
u/Life-Sheepherder5324

Radikal islamcılar ve laiklik karşıtlığı hakkında
Bu konu hakkında ne yapılmalı düşünceleriniz nedir? Sekülerizm tehdit altındamı? Ne kadar dayanabilir?
Turkey and Italy expand defence partnership against Russia
brookings.eduWould you support trade,open borders and good relations-normalization with Turkey?
Kıbrıs için konuşmalar başlıyor. 26 Ağustos'ta zirve var. Kıbrıs sorunu çözülebilecekmi?
​
Kıbrıs'ta zirve tarihi belli oldu.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs çözümü için liderlere haftada en az bir kez görüşme çağrısının ardından ilk buluşma tarihi belli oldu. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis, 26 Ağustos Çarşamba günü bir araya gelecek.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, Kıbrıs meselesinin çözümü için liderlerin en az haftada bir kez düzenli olarak görüşmesini önermişti. Guterres'in çağrısının ardından liderler görüşmesinin tarihi netleşti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis 26 Ağustos Çarşamba günü saat 16.00'da ara bölgede bir araya gelecek.
Konular:
-Kıbrıs sorununa çözüm arayışı
-Akdenizde istikrar
-Yunan-Türk ilişkilerinin iyileştirilmesi.
Kıbrıs'tan açıklama yapıldı:
"Her iki tarafın ve garantörlerin, 'Beş artı Bir' Toplantısına geçme konusunda onayını aldım ancak bunun için yeterli bir hazırlık, güven artırıcı hazırlıklar, metodolojik hazırlıklar ve içerik hazırlıkları yapılması gerekiyor. Özellikle, üç garantör ülkenin (Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık) sürekli desteğine güveniyorum." -Nikos Hristodulidis (GKRY/Kıbrıs Cumhuriyeti cumhurbaşkanı)
Kaynak:
Büyük Taarruz sırasında, Osmanlı İmparatorluğu'nun son padişahı Sultan VI. Mehmed, Türklere düşman ordusuna direnmemeleri konusunda çağrıda bulunmuş ve hatta kendi Kuva-ı İnzibatiyesi'ni ("Halifenin Ordusu") Ankara Hükümetinin ordusuna karşı düşmanın yanında savaşmaya göndermiştir.
Is there ELAM-Golden Dawn İnfluence in cyprus? If there is any. How large it is? Do they have supporters and rally's? What do you think about them calling for enosis?
Isn't this scary for the unification progress?
Çin ve Rus donanma gemileri, Japonya'nın Deniz Ekonomik Sınır Bölgesi'nde tatbikat yapıyor.
Japonya Savunma Bakanlığı, Pazar günü bir Çin savaş gemisinin, ülkenin en güneyindeki adası çevresindeki Japonya Özel Ekonomik Bölgesi sınırları içinde saldırı ve atış tatbikatı gerçekleştirdiğini doğruladı. Bakanlık; Çin donanmasına ait iki füze destroyeri ve bir ikmal gemisinin yanı sıra bir Rus fırkateyninin, Pasifik'teki Okinotorishima Adası'nın yaklaşık 330 kilometre güneybatısında tespit edildiğini açıkladı.
Deniz Savunma Kuvvetleri, söz konusu dört geminin kuzeydoğu yönünde seyrettiğini teyit etti. Daha sonra, bu dört gemiden biri olan Çin'e ait füze destroyerinin, tatbikatı adanın yaklaşık 180 kilometre güneybatısında ve Japonya'nın deniz sınırları içinde gerçekleştirdiği doğrulandı. Çin destroyerinin mürettebatı, tatbikatın yeri ve süresine ilişkin olarak çevredeki sularda bulunan gemilere önceden bir bildirimde bulunmuştu. Yetkililer ayrıca, tatbikat sırasında Rus fırkateyninin de yakın sularda bulunduğunu teyit etti.
Japonya Savunma Bakanlığı, elindeki verilere göre, yabancı bir geminin Japonya'nın Ekonomik sınır bölgesi içinde atış tatbikatı gerçekleştirdiği bir olayın kamuoyuna ilk kez duyurulduğunu belirtiyor. Savunma Bakanlığı, tatbikatların tehlike oluşturabileceğini değerlendiriyor. Bakanlık, diplomatik kanallar aracılığıyla Çin ile temasa geçti ve bölgedeki izleme ve gözetleme faaliyetlerini sürdürüyor.
Kaynak:
Would you want Turkey in the EU if democratic opposition wins? In what conditions? Do you see Turkey as an actual partner?
In this day. Cyprus was invaded. What do you think the future can hold? Do you think re-unification under an Sovereign federation is possible? If presented. Would you vote yes and in what conditions? What do you think about the turkish narrative?
Am asking this as a Turk that is skeptical of the invasion and wants to hear the other side of history in every way.
In my POV: EOKA-B was bad. The turkish invasion was bad too. I hope for a re-united cyprus that lets everyone live freely.
Farklı cinsiyetler arası arkadaşlık oranlarını gösteren harita
"Karton gibiydiler": Venezuela'daki depremde Türk projesinin yaptığı 100'den fazla sosyal konut çöktü.
Bir tanık:
Bu binada yedi kişi öldü" diyor ve ardından gözyaşlarına boğuluyor; "Kolay değil."
Bazı kişilerin akrabaları ve komşuları tarafından enkazdan çıkarıldığını söylüyor.
"Birçok kişi insanları kurtarmak için saatlerce ve günlerce çalıştı."
"Kaliteli konutlar"
Karolyn, 2013 yılında Ciudad Chavez adı verilen 3.200 konutluk sitelerde kendisine tek yatak odalı bir daire verildiğinde duyduğu mutluluğu hatırlıyor.
Bu, o dönem, kendisi ve iki çocuğu için çok büyük bir gelişmeydi. Şimdi dört çocuğu var.
2005 Şubat ayında, La Guaira'yı vuran yağmur ve seller nedeniyle evlerini kaybettikten sonra beş yıl boyunca La Guaira'nın doğusunda Camuri Chico'da derme çatma bir yere sığınmışlar.
O dönemde bu onun ikinci kez evsiz kalışıymış; ailesi 1999'daki Vargas heyelanında da her şeyini kaybetmiş. O felakette binlerce kişi yaşamını yitirmişti.
Hugo Chavez yerleşkesi, eski devlet başkanının ve Bolivarcı hükümetin en simgesel projelerinden biri olan Büyük Venezuela Konut Misyonu'nun bir parçasıydı.
Program, 2011 yılında Venezuela toplumunun en dezavantajlı kesimleri için milyonlarca sosyal konut inşa etme vaadiyle başlatıldı.
Hükümet, şu anda geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in liderliğinde, misyon kapsamında beş milyondan fazla konut teslim edildiğini söylüyor. Muhalifleri ise bu verileri sorguluyor.
Başlangıcından 15 yıl sonra program, La Guaira kıyısı boyunca yer alan çok sayıdaki yapının 24 Haziran depremleri sırasında ağır hasar görmesi ya da tamamen çökmesi nedeniyle, mercek altına alınmış durumda.
Bu yapıların çoğu Caraballeda'daki OPPE (Cumhurbaşkanlığı Özel Planlar ve Projeler Ofisi) projeleri ile Playa Grande'deki Ciudad Chavez'in parçasıydı.
Kompleksteki 196 binanın yaklaşık %80'inin çöktüğü ya da ağır hasar aldığı tahmin ediliyor. Kalan yapıların da muhtemelen yıkılması gerekecek.
Bu ağırlığı taşıyacak kadar güçlü değildi'
Venezuela'da 24 Haziran'da yaklaşık 40 saniye arayla 7.2 ve 7.5'lik iki deprem meydana geldi.
Bu büyüklüğe dayanamayan Ciudad Chavez'in inşasında kullanılan malzemeler şimdi tartışma konusu.
10 yıldan uzun süre bu binalarda yaşayan Karolyn, binaların taşıdıkları yükü kaldıracak kadar sağlam olmadıklarını düşünüyor.
"Malzeme uygun değildi. Bu kadar ağırlığı taşıyacak kadar güçlü değillerdi" diyor.
Bükülmüş çeliklerin ve tahta ile plastik parçalarının görüldüğü enkazı işaret ederek "Kartondan yapılmış gibiydiler. İçlerinde alçıpan ve sanırım cam elyafı var; bunlar taşıdıkları ağırlık için uygun malzemeler değil" diye devam ediyor.
Binalardaki bir yük de su depolarıydı.
La Guaira'daki sık su kesintileri nedeniyle birçok sakin, binaların çatılarına büyük su depoları koymuştu.
Bazı yerleşke sakinleri de dairelerinde tadilat yapmış, seramik zeminler, kaplamalar veya tuğla uygulamaları ile yapılara daha fazla ağırlık eklemişlerdi.
Summa: "Yapılar dönemin mevzuatına uygundu"
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Summa, binalarda betonarme radye temel ile hafif çelik taşıyıcı sistemin birlikte kullanıldığını, ve projenin Venezuela makamları tarafından onaylandığı ve denetlendiğini ifade etti.
Zemin etütlerinin de Venezuelalı firmalar tarafından yapıldığını ve projelerin bu sismik tasarım parametrelerine göre inşa edildiği belirtildi.
Şirket, buna karşın depremlerin büyüklüğünün, binaların tasarımında öngörülen seviyenin iki katına kadar çıktığını ve yapıların dayanım kapasitesini aştığını savundu.
İlk tahminlere göre sarsıntı, binaların tasarlandığı standartların öngördüğünden daha şiddetliydi.
Şirket ayrıca, yapıların teknik projede öngörülen yükleri taşıyacak şekilde tasarlandığını, ancak teslimden sonra yapılan değişikliklerin kapsamı bilinmeden bunların etkisinin değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Binaların 10 yıldan uzun süre önce teslim edildiğini belirten Summa, binaların bakımına ya da teslim edilmelerinin ardından yapılan değişikliklere dahil olmadığını, depremlerden önce kendilerine herhangi bir yapısal sorunun da bildirilmediğini aktardı.
İnşaat sırasında maliyet düşürmeye yönelik veya malzeme değişikliği içeren uygulamalar yapılıp yapılmadığı sorusunaysa şirket, "Proje süresince hiçbir malzeme değişikliği yapılmamıştır" yanıtını verdi.
Kaynak:
"Dünya Eşcinselliği kabul etmeli mi? " Uluslararası Harita Dataset (2026)
Trump yalnışlıkla basın toplantısında "Japonya İslam Devleti" Dedi.
Neden kimse Afghanistan'ın Orta Çağ'a gerilemesi hakkında konuşmuyor?
Bunlardan nefret ediyorum.
Türkiye'de sahte haberler: Komplolar ülkesinde gerçeğin peşinde
Örnek olarak;
Deneyimli siyasi aktivist Noam Chomsky'nin bir gazete röportajında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı savunması.
Myanmar'da bir nehirde şişmiş Müslüman cesetlerinin fotoğrafları. Türk jetlerinin Suriye'de Kürt savaşçıları havaya uçurduğunu gösteren bir video.
Bunların hepsi Türkiye'de ilgi çekici ve geniş çapta paylaşılan hikayelerdi. Hepsi tamamen yanlıştı.
Türkiye, gerçek ile kurgunun giderek ayırt edilmesinin zorlaştığı ve bilginin, zaten derinden kutuplaşmış bir toplumu daha da bölmek için silah olarak kullanıldığı bir ülkedir.
Türkler neden 'sahte haberlerle' kuşatılmış durumda?
Bu yılki Reuters Dijital Haber Raporu'na göre, insanların tamamen uydurma hikayelerden şikayet ettiği ülkeler listesinde Türkiye'nin birinci sırada yer alması şaşırtıcı değil.
Ankete katılanların neredeyse yarısı (%49'u), anketin yapıldığı haftadan önceki hafta "sahte haberlerle" karşılaştıklarını söylüyor. Almanya'da ise bu oran sadece %9.
Medya her gün yeni, akıl almaz ve doğrulanmamış iddialarla karşımıza çıkıyor.
Bu durum, komplo teorilerine bağımlı bir ulus için malzeme oluşturuyor; örneğin, Erdoğan'ın kıdemli bir danışmanı, cumhurbaşkanının düşmanlarının onu telekineziyle öldürmeye çalıştığını ve yabancı televizyon başkanlarının
casus olduğunu iddia etmişti.
Kışkırtıcı söylemler medyanın her yerine yayılmış durumda ve medyanın %90'ının hükümet yanlısı olduğu tahmin ediliyor. Bunun nedeni, muhalif yayın organlarının sürekli olarak kapatılması, "terörist propaganda" olarak damgalanması veya finansal olarak felç edilmesidir.
Hayatta kalan gazeteler, gazeteciliğin modelleri olarak değil, hükümetin sözcüsü olarak hizmet ediyor; bu gazeteler yakın zamanda Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili sızıntıları ele geçirdi. Bu durum, dünyanın, gazetelerin yazdıklarına her zamanki ihtiyatla yaklaşmak yerine, onları yutmasına yol açtı.
Türkiye, gazetecileri en çok hapse atan ülke olup, Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 157. sırada yer alıyor.
Reuters araştırmasına göre, burada gazetecilerin sadece %38'i haberlere güveniyor.
Bir röportaj'da:
"Türkler inançları konusunda Fanatiktir" BBC'ye. "Zaten inandığımız şeyleri okumak istiyoruz. Bilime veya gerçeklere direniyoruz. Bunun yerine mitlere inanıyoruz."
Çürütülen hikayelerin bazıları uluslararası nitelikte:
Myanmar'da Rohingya Müslümanlarına yönelik şiddetin doruk noktasında, Türk hazine ve maliye bakanı, iddiaya göre kurbanları gösteren fotoğraflar tweetledi.
Yalan olduğu ortaya çıktı.
Myanmar hükümeti resmen şikayette bulundu. Ve Tweet silindi.
Hatta komplo teorileriyle tanınan eski Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek bile, selden zarar görmüş bir yolun fotoğrafını gösteren bir tweet'ini geri çekti. Teyit tarafından yalanlanan bu tweet'i geri çeken Gökçek, hatta doğrulama sitesine de atıfta bulundu.du ve bakan tweet'i silmek zorunda kaldı.
Sahte doğrulayıcıların yükselişi:
"Türkiye'de haber okuryazarlığı çok düşük," diyor Mehmet Atakan Foca. "Bu daha çok propaganda ile ilgili. İnsanlar bir yankı odasında yaşıyor, başkalarını terörist olmakla suçluyor, kendi görüşlerini güçlendirmek için sahte hikayeler uyduruyorlar."
Hatta gerçekleri kontrol etme bile, güvensizlik ve bölünmeyle parçalanmış bir ülkede bir araç olarak kullanılıyor.
Bir internet sitesi, haberlerin bağımsız bir doğrulayıcısı olduğunu iddia ediyor, ancak aslında hükümet yanlısı ana gazete Sabah'ın önde gelen bir köşe yazarı ve kocası tarafından yönetiliyor. Kaynakları veya fotoğrafları doğrulamak yerine, hükümetin çizgisini destekliyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik algılanan eleştirileri itibarsızlaştırıyor.
Bay Foca, "Türkiye'de bilgi özgürlüğü yok," diyor, "bu yüzden sahte gerçekleri kontrol eden internet siteleri propaganda aracı olarak kullanılıyor."
"Bunlar da hükümetin bir başka silahı," diye ekliyor.
Dipnot:
Bilgiyi kontrol etmek, yanlış hikayeler yaymak, "biz ve onlar" anlatısını körüklemek: bunların hepsi otoriter hükümetlerin taktikleridir. Dikkat edin!
Kaynak:
Avrupa'da ebeveynleriyle yaşayan genç yetişkinler istatistiksel haritası
Azerbaycan, Ermeni soykırımının tanınması konusunda yakın müttefiki İsrail'e karşı çıkıyor.
Ankara daha önce Tel Aviv'in açıklamasını Gazze'deki soykırımdan dikkatleri dağıtmayı amaçlayan bir 'taktik manevra' olarak nitelendirmişti.
Azerbaycan resmi bir açıklamada, kararın "sağlam bir hukuki veya bilimsel temele" sahip olmadığını ve "karmaşık bir tarihi meselenin siyasi bir karara indirgenmesi" anlamına geldiğini savundu.
Bakanlık, İsrail kabinesinin kararının "uzlaşmaya veya karşılıklı anlayışa katkıda bulunmadığını, aksine mevcut bölünmeleri derinleştirdiğini ve bölgede kalıcı barış ve istikrarı sağlamaya yönelik çabaları baltaladığını" belirtti.
Bakü'deki yetkililer, İsrail hükümetine tutumunu değiştirmesi yönünde resmen çağrıda bulundu. Azerbaycan uzun süredir İsrail'in başlıca petrol tedarikçisi konumunda olup, Gazze'deki soykırım süresince Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı aracılığıyla İsrail'in enerji ihtiyacının yüzde 40 ila 60'ından fazlasını karşılamıştır;
Tel Aviv ise buna karşılık Bakü'ye gelişmiş askeri teknolojiler sağlamaktadır. Bölgesel politikalar konusunda sürekli olarak yakın bir iş birliği içinde olan iki ülke, geçen yıl Türkiye ile İsrail arasında Suriye ve Gazze konularındaki anlaşmazlıkların çözümüne yönelik görüşmelere de ev sahipliği yapmıştır.
Ayrıca İsrail, 2020'deki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan'a askeri destek sağladı. Son olarak İsrail, İran'a karşı yürütülen bir savaş sırasında; Mossad personeli ve özel harekat kuvvetleri de dahil olmak üzere seçkin askeri ve istihbarat birimlerini, Azerbaycan'ın güneyindeki gizli noktalara konuşlandırmıştı. Bu birliklerin, bölgesel saldırıları kolaylaştırmak amacıyla Tebriz şehrine yaklaşık 60 mil mesafedeki "stratejik bir konumdan" istihbarat toplama ve insansız hava aracı (İHA) operasyonları yürüttüğü öne sürüldü.
2021 tarihli Şuşa Beyannamesi kapsamında Azerbaycan ile karşılıklı savunma anlaşması bulunan Türkiye de Pazar günü bu hamleyi kınadı. Ankara, söz konusu tanıma kararını; Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM), Gazze'deki soykırımdaki başat rolleri nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer yetkililer hakkında çıkardığı tutuklama kararlarından uluslararası dikkati başka yöne çekmeyi amaçlayan taktiksel bir hamle olarak nitelendirdi.
Turkey's Defence minister says Turkey should work with Europe. US not abandoning allies.
ANKARA, June 30 (Reuters) - NATO is adjusting to a shifting security landscape and the United States is not seeking to leave the alliance, Turkish Defence Minister Yasar Guler told Reuters ahead of a NATO summit in Ankara next week.
Turkey will host 32 NATO leaders, as well as officials from the Gulf and Asia-Pacific region, on July 7-8, amid tensions within the alliance over burden-sharing, defence spending, and U.S. complaints about allies' lack of involvement in re-opening the Strait of Hormuz.
In written responses to questions, Guler said the summit would focus on bloc unity, evaluating allies' increased defence spending, bolstering defence industry cooperation and increasing support for Ukraine. Ankara should be involved in European defence initiatives, he added.
"NATO continues to be an unparalleled and fundamental platform for Euro-Atlantic security and defence. We evaluate the period we are going through not as a crisis, but as a process of adjusting to the changing security environment," Minister said.
He said the U.S. had no intention of withdrawing from NATO, but that it wanted European allies and Canada to assume more responsibility for the security of Europe, which he said Europe and Ankara should include each other in its defence plans and initiatives.