
Ne desek boş…
MUTLAK BUTLAN kararının kredili malların satılacağı güne gelmesi de ne güzel tesadüf olmuş, bak ALLAH'ın işine mevlam nasıl da güzel denk getiriyor

MUTLAK BUTLAN kararının kredili malların satılacağı güne gelmesi de ne güzel tesadüf olmuş, bak ALLAH'ın işine mevlam nasıl da güzel denk getiriyor
Aşağıdaki haaberi gördünüz mü bilmiyorum ama ciddi var bu olay. Tinder falan çok güvenmeyin dostlar.
Gördüğünüz çoğu kadın zaten dolgu dudaklı, amaçları hesapla kitleme timliği yapmak. Benim başıma gelmedi tinder kullanmadım, kullanmıyorum da; fakat aşağıdaki şikayeti yazan baya yakından tanıdığım bir iş arkadaşı olunca paylaşmak istedim. Keriz gibi hissediyor o ayrı konu da.
Evet varsa sorularınız bende cevaplayayım. Finans tarafında çalıştım bankacılık cart curt konularında varsa merakınız giderelim.
19 Mayıs’ta da masadayız.
Atatürk gençliğe “rahatınıza bakın” demedi.
Üretin, düşünün, çağın önüne geçin dedi.
Dünya veri merkezi, enerji ve yapay zekâ altyapısı yarışına girmişken hâlâ faiz gelirini başarı sanan şirketler var. Oysa yeni dönemde kasayı değil, altyapıyı kuran kazanacak.
Türkiye’nin geleceği ekranda akan rakamlarda değil; elektrikte, veride ve teknolojide. 🇹🇷
35 yaşında, işi gücü iyi olan hali vakti yerinde mühendis kişisiyim. Ortam var, tanıştığım tanışacağım kişiler oluyor ama tanıştığım kadınlarının çoğunun psikolojisi berbat durumda dostlar. Neler yaşamışlar bilemiyorum ama ciddi güven sorunu yaşıyorlar. Son bir öğretmen ile tanıştım, iyi gidiyor gibiydik ama durduk yere görüşmek istemediğini söyledi. Belki yaptığım bir davranış, bir konuşma onu bunu noktaya getirdi diyeceğim ama yaptığım bir yanlış olmadığını 4-5 ay önce ayrılmış son sevgilisinden yeni bir ilişkiye başlamaya hazır olmadığını söyledi. E iyi hoşta niye görüştük o zaman?
Mayıs ayında zaten yaklaşık 15-16 işlem günü oluyor. 1 Mayıs, 19 Mayıs derken üstüne Kurban Bayramı da eklenince piyasa ciddi anlamda kısalıyor. Ben bu hafta biraz nakite geçmeyi düşünüyorum. Bayram sonrası tekrar agresif şekilde borsaya dönerim gibi duruyor. Mayıs ayı kısa olsa da borsa tarafını gayet iyi değerlendirdim.
Son dönemde enerji hisseleri gerçekten güzel prim yaptı. Özellikle hikâyesi olan enerji şirketlerinde para ciddi döndü. Ama borsada genelde aynı sektör sonsuza kadar taşınmıyor, bir noktada para yeni tema arıyor. Bana nedense sıradaki rotasyon gıda tarafına kayacakmış gibi geliyor.
Çünkü gıda sektörü hem enflasyon ortamında fiyatlama gücünü daha rahat koruyabiliyor hem de insanların vazgeçemeyeceği temel tüketim tarafında olduğu için kriz dönemlerinde bile ayakta kalabiliyor. Uzun süredir bazı gıda hisseleri de enerji kadar konuşulmadı, baskılı kaldı. Böyle dönemlerde piyasa bazen “unutulan” sektörleri öne çıkarıyor.
Bayram sonrası özellikle bilançosu güçlü, borcu düşük ve iç piyasada güçlü markası olan gıda şirketlerinin dikkat çekebileceğini düşünüyorum. Tamamen şahsi düşüncem tabii ama piyasada para yavaş yavaş savunmacı sektörlere kayabilir hissi var içimde.
2011’de mezun olduğumuz dönem sektörün gerçekten altın çağıydı. Forumlar canlıydı, startup ekosistemi yeni yeni patlıyordu, yazılım bilen adamın değeri her geçen gün artıyordu. O dönem bu işin içine girmenin heyecanı bambaşkaydı.
Aradan yıllar geçti. Hayat yordu, sektör değişti, insanların motivasyonu değişti ama şu çalışma ortamına girince içimde hâlâ aynı his uyanıyor. Monitörleri açınca insanın aklı yeniden çalışmaya başlıyor. Yeni bir şey kurma isteği geliyor. Sanki hâlâ yapılacak sonsuz şey varmış gibi.
Belki genç değiliz artık ama o üretme hissi hiç kaybolmuyor.
Her şeye rağmen iyi ki mühendislik be.
2026 benim için gerçekten hayatımın en ağır yıllarından biri olarak başladı.
74 gün önce babamı kanserden kaybettim. İnsan bu cümleyi kurabiliyor ama anlamı zaman geçtikçe daha sert oturuyor insanın içine. İlk günler şok gibi geçiyor. Beyin kabullenmiyor çünkü. Sonra yavaş yavaş hayat devam etmeye çalışıyor ama sen aynı kalmıyorsun. Bir yere gidiyorsun, bir şey görüyorsun, “Babam olsa buna şunu derdi” diyorsun. Sonra bir anda dünyanın en saçma gerçeği yüzüne çarpıyor: artık gerçekten yok.
En kötü tarafı da ne biliyor musunuz? İnsan bir süre sonra ağlamaktan çok sessizleşiyor. Çünkü yoruluyorsun. Acıyı anlatmaktan da yoruluyorsun, güçlü görünmeye çalışmaktan da yoruluyorsun. Herkes hayatına devam ediyor ama senin zamanın bir yerde takılı kalıyor.
Bugün de kedimi kaybettim.
Bembeyazdı. Gerçekten süt gibi beyazdı. Evde yürüyüşü bile huzur veriyordu insana. Sessizce gelir yanıma kıvrılırdı. Bazen hiçbir şey yapmadan sadece aynı odada durması bile iyi hissettirirdi. İnsan bazen bir hayvana bu kadar bağlanılır mı diye düşünüyor ama mesele hayvan olması değil aslında. Mesele alıştığın sevgiyi kaybetmek.
Kalp krizi geçirmiş. Hâlâ o kısmı kabullenemiyorum. Sabah başka bir hayatın var, birkaç saat sonra evin içinde eksik bir sessizlik dolaşıyor. Mama kabı yerinde duruyor. Tüyü koltuğun üstünde duruyor. Baktığı pencere duruyor. Ama kendisi yok.
İnsan aynı yıl içinde hem babasını hem canı gibi baktığı kedisini kaybedince evin enerjisi bile değişiyor. Gerçekten değişiyor. Eve giriyorsun ama eskisi gibi hissettirmiyor. Bazı kayıplar sadece bir insanı değil, bir dönemi de götürüyor yanında.
Babam hastayken bazen kedim gelip yanımıza otururdu. Şimdi ikisi de yok. Bazen düşünüyorum da belki gerçekten dedesinin yanına gitmiştir. Belki bir yerde tekrar birliktelerdir. Çünkü insan böyle zamanlarda biraz olsun buna inanmak istiyor.
Şu an içimde olan şey tam olarak ağlamak bile değil aslında. Daha çok derin bir eksiklik hissi. Sanki hayatın içinden iki tane çok tanıdık ses çekilip alınmış gibi.
2026 bana hayatın ne kadar acımasız olabileceğini çok erken gösterdi.
Adamın yorumu doğru mu?
Götler güzel. Nedir bu göt sallama olayının özeti?
16 yıldır adsense ödemesi alıyorum.
bazen dönüp eski site panellerine bakıyorum…gece 3’te içerik girdiğim günler, trafik düşünce moral bozduğum zamanlar, algoritma güncellemesi beklediğim geceler geliyor aklıma.
işin dışarıdan görünen kısmı sadece reklam geliri aslında. kimse arka taraftaki emeği görmüyor.
abartısız söylüyorum, adsense bana 2 daire aldırdı. tabii sadece ev de değil; yedik, içtik, gezdik, yaşadık da. ama insan yine de dönüp bakınca şunu düşünüyor bir zamanlar küçümsenen internet işi hayatımın en büyük yatırımına dönüşmüş. şimdi millet “yapay zekayla seo bitti” diyor ama bence tam tersi oluyor. çünkü internet tarihinin en büyük içerik çöplüğü oluşuyor şu an. herkes içerik üretebiliyor artık.
o yüzden bundan sonra kazanan; sadece içerik basan değil, gerçekten güven veren, deneyim aktaran, marka oluşturabilen insanlar olacak.
eskiden google’da yükselmek zordu. şimdi çöplüğün içinden sıyrılmak zor olacak. son aldığım ödemem:
Hep analiz, hep hisse senedi olmaz değil mi?
Yaklaşık 15000'e yakın eski para koleksiyonum var. Aramızda böyle hobileri olanlar var mı merak etmedim değil. İlerleyen süreçte ne olur nasıl olur bilmiyorum ama toplamaya devam ediyorum 😄
İyi pazarlar dostlar,
Şahsen geliştirdiğim bir algoritma sonucunda; takasını ve özellikle belirtmek isterim “aylık” grafiğini beğendiğim bir senedi sizlerle analiz edelim istedim: #LUKSK
Aylık grafikte uzun vadeli ana trend yapısının hâlâ korunuyor olması dikkat çekiyor. Özellikle kanal hareketi içinde fiyatın tekrar üst banda yönelme isteği teknik anlamda önemli duruyor.
Takas tarafında ise belli kurumların maliyet yükselterek toplamaya devam etmesi dikkatimi çekti. Bu tarz hareketlerde özellikle kısa vadeden çok orta-uzun vadeli görünümü takip etmeyi daha sağlıklı buluyorum.
144 TL bölgesi majör direnç gibi dururken, geri çekilmelerde 103-112 bandı teknik olarak önemli destek alanı görüntüsünde.
Yatırım tavsiyesi değildir.
Tamamen kendi geliştirdiğim algoritmanın taraması sonucu radarımda olan hisselerden biridir.
2 aylıkken sahiplendim. Canım oğlum Tokyom bugün 11 yaşında. Aslan patilim, benimle üzülen şişko oğlum 🌸 ıslak mama sevgisini napcaz bilemiyorum.
72 gün önce babamı kaybettim, psikiyatriye gittim; algıları yüksek birisin sana sadece uyku düzenin için ilaç vereceğim, konuşarak halletmen gerekiyor dedi. İlaçla çözmek son çare olmalı dedi.
Ama psikolog önermem etik olmaz kendin araştır dedi. Bakıyorum, yorumlara sağa sola da yeni mezunlar zaten hak getire victoria secrets modelleri gibi. (Yanlış bir düşünce olabilir ama çoğu özel üniversite mezunu samimi gelmiyorlar.) Google maps yorumları manipüle edilebiliyor o yüzden onlar da çok doğru gelmiyor.
İstanbulda deneyimli bir psikolog seçecek olsanız nasıl seçerdiniz?
Edit: maddiyattan ziyade bana değer katacak bir psikolog bulmam gerekiyor.
72 gün önce babamı kaybettim, psikiyatriye gittim; algıları yüksek birisin sana sadece uyku düzenin için ilaç vereceğim, konuşarak halletmen gerekiyor dedi. İlaçla çözmek son çare olmalı dedi.
Ama psikolog önermem etik olmaz kendin araştır dedi. Bakıyorum, yorumlara sağa sola da yeni mezunlar zaten hak getire victoria secrets modelleri gibi. Google maps yorumları manipüle edilebiliyor o yüzden onlar da çok doğru gelmiyor.
İstanbulda deneyimli bir psikolog seçecek olsanız nasıl seçerdiniz?
Rahmetli babam tam olarak bu hisseyi 25 yıl beklemişti.
Beklemek aslında iyi değil, reel getiri açısından hiç iyi değil. Ama temel ihtiyaçların varsa (Bknz: ev, araba) ve maaşından arttırıp hisse alabiliyorsan…
İeyho doğru bir örnek olmayabilir, çünkü patronu iyi birisi değil :) belki de iyi birisi olmasınada ihtiyaç yok. Ama belki hatırlayanlar vardır bu hisse için lokmada dökmüştüm 😂 ama geldiğimiz noktada her hisse artık böyle olmayacak, kazandıramayacak. Veya hepsi bir anda gitmeyecek diye düşünüyorum.
32 günde %3.7 gibi bir getiri sunuyor.
Enflasyon için %5 ve üstü getiri sağlamak lazım ama stressiz ve tasasız bu getiri bana göre hala en iyisi. Faiz hassasiyetine bir şey diyemiyorum; bazı arkadaşlarım çok eleştiriyor ama hayır hasenat yaparak bir nebze kendimi rahatlatıyorum gibi.
Ki faizler bu ay daha da artacak bakalım durum neyi gösterecek. Faizlerin bu yılda düşeceğini sanmıyorum.