan paylaşalım.

u/terekeme — 25 days ago

İşte buna kariyer sıç-raması derim

İki gündür gündem Tera ben de bu fırsatı değerlendirip yeni işimi paylaşmak istedim. Bir tebriğinizi alırım.

u/terekeme — 27 days ago

İK’nın bir günü isimli çalışma

Tüm bunları kaydederken kamerayı sağa sola koyup kaydet tuşuna bastığı gerçeği ve tüm bunları yaparken meşgul olduğunu anlatması…

u/terekeme — 1 month ago
▲ 751 r/LinkedinLunaticsTR+1 crossposts

Çöp bir ağabeyin yorumları

Belli bir mertebeye gelmiş insanların random halktan kopuk konuşmalar yapması tavsiye vermesi fena yoruyor.

u/OK-ENG — 2 months ago