








Beleş Thaumaturji Bilgisi
Hayrını görün
Tam doğru mu bilmiyorum
Kaynak: https://scp-wiki.wikidot.com/goc-supplemental-thaumatology









Hayrını görün
Tam doğru mu bilmiyorum
Kaynak: https://scp-wiki.wikidot.com/goc-supplemental-thaumatology
Diz kapaklarının hizasına vakıfın logoyu koymayı düşünüom ama emin değilim. Sizden de fikirler duymak isterim
Photo by Francisco Gonzalez on Unsplash
Photo by Mitchell Luo on Unsplash
Görevi veren: Mobil Görev Güçleri komutanı John O. Williams
Görev: “Arizona eyaletinde Fred diye bir çocuk var. Kağıtların içeriğini kontrol edebildiği, hatta içindeki şeyleri gerçeğe çekebildiği söylentisi ufaktan yayılmaya başlamış. Onu paketleyip site-17 ye getireceksiniz”
Katılan Birimler: Pi-1 “City Slickers” 3.Tim
09:00 Pazartesi Arizona/ABD
Arho ve ekibi havalimanından çıkmışlardı. Bir taksi tutup şehir merkezine geldikten sonra bir “Spicy Crust Pizzaria” dükkanına girdiler. Bol karabiberli bir pizza söyledikten sonra Arho yanında bulunan Tarık isimli ekip arkadaşını dürttü.
Tarık bunun üzerine kalkıp tuvalete ilerledi. Tuvalete girdiğinde en sağdan 3.kabine girdi ve kapıyı arkasından kilitledi. Klozetin arkasını karıştırmaya başladı ve bir kağıt buldu. Bir süre bekledikten sonra kağıdı yırtıp klozete attıktan sonra sifonu çekip tuvaletten çıktı.
Masaya geri döndüğünde eğilip Arho’nun kulağına “Değişiklik yok. Görev aynen devam edecek” diye fısıldadı. Arho kafası ile anladım işareti yaptıktan sonra 5 kişilik ekip gelen pizzayı arada sohbet ederek paylaştı.
(Tarık): “Thomas, dayın evleniyormuş diye duydum. Doğru mu?”
(Amelie): “O adam 70 yaşında değil mi ya. Yoktur öyle bir şey”
(Thomas): “İnanmazsın ama doğru. Geçen ay tanışmışlar, zaten az zamanımız kaldı diye bu ay için nikah tarihi aldılar”
(Arho): “Ne adamlar var”
Pizzayı bitirdikten sonra dükkandan çıktılar. Bir taksi çevirip olayın vakfın dikkatini çekmesine sebep olan dedikoduların yayıldığı liseye doğru ilerlemeye başladılar
14:20 Pazartesi Arizona/ABD
Ekip okula geldiklerinde tamamı içeri girmedi. Thomas ve Tarık fazla kalabalık olarak dikkat çekmemek için dışarıda bekleyeceklerdi. İçeri sadece Arho, Martin ve Amelie girecekti.
3 kişilik grup içeri girdiler. Çıkıştan önce son teneffüs vakti olduğu için koridorlar doluydu. Amelie bir öğrenciyi durdurup müdürün odasının yerini sordu. Böylece odayı rahatça bulabildiler.
Kapıyı tıklatıp odaya girdiler. Oda bir müdüre ait gibi gözükmüyordu. 6m^(2) den daha geniş olduğu söylenemezdi ve içinde tek bir masa ile masanın arkasına konmuş bir dolap vardı. Odanın saygınlığını koruyan tek şey mükemmel şekilde düzenli ve temiz olmasıydı.
İçeri girdiklerinde masada bej bir gömlek ve siyah pantolon giymiş, saçı ve sakalları açık kahverengi, kıvırcık olan bir adam oturuyordu. Üzerindeki yaka kartında “Müdür Reginald Powell” yazıyordu. Misafirlerine “Hoş geldiniz. Ziyaret sebebiniz neydi?” diye sordu.
Arho, öne çıkarak “Biz Aeonian Sağlık Sistemleri şirketinden geliyoruz.” dedi. Ardından elini iç cebine atıp kartını Müdür beye uzattı. “Okulunuzdan bazı öğrencilere burs vermeyi düşünüyoruz. İzniniz olursa onlar hakkında fikrinizi almayı ve mümkünse kendileri ile görüşmeyi istediğimizi söylemiştik. Sizde bu güne randevu vermiştiniz”
Müdür böyle bir şey hatırlamıyordu lakin notlarını kontrol etmek için bilgisayarına döndü. Bu sırada Arho’nun zihninden soyut bir iplik müdürün zihnine bağlandı ve duyularına işledi. Notlarına bakan müdür şaşkındı, gerçekten randevu ayarlanmıştı ama o böyle bir şeyden haberdar değildi.
“Yine uykusuzluktan bir şeyler unutmaya başladım” diye düşündü. Küçük düşmemek için yüz ifadesini kontrol altına aldı ve zoraki gülümseyerek ziyaretçilerine baktı ve “Tabi tabi alabilirsiniz. Sırıtmamı mazur görün, böyle saygın şirketlerin dikkatini şimdiden çeken öğrencilerim olması içimi gurur ile dolduruyor. Dikkatinizi çeken kişiler kimlerdi?”
Arho “Patronumuz özellikle Fred diye bir çocuktan bahsetti. Çocukla bir seminerde konuşmuş ve çok etkilenmiş” diye cevapladı.
Bunun üzerine müdür bey okul listesine baktı ve 3 tane Fred isimli çocuk olduğunu gördü. “Okulda birden fazla Fred var. Soy adını biliyor musunuz?” diye sordu.
Arho hafif utanır gibi bir tavır ile “Maalesef... Ama bence patronumuzun bu kadar övdüğü bir çocuk ile biraz konuşsak tanırız. Birkaç dakikalığına onları buraya çağırmanız mümkün mü?”
Müdür bey durumu sıkıntı etmedi. Bir anonsun ardından 3 öğrenci dakikalar içinde odanın kapısında beklemeye başladılar. Böylece Arho öğrencileri tek tek odaya sohbet etme işine girişti. Bu arada Martin dikkati dağılmış gibi müdür beyin duvarında bulunan panoya bakıyordu.
İlk öğrenci odadaydı ve konuşma gayet normal gidiyordu. Lakin bir anda Arho’nun zihninden çıkan soyut bir iplik çocuğun zihnine bağlandı. Çocuk panodaki harflerin hareket ettiklerini görmeye başladı. Gözlerini hızlıca kırpmaya, bu işe yaramayınca da gözlerini kapatıp ovmaya başladı.
Bunun üzerine Arho’nun zihninde bir düşünce belirdi, ilk aday elenebilirdi.
İkinci çocuğa geçtiğinde benzer bir tepki aldı. Üçüncü çocuk odaya girdiğinde de hiç bozmadan kendisinden beklenilen soruları sormaya başladı. 1 dakika konuştuktan sonra bu çocukta aynı şeyi görmeye başladı lakin tepkisi farklıydı.
Panodaki hareketleri gördüğünde ilk tepkisi etraftaki herkesi kontrol etmekti. Bakınırken gözü Martin’e takıldı. Adam direkt olarak panoya bakıyordu! Yüzünü belli bir korku kapladı. Arho belli etmeden hafifçe gülümsedi ve müdür beye döndü. “Tahminimce aradığımız çocuk ikincisi, ailesine ulaşmamız için bize bilgileri verme şansınız var mı?” diye sordu.
Müdür bey eli ile çocuğa gidebilirsin işareti yaptıktan sonra “Tabi. Tabi” dedi. Bilgisayarını açıp bilgileri kağıda geçirmeye başladı. İş bittikten sonra kağıdı uzanan Amelie’ye teslim etti. Ardından ziyaretçilerini uğurlamak için ayağa kalktı.
Kapıdan çıkarken Martin bir anda elini yüzüne vurdu. “Ne kadar unutkanız. Size ikram olarak tatlı getirmiştik ama neredeyse vermeyi unutuyorduk” dedi. Ardından çantasından küçük bir kutu şerbetli tatlı çıkardı. Müdür bey teşekkür edip tatlıyı aldı ve onları gönderdi.
Çıktıktan sonra Arho, Tarığa dönüp “Müdürün amnestik içeren tatlıyı yediğine emin ol akşam aynı pizzacıda buluşuruz” dedi.
8:20 Çarşamba Arizona/ABD
Arho yalnız bir şekilde Fred’i takip ediyordu. Fred okula varmak için küçük bir parktan geçiyordu ve bu park o sırada neredeyse ıssız sayılırdı, içinde Arho ve Fred dahil sadece 4 kişi vardı. Arho, Fred’in tam 9 metre gerisinde yürüyordu.
Parktan çıkmadan önce bir noktada Arho’nun zihninden soyut bir iplik çıkarak Fred’e bağlandı. Fred bir anda korkunç bir ses duydu, sağına baktığında korkunç bir varlık gördü. Yanında yürüyen okul arkadaşı bir uzaylıya dönmüştü ve ona saldıracak gibiydi.
Refleks ile bir yumruk indirdi. Uzaylı hala düşmanca davranınca yumruklarını indirmeye devam etti. Arho çocuk kalıcı hasar almadan önce soyut ipliği geri çekti ve korkmuş gibi davranarak yolunu değiştirdi.
Fred arkadaşını yeniden görmüştü. Arkadaşı ne olduğunu anlamamış şekilde Fred’e bakıyordu. Kısa süre sonra durumu sinire döndü. Fred’e bağırmaya başladı ve sonrada çekip gitti.
Arho “Bay Williams çocuğun çok tehlikeli olduğunu söylemişti. Umarım bu kadar sorun çıkardığımıza değecek bir sorunu çözmüşüzdür.... Eh, etik komite bunu duyarsa sülalemi [REDACTED] meselesi de var. Yine de maalesef birinin bunları yapması gerekiyor” diye düşünerek arkasına bakmadan yoluna devam etti.
17:30 Çarşamba Arizona/ABD
Bir polis aracı Fred’in evinin önünde durdu. İçinden yaklaşık 40 yaşlarında, hafif hafif işinden sıkılmaya başlamış gibi görünen bir memur indi. Fred’in evine yürüyüp kapıyı çaldı.
Kapıyı 40 yaş civarı gözüken bir kadın açtı. Karşısında bir polis memuru görünce “Buyurun memur bey. Bir sorun mu var?” diye sordu. Polis “Fred Lewis hakkında şikayet var. Burada mı yaşıyor?” diye sordu.
Kadın şaşkın görünüyordu. Birkaç saniye sonra kendine gelip “FRED!” diye bağırdı. Fred koşarak geldiğinde polis memurunu gördü ve yüzünden bu günlerde hiç eksik olmayan korku ifadesi yeniden geldi. Kadın “Adına şikayet varmış. Bu ne demek oluyor?” diye sordu.
Polis memuru araya girerek “Bir çocuğu dövmüş” diye cevap verdi. Fred “İsteyerek olmad..” diyecekken işinden fazlası ile sıkılmış polis memuru “bunu karakolda anlatırsın” diyerek sözünü kesti ve arabaya gitmesi için çocuğa işaret etti.
Fred annesine baktı ama annesi kızgın bir şekilde ona bakınca bir şey diyemeden polisi takip etti ve karakola gitti
02:30 Cuma Arizona/ABD
Fred’in hareketlerinin tutarsızlığı ve ifadesinin saçmalığı sebebi ile karakoldan akıl hastanesine sevk edileceğine karar verilmişti. Kararın çıktığı gece, bir grup adam, yerel karakola girdiler. Amir ile kısa bir konuşmanın ardından karakoldan Fred ile çıkıp ortadan kayboldular
- Ciddi bir soru değildir. Öylesine sordum
Evet bu ucube yıldızı fanart denemesiyle geldi🌟❄️🧊🧊
BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR
**Nesne Sınıfı:**Euclid
**Türü:**Dijital
**Keşif Tarihi:**10/07/2048
**Durum:**Aktif-Muhafaza altında
ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ
SCP-ф**,özel bir dijital bağlantılı** tuzak kutusunda muhafaza edilir.
•Kutu,Fiziksel bir cihazdır fakat dijital giriş vardır ancak dijital çıkış yoktur.
•SCP-ф yönlendirilip düşürülmüş ve birdaha çıkamamıştır.
•Vakıf,uzun süre uğraştıktan sonra bu yöntemi bulmuştur.
AÇIKLAMA
SCP-ф **bilinçli,**nötr huylu bir dijital dosyadır.
•Nereden geldiği belirsizdir.
•Tamamen canlı,bilinçli bir AI Sistemidir.
Anomali:
•SCP-ф,Her türlü programa sızabilir.
•O programın içinde gezinebilir.
Hile Özellikleri:
•SCP-ф girdiği programlarda hile özelliği ile yapılamayacak şeyleri yapabilir.
•Bu hileler,Programın doğasına göre değişir.
MUHAFAZA ZORLUĞU
•SCP-ф çok zor bir şekilde muhafaza edilmiştir.
•SCP-ф nereye sokulursa sokulsun hep yerinden kaçıp başka bir aga sızıyormuş.
•Üzerine her ağa sızdığında direkt tesisten eahatca kaçabiliyormuş.
•Hatta gidip onlarca SCP'yi muhafazasından salmıştır.
•En son SCP-ф o özel kutuya sıkışmıştır.
VAKIF ARŞİV NOTU
"SCP-ф,dijital dünyanın en gizemli varlığı.Aslında kendisi tamamen bir dosya ama bilinçli.Bir program ama canlı.Nereden geldiği bilinmiyor,ama heryerde olabilir."
GİZLİ NOT O5 KONSEYİ
"SCP-ф,muhtemelen SCP-10.019'un bir eseridir.Herşeyi yaratan varlık bir dijital ruhda yaratmış olabilir ve bu ruh programlar arasında dolanıyordu."
Bir Tale "Alt Tarafı 'Küçük' Bir Yanlış Anlaşılma"
"Bana ADD'li birini bul hemen!" Diyerek bağırdı Güvenlik Vardiya Şefi Frederick George. Durum gerçekten de acil ve tehlikeliydi zira bu şeye o şey olursa gerçekten de tesis bir şeyler olacaktı. Peki ama neydi bu şey?
ADD'li mi, diye kendine sordu GG (Güvenlik Görevlisi) Peterson. Amirinin dediği hiçbir şeyi anlamamıştı. Ancak şundan emindi bahsettiği şey her neyse o şeyi bulamazsa işler sarpa saracak ve hiç iyi şeyler olmayacaktı. Bu yüzden koşar adımlarla Site-19 kütüphanesine doğru ilerlemeye başladı.
Amirinin söylediği şeyin bir kısaltma olduğunu biliyordu. Kısaltmalar kitabında belki de ne dediğini bulabilirdi. Şayet ilk gece vardiyasında tesisin başına yıkılmasını ve gizemli tesiste geçirdiği ilk gününden kovulmak istemiyordu.
Tabi ya! O şey bu tesiste olmalıydı. Ama nerede, diye düşünüp durdu. Geçen her saniyenin aleyhine işlediğinin farkındaydı. Ama o şey neydi bilmiyordu, bu yüzden kütüphaneye vardığında içeri girmek için canını dişine taktı. Ancak kapı kilitliydi ve ona verdikleri erişim kartı buraya girmesine izin vermiyordu.
Girmek için birinin gelip ona eskortluk etmesi gerekiyordu. Yanağından ve anlından soğuk terler akarak beklemeye koyuldu. 2-5-7-9... Dakikalar hızla geçiyordu ancak gelen de geçen de yoktu. Telsizinden bir ses duydu;
- Peterson! Daha hızlı olmalısın artık bu şeyi kontrol altında tutmak çok zor! ADD'li birini bul!
- Ama amirim-
- Aması da ne? Bütün tesis bu şey yüzünden havaya uçacak diyorum sana! Hızlı ol.
- Amirim ADD ne peki, bilmiyorum.
- Ah, doğru 80'lerden beri kısaltması değiştiydi. Artık A-
Ve radyonun yere düşme sesi geldi ve sonra da sinyal kesildi. 80'ler tabi ya, diye düşündü Peterson. Sözlükte 80'lere bakmalıyım, tabi böyle bir şey varsa; diye geçirdi içinden. Hemen ardından ise olayın ciddiyetini yeniden hatırladı ve kütüphanenin zırhlı kapısına yeniden vurmayı başladı.
Kimse yoktu, koca tesiste gece yarısı bir başınaydı... Kartını bir daha okuyucuya okutmayı dendi. Ama yok! Olmuyordu, vakit daralıyordu.
Bunun böyle devam edemeyeceğine karar veren Peterson artık sonuca giden her yolu mübah görmeye çoktan başlamıştı bile. Şanslıydı ki kravatını dikimi kaliteli olanlardan almıştı. Sağlam dikişler ona çok işe yaracaktı.
Artık yapacak başka bir şeyi kalmayan Güvenlik etrafa son kez bakındı. Ancak artık yakınlarında ona cevap verebilecek bir yaşam formu olmadığından emindi. Kravatını çıkardı ve yakınlardaki bir boruya doladı, umudu havalandırmaya girmekti. Kravatını bağladı ve onu ayağı için bir dayanak noktası olarak kullandı, yavaşça havalandırmaya uzandı.
"Kilitli!" Diye geçirdi içinden. Havalandırmayı açacak bir İsviçre çakısı yoktu sonuçta. Ancak bir çakı bulmak çok uzun sürerdi. Pratik ve pragmatik düşünmeliydi... Havalandırmayı yumruklamak işe yaramazdı. Yanında bıçak benzeri bir şeyde yoktu sadece bir adet tabanca ve 3 şarjör vardı. Ne güvenlik ama!
Yapacak bir şey yok, dedi ve cebinden personel kartını çıkartıp zar zor da olsa tek eliyle tutunup diğer ayağıyla kravatından destek alarak sağ eliyle açmayı başardı. Ama paneli nasıl yere sağ salim indirecekti? Sonuçta yerden 7 metre kadar yüksekteydi
Bulduğunu düşünerek vidalardan birini yeniden sıktı. Bu sayede panel oynayabilecek ama düşmeyecekti. Ne zekiyim ama, diye kendi kendiyle hem eğlenip hem de dalga geçtikten sonra havalandırmaya girdi.
Sürüne sürüne yoluna devam ediyordu, üstü başı kir içinde kalmıştı. Madenci çocuklardan aşağı kalır bir yanı yoktu. Kendisi dışarıdan çocuk gibi duruyordu ama 23 yaşındaydı. Gençlinin barında garip ve daha ardında ne saklı olduğunu bilmediği bir tesiste güvenlik için ayak işleri yapıyordu. Mafyaların güvercin adamlarından farksızdı.
Kütüphaneye varana kadar ortalama 4 oda geçmişti. İçlerini az çok görebilmişti; muhasebe ofislerinin koridorunun üstünden geçmişti. İçerisi aşırı derecede boştu ve havalandırma ofislerde normalden daha soğuktu. Bu tesiste bu kadar kaliteli hava olduğunu bilmiyordum, dedi.
Koridorlar bitince bu sefer havalandırma çapraz şekilde eğriliyordu, geçit çok dardı ancak geçmeyi başarmıştı. İşte tam bu sırada vücudunun bu geçişten yeniden geçemeyeceğini fark etti. Çünkü havalandırma aşağıya doğru bükülüyordu ve inmesi çıkmasından daha kolaydı. Havalandırmanın indiği yer ise bir bakım koridoruydu, anlaşılan bu koridor ofis bölümüne değil de başka bir yere bağlıydı.
Koridor boyunca görebildiği şeyler: borular, iskele zeminler, kablolar ve kırmızı ışıklardı. Bir noktada ise "Heavy Containment Zone" yazdığını gördüydü. Nerede olduğunu bilmiyordu ama güvende de hissetmiyordu.
Havalandırma ilerledikçe tekrardan yatay bir hal aldı. Artık sürünmek daha kolaydı. İlerledi ve havalandırma boyunca yavaş yavaş yukarı tırmandı ve bakım koridorundan kurtuldu.
Bu sefer ufkunda gördüğü şey sunuculardı. Yüzlerce kablo, raf, kule, soğutucu... Bu tesisin kalplerinden biri olduğuna emindi, şaşırtıcı olan ise ofis bölümünün sunucu odasında daha soğuk olmasıydı. Bakım koridoru ise her şeye zıttı; sıcak, nemli ve yoğundu. Çamurun içinden geçmek gibi hissettiriyordu.
Sunucu odasında fazladan bir şey gördüğü söylenemez, 4. oda ise diğerlerinden daha farklıydı. Burası bir arşiv odasıydı, hem de en büyüklerinden. İçerisi aristokratların saraylarından farksızdı. Tavana yüksekliği tahminen 10-15 metre vardı. Eğer ki Peterson düşerse hayatından olacağı kesindi.
Ayaklarının altındaki bu oda alabildiğince arşiv rafı ve belgelerle doldurulmuştu. Rafların kimileri tavan yaklaşıyordu, yanlarında çıkılması için merdivenler bulunuyor. Oda için birkaç bin kişi rahatça alabilecek büyüklükteydi, buna şüphe yoktu.
Zaman da yoktu, Peterson yeniden hızlandı. Biraz daha ilerleyin havalandırmaların birleşim noktalarından birini buldu. Bir anlığına durdu ve düşündü. Kapıyı kırıp girmesi daha mantıklı olmaz mıydı?
"Olamaz tabi ki de..."
Diye geçirip pervanelerin altından kütüphaneye varacağına inandığı havalandırma tüneline girdi. Bu noktaya kadar gelebildiği için şanslıydı, kervan yolda nasıl düzülürse o da tam bu misaldi şu an.
Ziyadesiyle bu durum giderek garipleşmişti. Peterson, kolejden sonra para kazanmaya çalışan basit bit kişiydi en nihayetinde. Bugün vardiyasından sağ çıkmayı başarırsa mutlu olacaktı, diğer senaryolarda ise muhtemel olmayacaktı.
Havalandırmanın içinde zaman geçirdikçe ciğerleri nefe almakta daha da zorlanıyordu. Daha fazla dayanamayınca gömleğinin cebinden bir parça bez mendil çıkardı ve ağzını kapayarak sürünmeye devam etti.
Belki yarım saat geçirmişti havalandırmada, belki de bir saat. Hayatta olduğuna göre amiri hala yaşıyordu. Telsizden hiç ses gelmemişti, telsizini düşürdüğü için onunla bir daha iletişime geçememiş olması normal gözüküyordu.
En nihayetinde ise kütüphaneye varmıştı, havalandırmayı zar zor da olsa açmayı başarmıştı. Kitaplıkların üstünden yavaşça aşağıya indi. İnerken en az 50 kadar kitabı da beraberinde düşürdü. Yere ilk adımını attığı gibi sözlüklerin olduğu kitaplığı aramaya başladı
Kütüphane de arşiv deposu gibi saray ve aristokrat görünümüyle donatılmıştı. Duvarlarda Vakıf sembollerine türlü alıntı sözleri, simgeler, semboller ve kişiliklerin oymaları ve portreleri vardı.
Kitaplıkların arasında gezerken kütüphanenin sessizliği dışında hiçbir şey yoktu. İçeride ayın loş ışığından başka bir ışık kaynağı yoktu. Üstü başı tamamen is ve kir olmuştu, sanki kömür ocağında çalışıyordu! Saçmalığa bak, diye geçirdi
Sözlükler bölümüne girdiği gibi eski bir sözlük kaptı ve açtı.
"ADD, ADD, ADD... Nerede olabilir, acaba Vakıf sözlüğüne mi baksaydım..."
Diye düşünürken ADD'yi bulduydu:
ADD: Attention Deficit Disorder (Dikkat Eksikliği).
"Tabii ya! 80'lerde kullanılıyor demişti, ADD şimdiki ADHD oluyor! Benden ADHD'li birini bulmamı istemiş olmalı... Peki, ADHD'li birini nerede bulabilirim ki? Hem de gece saat 2'de.
Kütüphanenin çıkışına doğru ilerledi, ancak kapı kilitliydi. Vaktinin daraldığını gören Peterson artık ok yaydan çıktı, diyerek kütüphanenin cam kapısına atıldı!
Kapı atıldığı gibi anında Peterson'u geri yere yapıştırmıştı. Sırt acıyan Peterson'un doğrulması biraz zaman aldı ama başardı. Yeniden denemek için kendi hazırladı..:
"Bir dakika, Kütüphanecinin masasında belki bir şeyler vardır..."
Düşüncesinin ardından kütüphanecinin masasına yürüdü, şansı da yürüdü. Bir adet test kartı buldu. Bu kartla kapıyı açabilirdi, sonuçta bu kartlar tesisteki çoğu kapıyı açabiliyordu. En azından Peterson öyle sanıyordu. Kartı okuttu, işe yaradı... Kütüphaneden çıkar çıkmaz amirinin yanına koştu. Bir dakika ben amirim nerde onu da bilmiyorum ki, ayrıca ADHD'li birini bulmam lazım, deyiverdi sessizce.
ADHD'li birini nereden bulabileceğini biliyordu, hemen personel kreşine yöneldi. Her ne kadar akşam vardiyası olsa da bazen personel çocuklarını evde bırakamadığından yanlarında gece vardiyasına getirirdi. Aralarında ADHD'li bir çocuk bulabileceğine emindi, en azından hiperaktifini...
Kreş bölümüne geldiğinde bakıcılar onu içeri almadılar. Ne kadar anlatıysa boş, hiçbir şekilde izin vermiyorlardı. Olabilecek çeşitli yolları denemişti, konuşmak, gizlice aradan sıyrılmak, havalandırma ve daha niceleri... İşler artık cidden saçmalaşmıştı. Başka çaresi olmayan Peterson en sonunda telsizini aldı ve bakıcının önünde amirini telsizle aradı:
- GG Peterson'dan, GVŞ Frederick George'a; amirim beni duyuyor musunuz?
Frederick George hala yerden olan telsizi ayağıyla butonuna basarak iletişime geçmeyi başardı:
- Peterson! Hala dediğimi bulmadın mı? Seni burada bekliyorum Bakım Koridoru 76B'ye geleceksin. Bu şeyle daha fazla dayanamayacağım!
- Amirim, getireceğim ama girişime izin verilmiyor, söyleyin de geçeyim.
- Telsizi ver.
Peterson, telsizi bakıcıya verdi:
- Efendim bu kişi benim yetkim altında ve şu anda girmesine izin vermelisiniz, aksi taktirde çok iyi şeyler olamayacaktır. Daha fazla dayanamıyorum...
Ardından ise telsiz yayını yine kesildi, otorite altında ezilip cezalandırılmak istemeyen bakıcı adamın geçmesine izin vermek zorunda kaldı. Ancak görevli buna izin verirken bir yandan da Site'nin özel güvenlik kuvvetlerine haber vermeyi de unutmadı. İşlerin kötüye gitmesinden korkuyordu. Haberi alan güvenlik güçleri 76B için harekete Peterson'dan önce geçti
Peterson ise ADHD'li bir çocuk bulmayı başarmıştı, bunu nasıl mı yapmıştı? En hiperaktif görünenini çorbaya göz usulü tuz atar misalde seçerek. Hayatınız işin içine girince insan gerçekten de değişiyor...
Peterson, Ebenezer Barnaby isimli çocuğu kaptığı gibi elinden tutarak Site içinde oradan oraya yönünü şaşırmış gibi gezmeye başladı. Yarım saat boyunca oradan oraya koşturdular ama bakım koridorunu bir türlü bulamadılar bir ara burunlarına çok yoğun ve keskin bir kahveli şeker kokusu dahi geldiydi ama koridoru bulamamışlardı.
Daha sonra ilk girdiği havalandırmanın girişindeyken aklında bir fikir geldi, havalandırmayla o bakım koridoruna çıkacaklar ve oradan da ödün çaldığı kartla beraber bakım koridorunu bulacaklardı.
Çocuk buna ilk başta karşı çıktı, havalandırmaya girmek istemiyordu. Başka hiçbir çaresi kalamayan Peterson, çocuğu sağlamca bir azarladı. Ardından da kucakladı ve 7 metre tırmanıp havalandırmaya girdi. Ne yapıyordu? Yine kendi kendini sorgulamaya başladı. Ama kafi, işinden olmak istemiyordu.
Çocuğu da kendiyle beraber is etmişti, bakım koridorlardan birine çıktıklarında artık çocukta hayatı boyu kalacak bir travmadan başka bir şey yoktu. Bakım koridoru boyunca ilerlediler.
Çocuk korkusundan dolayı artık dona kalmış korkuyla bekliyordu. Yapacak hiçbir şeyi olmadığından emindi. Üşütmüştü de; muhasebe bürosunun soğuk ve kuru havası onu sinüzit olmaya zorlamıştı. Acıkmıştı, annesini istiyordu. Ağlamak istiyordu ancak korkusundan korkusunu belli etmeye bile korkuyordu. Peterson bu çocuğa eziyetten başka bir şey yapmıyordu resmen!
Koridorlar arasında dolaştılar... Dolaştılar, dolaştılar; bir türlü bir 76B'yi bulamadılar. Özel Güvenlik Kuvvetleri de koridoru arıyor ama bulamıyorlardı. Ama en sonunda yanlış bir dönüş sayesinde Peterson odaya ulaştı.
Ama bir yanlışlık olmalı gibisine geldi, girişte "Alpha Warhead Room" (Alfa Savaş Başlığı Odası) yazıyordu. Bir çocukla ne yapacaktı? Daha da sorgulamadan içeri girdi. Kontrol odasını geçti ve savaş başlığı odasına girdi. Amiri savaş başlığının üst kapağının kırık yarısını eliyle havada tutarken buldu.
Kırık yarıda nükleer başlığın yarısı vardı, Demon Core savaş başlığıyla beraber ortadan ikiye bölünmüştü ve kritik düzeye gitmişti, nasıl olduğu bilinmez. Amiri de durumu kontrol altına almaya çalışıyordu, eğer ki kırık küreler birbirine değerse nükleer reaksiyon başlayacaktı:
- Peterson sonunda gelmişsin! ADD'li birini bulabildin mi?
- Evet burada.
- Şakanın sırası değil!
- Amirim bana ADD'li birini bulun dediniz ben de buldum.
- Ah, ADD, Anti-Detonation Deputy (Bomba İmha Görevlisi/Yardımcısı) demekti! Eski dikkat dağınıklığının kısaltımı değil!
- Yani bu çocuğu salayım gitsin mi?
- Çocuğu boş ver şunu kaldırmama yardım et!
Çocuğu bırakıp amirinin yardımına koştu, kırılmış başlığı birlikte kavradılar ve kaldırmak için yeltendiler. İşte tam bu sırada içeriye Site'nin özel güvenlik güçleri girdiler. Namlunun kendisi göstermesinden korkan Peterson ani bir refleksle elini çekti ve başlık amirinin elini ezerek başlığı kritik duruma getirmek için fazlasıyla yeterli olan bir duruma geçti:
- PETERSON!!! Ne yaptın!
Artık özel güvenlik güçleri dahil herkes son nefeslerini vereceklerinden emin bir şekilde korkuyla geriye adım attılar şimdi füzyonun başladığından emindiler. En iyi şansta 1 saniye sonra atomlarına ayrılacaklardı.
İşte o gece belki de herkes farkında olmadan son nefesini verecekti, yüzlerce milyar dolarlık tesis iki kendini bilmez yüzünden havaya uçacaktı. Anlamaya milisaniyeler kaldıydı. İşte o anda Peterson'un gözüne beyaz bir ışık yanıp söndü. Bunun füzyon olduğundan emindi, son nefesini çektiğinden emin bir şekilde gözlerini kapadı.
Milisaniyeler geçmişti, sonrasında saniyeler. Beyaz ışık gidip geliyordu, daha sonra saniyeler de dakikalara döndü. Şoktan çıkmayı başaran GVŞ Frederick George etrafa baktı. Yanıp sönen ışık bozuk bir lambaydı. Başka bir şey değil, bu sırada herkes şoktan az da olsa çıkmıştı:
- Niye patlamadım?
- Bi-bilmiyorum...
İşte o sırada Peterson seslendi:
- Hey millet gelin de bakın bombanın üstünde ne yazıyor:
"11/05/1967 Tarihince Füzyon Sistemini Bozuktur, Personelin Dikkatine: Başlık kırık durumdadır lütfen dokunmayınız, bu eylem herhangi bir füzyonla sonuçlanmayacaktır. Çekirdek, füzyon mekanizması olmadan kritik duruma geçemez. Yine de sağlınız ve iş güvenliği için lütfen ellemeyiniz!"
İşte bu sırada Ebenezer Barnaby'nin annesi içeri girdi...
Son...
Eveeeet bunu yapmak istiyordum ilk tartismayı "Pride" için açıyorum, bence Scp-682 buna en uygunu olabilir, insanlığa karsi kibirli davranislari ve hakaretleri sayesinde uygun oldugunu dusünuyorum, sizlerin de fikirlerini ve oylarini alalım
SCP-• "They Are Going To Die"
**Nesne Sınıfı:**Neutralisied
**Türü:**Olay
**Keşif Tarihi:**09/03/2029
**Konum:**SCP 000-100 Tesistleri
**Durum:**Yok edildi
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
Scp-•,**SCP-000 ile SCP-100 arasındaki SCP'lerin bulunduğu tesiste** faaliyet göstermiştir.
•Tesiste hergün 1 kişi acayip yollarla ölüyordur.
•Vakıf başta anomalinin **korunması** ve **düşük seviye personel üzerinde test edilmesi** yönünde karar alınmıştı.
•Ancak SCP-• önemli doktor veya profesörlere zarar vermeye başlayınca Vakıf **Dr.Nord Lordson**'ın ölümüyle olaya el atmıştır.
•En sonunsa SCP-• Chinese Branch tarafından yok edilmiştir
**AÇIKLAMA**
SCP-• 100-000 SCP departmanında olan bir olaydır,O departmanda hergün 1 kişi hayatını garip yollarla kaybeder.
**NORD LORDSON'IN ÖLÜMÜ**
Dr.Nord Lordson SCP-• yüzünden **kimyasal bir deney** sırasında yüzü asitle patlayıp 1 saat boyunca tepelenmesi sonrası yüzü eriyerek ölmüştür.
•**Bu olay SCP-•'nın tehlikesini vurgulamıştır.**
**•Nord Lordson ile Wenny Honey iyi anlaşıyorlardı ve artık Wenny'nin son yakınıda öldü...**
**ÖLÜM İSTATİSTİKLERİ**
**D-Class Person**
10 kişi
**5.Seviye Personel**
4 kişi
**Özel Doktor**
20
**Toplam:**34 kişi ölmüştür.
**VAKIF ARŞİV NOTU**
"SCP-• bize birşey öğretti...Bazı anomaliler korunmaya değmez.Lord Nordson'ın ölümü kararın ne kadar geç alındığının en sonut örneğidir"
\-Dr.S Yomi,5.Seviye Araştırmacı
**GİZLİ NOT O5 KONSEYİ**
"SCP-•,Chinese Branch tarafından yok edildi ama soru şu:Bu anomali gerçekten yok mu yoksa sadece gözden mi kayboldu ve Lord Nordson'ın ölümü belkide buna son uyarıydı..."
SCP-* "You Are Not Supposed to See This"
**Nesne Sınıfı:**Decom.
**Türü:**Verisel
**Keşif Tarihi:**Bilinmiyor
**Durum:**Gizli
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-\* hakkında bilinen tüm veriler silinmiştir.
•Bu dosya ancak **O5 Konseyi** tarafından bilinir.
•SCP-\* hakkında konuşmak,düşünmek veya düşünmek hatta bu bilgiyi bilmek bile **yasaktır.**
•Herhangi bir personel,SCP-\* hakkında birşey hatırladığını iddia ederse derhal Yüksek Düzey Amnezi verilip görevden alınır.
•Vakıf arşivlerinde SCP-\*'ye dair dijital veya fiziksel bir görüntü bulunmamaktadır.
**AÇIKLAMA**
SCP-\* hakkında **hiçbirşey bilinmemektedir.**
•Tek bilinen SCP\*'nin bir Verisel Anomali olduğudur.
•Bugün bu dosyayı okuyan herkes,SCP-\*'ı unutacaktır çünkü O5 Konseyi kişileri herşey için amnezi bağımlısı yapar.
•Sadece O5 Konseyi bu bilgiye sahiptir fakat O5 Konseyi bile diğer çalışanlardan gizlemek için bilgi hakkında sadece özel toplantılarda temkinlice konuşur.
**LİE JUSTİN İLE BAĞLANTISI**
SCP-\*,**O5 Konseyi üyesi Lie Justin** SCP-\*'nın en büyük sızdırılmasında ifşa olmuştur ve kimliği öğrenilmiştir fakat bilenlerin yarısı amnezilenmiş kalan gizli bilmiyormuş taklidi yaptığı bilinir.
•Lie Justin,Vakıfın Hukuk ve Adalet işlerinden sorumlu üyesidir.
•İsmi **Lie(Yalan)+Justice(Adalet)** kelimelerinden gelir.
•SCP-\* bir kez sızdığında arada O5 Üyelerinden O5-XIII yani Lie Justin Vakıfın Hukuk Ve Adalet parçasının kimliği sızdırılmış herkes olmasada çoğu kişi amneziyle unutturulmuştur.
**Lie Justin**
"Lie Justin,Vakıf'ın en karanlık sırlarını saklayan adaleti çarpıtan ve bu yüzden ismi **Yalan Adalet** olan bir figürdür.SCP-\* sızarsa Vakıf en büyük sırrını sızdırmış olur.Açık ara Vakıfın en gizli SCP'si **SCP-\*'dı****r**"
\-O5-7
**Bazı bilgiler bilinmemek adına vardır...**
SCP-| "The Tickle Monster is to Blame"
**Nesne Sınıfı:**Safe
**Türü:**Verisel
**Keşif Tarihi:**17/06/2000
**Konum:**100-110 Tesisi
**Durum:**Dosya Kapatıldı
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-|,**standart bir belge kasasında** muhafaza edilmektedir.
•Belgenin içeriği **2010 Haziran'ından sonra** ciddiye alınmıştır.
•Belgenin bir kopyası **SCP-999 dosyasında bulunur.**
**AÇIKLAMA**
SCP-|,**SCP-110'lar tesisinde** bulunmuş el yazısıyla yazılmış bir kağıt parçasıdır.
**Notun İçeriği:**
"Gıdıklama Canavarı,Turuncu Yaratık,o s\*\*iğimin boku 2010'da Haziran'da..."
**Anomali:**
•Not 2000'de bulunmuştur ancak başta ciddiye alınmamasına ragmen 2010 Haziran'da **SCP-106 Kaçışı olayında nottaki olay gerçekleşir**
**OLAY-SCP-106 KAÇIŞ**
SCP-106 muhafazasından kaçtığı sırada,**SCP-999** ve bir personel 106'ya karşı aynı bölgede sıkışmışlardır.
•SCP-106 SCP-999'u tutar
•SCP-999 ise 106'yı itip kaçmanın yolunu bulur
•Askerler 106'ya saldırır
•SCP-999 kaçarken D-Class Personel'e çarpıp onu 1 metre alttaki keskin cisimlerin altında psrçalanmasına sebep olur.
•SCP-999 bunun için çok üzülmüştür.
**Kehanet**
Bu not olaydan önce bulunmuştur.
**Kaynak**
Notun sahibi bilinmiyor.
**SCP-999'un rolü**
SCP-999 yanlışlıkla birini katletmiştir
**VAKIF ARŞİV NOTU**
"sCP-| bize birşey öğretiyor:En masum varlıklar bile kazara ölüme sebep açabilir.SCP-999 o gün sadece bir D-Personelini değil kendi masumiyetinide kaybetti"
SCP-10.010 "The Microbiotoon"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Keter
**Türü:**Hastalık
**Keşif Tarihi:**08/12/2010
**Durum:**Sürekli gözlem altında
**Keşfeden:**Dr.Roy G
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.010,**Mikroskobik seviyede** olduğu için fiziksel olarak muhafaza edilemez.
•Vakıf,virüsün yayılmasını **izlemek** ve enfekte bireyi **karantinaya almak** ile yetinir.
•Virüsün dışarıda yayılmaya devam ettiği bilinmektedir.Vakıf,**Küresel bir salgını** önlemek için sürekli gözetim halindedir.
•Tüm Vakıf personelleri,**Düzenli Mikrobiyotik taramadan geçirilir.**
**AÇIKLAMA**
SCP-10.010,**mikroskop altında pembe-sarı renkte görünen bir mikrobiyotik canlıdır.**
**Anomali:**
Virüs bulaştığı kişinin vücudunda **kendini ikiye katlar** ve hızla çoğalır.
Enfekte kişi çizgi filmsi ve 2 Boyutlu bir varlığa evrilir.
Kişi bu formda **ikiye bölünüyormuş** gibi hisseder.
Virüse bulaştığı bilinen **sadece 15 kişi** bulunmaktadır.
**BULAŞMA HIZI**
SCP-10.010,**aşırı yavaş** bir bulaşma sürecine sahiptir.
•Virüs enfekte bir kişiden diğerine geçmesi **ortalama 7-8** **ay** sürmektedir
•Bu,virüsün küresel bir salgına dönüşmesini engellemektedir
•Ancak,Virüsün dışarıda olduğu kesindir ve **her geçen gün yeni vakalar geliyordur...**
**ENFEKTE BİREY İFADESİ**
"Hala hissediyorum.Ama artık duvar gibi düzüm.Ne yapacağımı bilmiyorum.Kimse bana dokunamıyor.Kendimi çizgi film gibi hissediyorum,Ama acı gerçek bu hala buradayım ama kurallara uymuyorum bu boyutun kurallarına"
\-Macgill Wooly
**VAKIF ARŞİV NOTU**
**"**Eğer Microbiotoon hızlı yayılsaydı şuana kadar dünya çökmüştü ama yavaş yayılması bize nefes alma şansı veriyor.Şansımızı doğru kullanmalıyız.**"**
**GİZLİ NOT O5 KONSEYİ**
**"**SCP-10.010'un yavaş yayılması bize bir şans veriyor ama bu şans ne kadar sürer bilmem.Belkide bu virüs insanlığın sonunu yavaş yavaş,acısızca getirecek**"**
SCP-10.015 "Time Parasite"
**BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Keter
**Türü:**Zamansal
**Keşif Tarihi:**19/11/2012
**Keşfeden Personel:**Dr.Logan Sickle'ın araştırmalarının devamını ilerleten Dr.Yomi Cake
**Durum:**10 Birey-Aktif-Kontrol altında
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.015,**ayrı ayrı vakumlu izolasyonn odalarında** muhafaza edilmektedir.
•Parazitlerin bulunduğu odalar**,Zaman akışını yavaşlatan** özel alanlarla donatılmıştır.
•Parazitlerle **doğrudan temas yasaktır.**(zaman kaybını hızlandırabilir.)
•SCP-10.015'in tüm birimleri **sayıları sabit olacak şekilde 10'da tutulacak** şekilde izlenir.Yeni bir birey oluşumu tespit edilirse **derhal karantina protokolü** devreye alınır.
**AÇIKLAMA**
SCP-10.015,25 santim **10 ayrı parazitten oluşan** zamansal bir anomalidir
**Anomali:**
•Parazit,yapıştığı kişinin bedenine sızar.
•Kişinin içinde bir süre canlı canlı yaşar ve kişide o sırada canlıdır.
•Kişinin zamanla **yaşadığı ve varolduğu tüm anları zamanla emer.**
•Parazitler **bu anılar ve yaşanmış zamanlardan beslenir.**
•Tamamen tükenmiş bir kişi **hiç varolmamış gibi olur****.**
**GÖZLEMLENEN ETKİLER**
**1.Belirsizlik**
Kişi,olayları ve anıları unutmaya başlar
**2.Kopuş**
Kişi,çevresiyle bağlarını kaybeder
**3.Silinme**
Kişi fiziksel olarak yok olur
**4.Yokoluş**
**Kişi hiçbir zaman varolmamış gibi olur**
**VAKIF ARŞİV NOTU**
"SCP-10.015,Zamanın kendisini yiyor.Sadece bedeni değil,o kişinin bütün varlığını siliyor.Bu geri dönüşü olmayan bir yokoluş ve bu parazitlerin sayısı sabit.10 tane ne azalıyor ne artıyor"
\-Dr.J Lenna
**GÖRGÜ TANIĞI İFADESİ**
"Arkadaşım...bir gün vardı,ertesi gün yoktu.Kimse onu hatırlamıyordu ben son tanıdığıydım ve sonra...Unuttum onu önceki görgü tanığından tanıyorum ama ben onu hatırlamıyorum Vakıf o vardı yok oldu diyor ama hatırlamıyorum"
**GİZLİ NOT O5 KONSEYİ**
"SCP-10.015'in sayısı 10 ile sınırlı ama ya birgün 11 olursa?yada parazitler başka bir boyuta sıçrarsa?O zaman tüm insanlık,zamanın içinden silinebilir ve evet Chaos Insurgency bu SCP'yi çok isterdi"
SCP-10.016 "Tom's Universe"
**BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Euclid
**Türü:**Zihinsel
**Keşif Tarihi:**09/10/2011
**Durum:**Aktif-Tom Bell Komada
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
Tom Bell,**Vakıf gözetiminde** özel bir komada tutulmaktadır.
•Kendisine **herhangi bir müdahele** yasaktır.
•Zihinsel evreni,**uzaktan nöral bağlantılar** ile izlenmektedir.
•Tom Bell ile iletişim kurabilmek için **özel rüya bağlantı cihazları** üretilmiştir.Bu cihazlar ile evrene ulaşıp Tom Bell ile iletişime girilebilir fakat çoğu kişi o boyuttan kaçındığı için girmek istemez.
•"The Master" ile temas **sadece 5.Seviye personel** onayı ile gercekleştirilir.
**AÇIKLAMA**
Tom Bell,**bilinmeyen bir sebeple komada** yatan bir adamdır.
•Ailesi:
Oğlu:Gıda zehirlenmesi
Kızı:Üstüne dolap düşmesi
Karısı:Trafik Kazası
•Tom Bell evinde komada bulunmuştur nedeni **asla bulunamamıştır.**Tom Bell birgün uyuyunca birdaha uyanamamıştır.
**Anomali:**
•Tom Bell komada olmasına rağmen **bilinçlidir.**
•Zihinsel bir evrende **sıkışmıştır.**
•Asla ve asla **uyanamaz.**
**Bu evren:**
•Pikselli,bozuk,kalitesiz ve bir oyun motoru gibi az işlenmiş içini garip hissettiren bir ortamdır.
•Yeşil çimeni olmayan tepecikler gri ve belirsiz kayalar
•Sonsuz bir diyar
•Dik bir merdiven sonsuza kadar gider.
•Karanlık,sert ve keskin kırık duvarlarla dolu labirentimsi bir mağara
**ZİHİNSEL EVRENİN UNSURLARI**
**Sonsuz Diyar**
Sadece tepecikler,gri kayalar ve boşluk
**Merdiven**
Sonsuza kadar gider...Tom merdivenlerden atlayarak ölmeye çalışınca kilometrelerce acıyı hissetmesine rağmen Tom yaşar
**Mağara**
Karanlık,Sert ve Keskin kırık duvarlarla dolu sonsuz bir labirent
**The Master**
Siyah temada,küp küp şapkalı bir adam.Tom ile iletişime geçmiş hatta sosyalleşmiştir.
**THE MASTER**
**Kim?**
•Siyah görünümlü,kare kare şapkalı bir adam.
•Tom Bell ile sosyalleşmiştir.
•Amacı,kim olduğu ve neden olduğu bilinmiyor aslında bunu kendiside bilmiyormuş
**PSİKOLOJİK ANALİZ**
**Suçluluk**
Tom ailesinin ölümlerinden kendini sorumlu tutuyor olabilir.
**Ceza**
Bu evren bir tür zihinsel hapis cezası olabilir.
**Kaçış**
Merdiven ölüm ve kurtuluşu temsil ediyor olabilir.
**The Master**
Belki de Tom'un bilinçaltı,belkide gerçek bir varlık
**VAKIF ARŞİV NOTU**
"Tom Bell komada değil...Bir zihinsel hapis,Ailesini kaybetti,kendini cezalandırıyor ve bu evrende,belkide hiç çıkamayacağı bir oyuna hapsolmuş."
\-J Lenna,4.Seviye Araştırmacı
SCP-10.017 "The Triangle"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Cernunnos
**Türü:**Obje
**Keşif Tarihi:**08/09/2014
**Durum:**Aktif-Ön Planda
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.017,**herhangi bir muhafaza yöntemiyle kapatılamaz.**
**•**kimse onun **bir köşeye bırakıp unutmak** istemez.
•kimse onu **göz ardı etmez.**
**•**Personel SCP-10.017'yi **sürekli ön planda tutmak** zorunda hissederler.
•Muhafaza girişimleri**,personelin kendi isteğiyle bozulur.**
•SCP-10.017 **daima ön planda sürekli görülebilecek** bir yerde tutulmalıdır.
**AÇIKLAMA**
SCP-10.017,**sert obsidyenden yapılmış keskin bir üçgendir.**
**•**SCP-10.017 daima **kapatılamaz.**
•Kimse onu **görmemek** istemez.
•Kimse onu **bir köşede bırakıp unutmak** istemez.
**Algısal Etki:**
Toplum,SCP-10.017'ye **nedensizce değerli ve özel buluf.**
İnsanlar **daima** SCP-10.017'yi ön planda tutmak isterler.
Bu etki,**kişilerin kendi istekleriyle** gerçekleşir ancak aslında **istem dışı** bir davranıştır.
**VAKIF ARŞİV NOTU**
"SCP-10.017,kimseye zarar vermez ama kimss onu kapatamaz.İnsanlar,onu ön planda tutmak zorunda hisseder.Belki de bu bir nesnenin değil,insan doğasının bir yansımasıdır."
**GİZLİ NOT O5 KONSEYİ**
"SCP-10.017,belkide kapatılmaması gereken bir nesnedir.Çünkü kapatılmaya çalışıldığında insan doğası buna karşı çıkar."
SCP-10.018 "The Thing That Comes From The Future"
**Nesne Sınıfı:**Euclid
**Türü:**Zamansal
**Keşif Tarihi:**10/04/2015
**Konum:**İngiltere \*\*\*\*\* Ormanı
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.018,**Standart İnsanüstü muhafaza odasında** tutulmaktadır.
•Odası,**Zaman akışını sabitleyen** malzemelerle kaplanmıştır.
•SCP-10.018 ile iletişim 3.Seviye ve üstü personeller ile yapılır.
•Konuşmaların **kayıt altına** **alınır** ve analiz edilir.
•SCP-10.018'in söylediği hiçbir söz **Vakıf içerisinde resmi olarak kabul edilmez.**
**AÇIKLAMA**
SCP-10.018,**tuhaf sert eklemli,dengesiz dişli ve parlak gözlü** bir yaratıktır.
•Hareketleri,insanlars göre **ters ve dengesizdir.**
•Konuşmayı bilir,ancak **çok az kelime** kullanır.
•İngiltere'de normal bir ormanda bulunmuştur.
**Anomali:**
•**Gelecekten** geldiğini söyler.
•Görüntüsü evrime tersdir,Böyle bir canlı dünyada oluşamaz.
**SÖYLEDİKLERİ**
"Gelecekten geldim."
"Herşeyi gördüm."
"Oradan olanım,var olanım."
"İnsanlar,insanlık...hepsi yok olacak..."
"Anlayamıyorum...bende mi insanım."
"Vakıf hala duruyordu...Sonsuza dek duracak..."
"İnsanlık bitiyor muydu...Değişiyor mu..."
"Gelecekten olanım...Tek gerçek benim..."
**VAKIF ARŞİV NOTU**
"SCP-10.018,gelecekten geldiğini söylüyor ama söyledikleri tutarsız.Belki de gerçekten gelecekten gelmiştir ama zaman içinde delirmiş ve bozulmuştur veya direkt delirmiş bir yaratıktır.En güçlü teori o insandan gelmiş bir gelişmiş varlıktır..."
Dr.J Lenna,**4.Seviye Araştırmacı**
SCP-10.019 "The Creator"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Cernunnos
**Türü:**Meta
**Keşif Tarihi:**16/08/2019
**Durum:**Aktif-Her zaman aktifdi
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
•SCP-10.019 **muhafaza edilemez.**
•Herşey onun eser olabilir,bu yüzden **müdahele anlamsızdır.**
**AÇIKLAMA**
SCP-10.019,**görünüş olarak bir Çöp Adam gibi** tasvir edilen **Memetik ve Meta** bir varlıktır.
**Gücü:**
•**Herşeyi var edebilir.**
•Meta,Fiziksel,Kavramsal,Kozmik,Enerjik veya Zihinsel...
•**Herşeyi** kolayca yaratabilir.
**Anlaşılmazlık:**
•SCP-10.019'un var ettiği şeyler **asla anlaşılmaz.**
•Belki de şimdiden hayatımızda **öncülük etmiştir.**
•**Her** **şey** onun eseri olabilir.
**Teori:**
•SCP-10.019,**evreni oluşturmuş** olabilir.
•Herşeyi var eden odur.
•**herşey...**
**ANALİZ**
**Görünüş=**Çöp Adam
**Güç=**Herşeyi var edebilir
**Anlaşılabilirlik=**Var ettikleri asla anlaşılamaz
**Teori=**Evreni o var
**PERSONEL NOTU - TEORİ**
"Ya SCP-10.019,sadece evreni değil bizim düşüncelerimizi de yarattıysa...Ya bu dosyayı okuma isteğim bile onun eseriyse..."
**GİZLİ NOT O5 KONSEYİ**
"SCP-10.019,Belkide SCP-10.006 ile bağlantılıdır.Kavramları titreştiren varlık,belki de onun yarattığı bir kavramdır.Ve turşu...belki de turşu,onun en sevdiği eserdir"
SCP-10.020 "Victim Of The Universe"
**GÖRSEL BULAMADIM ARTINI ÇİZEN DM ÜZERİNDEN ATABİLİR**
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Euclid
**Türü:**Canlı
**Keşif Tarihi:**20/12/2018
**Durum:**Aktif
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.020,**standart insan muhafaza odasında** tutulmaktadır.
•Personel,SCP-10.020 ile **duygusal bağ kurmamalıdır.**
•SCP-10.020'nin mutluluğu,**sürekli izlenir** ve olası olumsuz etkiler raporlar.
•SCP-10.020,**psikolojik destek** almaktadır ancak bu destek onun psikojisiylede beraber çok düşüktür.
•Lanetin topluma zarar vermemesi için,Dolores'i **toplumla teması yok edilmiştir.**
**AÇIKLAMA**
SCP-10.020**,19 yaşında 1.70 boyunda 55 kilo** bir erkek gençtir.Adı **Dolores R**'dir.
**Anomali:**
•SCP-10.020 doğuştan **lanetlidir**,Hiçbir sebep yokken herşekilde acı çeker hayat ona düşmandır.
•Mutlu olduğunda,**daha kötü şeyler** yaşanır.
•Hayatı boyunca **sürekli acı çeker.**
•Bu acılar,**Her sene katlanır.**
**DOLORES'İN HAYATINDAKİ ACI OLAYLAR**
1.Yaşında Erkek olduğu için babası tarafından umursanmadı
2.Yaşında babası onu tekmeledi
3.Yaşında Babası ailesiyle ona işkence çektirdi
4.Yaşında Babası omu terketti
5.Yaşında annesi ondan birşey olmayacağını düşünüp nefret kustu
6.Yaşında Mahalle,Aile ve okulu tarafından nefret duyuldu
7.Yaşında ayağına çivi battı ve metrelerce aşağıya dağdan düştü
8.Yaşında ailesi ondan kurtulmak için ormanda bıraktı ama Dolores geri döndü
9.Yaşında Kız Kardeşi araba kazası geçirerek hayatını kaybetti
10.Yaşında Üzerine dolap düştü
11.Yaşında Okulda işkence görmeye başladı(Tırnak tuzlama,Kesik oluşturma,Bağlanma)
12.Yaşında aşık olduğu kız zorba oldu ve Dolores'i dikenli kırbaçla dövdü
13.Yaşında 8 saat dolapta kilitli kaldı,Kimse onu hatırlamadı
14.Yaşında abisi onu öldürmeye çalıştı ama kavga sonunda Dolores abisini midesini bıçaklayarak katletti,Bunun yüzünden hem değersiz hissetti hemde vicdan azabına girdi
15.Yaşında Sonunda bir arkadaş grubu edindi ama hepsinin sonunu istemeden getirdi,1 Tanesini çatıda dolaylı yoldan ölümüne sebep oldu bir tanesiyle kavgalı oldu öteki intihar etti.Sona kalan kişi ise taşınmasıyla Dolores yine yalnız kaldı
16.Yaşında Devlet sebepsizce ekstra vergi almaya başladı,Bilerek kimse ona iş vermedi yıl içinde 3 kez taciz edildi.Dolores fakirlik içinde boğuldu.
17.Yaşında kaçırılıp haftalarca bağlanıp yumruklandı,Tekmelenip poşetle boğuldu.
18.GOC onu tespit edip bir saldırı operasyonu yaptı,Dolores bu sayede kaçıranlardan kurtulsada GOC peşinde fakir halde sokaklarda çöple beslenerek hayatta kaldı.Dolores kaostan yararlanadak GOC'dan kaçmış ama hala aranıyordur.
19.Yaşında GOC Dolores'i bulunca Vakıf olaya el atmış GOC'dan Dolores'i kurtarıp Dolores'i muhafaza etmiştir ama Dolores lanetinden dolayı etkilenen personeller gizlice kamera kayıtlarını silerek Dolores'i tuzlu suda boğmalı kuru buzlu işkenceler yapmıştır.
Lanetin aynı etkisiyle devamlı olan adaletsizliklerde hukuk hep Dolores'e karşı davranıyordur,Hukuk bile lanetten etkilenip mantığından şaşıyordur
**ANALİZ**
**Lanet**
Mutluluk acıyı devamlı katlar,Acı sonsuzdur her sene dahada katlanır 19 yaşında bu kadardır ama birdaki yıllar herşey dahada dehşet verici olacaktır.
**SCP-001 ile Bağlantı**
Database bile Dolores'i sefil,ezik ve lanetli bulur
**Gençlik**
19 yaşına kadar bu acıyı çekmiştir,Hayatını yaşayamamış gelecekte acısı dahada artacaktır.
**VAKIF ARŞİV NOTU**
**"**Dolores ezik...Dolores Sefil o 29 senede bir ömür acı çekti bu dosyada yaşadıklarının neredeyse hiçbiri yok...Ve dahada kötüsü mutlu olmak bile ona bir ceza her gülüşünde birazdan ki hatası yeniden tekrarlanıyor acısı dahada dehşet halde geliyor..."
Yine bir komedi talesi ile karşınızdayım umarım beğenirsiniz.
Bir Tale "Etin Alevi Sıcak Olurmuş... Yine yandık..."
Yine sıradan ve güzel bir vardiya sonuydu, personel yemekhaneye doğru ilerliyordu. Niye mi? Çünkü bilim adamının biri döner partisi verip çalışanlara Türk kültürünü tanımak istiyordu. Bu kişi Dr. Machesny'di.
Bütün araştırmacılar yavaştan yemekhaneye akın ederken Doktor ise döneri hazırlıyordu. Tam 150 kilo et almıştılar, baharatlar ve diğer ekipmanlar da cabası. Doktor döneri demir uçlarından elleriyle taşıyordu! Bir düşse ayağı parçalanacaktı ancak bunu önemsemiyordu.
Şef ise doktorun o döneri öyle taşıyabilmesine aşırı şaşırmıştı, kendisi bu etleri taşıması için makine getirmişti. Ancak şimdi karşısında duran bu kumaş yamalı ve paçaları don lastiği ile bağlanmış, kilolu profesöre bol gelen kıyafetin içinde 30 kiloluk yağlı bir döner taşıyordu. Eğer ki düşürseydi ayaklarından birinden olacağı kesindi. Cehalet gerçekten de korkuyu yeniyormuş!
Lakin; Doktor gördükleri karşısında hayrete düşmüştü, yemekhane şefi döneri standart bir döner makinesinde yapmayı planlamaktaydı. Doktor hayal kırgınlığa ve sinirle karışık bir duyguyla:
- Şef, döneri bunda mı yapmayı planlıyorsunuz?
Diye sordu. Şef onaylayınca kenara çekilmesini söyledi, ardından Çavuş Abrahams'ı çağırdı. Dönerini makineye takması için yardım istedi. Etin yağından dolayı neredeyse ellerinden kayıp düşünüyordu. Döneri makinaya taktıktan sonra Doktor, Çavuşa baktı ve:
- Çavuş şu döner makinesini yukarıdan tut, ben de alttan tutacağım kaldırıp yan yatıracağız. Ben personele nasıl böyle döner yediririm, eski usul yapacağız bir kere!
- SAĞOL! Emredesiniz Doktor!
Çavuş yaptığı her işi vatani bir görevmiş gibi görüyordu, onun kafasında her iş asayişi sağlamaya yarıyordu. Ancak taşırken korkulan oldu, döner makinesi taşınırken yere düşmüştü! Şef köpürdü:
"Sizin yüzünüzden güzelim döner makinem ve daha önemlisi canım fayans zarar gördü. Hepiniz zekadan yoksunsunuz, ben artık karışmıyorum döneri yaparsınız kendi kendinize. Ben kenarda oturacağım."
Dr. Machesny'nin umurunda değildi açıkçası, şayet kendisi personele döner yedirme düşüncesiyle olanları pek de umursamıyordu. Çavuş ve Doktor az önce sanki ayakları ezilmekten ve ampute edilmekten kurtulmamış gibi makineyi yeniden kavradılar.
Makineyi tam da servis bandının önüne koydular. Ardından Doktor, Çavuşa baktı ve "Bu böyle olamaz, size köz döner yedirteceğim. Çavuş gel benimle şu döner makinesini ısıtıcısını sökelim de kömür dolduralım." Dedi. Bütün personel bu saçmalığı izlerken akıl tutulması yaşamıştı.
Çavuş ise hiçbir şeyi sorgulamıyordu, neden mi. Az önce de dediğimiz gibi kendisi her görevde olduğu gibi bunun da asayişi sağlayacağına inanıyordu.
Makine sökülürken şefin canı her bir parçayla daha da yanıyordu. Güzelim döner makinesi gözü önünde rezil ediliyordu. Ancak az önce söylediklerin arkasında olduğu için karışamıyordu da.
Çavuş, makinenin içini sökmeyi bitirince Doktor kömürleri döktü. Yemekhanedeki personel bu saçmalığa dur demek istiyordu. Zaten personelin bir kısmı bu olanlara katlanamayıp çıkıp gitmişti. Ancak kalanların neredeyse hepsi bekar olduğu ve vardiya çok geç saatte bitti için akşam yatağa aç yatmaktansa bunlara katlanıp yemek yemeyi tercih etmişti.
En sonunda ise döner için kömürler yakılmıştı, et güzelce pişiyordu. Ancak şef sonunda dayanamadı ve araya girdi;
"Doktor! Ne yaptığınıza bir bakın canım ciğerim olan şu güzel döner makinesini o pantolonunuzdan daha beter hale getirdiniz! Çekilin yemekleri ben servis edeceğim!"
Ancak sinirden canı yanmış bu adam artık fevri davranıyordu. Dikkatsizlik de yapıyordu, mantığı değil duyguları ağır basmıştı... Bunların tek sebebi ise bir adet döner makinesiydi! Akıl almıyor ziyadesiyle...
İşte ilk hatasını burada yaptıydı, ikincisini ise dönerin yağlı bir yiyecek olduğunu unutarak. Damlayan yağlar közleri, közler de kömürleri öyle bir kızdırdı ki yemekhanede yangın başladıydı!
Bütün personel panik içinde koşuyor ve yangın butonunu arıyordu... Ancak herhangi bir yangın sistemi veya daha kötüsü yangın butonu yoktu! Çünkü birileri bütçeden kesinti yapmıştı...
Bu sırada Üsteğmen Allcen çıkageldi. O sırada bir yangın tüpü bulmuş olan çavuş:
- Komutanım ne yapalım?
- Sen insanları sakinleştir ben yedek bir yangın tüpü alıp yangını söndüreceğim! Hızlı ol ve insanları sakinleştir. Ne yapabiliyorsan yap!
İşte burada çok büyük bir hata yapılmıştı. Çavuş, amirinin söylediğini çok yanlış anlamıştı. Artık insanları sakinleştirmek için her yol ona mübah kılınmışçasına insanlara karşı yangın köpüğü kullanmaya başladıydı.
İnsanları bir koyun gibi yangın söndürücüyle gütmeye çalışmaktaydı. Başarısız olduğu da söylenemezdi, bir çoban edasıyla durumu kontrol altına almış ve insanları yemekhanenin bir köşesinde gruplaştırmıştı.
Yangın sönünceye denk onları orada tuttu. Personel, çavuşun davranışları karşında artık ondan korkuyorlardı. Zira herkes çavuşun akli sağlını yitirdiğinden emindi, sadece aralarında bunu kanıtlayabilecek bir psikolog yoktu.
Yangın bittiğinde ise bir bey efendi gibi yavaşça yollarını açtı ve onlara geçmeleri için müsaade etti. Ardından Üsteğmenin yanına gitti ve durum raporu verdi. Üsteğmen askerinin bu başarısıyla guru duyuyordu. Ve ona bu başarısı yüzünden döneri kesmeye ve dağıtmaya layık etti.
Çavuş, üstün hizmet madalyası almış gibi mutlu olmuştu. Küçüklüğünde mutfaklarda çalışırken onun yemekleri servis etmesine dahi izin vermezlerdi çünkü. Çavuş küçüklüğünde restoranlarda karın tokluğu için çalışmış biriydi sonuçta. Sırf yemek için sokak hayvanlarıyla kavga ettiği dahi olmuştu.
En sonunda ise o çok istediği yerde mutfağın gerçekten başındaydı ve yemek servis ediyordu! Çok mutlu olmuştu, bu kutsal görevi yerine getirmek için döner bıçağını tüm gücüyle kullanıyor damlayan yağ damlalarının tutuşturduğu küçük ateş partilerine aldırış etmiyordu.
Sıra ilerledikçe Çavuşun karşısına döner yemek istemeyen ve eve gitmek isteyen biri çıktı. Neden mi buradaydı, çünkü Dr. Machensy hiç kimsenin bu lezzetti yemeden çıkmasını istemediği için insanları alıkoyuyordu. Doktor için Türk kültürü bir vizyon olmuştu bile...
İşte bu birisi Çavuşa bir bakış attı ve:
- Kanıtla.
- Neyi kanıtlayayım?
- Bu etin sağlıklı olduğunu; sık da yağını yağı var mı yok mu görelim
Niyeti açıktı, etin yağını görmelerini sağlayıp sağlıksız olduğunu söylemekti. Sonucunda ise döner yemeden ayrılacaktı. Ancak et sıkılınca çıkan yağların damlayıp nereye gideceğini unutmuşa benziyordu. Personel içinden;
- Hayır, bunu demiş olamaz. Bu kadın hepimizi öldürmek mi istiyor!
Diye geçirip dua etmeye başladılar. Ama şanslı sayılırlardı, çoğu bekardı ve arkalarında bırakabilecekleri çok fazla bir şey yoktu. Ancak Çavuş bunları düşünmeden eti aniden kavradı ve hayasızca sıktı.
Yağların damlamasıyla alevler yükselmişti bile, ancak Çavuş aniden ve sıkı bir şekilde kaslarını kullandığı için kasları kasılıp kalmıştı. Ellerini hareket ettiremiyordu!
- Anacağımı! Eliiiiim! Yandım,, y-yandıdım, yanıyorum! İmdaaat!yanıyorum! İmdaaat!
Diye feryat figan bağırmaya başladı. Elindeki kalın eldivenler bile ellerini yanmaktan kurtaramamıştı.
Herkes panik içinde koşmaya başladıydı ki Çavuş elini kurtardı. Hemen ardında ise koşarak soğuk limonata tankının içine 2. dereceden yanmış ellerini soktu. Ani ısı değişimi eline daha fazla hasar verdi ve bir kez daha annesi için bağırarak etrafta koşmaya başladı.
Bu sefer işlerin iyice sarpa sarmasından dona kalan şef değil de Doktor olmuştu. Göbeği sarka sarka olanları izliyor ve 3. lokmasını yutmaya çalışıyordu. Bu sırada personelin yardımına şef yetişti. Çünkü işlerin sarpa sarması ve mutfağına olanlardan bıkmıştı.
- Ben mutfağıma daha fazla zarar vermene izin veremem, önce seni halledeceğim sonra da Doktoru.
Eline aldığı tavayla Çavuşun ensesine çok hafif bir dokunuş yaptı ve bilincini kuş gibi uçurttu. Ardından ise depo kapısından Çavuşu kollarında taşıyarak revire doğru taşımaya başladı. Doktorsa;
- Olamaz etler! Yangın et deposuna çıkarmış yetişin dostlar, aç kalacağız!
Bütün bunlar olurken yangın havalandırma sistemine sızmış, oradan da etlerin olduğu soğuk hava deposunun sistemini ateşe vermiş ve etleri resmen alevlendirmişti. Üsteğmen ve Dr. Machensy yanlarına aldıkları birkaç personelle ve de yangın tüpleriyle yangını etleri ve canları yutmaktan korumaya çalışıyorlardı.
Kaos anında koyun misali olan personel de bu sefer örgütlenip sakin kalmayı başarmışa benziyordu. Böyle bir panik anında sakin olmak tahmin edebileceğiniz gibi bu sosyete hiç uymuyordu. İçlerinden birisi neden bu kadar sakin olduklarını sorgulasa diğerlerin de onu takip edeceğine şüphe yoktu.
Sakin kalmayı başardılar diyorsam da yanlış anlamayın, fare misali sakindiler. En ufak bir şeyde sabun gibi köpürüp her yere yayılabilirdiler. İşte bunların olmamasının sebebi bu sosyeteden bazılarının çoban ruhlu çıkması sayesinde oldu, ancak bu çobanlar da Çavuş gibi korku krallığıyla yönetim yapmaktaydılar.
Yangının sönmesi yarım saat civarı sürdü. Ancak yangının sönmesi aç personeli doyurmamıştı. Bu durumun üstüne kafa kafaya verip düşünmeye başladılar;
- Madem etler yandılar ne yiyebiliriz ki?
- Bir lokantaya gitsek?
- Güzel fikir ama olmaz; gecenin 4'ünde, şafak vakti 500 kişilik tam teşeküllü restoran bulmak çok zor bir iş.
İşte tam bu sırada Üsteğmen araya girdi:
- Benim aklıma bir fikir geldi!
- Nedir Üsteğmen peki bu fikir nedir?
- Şimdi etlerin dışı yandı değil mi?
- E, evet...
- Peki şunu da sorayım etleri nasıl mühürlersin?
- Yüksek ateşe dış tabakasını sertleştirip lezzeti içinde tutmak değil mi?
- Aynen öyle ve bu mantıkta o depodaki dönerler de mühürlenmiş birer et. Ve hepsinin dışını aydırdığımız müddetçe sorun olmaz.
- Sen çok yaşa Üsteğmen, hadi arkadaşlar döneri kesip ekmek arası yapacağız.
Bu fikre karşı çıkan olmadı, hiç kimse vardiyadan aç dönmek istemiyordu sonuçta. Böylece herkes kendine düşen payını aldı ve yanmış mutfak ve yemekhane buldukları boş masalara ve zeminlere oturup yemeye başladılar.
Bu sırada şef de geri döndü, bu başı dönmüş adam da az önce ne olduğunu unutmak istermiş gibi davranıyordu. Döner verdiklerinde ısrar etmeden mutfak zeminine Dr. Machensy'nin serdiği yer bezinin üstüne oturdu. Şef ve Doktorun yanında bir de Üsteğmen vardı. Acıkmış olduklarından bu olanları çoktan umursamazdan gelmeye başlamışlardı.
Bu sırada içeriye Muhasebe Departmanından Ella Williams girdi. Şeften bile fevri duruyordu. İçeri girince önce etrafı süzdü. Sonra gözlüğünü düzeltip;
-Kim bütçeden 1,5 Milyon dolarla kahve-karamel aromalı şeker aldı?! Soruyorum size!"
Bu sırada yemekhanedekilerden biri:
- Yangın sistemi bütçesinin nereye gitti belli oldu, Dr. Machensy'e sorabilirsin ne olduğunu.
Diyerek çıkış yaptı.
Ella, Doktorun yanına gitti. Doktor ise sinirine hiç aldırmadı ve "Hoş geldin, buyur otur biraz ye bir şeyin kalmaz." Dedi. Ella ise şaşkın halde oturdu, neden mi oturdu? Çünkü açtı! Vardiyasının bitmesine daha çok da vardı. Bu yüzden konuyu yemek yerken de konuşabileceklerini düşündü.
Sonunda bu saçmalığa o da ilk ısırığını alarak katıldı. Ekmeğinin içindeki dönerin yarısı çiğ dahi olsa aldırış etmedi ve sakince konuya girdi;
- Doktor?
- Efendim Ella.
- Neden 1,5 Milyon dolarlık şeker aldınız ve bunu nasıl gizlediniz?
- Nedenini sorma lütfen, orası çok karışık. Nasıl gizlediğime gelirsek "Acil Durum Karbonhidrat Besin Rezervi" adı altında girdim bunları ben. Siz de okumadan kabul ettiniz, yahu ben geçen ay param yok diye bütçeden personel motivasyonu için, yazarak pizza söyledim. Ve işin komik tarafı yarım saat bile geçemden yemeğim masamdaydı, tabi en ucuzundan almışsınız...
- Hadi tamam, bunları geçmişsiniz biz bu kadar şekeri ne yapacağız?
- Dert etme, kahveye küp şeker yerine kahve-karamel aromalı şeker atarsınız. Hem kahve aromalı olduğu için kahvenin tadını da bozmaz, biraz pratik düşünün. Büyük çoğunluğu 1 aya kalmaz biter.
- Doktor, orada tahminen en az 100-120 ton şeker var, siz benimle dalga mı geçiyorsunuz. Bunlar 5 aya kalmaz bozulurlar, o zaman ne yapacağız?
- Son kullanma tarihi yaklaştığında anonim bir dernek üzerinden bayramlarda halka dağıtırız. Pratik düşünün lütfen...
Üstüne laf gelmedi ama lokma geldi...
SON
[ Photo by Yogendra Singh on Unsplash ]
İsim: Arho Niemi
Yaş: 28
Mesleği: Pi-1 "City Slickers" Takım Kaptanı
Arho Niemi, 21 yaşında Finlandiya’da küçük sihir gösterileri yaparak yolunu bulan biriydi. Sihir gösterilerinde normal sihirbaz hilelerini kullansa da kendine ait bazı gösterileri için illüzyon yeteneğini kullanıyordu ama bu gösterileri büyük sahnelerde yapması mümkün değildi çünkü illüzyon yeteneği yaklaşık 10 metreden sonra fazlası ile zayıflıyordu.
Bir gece doğduğu eve yakın olan kasaba merkezinde gösteri yaparken biraz kafa dağıtmaya gelmiş bir vakıf personeli ondan şüphelendi. Kısa sürede daha fazla araştırma yapıldı ve bir gece ansızın bayıltılarak vakıf tesisine kaçırıldı.
İki yıl içinde kişinin zararsızlığını, testlerde gösterdiği başarıyı ve işe yarayabilecek özelliklerini göz önünde bulunduran vakıf ona Pi-1 (“City Slickers”) içinde iş teklif etti. Bunu sonunda hücreden kurtulmak için tek fırsatı olarak gören Arho teklifi kabul etti.
Eğitiminden sonra yaklaşık 5 sene vakıf için kimse farketmeden halledilmesi gereken işleri göreceli rahatlıkla halletti ve yeteneğinin bir çok kez anomalilere karşı başarısız olduğunu gördü. Buna rağmen başarısı sayesinde eninde sonunda yükselmeyi ve takımının kaptanı olmayı başardı
​
OC Sahibi: u/Kooky_Return
İsim: Julian Vance
Yaş: 27
Boy: 1.79m
Kilo: 61kg
Türü: Ontokinetik Homo Sapiens
Lakaplar: Madam Julian, The White Chancellor
Erişim Seviyesi: Seviye 5
Personel Sınıfı: A Sınıfı
Departman: Etik Komitesi
Pozisyon: Etik Komitesi Başkanı
Konum: Genellikle Tesis-01 (Miras / Konsey Karargâhı); bazı durumlarda ve yüksek seviyeli denetimlere bağlı olarak diğer tesisler arasında değişkenlik gösterir.
Çalışma Alanı: Vakıf genelindeki yüksek riskli anomalik operasyonların etik/hukuki denetimi, insan kaynağı feda protokollerinin onay mekanizmaları, departmanlar arası kriz yönetimi ve üst düzey anomalik diplomasi.
Backstory
Julian Vance, Birleşik Krallık'ın siyasi merkezi olan Westminster'da, nesiller boyunca diplomatlar, hukukçular ve devlet danışmanları yetiştirmiş köklü Vance ailesinde dünyaya geldi. Çocukluğu boyunca uluslararası zirveler, devlet resepsiyonları ve kapalı diplomatik toplantılar arasında büyüdü. Küçük yaşlardan itibaren insan psikolojisini olağanüstü bir doğrulukla analiz edebilmesi, beden dilini kusursuz okuyabilmesi ve karmaşık siyasi dengeleri yaşıtlarının çok ötesinde kavrayabilmesi sayesinde ailesi ve çevresi tarafından geleceğin en önemli diplomatlarından biri olarak görülmeye başlandı.
Hayatını değiştiren olay ise henüz on altı yaşındayken yaşandı. Babasıyla birlikte katıldığı diplomatik bir resepsiyon sırasında, kamuoyundan tamamen gizlenen anomalik bir saldırı gerçekleşti. Salonun tamamı birkaç saniyeliğine fizik kurallarının dışına çıktı; insanlar hiçbir açıklama olmaksızın ortadan kayboldu, bazıları ise yaşananları saniyeler içerisinde tamamen unuttu. Ertesi gün olay resmî kayıtlara sıradan bir teknik arıza ve patlama olarak geçirildi. Julian Vance ise o gece gördüğü şeylerin açıklanamayacağını biliordu. İnsanlığın bilmediği ikinci bir dünyada nelerin döndüğünü ilk kez o gün fark etti ve yıllarca bu gerçeğin peşinden koştu.
Bu olaydan sonra akademik hayatını yalnızca diplomasiye değil; uluslararası hukuk, jeopolitik, psikoloji, kriz yönetimi ve okült tarih üzerine yoğunlaştırdı. Genç yaşta hazırladığı analiz raporları çeşitli devlet kurumları tarafından gizli değerlendirme belgeleri olarak kullanılmaya başladı. Henüz yirmi dört yaşındayken yürüttüğü diplomatik girişimler sayesinde uluslararası bir savaşın başlamasını engelledi. Ancak kısa süre sonra yönettiği başka bir müzakere süreci başarısızlıkla sonuçlandı ve yaşanan çatışmalar binlerce insanın ölümüne neden oldu. Hiçbir resmî makam onu suçlu ilan etmedi, ancak Julian bu yükü hayatı boyunca omuzlarında taşıdı. O günden sonra tek bir plana güvenmeyi bıraktı; her operasyon için sayısız alternatif hazırlayan, en küçük ihtimali bile hesaplayan bir stratejiste dönüştü.
Faaliyetleri zamanla SCP Vakfı'nın dikkatini çekti. Vakıf'ın iç denetim, hukuk, strateji ve istihbarat birimleri tarafından aylar boyunca gözlemlendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda organizasyona katılması teklif edildi ve Julian Vance, sivil dünyadaki bütün kariyerini geride bırakarak insanlığın bilmediği bu savaşın bir parçası olmayı kabul etti.
Vakıf bünyesindeki ilk yıllarında yoğun bir eğitim programından geçti. Thaumatürji, ritüel teorisi, anomalik hukuk, antimemetik protokoller, okült tarih ve gerçeklik istikrarı üzerine eğitim aldı; aynı zamanda Vakıf içerisindeki araştırma departmanları, Tesis Komutanlıkları ve etik denetim ağları arasında koordinasyon sağlayan projelerde görev yaptı. Eğitimin son safhasında gerçekleştirilen yüksek seviyeli bir mühürleme ritüeli beklenmedik şekilde kontrolden çıktı. Birlikte eğitim gördüğü üç aday hayatını kaybederken Julian ağır yaralı olarak kurtuldu. O olaydan sonra yoğun thaumaturjik enerjiye maruz kaldığında başlayan migren atakları ve kronik uykusuzluk, hayatı boyunca taşıyacağı izler hâline geldi.
Görev yılları boyunca yalnızca Tesis yöneticileriyle değil, anomalik topluluklar, bağımsız araştırma çevreleri ve Vakıf içerisindeki farklı departmanlar arasında da denge kurdu. Sayısız anomalik krizin etik ve stratejik sınırları aşmasını engelledi, Vakıf'ın "Güvence Altına Al, Muhafaza Et, Koru" ilkesini bürokratik soğukkanlılıkla uyguladı. Ancak en büyük darbeyi, yıllarca akıl hocası olarak gördüğü üst düzey bir yöneticinin düşman bir örgüte bilgi sızdırdığının ortaya çıkmasıyla aldı. Bu olaydan sonra Julian, hiç kimseye tamamen güvenmemeyi ve her kararın arkasında mutlaka ikinci bir plan bulundurmayı ilke edindi.
Yaşanan küresel liderlik ve etik krizlerinin ardından O5 Konseyi ve Vakıf Üst Yönetimi; sahip olduğu diplomatik deha, anomalik hukuk birikimi, soğukkanlı analiz kabiliyeti ve soğuk kararları en yüksek verimle uygulama yeteneği nedeniyle Julian Vance'i Etik Komitesi Başkanı görevine atadı.
Bugün Vakıf personeli arasında resmî unvanı kadar, kullandığı iki lakap da yaygındır: Madam Julian ve The White Chancellor.
Uzmanlık Alanları
Genel: Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Hukuk, Jeopolitik ve Küresel Güvenlik, Psikolojik Profil Analizi, Kriz Yönetimi, Stratejik Planlama, Okült Diplomasi, Anomalik Hukuk, İstihbarat Analizi, Çok Dilli Müzakere Teknikleri.
Okült Uzmanlığı: İleri Düzey Thaumatürjik Algı, Koruma ve Bariyer Ritüelleri, Karşı Ritüel ve Karşı Mühürleme, Runik Mühendislik, Anomalik Nesne Bastırma Protokolleri, Okült Dil ve Kadim Sembol Uzmanlığı, Antimemetik Eğitim, Psişik Manipülasyona Karşı Gelişmiş Direnç, Diplomatik Amaçlı Ezoterik Ritüeller. (Julian Vance doğrudan muharebe odaklı bir thaumaturjist değildir. Uzmanlığı; savunma, analiz ve ritüel yönetimi üzerinedir.)
Kişilik & Yaşam
Julian Vance sakin, disiplinli ve son derece kontrollü bir karaktere sahiptir. Kararlarını duygularıyla değil; mantık, istatistik ve olasılık hesaplarıyla verir. Başarısızlığı kabul etmekte zorlanır ve her operasyon için birden fazla alternatif plan hazırlar. İnsanlara kolay güvenmez; güvenini kazanan kişiler ise onun mutlak sadakatini elde eder.
Cenevre'deki konutunda tek başına yaşamaktadır. Özel hayatını tamamen görevinden ayırmış, yaşamını neredeyse bütünüyle Vakıf'a adamıştır.
Nerfler
Kronik uykusuzluk
Yoğun thaumaturjik enerjiye maruz kaldığında migren atakları
İnsanlara güvenmekte zorlanması
Aşırı kontrolcü ve mükemmeliyetçi olması
Başarısızlığı kişisel bir saplantı hâline getirmesi
Gereğinden fazla analiz yapması nedeniyle bazı kararları geciktirebilmesi
Dış Görünüş
Julian Vance, küt sarı saçlara, açık gri gözlere ve oldukça solgun bir tene sahiptir. Görev sırasında çoğunlukla askerî tarzda resmî diplomatik üniformalar, trenchcoat'lar, takım elbiseler veya gömlek giyer.
Sağ elinin yüzük parmağında taşıdığı gümüş thaumatürjik mühür yüzüğü, hem kişisel koruma ritüellerinde kullandığı anomalik bir odak nesnesi hem de Etik Komitesi Başkanlığı makamını simgeleyen özel bir semboldür.
Photo by Ajeet Mestry on Unsplash
Nesne Sınıfı: Thaumiel
Özel Saklama Prosedürü: SCP-10028, Site 17 içinde bir kutuda tutulmalıdır. Bilgisi seviye 3 personele açıktır. Kullanılması için en az seviye 4 yetkiye sahip bir personelin izni gerekir.
SCP-10028, insansı bir anomali kontrol altına alınamadığında kullanılmalıdır.
Açıklama: SCP-10028, 5 mermi tutabilen bir tabancadır. Görünüş olarak bir altıpatlar'a benzemektedir. Tutacak yeri tahtadan yapılmıştır. Ana gövdesi kalsiyum ve canlı dokudan yapılmıştır. Fazlası ile sert bir kemik gibidir.
SCP -10028in gövdesinde ve iç kısmında rünik yazılar kazınmıştır. Gövdesi üzerindeki yazılardan tetiğe yakın olanı "öldürmek" ve toplusuna yazılı olan yazı "söndürmek" olarak çevrilmiştir. Toplusunun iç kısmında her merminin altına bir tane düşmek üzere 5 yazı kazınmıştır: "Kol", "Bacak", "Karın", "Boyun" ve "Zihin".
Tabanca kalsiyum ve canlı maddeden 5 mermi ile doludur. Bu mermiler ateşlendikten sonra kullanılamaz hale gelmez, yeniden doldurulabilir. Normal mermileri ateşlemeyi reddetmektedir. Bu sebeple kendisine ait 5 mermisi olay sonrasında bölgeden toplanmalıdır.
Olay Kaydı 10028-A:
MTF Xi-8 "Last to Fall"a bağlı bir takım bir karsisti köşeye sıkıştırmıştır. Karsist teslim olmak yerine yanındaki tabancayı takım kaptanının üzerine boşaltmayı seçmiştir. Takım kaptanı ağır yaralanmıştır. Vücudunda bulunan carnomancy karşıtı korumalara rağmen kısmi mutasyona uğramıştır.
Test Kaydı 10028-B:
D-1231'den tabancayı kullanarak D-1232'yi vurması istenmiştir. D-1232, ilk 4 kurşun ile vurulduktan sonra sadece normal yaralar almıştır. 5. kurşun derisine saplandığında vücudu kollarından başlayıp boynunda bitecek şekilde hızlıca mutasyona uğramaya başlamıştır. Kemikleri ve dişleri dahil tüm dokuları kas dokusuna dönüşmüş, bunun sonucunda çoklu organ yetmezliğinden ölmüştür.
Test Kaydı 10028-C:
D-1231'den tabanca ile bir boğa yılanını vurması istenmiştir. 5 kurşundan sonra bile anormal etkisini göstermemiştir.
Test Kaydı 10028-D:
D-1231'den tabanca ile bir köpeği vurması istenmiştir. 5 kurşun boşaltıldıktan sonra köpeğin kanamadan öldüğü raporlanmıştır. Silahın sadece insansılarda işe yaradığı sonucuna varılmıştır.
Test Kaydı 10028-E:
D-1231'den tabanca ile 500 metre uzaklıktan SCP-096'ya ateş etmesi istenmiştir. Mermiler derisini sadece bir kaç milimetre yarıp geri sekmiştir. 5 kurşun boşaltıldığında D-1231 SCP-096'nın kolunda bozulmalar olduğunu raporlamıştır. D-1231'in ölümü sebebi ile daha fazla bilgi edinilememiştir.
Sonradan D-1345 gönderilerek SCP-096'nın kolunun normale döndüğü tespit edilmiştir.
SCP-10.005 "Weapon for Travel Between Parallel Universes"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Thaumiel
**Türü:**Boyutsal
**Keşif Tarihi:**08/09/2000
**Keşfeden Personel:**Dr.Harry Sun
**Durum:**Aktif-Riskli
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.005 **5.seviye personel onayı alınmadan kullanılamaz.**
•Silah,**Kurşun geçirmez,manyetik kitli bir kasa** içinde sadece O5 Konseyi ile 5.Seviye personellerin erişebileceği bir odada tutulur.
•Her kullanım,**detaylı olarak kaydedilir**.
**AÇIKLAMA**
SCP-10.005,yaklaşık 30 santim uzunluğunda.Metalik ve hafif bir ateşli silahdır.
**Anomali:**
•Silahla ateş edildiğinde,hedef noktada geçici bir portal oluşur
•Bu portal başka bir evrene açılır.
•**Portal tam 30 saniye açık kalır**
•Açılan evrende fizik kuralları bizim evrenimizden farklı olabilir bu nedenle giden birdaha geri dönebilir mi kesin değildir.
**KEŞFEDİLEN EVRENLER**
**1.Bing Bang Hatası**
Evren bomboş,hiçbir yıldız veya galaksi oluşmamış bing bang yanlış patlamış ve enerjiler yeterli dengeye ulaşamadan dağılmış.
**2.Yılan hükümeti**
İnsanlar yok hükümet yılanların altında onlar evrimleşmiş onlar zekileşmiş insanları geçmiş.
**3.Sular Altında Dünya**
İklim yanlış dönmüş,dünya su altında.
**4.Dünya yok**
Dünya hiç oluşmamış,yerinde bir asteroit kuşağı bulunuyor.
**5.Güneş Patlaması**
Güneş patlamış güneş sistemi yok olmuş
**6.Anomali Dünya**
Dünya'nın kendisi SCP,Herşey nedensizce patlıyor sonsuza dek.
**7.Boşluk**
açıklanamaz sonsuz bir boşluk
**8.Deniz Hükümeti**
Balıklar hükümeti kapmış insanlar yok sadece balığımsı insansı deniz varlıkları medeniyete sahip.
**9.Yaşam Yok**
Dünya var ama gram yaşam formu yok.
**10.Efsanevi Dünya**
Dünya normalinden 5 kat daha iyi meyveler sebzeler hayvanlar çok sağlıklı fakat insanlık yok.
**11.Sonsuz Liminal**
Sonsuz garip liminal ortamlar bulunan bir evren 10 genel tema içinde kurulu
**12.Kopya**
Bizim evrenimizin kopyası.
**13.Scarlet King olmasaydı**
Scarlet King'in hiç varolmadığı bir evren
**14.SCP Vakfı kötü**
SCP Vakfı'nın hem anomalilere hemde insanlara düşman terör vakıfı olduğu GOC'un ise kahraman olduğu bir evren.Toplum GOC'u çok seviyor.
**15.SCP-682 Katliamı**
SCP-682'nin vakıfta bir katliam yaptığı evren.
**ANALİZ**
**6.Anomali Dünya**
Tehtid Seviyesi-Çok Yüksek
**7.Boşluk**
Tehtid Seviyesi-Yüksek
**12.Kopya**
Orta
**11.Sonsuz Liminal**
Orta
**10.Efsanevi Dünya**
Güvenli
**ARAŞTIRMACI NOTLARI**
**Dr.Latt Roman:**
"Bu silah,Vakıf'ın elindeki en tehlikeli ve en umut verici araçlardan biri.Bir yandan bizi kurtarabilir,diğer yandan tüm gerçekliği çökertip yeni bir SCP-§ yaratabilir.Dikkatli kullanılmalı"
**O5 KONSEYİ:**
"SCP-10.005,SCP-π ile baglantılı olabilir.5.boyut sızıntısı bu silahın açtığı portallar ile ilişkili olma ihtimali var.Eğer bu silah sızıntının kaynağına ulaşmamızı sağlarsa,Belkide evreni kurtarabiliriz yada tamamen yok ederiz."
SCP-10.006 "The Existence of Concepts"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Apollyon
**Türü:**Kavramsal
**Keşif Tarihi:**07/11/1999
**Durum:**Aktif-Gözlem altında
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.006 fiziksel olarak **muhafaza edilemez.**
•SCP-10.006'nın konumu,**olasılık hesaplamaları** ile tahmin edilmeye çalışılır.
•SCP-10.006'nın etkilediği düşünülen kavramlar üzerinde soyut deneyler yapılır.
•Eğer bir kavram bozulmaya başlarsa,**PX Class kavramsal acil durum** ilan edilir.
**AÇIKLAMA**
SCP-10.006,evrenin kavramları arasında yaşayan **canlı davranış sergileyen kozmik bir enerjidir.**
**Anomali:**
•SCP-10.006,kavramlara **zarar verir.**
•Hangi kavramı neden nasıl ve ne zaman etkiler bilinmez.
•SCP-10.006 ile **temas edilemez** veya **etki edilemez.**
•SCP-10.006'nın niyeti tam olarak bilinmemekle birlikte,**kavramları bozması** onu tehlikeli kılmaktadır.
**Bilinen Tek İz: "Galactic Bite"**
•**Galactic Bite,**3 galaksinin bilinmeyen bir sebeple dağılıp çarpışması sonucu oluşan **rastgele bir uzay cisimleri kümesidir.**
•Bu olay SCP-10.006'nın olma olasılığının zamanında en fazla olduğu zaman meydana gelmiştir.
•Galactic Bite ortamı SCP-10.006'nın frekanslarını verir.
•Bu nedenle düşüncelere göre **Galactic Bite SCP-10.006 yüzünden oldu.**
**TEHTİD SEVİYESİ**
**Kavramsal bozulma:**
Temel kavramlar zarar görürse büyük krizlere sebep olabilir.
**Galactic Bite:**
3 Galaksinin yok olmasına sebep oldu.
**Öngörülemezlik:**
Durdurmayı bırak,yavaşlatmak veya gözlemlemek bile çok zor.
**Ek Bilgi:**SCP-10.006 sadece SCP-✓ yani turşu kavramına zarar veremez.SCP-✓ özel ve nitelikli bir kavram olduğu için SCP-10.006'dan etkilenmez.
Sonuçta **herşey geçicidir,turşu kalıcıdır**
**GİZLİ O5 KONSEYİ NOTU**
"SCP-10.006 belkide SCP-§ ile bağlantılıdır.Zaman kırıldığında kavramlarda kırılmış olabilir ve bu varlık o kırık kavramların arasında doğmuş olabilir.Eğer bu doğruysa SCP-10.006 çok eski bir gökseldir."
SCP-10.008 "100 Probability Book"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Safe
**Türü:**Boyutsal
**Keşif Tarihi:**09/12/2003
**Keşfeden Personel:**Dr.W Uto
**Durum:Aktif-Okunabilir**
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-10.008,**herhangi bir dijital ortama aktarılmamalıdır.**
•Yalnızca **fiziksel sayfaları** okunmalıdır.
•Kitap,Kontrollü bir odada muhafaza edilir.
**AÇIKLAMA**
SCP-10.008,**The Seer** adlı kimliği belirsiz bir yazar tarafından yazılmış 25.000 sayfalık bir kitaptır.
**Anomali:**
•Kitap **100 farklı zaman çizelgesini anlatır.**
•Her çizelge,alternatif bir gercekliğin **tarihini,olaylarını ve sonuçlarını anlatır.**
•Bazı çizelgeler bizim evrenimize çok benzer bazıları ise hiç benzemez.
**Yazar:The Seer**
•Kendisi hakkında çok az şey biliniyor
•**İnsan olduğu** ve **zaman çizelgeleri arasında seyahat edebildiği yazıyor.**
•Neden bu kitabı yazdığı,amacı veya hangi çizelgeden geldiği bilinmiyor.
**100 ZAMAN ÇİZELGESİ**
1-20 tanesi:**Evrenimize çok b****enzer çizelgeler**
Bizim evrenimize çok yakın sadece çok küçük şeylerin değiştiği az belli olan ve zor anlaşılan evrenlerdir.Örnek olarak Vakıf'ın kuruluş zamanı farklı olması,bir şirketin hiçbirzaman olmaması,Elon Musk'ın sakatlanması yada benzer durumlar.
21-40 tanesi:**Kıyamet evrenleri**
Dünya'nın yok olduğu,insanlığın bittiği,galaksilerin cöküşe girdiği kıyametsel korkunç ve çok tehlikeli evrenler.Örnek olarak Dünya'ya bir meteor çarpsaydı veya AI bilinç kazanıp Vakıf,GOC gibi kuruluşlara karşı savaşsaydı gibi.
41-60 tanesi:**Alternatif Tarihler**
Tarihin farklı ilerlediği evrenler,Tarihte değişen şeyler yüzünden küresel farklılık yaşanması.Örnek olarak Trump hiç doğmasaydı veya Cengiz Han hep esir kalsaydı yada Naziler 2.Dünya savaşını kazansa neler olurdu.
61-80:**Anomalik Evreni**
Fizik kurallarının farklı olduğu,küresel veya evrensel anomalilerin olduğu yada anomali artışı görülen en tuhaf
81-100:**Kozmik Evrenler**
Bu evrenlerde fizik,matematik,geometri herşey farklı yada bozul olabilir.
**ÖNE ÇIKAN 10 ÇİZELGE**
**12.The Eternal War**
Vakıf ve GOC durmadan 500 yıldır savaşıyorlar...
**23.The Red Sky**
Nedensizce hava kızıla boyanır ve havadan kan yağayarak herşeyi yok eder.
**34.The Machine Empire**
Dünya makineler tarafından ele geçirilmiş
**41.The Nazi Victory**
2.Dünya savaşını naziler kazanmış,Dünya çok daha farklı.
**58.The Ocean World**
Dünya'nın yüzeyi tamamen su,insanlar deniz altında yaşıyor ona göre evrimleşmişler.
**67.The SCP Overload**
Herşey bir SCP
**76.The Frozen Age**
Dünya buzul çağında,heryer buz,heryer kar.
**82.Fractured Time**
Zaman kırılmış gecmiş gelecek dengesi bozuk.
**99.The Empty Universe**
Evren bomboş,Hiçbirşey yok
**ARAŞTIRMACI NOTLAR**
**Dr.W Uto**
**"**Bu kitap evrenin en büyük bilgi kaynağı.Ama her okuma kişiyi dahada değiştiriyor.The Seer belkide bizden biriydi."
**Dr.Wenny Honey**
"100 evren...100 farklı olasılık.Belkide bizim evrenimiz en iyisi...değil,belkide bu kitap bize bunu anlatmaya çalışıyordur"
SCP-® "Non-Existent Brand"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Safe
**Türü:**Kavramsal
**Keşif Tarihi:**09/10/2020
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-® doğal olarak **muhafaza edilemez,**çünkü **var değil.**
•Vakıf,SCP-® ile ilgili tüm anıları **belgelemiş ve arşivlemiştir.**
•SCP-®'nın hatırlandığı her vaka,**psikolojik denetlenmeye tutulur.**
•Vakıf,toplumda SCP-® hakkında konuşulmasını **engellemez**,çünkü bu yaygın bir durumdur.
•SCP-®'nın kanıtlamak için yapılan tüm girişimler,**başarısız olmuştur**.İnsanlar hala hatırlamaya devam eder.
**AÇIKLAMA**
SCP-® **hiç varolmamış** bir gofret markasıdır.
**Anomali:**
•Yüz binlerce insan,SCP-®'ın varlığını hatırlamaktadır.
• Bu insanlar,markada **çalıştıklarını,gofretlerinden yediğini,reklamlarını gördügünü** iddia eder.
•Bu insanlar,markada **çalıştıklarını,**gofret **yediğini**,reklamlarını **gördüğünü** iddia eder.
•Ancak SCP-®'ya dair **tek bir fiziksel kanıt** yoktur.Ne bir paket,ne bir reklam,ne bir logo nede bir üretim tesisi gerçektir.
•Markanın **maskotu**(Gofret Adam) ve **logosu**(bir çikolata) bile hafızalarda yer etmiştir,ama gerçekte hiç var olmamıştır.
**Kolektif Hafıza:**
SCP-®'yı hatırlayan insanlar,birbirleriyle aynı detayları paylaşırlar.
•Markanın reklam müziği("Gofret adam,en tatlı adam!" Tınısı)
•Logosu(sütle dolu gofret)
•Maskotu(Gofret adam)
•Tadı(Fındıklı,sütlü)
Hepsi aynı markayı hatırlıyor fakat marka hiç varolmamış.
**ARAŞTIRMACI NOTLARI**
**Dr.Echid P:**
"Bu markayı bende hatırlıyorum,Çocukken yerdim.Ama araştırdım,hiç varolmamış.Herkes hatırlıyor ama kimse kanıtlayamıyor.Bu en tuhaf vaka resmen.En garibi ise Vakıfta sadece bunu ben hatırlıyorum."
**Dr.Wenny Honey:**
"SCP-®'nın etkisi sadece bir hafıza yanılması değil.Binlerce insanın hayatını mahvetti.Çünkü gerçek bazen hatıralardan daha acıdır."
**O5 KONSEYİ GİZLİ NOTU**
"SCP-® belkide gerçekten varolmuştur.Ama ya silindi? Ya bir anomali,bu markayı ve tüm kanıtlarını sildiyse?O zaman bu,sadece bir hafıza yanılması değil bir örtbas olabilir ama bunu kanıtlayamayız."
SCP-© "The Copy"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Thaumiel
**Türü:**Bölgesel
**Keşif Tarihi:**09/08/2000
**Konum:**Andromeda Galaksisi,OB Yıldız Kümesi A108
**Durum:**Aktif-Gözlem Altında
.
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-©,Fiziksel olarak muhafaza edilemez.Vakıf gezegenin varlığını **gizli tutar** ve **gözlemler**.
•Gezegene devamlı **robotik keşif araçları gönderilir.**
**•**Gezegenin koordinatları,**Sadece O5 Konseyi ve 5.Seviye personel tarafından bilinir.**
**•**Eğer dünya yok olma tehlikesindeyse **"Kopya Protokolü"** devreye alınacaktır.
**AÇIKLAMA**
SCP-©,**Andromeda Galaksi'sinin alt bölgelerinde OB yıldız kümesinde A108**'de bulunan dünya'nın neredeyse birebir kopyası olan bir gezegendir.
**Farkları:**
•Gezegende **insan ırkı yoktur.**
•Gezegende **aktif olmayan yanardağlar** vardır.
•**Aktif olmayan yanardaglar** bazen nedensizce patlar ama bu gezegen hiç zarar vermez,Gezegenin ısısı ve enerjisi bu yanardağlarından gelir yani bu yanardağlar güneş etkisi görür ama garip olan lavlar güneş kadar sıcak olmalarına rağmen gezegene zarar vermezler.
**EK DETAYLAR**
**Atmosfer**
Dünya ile %99.9 uyumlu hatta daha sağlıklı.
**Canlı türleri**
Dünya'da bulunan tüm hayvan cinslerinin hepsi tam anlamıyla bulunur.
**İnsan ve hükümet**
Asla bulunmaz.
**Turşu**
Var!
**GARİP BİLGİ**
SCP-© içinde tüm canlı türlerinin arasında **salatalık turşusuda** tespir edilmiştir.
Bu aslında SCP-✓'nın heryerde olduğunun bir başka kanıtıdır.Hawy Moon'a göre turşu **evrenseldir...**
**ARAŞTIRMACI NOTLAR**
**Dr.Wenny Honey**
"Bu gezegen...Dünya'nın bir kopyası ama insan yok,Sanki bize hadi buraya gelin ama kendi türünüzü getirmeyin diyor...Ben o gezegeni güvenli bulmuyorum"
**EK NOT**
**-****By Hawy Moon**
**"Herşey geçicidir...Ama turşu,andromedada bile kalıcıdır."**
SCP-^ "The Intake"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Euclid
**Türü:**Bölge
**Keşif Tarihi:**23/06/2025
**Konum:**Cala Binisafuller,İspanya
**Durum:**Muhafaza altında
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-\^,**İspanya,Cala Binisafuller sahilinde** bulunan bir noktadır.
•Bölge,**Vakıf kontrolünde** **karantina** altına alınmıştır.
•Noktaya **herhangi bir nesne,canlı veya malzeme** yaklaştırılmamalıdır.
•Bölgeye giriş **yasaktır.**Sadece **5.Seviye personel** onayı ile özel ekipler girebilir.
**AÇIKLAMA**
SCP-\^,**Cala Binisafuller** **sahilinde** bulunan,**fizik kurallarına ters** bir su akışı noktasıdır.
**Anomali:**
•Noktadaki su akışı,tamamen **çekicidir**.
•Demir,bakır,tahta,canlı,cihaz,yapı...
•Bu noktada duran herşey otomatik olarak dibe iner ve içine çekilir.
•Noktanım dibinde bulunan **keskin kaya** çekilen şeyleri parçalar.
**Tarihçe:**
•Sırf bunun yüzünden 5 insan vahşi yolla o kayada parçalanmıştır.
•SCP Vakfı,olaydan sonra bölgeye **el** **koymuş** ve muhafaza altına almıştır.
**GÖZLEMLENEN ETKİLER**
**Demir=**3 saniye,Parçalanma
**Tahta=**2 saniye,Kırılma
**İnsan=**1 saniye,Parçalanma
**Cihax=**4 saniye,Ezilme
**BİLİMSEL AÇIKLAMA**
Normalde su,tahtayı kaldırır,demiri batırır.Ancak SCP-\^'de herşey otomatik olarak **dibe çekiliyor.**Yoğunluk farketmezsinin.
•Bu,noktada **yerçekiminin farklı işlediği** gösterir.
•Veya suyun yoğunluğu,fizik kurallarının dışında bir seviyededir.
**Dr.Wenny Honey**
"SCP-\^,doğanın en acımasız tuzaklarından biri.Su akışı fizik kurallarını hiçe sayarak herşeyin içine çekip parçalıyor.Bu nokta doğanın kendi içinde bir hatadır"
SCP-√ "Multi-Super Calculator"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Thaimuel
**Türü:**Obje
**Keşif Tarihi:**23/07/2026
**Durum:**Aktif-Muhafaza Altında
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-√,**standart bir kutu** içinde muhafaza edilmektedir.
•Kutu **manyetik alan oluşturucu** ile donatılmıştır(elektronik müdaheleyi önlemek için)
•SCP-√ ile testler **sadece 4.seviye personel** gözetiminde yapılabilir.
•Sonsuz işlem testleri,**sınırlandırılmıştır**(Makinenin fazla ısınması veya gerçeklik etkileşimi riski)
•SCP-√ ile **0'a bölme** veya **çarpma** işlemi yapmak kesinlikle yasaktır,Teorik olarak sonucunda evren yok olur.
**AÇIKLAMA**
SCP-√ sıradan görünümlü fakat **sınırsız işlem yapabilme kapasitesine sahip** bir hesap makinesidir,0×0,0÷0 ve benzeri işlemler bile yapılabilir.
**Anomali:**
•SCP-√,**sonsuz sayıda işlem** yapabilir.
•Normal hesap makineleri bir sayı sınırından sonra veya işlem kapasitelerini aştıktan sonra bozulur veya arız verirler.
•SCP-√ bu sınırı tamamen aşar.
**Bilinen Özellikler:**
•Sınırsız işlem kapasitesi
•Hiç bozulmaz
•Sonsuzlukları işleyebilir
**TEST KAYITLARI**
10⁵⁰×10⁵⁰=Doğru Sonuç
10¹⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰⁰÷2=Doğru
0÷0=Evrenin sonunu getirir
√(-1)=Sanal sayı gösterir
Sonsuz döngü=Makine garip işlemler yaparken en son ∞ gösterir
**ANALİZ**
**Sınırsız İşlem**
SCP-√ sınırsız sayıları bile işleyebilevek kapasitededir.
**Bozulmaz**
SCP-√ asla ama asla bozulmaz.
**Potansiyel Risk**
0×0 işlemi yapılırsa evren yok edilebilir.
**ARAŞTIRMACI NOTLARI**
Dr.Row Y
"SCP-√ basit görünümlü ama sınırsız potansiyele sahip bir nesne.Hiç bozulma,Hiç yorulmaz her işlemi yapanilir herşeyi yapabilir"
SCP-> "Concrete Paradise"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Thaimuel
**Türü:**Boyutsal
**Keşif Tarihi:**18/05/2028
**Konum:**Yamal LNG Tesisi,Rusya
**Durum:**Aktif
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP->'ye açılan kapı,**Rusya Yamal LNG tesisinde bilunmaktadır.**Aynı zamanda tuhaf bilgi eskiden bu tesis bir zamanlar GOC'undu.
•Kapı,**7/24 vakıf personeli** tarafından izlenir.
•Boyuta giriş,Sadece **5.Seviye Personel izniyle** gerçekleştirilir.
•Boyut,**depo,arşiv ve acil durum saklama alanı** olarak kullanılmaktadır.
**AÇIKLAMA**
SCP->,**Rusya Yamal LNG'de bulunan ve bir kapının ardından sonsuz bir boyuta girişe temas edilmiş sonsuz,düz,tamamen betondan oluşmuş** bir boyuttur.
**Özellikleri:**
•Boyutun zemini ve tüm yüzeyleri **aynı santimine kadar düzdür.**
•Boyutun **sonu** bilinmez.Boyutun sınırı bulunamamıştır.
•Boyutun içinde bilinen başka **hiçbirşey bulunmamaktadır.**
SCP-> Vakıf tarafından Depo,Arşiv ve saklama alanı olarak kullanılır.
**ÖNEMLİ DETAY**
Boyutun içinde **çok az bile ışık bulunmaz.**
•Ne bir lamba,Ne bir flaş,Ne de bir yansıma
•Giren personellerde depo olarak kullanılan kısımlar ve kendi ışıklarıyla yetinmek zorundalardır.
**ANALİZ**
**Boyut**
Sonsuz,Dümdüz,Beton
**Kullanım**
Vakıf Deposu
**Güvenlik**
Yüksek
**ARAŞTIRMACI NOTLARI**
**Dr.Wilson Sammy**
"Bu boyut,Vakıf'ın en büyük lojistik kozu.İstediğimiz herşeyi saklayabiliriz,Ama bazen o betonun altında boğulma hissiyatı insanı korkutuyor."
**GİZLİ NOT O5 KONSEYİ**
"SCP-> belkide başka bir evrenin terkedilmiş parçasıdır.Beton,Sonsuz ve düz.Hiçbir canlı hiçbir yapı hiçbir amaç.Sadece boşluk ama bu boşluk Vakıf için hazine"
SCp-9999 "The Clown's Box"
**KAMU SPOTU BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR**
**Nesne Sınıfı:**Euclid
**Türü:**Obje
**Keşif Tarihi:**01/08/1992
**Üretici:**Dr.Wondertainment
**Durum:**Vakıf'ın elinde muhafaza altında
**ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ**
SCP-9999,**Standart bir oda** içerisinde muhafaza edilmektedir.
•Oda,**Manyetik Alan oluşturucularla** donatılmış
•Hergün **yerel saatte 12:00'da,**SCP-9999'a dikkat edilir.Kutu kendiliğinden açılır.
•Bu anda odadaki tüm personeller **en az 10 metre uzaklıkta** bulunmalıdır.
•Çıkan cisim,Özenle ve detaylıca bulunup incelenir
•Eğer çıkan cisim **çok tehlikeli ise** SCP-9999 **keter potansiyeline** sahip olur.
**AÇIKLAMA**
SCP-9999,Metal solmuş eski süslemelerle dolu yaklaşık 50×50×50 cm boyutlarında bir kutudur.
**Anomali:**
•Hergün yerel saat 12:00 olunca kutunun kapağı otomatik olarak açılır.
•Ve herzaman kutudan rastgele bir **cisim** çıkar.
•Bu cisim nesne,canlı,sıvı,gaz,enerji hatta kavram olabilir.
**Dr.Wondertainment Bağlantısı**
Kutunun tasarımcısı **Dr.Wondertainment'**dir,Sonradan Vakıf buna el koymuştur.
**ÇIKAN BAZI CİSİMLER**
SCP-500
Bir çift kundura
SCP-682'nin bir tırnağı
1 Kilogram tuz
SCP-294'ten bir fincan kahve
SCP-9999-1 "Green Matter"
Turşu
**EK NOT**
Kutudan,SCP-✓'nın heryerde olduğunun yine kanıtı olarak bir turşu çıkmıştır.Aslında turşu kavramı canlı olduğu için bunu kendi seçmiş ve kendi oradan çıkmıştır,SCP-✓ turşu Hawy Moon'un dediği gibi
**"Herşey geçicidir...Turşu kalıcıdır"**
**ARAŞTIRMACI NOTLARI**
**Dr.Wenny Honey**
"SCP-9999,Vakıf'taki en eğlenceli ve en korkunç nesnelerden biri.Hergün saat 12:00'de "Acaba bugün ne çıkacak?" heyecanıyla bekliyoruz.Ama birgün kutudan SCP-682 çıkarsa Hawy Moon'un turşu cennetine boylarız"
**GİZLİ NOT O5 KONSEYİ**
"SCP-9999,Dr.Wondertainment'in en garip işlerinden biri.Bu psikopatın ne tür şeyleri nasıl yaptığını akıl edemiyorum.Bu kutu gelecekte sonumuzu bile getirebilir.**Ah Dr.Wondertainment...**"
BU POSTUN RP İLE ALAKASI YOKTUR
**Nesne Sınıfı:**Keter
**Türü:**Boyutsal
**Keşif Tarihi:**18/11/2032
**Durum:**Aktif-Sonsuz
ÖZEL MUHAFAZA PROTOKOLÜ
SCP-10.025,fiziksel olarak muhafaza edilemez.
•Vakıf,bu boyutun varlığını **bilir ancak müdahele edemez.**Bunun temel sebebi hem bunun çok masraflı ve boyutlarası olması hemde orada acı çekenlerin zaten kısmen haketmesiyle bir yandanda bunun başka bir kriz getirme olasılığıdır.
•Boyuta girişin temel yolu ölümdür.
AÇIKLAMA
SCP-10.025,Zalimlik ve Kötülük yapmış insanların gittiği bir cehennem boyutudur.
Seçim Kriterleri:
•Kıskançlık,Öfke,Şehvet,Kibir,Açgözlülük,Tembellik ve oburluğunun yeterince fazla olan her insan ölünce bu cehennem boyutuna düşer.
Cehennem Boyutu:
•Kişiye göre değişir.
•Dış görünüşü bulunmayan meta kafesler bulunur.
•Herkes,kendi kafesindedir
Ceza:
•Kişinin en büyük 7 korkusu sıralanır,Kişi kafesinde bu 7 korkusunu en zirve halde sırayla tadar ve asla bu döngüden kurtulamaz.Son korkuya gelindiğinde yeniden ilk korkuya geçip sonsuz bir döngüye girer.
•Kişi,ne olursa olsun ölemez.
•Acı asla bitmez...
CEHENNEM DÖNGÜSÜ
1.Korku
2.Korku
3.Korku
4.Korku
5.Korku
6.Korku
7.Korku
Ve yine 1'e geri döner...
ANALİZ
**Kriter:**7 Ölümcül Günah
**Boyut:**Kişiye özel cehennem
**Ceza:**7 en büyük korkusu sonsuz döngüde.
VAKIF ARŞİV RAPORU
"SCP-10.025 bize birşey öğretiyor:Herkesin kendi cehennemi vardır ve o cehennem en derin korkulardan oluşur."
GİZLİ NOT O5 KONSEYİ
"Belki de SCP-10.025 evrenin en adaletli ve acımasız sistemidir.Kimse bu boyuttan kaçamaz çünkü herkes kendi cehennemini hak eder."