r/sehircilik

▲ 25 r/sehircilik+1 crossposts

[İstanbul] M4 renkleri , sıralamaları ve sıralamaların sebepleri

Gözümden kacmadiysa üç rengi var en güzeli tartışmasız mavidir dünyanın en tatlis metrosu falan buna itiraz eden olmamalı bence

  1. Sırada Pembe/kırmızı(?) var kahverengi olanlar çok kötü olduğu için ikinci sırada bunun pek sebebi yok bence ortalama ustu güzel bi metro ama maviyle yarışamaz

  2. Sırada ise bütün göz zevkini bozan kahverengi metro ya zaten sarı ışık var koltuklar kahverengi iyice Los bi ortam bi de dış görünüşü de çok kötü diğerleriyle kesinlikle yarışamaz hiç de sevmem kendisini durağa gelse sonrakine binerim acelem yoksa öyle soyliyim

Sizce sıralama nasıl olmalı bu de kahverenginin rezil olduğunu düşünen tek kişi ben değilimdir umarım

u/ahumanboi366 — 1 day ago
🔥 Hot ▲ 24.1k r/sehircilik+7 crossposts

Asphalt vs. Nature: Why our cities feel like ovens during summer, and how easily we could fix it.

For context, here is the quick temperature conversion for those who use Fahrenheit:

☀️ No trees / Hot street:

• Car hood: 61.1°C ➔ 142°F

• Sidewalk/Wall: 48.0°C ➔ 118.4°F

• Asphalt road: 44.6°C ➔ 112.3°F

• Air/Building wall: 37.3°C ➔ 99.1°F

🌳 Tree-shaded street:

• Cobblestone road: 22.8°C ➔ 73°F

• Shaded car: 26.7°C ➔ 80°F

• Shaded grass/wall: 26.2°C ➔ 79.1°F

It’s crazy how planting trees isn't just an aesthetic choice, but literally a survival necessity for modern cities.

u/GeorgeRobertVitkos — 5 days ago

Sokakları yolları ağaçlandırma eylemine bizim millet karşı mı yoksa sadece belediyenin yetersizliği mi sizce?

Benim görüşüm yetersizlikten ziyade milletin ağaçları evinin önünde istememesi çünkü evime ağaçtan tırmanabilir ve hırsızlara kolaylık olur vs. Ben bunu bir çok kişiyle konuşup kendimce bir şeyler söyledim de asıl sebebi mantıklı bir açıklama yapabilecek var mı?

u/lankahve — 3 days ago

Müstakil ev problemi

Ya anlamıyorum hadi büyükşehirlere apartman dikiyorsunuz da neden küçük şehirlere, az nüfuslu şehirlere müstakil evler yapılmıyor örneğin Bayburt, Tunceli gibi şehirleri verebilirim. Apartmana ne gerek var? Koca koca apartmanları kimler için dikiyorlar anlamıyorum şehirin nüfusu düşük koy müstakil evleri refah içinde yaşasın herkes hem göç de alınır, yeşillik artar bu sayede ama olmaz biz uzun binalar dikip altlarına market açıcaz

reddit.com
u/Lydia_0darryy — 3 days ago

Kadıköy hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kadıköy’ün güncel durumunu, Avrupa ve ABD şehirlerindeki muadillerine kıyasla, Kadıköy hakkında ne düşünüyorsunuz? İyi mi, kötü mü, orta karar mı?

reddit.com
u/legthighkneelover — 4 days ago

Bu 10 modern binadan hangisi favoriniz ve hangisinden nefret ediyorsunuz?

Gemini’dan dünyada en çok bilinen 10 modern binayı listelemesini istedim sonuçlar şöyle:

Sydney Opera Binası (Sidney, Avustralya): Jørn Utzon tarafından tasarlanan ve 1973’te açılan yapı, heykelimsi modern dışavurumculuğun en büyük örneğidir. Yelkenleri andıran tonozlu çatı yapısı, Sidney liman kentinin küresel simgesi haline gelmiştir.

Burj Khalifa (Dubai, BAE): Adrian Smith (SOM) imzalı yapı, 828 metrelik yüksekliğiyle dünyanın en yüksek binasıdır. Hymenocallis (örümcek zambağı) çiçeğinden ilham alan kademeli tasarımı, süper-gökdelen mühendisliğinde bir devrimdir.

Fallingwater / Şelale Evi (Pensilvanya, ABD): Frank Lloyd Wright’ın 1935 tarihli başyapıtıdır. Doğal bir şelalenin üzerine inşa edilen bu konut, yapının çevresiyle kurduğu bağ sayesinde "organik mimari" akımının zirve noktasıdır.

Guggenheim Müzesi (Bilbao, İspanya): Frank Gehry tarafından dekonstrüktivizm tarzında tasarlanan müze, 1997'de açılmıştır. Titanyum kaplı dalgalı formları, bir kentin endüstriyel çöküşten kültür turizmiyle kurtulmasını sağlayan "Bilbao Etkisi" (Bilbao Effect) kavramını literatüre kazandırmıştır.

Villa Savoye (Poissy, Fransa): Le Corbusier’nin 1931’de tamamladığı bu ev, modern mimarinin **"Beş İlkesi"**ni (kolonlar üzerinde yükselme, serbest plan, serbest cephe, bant pencereler ve çatı bahçesi) kusursuz şekilde somutlaştırır. Uluslararası Üslubun (International Style) temel taşıdır.

Louvre Piramidi (Paris, Fransa): I.M. Pei tarafından 1989 yılında tasarlanan çelik ve cam strüktür, tarihi müzenin ana girişidir. Klasik saray mimarisiyle kurduğu radikal tezat, kentsel dokuda eski-yeni uyumunun en çok tartışılan örneklerindendir.

The Gherkin / 30 St Mary Axe (Londra, İngiltere): Norman Foster tasarımı olan ve 2004’te açılan gökdelen, Londra finans merkezinin silüetini değiştirmiştir. Aerodinamik yapısı ve enerji verimliliği sağlayan "diagrid" (çapraz çelik örgü) sistemiyle sürdürülebilir yüksek yapı mimarisinin öncüsüdür.

Bauhaus Okulu Binası (Dessau, Almanya): Walter Gropius tarafından 1925’te tasarlanan bina, işlevselliğin estetiğin önüne geçtiği Bauhaus akımının anıtıdır. Asimetrik yerleşimi ve asma cam cepheleri (curtain wall), seri üretime ve modern kentsel dönüşüme ilham vermiştir.

CCTV Genel Merkezi (Pekin, Çin): Rem Koolhaas ve Ole Scheeren (OMA) tarafından 2012’de tamamlanan bu üç boyutlu yapı, geleneksel gökdelen formuna meydan okur. Devasa konsol çıkıntısı (cantilever) ve yapısal dışavurumculuğu ile çağdaş şehirciliğin en cesur mühendislik örneklerindendir.

Lotus Tapınağı (Yeni Delhi Hindistan): Fariborz Sahba tarafından 1986'da tasarlanan Bahai ibadet merkezi, bir lotus çiçeğini oluşturan 27 serbest mermer "taç yapraktan" oluşur. Organik formların betonarme mühendisliğiyle birleştiği benzersiz bir strüktürdür.

Bu binalardan hangisi favoriniz ve şehrinizde olmasını isterdiniz? Bir de en sevmediğiniz hatta nefret ettiğiniz yıkılmasını istediğiniz bina nedir? Cevapları bekliyorum.

u/Individual_Car_5306 — 6 days ago

Erken dönem cumhuriyetin sembolü binalar

1.Ankara train station

  1. Bruno traut house

3.Ankara faculty

4.Florya kiosk of Ataturk ( King VIII.Edward and many important personas visited the kiosk)

5.Taksim square in 1930s

6.First building of the Grand national assembly

7.Second building of the Grand national assembly

8.Harbiye open air theater

  1. Sport palace
u/Battlefleet_Sol — 6 days ago

Ziraat bankası Medeniyet üniversitesi kütüphanesi 3 binden fazla kapasiteye sahiptir. Mimari tarzı nasıl buldunuz?

u/Battlefleet_Sol — 6 days ago

Chengdu / ÇİN. Hem yeşil hem temiz hem planlı ve düzenli mis gibi şehir. Biz niye başaramıyoruz yeni muhitlerde ve yerleşkelerde bile bu yapılaşmayı?!

youtube.com
u/BlokZNCR — 6 days ago

Bu kadar yakın ve bir o kadar ulaşılmaz; Perpa

Şişli de oturduğum için gideceğim yerlere genelde yürüme, toplu ulaşım veya bisikletle gitmeyi tercih ediyorum. İstanbul un bir ucundan öbür ucuna öyle ya da böyle bir şekilde ulaşımımı sağlayabiliyorum. Yalnız Perpa her defasında benim için ayrı bir city jungle serüveni. Güya oturduğum ilçede. Kuş bakışı 1 km mesafede. Ama yollar ve topografya neredeyse 4 km yola çıkıyor. Otobüs ile de 7-8 km yol alınıyor neredeyse. Yürümesi bu kadar zevksiz, toplu ulaşımı bu kadar eziyet.... yürüsen bir dert otobüse binsen ayrı saçmalık. Yine de merak işte her defasında şişli den perpa'ya, perpa'dan şişliye, yokuşlardan, üst geçitlerden, tellerden, duvarlardan atlayarak, arabalar arasından slalom yaparak geçiyorum. Bugün istinat duvarı üstünden yürüdüm yaa. Üst geçitten neresi olduğunu anlayamadığım bir yere indim. 6-7 metre aşağıda vızır vızır trafik akan bir ana cadde var. Caddenin İstinat duvarı benim üst geçitten indiğim alana kadar yükseliyor. Duvar geniş, 2 kişi rahat yanyana sığıyor, ama ilk başta ihtimal vermedim. Yok burası geçiş değildir dedim. aşağısı 6-7 metre, incecik demirle o yükseklikten korunuyor. Sonra önce bir çift geçti duvarın üstünden, ardından bir adam karşıdan geldi, arkamdan genç bir kız geldi, yürümeye devam etti duvar üstünden. İstinat duvarını yol yapmışlar, insanlar karşı tarafa ordan geçiyor. Baya da işlek. Bir sürü de insan kullanıyor.

Perpa ya çıkan bütün yollar mı saçma olur. Kaldırsınlar burayı artık Allah aşkına. Otopark yapsınlar bari bir işe yarasın. Üstüne perpa dan bir de şişli mahallelerine ring seferleri yapsan mis gibi. Orda dükkanı olan adama 3-5 park yeri temin edilse mal sahibi çok daha fazla kazanır valla. Şişli nin otoparkı da bir nebze olsun rahatlar. Neyse benimkisi bir öneri, başka bir sürü şey de yapılabilir. Ama kapatsınlar bu saçma perpa olayını artık yaa. Sizce ne yapılabilir perpa da veya perpa nın alanında?

u/Equivalent_Board6854 — 7 days ago
🔥 Hot ▲ 15.1k r/sehircilik+1 crossposts

In Budapest, fire hydrants are being used to help pedestrians beat the heat.

u/Das_Zeppelin — 12 days ago
▲ 45 r/sehircilik+1 crossposts

FreeCAD Öğrenin!

Neden bu sub'da FreeCAD hakkında paylaşım yapılmamış, şaşırdım. Özellikle 1.0 sürümü ile devrimsel yetiler ve kullanım kolaylığı kazanan CAD yazılımını bence öğrenmelisiniz.

FreeCAD, açık kaynaklı ve ücretsiz bir parametrik 3D CAD (Computer-Aided Design) yazılımıdır. Çoklu platform desteği vardır benim gibi Linux kullananlara can simididir.

2008'de çevremdeki 3D modelcilere "Blender öğrenin" dediğimde yüzüne bile bakmazlardı(arayüzü cidden dehşet kötüydü :D), şimdi kendi kulvarındaki ücretli/lisanslı yazılımlara taş çıkarıyor Blender.

Aynı şey FreeCAD için de geçerli, program havuzunuzda mutlaka yer almalı. Açık kaynak ve topluluk desteği olan yazılımlar artık geleceğin sistemleri. Lisanslı programlara para ödemek veya daha kötüsü kırık kullanıp sisteme virüs bulaştırmak yerine kaliteli alternatiflere yönelerek geleceğe yatırım yapmalısınız. Zamanında Blender öğrenenler 3DS/Maya v.s ile bağlanıp kalanların önüne geçtiler.

Özellikle:

- mekanik tasarım,

- ürün geliştirme,

- 3D baskı,

- CNC,

- teknik/mimari çizim,

için FreeCAD bulunmaz nimet.

AutoCAD desteği var mı?

Kısmen var ama sınırlı. Ama unutmayın ki arkasında sürekli büyüyen topluluk var ve bu eksiklik de tümüyle aşılacaktır.

FreeCAD şu formatları iyi destekliyor:

- STEP

- IGES

- STL

- OBJ

- DXF (özellikle 2D tarafında)

Github Repo
https://github.com/FreeCAD/FreeCAD

YouTube'da oldukça fazla, kaliteli eğitim içerikleri de mevcut:

https://www.youtube.com/watch?v=FZ77ovmbMlo

https://www.youtube.com/watch?v=KmtqNaGPiiQ&list=PLvYFiDTG74hrGN8h51IQZte2KRc4TnZep

https://www.youtube.com/watch?v=qeckLclJ67k&list=PLUrr_kHPp4vimEl_M7ADh7cwd2B3Jr7mo

u/BlokZNCR — 8 days ago

Şişli Etfal hastanesinin eski merkez binası hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstanbul’un ve Türkiye’nin sağlık tarihindeki en önemli yapılardan biri olan Hamidiye Etfal Hastanesi’nin Şişli yerleşkesi bugün büyük ölçüde sessizliğe bürünmüş durumda. Sultan II. Abdülhamid tarafından 1899 yılında yaptırılan ve Türkiye’nin ilk modern çocuk hastanesi olarak kabul edilen bu tarihî kurum, uzun yıllar boyunca milyonlarca insana şifa dağıttı.
2018 yılında çocuk hastalıkları, kadın doğum ve bazı kliniklerin Sarıyer yerleşkesine taşınmasının ardından başlayan süreç, 2020–2021 yıllarında Sarıyer ve Seyrantepe’deki yeni kampüslerin hizmete girmesiyle hızlandı. Deprem güvenliği ve modern sağlık hizmeti gerekçeleriyle ana sağlık faaliyetleri yeni yerleşkelere aktarıldı.

Bugün Şişli’deki tarihî kampüste hâlen bazı birimler, özellikle Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp hizmetleri faaliyet göstermeye devam etse de, gelecekte bu alanların da başka yerleşkelere taşınması bekleniyor. Böylece yaklaşık 127 yıllık bu eşsiz sağlık yerleşkesinin geleceği daha da merak konusu hâline geliyor.

Şişli’nin tam kalbinde yer alan, anıtsal ağaçları, tarihî pavyonları ve mimarisiyle adeta bir açık hava müzesini andıran bu kampüsün kaderi sizce ne olacak?
İstanbul’un giderek azalan tarihî kamusal alanlarından biri olan bu yerleşke, rant baskısına teslim edilerek farklı projelere mi açılır; yoksa sağlık tarihi müzesi, kültür merkezi, üniversite kampüsü, şehir kütüphanesi veya yeşil kamusal alan gibi toplumun yararına hizmet edecek şekilde mi değerlendirilir?

Hamidiye Etfal yalnızca bir hastane değil; İstanbul’un hafızasının, tıp tarihimizin ve birçok ailenin hatıralarının önemli bir parçası. Burada doğanlar, tedavi görenler, yakınlarını iyileşirken ya da son yolculuğuna uğurlarken görenler için burası sıradan bir bina topluluğundan çok daha fazlası.

Sizin Hamidiye Etfal ile ilgili bir anınız var mı? Bu tarihî yerleşkenin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

u/Individual_Car_5306 — 7 days ago

Şehirciliğin Sosyal Yaşam ve Hobilerimize Etkisi

Artık dayanamıyorum. Bizim şehirlerimizde neden hiç gerçek hobi alanları yok?

Arkadaşlarla kafeye oturup 101 oynamak, pub'a gidip bira içmek, AVM gezmek, piknik veya mangal yapmak gibi aktivitelerden hoşlanmıyorsanız hayat gerçekten dayanılmaz bir hal alıyor.

Kaçınızın evinden çıkıp 5-6 km içinde güvenle yürüyüş yapabileceği ya da bisiklet sürebileceği bir alan var? Kaçınızın evinin 8-10 km çevresinde en basitinden masa tenisi, tenis, padel veya badminton oynayabileceği; tırmanış duvarı, mini golf sahası bulabileceği ya da yeni nesil kutu ve kart oyunları oynayabileceği bir kafe var?

Bedavasını geçtim, parasıyla bile bu aktivitelere ulaşmak için neden minimum 15km (yaklaşık 1 saat) yol gitmek zorundayım ? Zaten oynayacağım 1 saatlik masa tenisi için 2 saatimi yolda geçirmek zorunda mıyım?

Hobi alanlarının bu kadar kısıtlı olması bence ülke olarak sosyal ilişki dinamiklerimizi de bozuyor. İnsanlar gerçekten kafa dengi, hayatta benzer şeylerden keyif aldığı kişilerle tanışamıyor. Tanıştığımız insanlar çoğunlukla sadece okul ve iş hayatında rastgele denk geldiğimiz kişilerden oluşuyor. Bu da hem kadın-erkek ilişkilerimizin hem de hemcinslerimizle kurduğumuz ilişkilerin daha sığ ve yüzeysel olmasına neden oluyor. Sonuç olarak daha mutsuz ve daha tatminsiz bir topluma dönüşüyoruz.

Biz ne zaman Avrupa'daki gibi bisiklete atlayıp 8-10 dakika içinde kadın-erkek karışık bir tenis kulübüne veya bir kutu oyunu, pokemon vs. oynabileceğimiz bir kafeye gidip, önüne bisikletimizi bağlayıp 1 saat eğlenip biraz sosyalleşip tekrar evimize dönebileceğiz ? Ya da gerçekten hiç bu standarda ulaşabilecek miyiz, gerçekten çok merak ediyorum.

u/Elegant-Transition30 — 10 days ago