Havacılık bölümü kazanan arkadaşlara
Yerleştirme sonuçları açıklandı, havacılık bölümleri kazanan arkadaşlar hepinize hayırlı olsun. Özellikle yeni başlayacaklar için birkaç şey söylemek istiyorum çünkü havacılık okuyan birinin üniversitede yapacağı en büyük hata “4 yıl derslerimi geçeyim, diplomayı alayım, sonra bir işe girer bakarım” diye düşünmek. Maalesef bu sektör öyle çalışmıyor. Havacılık, sürekli araştırmak zorunda olduğunuz bir sektör. Kurallar, prosedürler, yönetmelikler, operasyonlar ve kullanılan sistemler işin çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Bir şeyi “bence böyle olması lazım” diye yapamıyorsunuz; bir yerde bunun dayandığı bir mevzuat, prosedür, şirket dokümanı veya operasyonel gereklilik oluyor. Üniversitede size bunların tamamını kimse öğretmeyecek. Zaten öğretmesi de mümkün değil. Okul size bir temel verir, sektörü öğrenmek ise büyük ölçüde sizin işiniz.
Mesela Havacılık Yönetimi okuyorsanız derslerde EASA, SHGM, ICAO, SHT'ler, yönetmelikler, operasyonlar vs. hakkında bir şeyler göreceksiniz. Ama ders bittiğinde konu sizin için bitmemeli. Bir gün merak edip “ICAO Annex 6 tam olarak neyi düzenliyor?” diye bakın. Sonra “Türkiye'de bunun karşılığı hangi mevzuat?” diye araştırın, SHGM'nin ilgili talimatını açın, EASA tarafında nasıl uygulandığına bakın. Bir gün MEL nedir diye merak edin, MMEL ile farkına bakın, bir uçağın MEL'inin gerçek hayatta nasıl kullanıldığını araştırın. ETOPS/EDTO'nun ne olduğunu öğrenin, sonra “peki bu kararın arkasındaki operasyonel mantık ne?” diye düşünün. Böyle böyle sektör öğreniliyor. Sadece derste hocanın anlattığını dinleyerek değil. Bunu özellikle İngilizce konusunda da yapın. “İngilizcem var abi” demek maalesef çok bir şey ifade etmiyor. İngilizce sınavında 70-80 almak başka şey, bir logbooku açıp okuyabilmek başka şey. Bir MEL maddesini anlayabilmek, maintenance manual'ı takip edebilmek, NOTAM'ı okuyup operasyonel anlamını çıkarabilmek, yabancı bir şirketin iş tanımında sizden ne istendiğini anlayabilmek başka şey. Bunun yanında özellikle operasyon kısmında ingilizce konuşma beceriniz de çok çok önemli, hatta işe girip girmeyeceğinizi bile bu belirler. Sektörle ilgili muteber kaynakların çok büyük kısmı İngilizce. ICAO ve EASA dokümanları, üretici dokümanları, birçok operasyonel yayın, eğitim materyali, teknik kaynaklar, accident/incident raporları ve yabancı şirketlerin dokümanları derken sürekli İngilizceyle karşılaşacaksınız. Türkçe kaynağa mahkum kalırsanız bir noktadan sonra önünüzde ciddi bir duvar oluşuyor. O yüzden üniversitedeyken İngilizceyi ayrı bir ders gibi değil, sektörü öğrenmek için kullandığınız dil olarak görün. Başlarda bir dokümanı açıp “bu ne" demeniz normal. Çeviri kullanın, kelime bakın, tekrar okuyun. Ama hedefiniz zamanla orijinal dokümanı çeviriye ihtiyaç duymadan okuyabilmek olsun. Çünkü İngilizce bilmek ile havacılık İngilizcesi bilmek aynı şey değil.
Bir de şu alışkanlığı üniversitenin ilk yılından edinmenizi tavsiye ederim: Bir şey duyduğunuzda “neden?” diye sorun. Hocanız bir şey söyledi, neden? Bir şirket prosedürü gördünüz, neden böyle? Bir uçuşun rotasına baktınız, neden bu rota? Bir uçak gecikti, nerede takıldı? Bir NOTAM gördünüz, operasyonu nasıl etkiliyor? Bir meydanın pisti kapandı, alternatif operasyon ne olacak? Bunları araştırın. Google'da ilk çıkan Türkçe blogu okuyup bırakmayın. Mümkünse resmi kaynağı bulun. SHGM ne diyor, EASA ne diyor, ICAO'nun ilgili standardı ne, şirket prosedürü ne, ilgili regulation ne? Bunu alışkanlık haline getirirseniz birkaç yıl sonra farkı ciddi şekilde görürsünüz. Araştırmayı öğrenin, birilerinin elinizden tutmasını beklemeyin.
Kendinizi sadece kendi bölümünüzün sınırına hapsetmeyin. Havacılık birbirinden bağımsız departmanlardan oluşmuyor. Dispatcher'ın aldığı karar pilotu etkiliyor, pilotun operasyonu kabini etkiliyor, ramp turnaround'ı etkiliyor, load control uçağın operasyonunu etkiliyor, teknik bir arıza dispatcherı etkiliyor, hava şartları operasyonu etkiliyor, ATC kapasitesi rotayı etkiliyor, slot operasyonu etkiliyor. Her şeyi uzman seviyesinde bilmeniz gerekmiyor ama uçağın nasıl bir sistemin parçası olduğunu anlamanız gerekiyor. Havacılık Yönetimi okuyorsanız teknik tarafa bakın. Teknik okuyorsanız operasyonu öğrenin. Kabin okuyorsanız flight operations'ın ne yaptığını merak edin. Pilotaj okuyorsanız dispatcherın ve ATC'nin nasıl çalıştığını öğrenin.
üniversitede size kimse gelip “şunu çalış, bunu araştır” diye peşinizden koşmayacak. Derse gireceksiniz, hoca anlatacak, sınav olacak, geçeceksiniz. Bitti. Bunu yaparsanız diplomanız olur ama havacı olmanız garanti değil.
Dört yıl boyunca sadece okula gidip gelerek, sınavdan bir
gece önce çalışıp dersi geçerek mezun olabilirsiniz. Kimse size engel olmaz. Ama aynı dört yılı sürekli araştırarak, mevzuat okuyarak, İngilizcenizi geliştirerek, operasyonu takip ederek, şirketleri inceleyerek ve “bu neden böyle?” diye sorarak geçirirseniz mezun olduğunuzdaki haliniz çok farklı olur. İki kişinin elinde aynı diploma olur. Birisi dört yıl boyunca sadece okul okumuştur. Diğeri dört yıldır sektörü takip ediyordur. İş görüşmesinde aradaki fark zaten ortaya çıkar.
Yeni başlayan arkadaşlara benim son tavsiyem şu:
Havacılığı ders olarak değil, hayatınızın bir parçası olarak öğrenmeye başlayın. Araştırmayı öğrenin, okumayı öğrenin, ingilizcenizi ilerletin, iletişim becerilerinizi geliştirin, sağlığınıza dikkat edin. Hepinize tekrar hayırlı olsun.