Vivaldi Yazdı, Bach Yeniden Yarattı
Muzik dinleyicileri besteciyi yalitilmis bir deha olarak dusunur; sanki Bach kendi basina bach olmus, vivaldi de kendi adasinda vivaldi kalmis gibi. Oysa bach'in BWV 1065'i (Vivaldi'nin L'estro armonico Op. 3 No. 10'unu dort klavsen icin yeniden yazdigi olaganustu eser) bu yanilgiyi tek basina curutmeye yetiyor. Bach genc yaslarinda weimar'da vivaldi'nin koncertolarini incelemis, o Italyan ritornello yapisini adeta bir ogrenci gibi icsellestirmisti. Yillar sonra leipzig'de olgun bir usta olarak ayni malzemeye geri dondu; ama bu bir kopyalama degil, bir yaratti. Once eseri si minorden la minore transpoze etti, cunku klavsenin tessiturasi farklidir. Sonra vivaldi'nin saydam, ekonomik keman dokusunu alip dort klavsen arasinda ic ice gecen yogun bir kontrpuan karmasasina cevirdi; her bos armonik bolgeyi yeni bir ic sesle, yeni bir figurasyonla doldurdu. Ozellikle ikinci bolumdeki kirik akor dokusu, neredeyse vivaldi'nin orijinalinden bagimsiz, basli basina bir bach mucizesi haline geldi. Bu olgu klasik muzigin kendi icindeki cesitliligine dair cok sey soyluyor; cunku barok donem, bugun sandigimiz gibi tek tip "eski muzik" degildi; icinde italyan stilinin melodik acikligi ile Alman stilinin kontrpuntal derinligi gibi birbirinden farkli estetik dunyalar barindiran, hatta bu dunyalarin birbiriyle tartistigi, birbirinden ogrendigi canli bir kulturdu. Vivaldi az notayla parlak bir jestle dinleyiciyi carpmak ister; bach ise her boslugu doldurmak, her armonik ani cok katmanli bir mimariye donusturmek ister ve ayni notalar uzerinde bu iki zihniyetin yan yana durdugunu duymak, klasik muzigin neden hicbir zaman monolitik olmadigini anlamanin belki de en guzel ornegi. Ustelik BWV 1065 bize barok donemde "ozgunluk" kavraminin bugunkunden ne kadar farkli oldugunu da hatirlatir: baskasinin eserini alip yeniden yazmak hirsizlik degil, en yuksek saygi bicimiydi; dehanin olcusu malzemeyi icat etmek degil, onu donusturmekteki derinlikti. Bu yuzden bir sonraki dinleyisinizde ister vivaldi'nin orijinalini, ister Bach'in versiyonunu acin kulak verdiginiz seyin sadece guzel bir muzik degil, iki buyuk zihnin yuzyillar boyunca suren sessiz bir diyalogu oldugunu hatirlayin. Ve eger ritornello'nun nasil bir donus mantigi kurdugunu, kontrpuanin nasil birden cok melodiyi ayni anda orebildigini, ya da bir tonalite degisikliginin neden bir eserin tum karakterini degistirebilecegini merak ettiyseniz; iste tam da bu merak, muzikte anlam arayanlarin farkedecegi bir sonuca yol aciyor; cunku bu muzigin gercek zenginligi tek tek basyapitlarda degil, onlarin birbirine uzanan, birbirini besleyen, birbirini yeniden yaratan o gorunmez agindan gelir.
Ekleme; BWV 1065 cok yorucu, cok kalabalik oldugu icin bazi insanlar begenmiyor sanirim.
Kaynak: Ben