

Tarihin en radikal direnişi, Roma’nın köleleştiremediği tek şehir, NUMANTIA. Önce çocuklarını öldürdüler, sonra toplu intihar ettiler, en sona kalanlarda Romalılar girmeden önce şehirlerini ateşe verdiler.
İspanya’nın kalbinde bu Keltiber şehri, koskoca Roma İmparatorluğu’na yıllarca kök söktürdü. Defalarca Roma ordularını bozguna uğrattılar, generallere diz çöktürdüler. Roma Senatosu bu utanca son vermek için Kartaca'yı haritadan silen ünlü general Scipio Africanus'u 40 bin kişilik bir orduyla bölgeye gönderdi. M.Ö. 133.
Scipio, Numantia'nın cesaretiyle savaşamayacağını biliyordu. Bu yüzden şehre saldırmak yerine etrafına sur ördü. Okçuları sur boyunca yerleştirilmiş kulelerden Numantia'ya ok atabiliyordu. Ayrıca, kampını da herhangi bir takviye kuvvetinden korumak için bir surla ördü. Scipio ayrıca şehri Duero nehrinden izole etti. Nehrin şehre giriş ve çıkış noktalarına kuleler dikti ve hem teknelerin hem de yüzücülerin şehre giriş veya çıkışını engellemek için zincirler gerdi. Şehri dış dünyadan tamamen soyutladı.
Amaç basitti. Savaşarak değil, aç bırakarak diz çöktürmek. Kuşatmanın 8. ayında şehirde tam bir cehennem yaşanıyordu. Önce hayvanlar, sonra ağaç kabukları ve deri parçaları yendi. Roma generaline teslim olup köle pazarlarında satılacaklarını, zincirlere vurulacaklarını bilen Numantia'lılar tarihin en tüyler ürpertici kararlarından birini aldılar.
O gece şehirde hiçbir ordunun yapamayacağı bir katliam bizzat anne babalar tarafından başlatıldı. Anne ve babalar, çocukları Roma zincirleri altında köle olarak büyümesin, tecavüze uğramasın ve esir pazarlarında satılmasın diye onları kendi elleriyle öldürdü. Sonra binlerce insan ya zehir içerek ya da kendilerini keserek toplu intihar etti. Son kalanlar ise Roma'ya ganimet bırakmamak için tüm şehri ateşe verdiler.
Ertesi sabah Romalılar şehre girdiklerinde teslim olacak bir düşman bulamadılar. Sokaklar alev alev yanıyor, her yerden yanmış et kokuları yükseliyordu. Şehir, kendi çocuklarını katletmiş onların yanı başında yatan anne ve babaların cesetleriyle doluydu.
Numantia İspanyol milli bilincinin oluşumunda önemli bir rol oynadı. Bugün bile İspanyolcada imkansız zorluklara karşı son nefese kadar direnmeyi anlatmak için "Numantino" kelimesi kullanılır. Cervantes La Numancia adlı bir oyun yazdı ve bu oyun bugün onun en bilinen dramatik eseri olarak kabul ediliyor. 2017 yılında İspanya kuşatmanın 2150. yıldönümünde büyük bir anma töreni düzenledi. İspanyol Donanması'na ait üç gemi, kuşatmanın anısına Numancia adını aldı.
Tablo İspanyol ressam Alejo Vera y Estaca'nın 1881 tarihli "Numancia" isimli eseridir.