


Sizce hangi kapağı seçmeliyim ?
Ben ilkini daha çok beğendim ama diğerlerinin de kendine has bi çekiciliği var.



Ben ilkini daha çok beğendim ama diğerlerinin de kendine has bi çekiciliği var.
Genelde internetten yabancı, bir köy hekimi ve dahasını unuttuğum bir kaç kitap daha okumuştum. Albert camus yabancı hariç diğer okuduklarımı sevemedim. Edebi dili ya beni aşıyor ya da görsel hafızamdan çekiniyorum. Hep ilk film sonra kitap diye gitmeyi çok severim.
Arkadaşlar bu sub'da ki insanların videom hakkında ki yorumunu da merak ettim. Bir çok filmdendir, eserdendir, filozoftur felan anlatımımı ve düşüncelerimi güçlendirdim. Bence oldukça iyi bi video oldu (ön yargı ile yaklaşmayın bence)
Arkadaşlar ben hastalık zamanında izledim filmi ve baya etkilemişti, 2-3 kere başa sarıp olayları incelediğimde olmuştu. Eşsiz ve bana kalırsa baya hoş bi deneyimdi. Oyuncuların amatörlükleri, olay örgüsü ve yapılar ilgimi çekti. Böyle büyük bi hikaye ve aşk beklemeyin ama sırf ''farklı'' diye izleyin. Bilmiyorum belki de ben farklı görmüşümdür. Neyse. Alt yazısını Türkçe alt yazıdan indirip, filmini de bi yerden indirdiydim 720, 480p. Baya sardı.
En son bahsettiğimde biraz içerikleri değişmemden söz edilmişti ama izlenmeler anlamadığım şekilde yine yerlerde ve son 2 videonun CTR'ı 4,5. Bu halde bile izlenmiyor. Konunun niş değil de san ki youtube'un yanlış kitleye yönlendirmesinden ötürü olduğunu düşünüyorum ya da bir şeyi yanlış yapıyorum. Veyahut videolar az olabilir mi ? Yeni açılan kanallar 100b 200b izlenirken benim bu sayılarda kalmamı tam anlayamadım 🤨
https://www.youtube.com/watch?v=UAAOmBdvSew
Video tam içime sinmedi, seslendirme de özellikle önemli yerleri tam söyleyemediğimi düşünüyorum. Onun harici sizin de yakaladığınız tüm eksiklikleri merak etmekteyim.
I’ve consumed an insane amount of zombie movies and TV shows in my daily life, and I’m deeply invested in both the games and the films. However, zombie media—especially films—always feels like it’s missing something. They fail to truly satisfy. The environmental storytelling is weak, the zombies themselves aren't given proper spotlight, they use too few of them, and they completely lack that iconic feel. If you ask me, zombies in movies like World War Z are not iconic at all; they have zero memorable traits.
This is exactly why Left 4 Dead needs an animated adaptation, even if it's just a short series (like the game's iconic cinematic intros). I’ll dive deeper into this game’s environmental storytelling in my next post, but let me touch on it here: L4D’s environmental storytelling is unparalleled, guys. It is miles ahead of even Half-Life. And that's not even mentioning the atmosphere, map design, and characters. A storyline where our main crew expands, meets different survivors early on, and is eventually whittled down to just the 4 of them (well, 3 at the very end... :( RIP Bill, you are remembered) would be absolutely amazing. Plus, Left 4 Dead has a pretty dark side regarding the military. They could easily expand the lore with the L4D2 crew being left for dead/facing execution, and their final struggle to clear out the island.
I could write way more, but I'm too lazy right now :D I'll let you guys take it from here. I'm really curious to hear your thoughts.
Çok fazla ve hatta bir çok popüler zombi filmini küçüklüğümden beri tükettim, aşinayim zombilere ve bana sorulacak olursa milyonlar harcanmayacak bi zombi filmi çoğunlukla vasat oluyor. Daha bu gün zombi klibi aramak için youtube'a girdim ve adam akıllı bir şey bile bulunamıyor. Zombilere doğru dürüst yer verilmiyor.
Öte yandan L4d'in trailları gibi 1.30 2 saatlik bir animasyon yapılıp üstüne ordu, deneyler ve farklı mekanlar katılsa yemin ederim ki oturur onu izlerim. Zombileri de çok seven birisiyimdir fakat para yoksa yapmayın dayı.
Ya ben sinemadan anlamayan bir cahilim ya da gerçekten de insanın zombi diyince aklında ki beklentisi çok yüksek olup, filmler izleyince düşüyor.
Ah insan ne ister bilinmeyeni, uzağı, acıyı.
Göçüp gitmek ister kimsenin bilmediği o yere,
yaşamak ister sessizce.
.
Dokunsan, çimdirsen ve hatta vursan:
Hiç ses çıkaramaz, herkes istese de.
.
Beni de alın sessiz güruhlar,
ben de sizdenim.
.
Görülmeyen,
duyulmayan,
anlaşılmayan o sessiz ölü.
Hey everyone, I’m currently on my second playthrough of Cry of Fear, and I noticed something that triggered a huge theory. What if the "Apartment Predator" (the pedophile/serial killer) is actually Simon’s father? I know it sounds like a wild theory, but when you put the puzzle pieces together, it actually makes a lot of sense.
Here is my breakdown:
1. The Structure of the Book and Memory Suppression
As we know, Simon starts his book in the apartments—the very beginning, the deepest part of his psyche. Throughout the game, we basically travel from Point A to Point B, moving through the layers of his mind. This is why his most traumatic childhood memory might be placed right at the start.
Psychologically, people who experience extreme trauma use a defense mechanism called mental blocking or repression. To survive, the brain buries memories of the abuser in the deepest corners of the mind. The victim completely refuses to mention or acknowledge that person. This explains perfectly why Simon's father is never mentioned or named in the entire game; he has been completely erased from Simon's conscious memory and turned into a faceless monster.
2. Dr. Purnell's Diagnostic Notes
We learn from Dr. Purnell's audio logs that Simon completely refuses to open up about his life before "The Black Day" (the car accident that paralyzed him). The doctor notes that Simon already had mental health issues before the accident, but they severely worsened afterward. Simon even asks the doctor to increase his prescription. The fact that Simon gets aggressive or shuts down when asked about his childhood/school life shows that the accident wasn't his only trauma—something dark was already happening at home.
3. The Overbearing Mother and the Text Messages
Now let's look at his mother. Simon cares about her, but she is portrayed as incredibly overbearing and controlling. Even in a horrific nightmare world full of monsters, Simon’s mind still manifests her as someone spamming his phone with toxic, controlling SMS messages lol. According to the Wiki, Simon refuses to comment on his home life, meaning he can't properly talk about his mother either. He seems intimidated by her oppressive nature.
4. The Timeline and Returning to the Apartments
Some theorists dig all the way back to before Simon was even born, but if we follow a proper chronological psychological timeline, it makes sense that he would confront his biggest, oldest trauma first (his father/the apartments). Interestingly, Simon cannot successfully process this trauma on his first try, which is why we are forced to return to the apartments later in the game. It’s like he is failing to rewrite his past and keeps getting dragged back to the root of his pain.
And The Apartment Predator is also seen directly harming Simon in the tapes. Meaning, The Apartment Predator also ruined Simon's psyche and his future life.
What do you guys think? Does this timeline and psychological blocking theory hold up? I'd love to hear your thoughts!
Merhabalar. Ben film, dizi, anime vb. daha bir çok konunun felsefesi ve psikolojisi tarzında inceliyorum. Videolarımı kaliteli yaptığımı da düşünmekteyim fakat izlenmeler o kadar düşük ki anlatamam. Daha doğrusu verdiğim emek, kapak ve video kalitesine nazaran düşük kalıyor. Benim merak ettiğim konu şu: Sizce neyi yanlış yapıyorum ? Videolar mı ilgi çekici değil, kitleleri mi çok az düzeyde yoksa direk sorun bende mi ?
Görüşlerinizi merak ediyorum ve Sizce videoma etiket eklemeli miyim ? Etiket eklemekten vazgeçtim gibi sayılır. Atasım pek gelmiyor ve çoğu kişi etkisi oldukça az diyolar.
https://www.youtube.com/watch?v=oTgI_GB-bcc&t=607s Videomun linki. Eleştirilerinizi merak ettim, bu video bana nedensizce biraz olmamış gibi geldi. Konusuysa: Bi mafya filmi üzerinden Makyavelizmi, sevgi mi korku mu sorusunu ve daha bi çoğunu inceledim.
Normalde 3.2 civarlarında olan tıklanma oranları bu videoda 1,3 olmuştu. Sizce mantıklı mı ?
Videoyu yorumlarsanız çok merak ederim. Nasıl oldu bi önerilerinize/eleştirilerinize ihtiyacım var.
Not: Bu yazı biraz daha benim anime sonrası ne düşündüğümü ve duygularımı anlatacağım.
Death note eşsiz bi animeydi. Anime beni bir çok anında ters köşe yaptı, yazarlarının zekasıyla hayran bıraktı ve işleyişi güzeldi fakat animenin tutmasıyla birlikte fark ediliyor ki animenin 23-37 civarları kabak tadı veriyor, geçmiyor ve yavaş hareket ediyor. Çok gereksiz uzayarak, bizim Light'a saçma da bi nerf atmışlar.
Eğer bu anime 2 sonlu olsaydı daha çok sevebilirdim çünkü Light ne de olsa L'yi (her ne kadar death note'un bilinmezliğinin gücü olsa da, L'ye bu defterden bahsedip ip ucu verende kendisi) yenmiş birisi. Rem adlı meleği bile kendi çıkarına bir şekilde alet ederek bu savaşı kazanıyor.
Kendisi evet hiç çaktırmadan bu işi sürdürebilirdi fakat amacı başka. Asıl nedeni Adalet değil zaten, pek oraya değinmeye gerek yok. Onun dışında Near ile mello karakterleri tamamen gereksiz/saçma güçlü yazılmış karakterler. Light'ın toy olduğu ve L gibi birisiyle karşı karşıya geldiği vakitte ki o azmi ve mücadeleyi yansıtamamışlar. Light'ın kendisi de near'ın boş olmadığının farkına varıyor zaten ama hala tık yok, hayır kaldı ki bu DN kağıtlarını bir yere saklamak o kadar zor olmamalı. Final sahnesinde o kadar barizdi ki o defterlerin değiştiği, yok gözden bakıyo da yazıyo da anime orada bitiyo. Son sayfaları kalmış olsa dahi DN'un önce ki kitabından insan gider bir kaç sayfa stok felan yapar ne bileyim, bunu düşünebilecek adamsın Light ama yazarların gene kurbanı olmuş.
Özellikle ve özellikle Light'ın Tanrı olup dünya düzeninin nasıl daha battığı, distopik bi dünyaya geçişi de konu alsalardı oldukça iyi bir mesaj ve farklı bir perspektif olurdu ama tabi onu da yedirmekte yapmakta zor iş bir şey diyemeyeceğim.
Onun dışında bu misa niye seviliyor onu hiç çözemedim. Hayatımda bu kadar boş, böyle gereksiz bi karakter gördüğümü ve sevildiğini ilk defa gördüm. Naruto'dan sakuraya okeyimde misa'ya değilim.
Zaten genel olarak anime çok iyi puanım 8 o da final tatmin etmedi ve gereksiz uzayıp, abuk subuk karakterlerin dahil olmasından.
Oldukça uğraştığım bir video oldu. İzleyip yorumlarsanız çok memnun kalırım, eksiklerim ve iyileştirebileceğim şeyleri merak ediyorum
Arkadaşlar kapağı önceden size göstermiştim ve şimdi de tadım vakti. Eleştirileri vs. direk Yt'den yaparsanız daha müteşekkir olurum.
Açıkçası ben çok beğendim ve tam benim tarzımda, sizin yorumlarınızı da merak ettim.