
(Sarı) 2. Selim Dönemi Siyasi Faaliyetler
II. Selim dönemi (1566-1574), klasik tarih yazımında "ordunun başında sefere çıkmayan ilk padişah" olması hasebiyle bir duraklama evresi gibi sunulsa da, aslında imparatorluğun "Asker Padişah" modelinden "Koordinatör/Organizatör Padişah" modeline evrildiği kurumsal bir dönüşüm dönemidir. Bu dönemde padişah, devasa sınırlara ulaşan devletin çok cepheli savaşlarını (Yemen, Don-Volga, Kıbrıs, Açe) İstanbul’dan yöneten bir merkezi otorite figürüne dönüşmüştür. Kanuni’nin vefatının Sokollu Mehmed Paşa tarafından 40 gün gizlenmesiyle tahta çıkan II. Selim, cülusunda yeniçerilerin bahşiş ve terfi talebiyle çıkardığı isyanı kabul etmek zorunda kalarak, devletin ve kurumsallaşmış geleneklerin padişahın şahsi otoritesinden daha baskın olduğu "Devlet padişahtan büyüktür" gerçeğiyle saltanatına başlamıştır.
Siyasi faaliyetlerin odağında, küresel ölçekteki stratejik projeler ve çevreleme siyaseti yer almaktadır. Kuzeyde, henüz "Moskova Kinezliği" aşamasındaki Rusya’nın güneye inişini engellemek, Orta Asya Müslümanlarına güvenli hac yolu açmak ve Safevileri kuzeyden sıkıştırmak amacıyla 1569 Don-Volga Kanal Projesi başlatılmıştır. Mevsimsel zorluklar ve Kırım Hanı’nın kendi özerkliğini koruma adına gösterdiği isteksizlik projenin tamama ermesini engellese de, bu vizyon Osmanlı'nın çağının ne kadar ilerisinde olduğunu kanıtlamıştır. Aynı dönemde Irak’ta Bağdat-Basra hattındaki ticaret güvenliğini tehdit eden Ulyanoğlu Mir Ali isyanı karadan ve denizden yürütülen harekatla bastırılarak bölgede Adakale Sancağı kurulmuş ve merkezi idare tesis edilmiştir.
Askeri faaliyetlerin en büyük başarısı, Doğu Akdeniz ve Mısır iaşe yolunun güvenliği için elzem görülen 1571 Kıbrıs’ın Fethi’dir. Lala Mustafa Paşa ve Piyale Paşa komutasındaki bu amfibi harekat sonrası adaya Anadolu’dan (Karaman ve İçel) 8.000 hane nakledilerek bugünkü Türk varlığının temeli atılmıştır. Fethin ardından kurulan Haçlı ittifakı Osmanlı donanmasını 1571 İnebahtı’da (Lepanto) ağır bir bozguna uğratsa da; Sokollu’nun "Lengerleri atlastan, yelkenleri ipekten yaparız" diyerek özetlediği devlet kapasitesiyle bir kış içinde eskisinden daha güçlü bir donanma inşa edilmiştir.
Güney siyasetinde ise 1568-1570 yıllarında Zeydi İmamı Mutahhar’ın mehdilik iddiasıyla başlattığı isyan, Koca Sinan Paşa’nın sarp dağlara topları insan gücüyle çıkarttığı efsanevi bir harekatla bastırılmış ve Yemen ikinci kez kesin olarak fethedilmiştir. Küresel vizyonun bir parçası olarak, Portekiz zulmüne karşı Açe (Endonezya) Sultanlığı’na sadece asker değil; top döküm ve tüfek ustaları (Rumi uzmanlar) gönderilerek teknoloji transferi yapılmış, Portekiz’in bölgeyi sömürgeleştirmesi engellenmiştir. II. Selim dönemi, İnebahtı’nın muazzam bir rövanşı olan 1574 Tunus (Halkulbat) Seferi ile İspanyol garnizonlarının Kuzey Afrika’dan sökülüp atılması ve bölgenin kesin bir İslam coğrafyasına dönüşmesiyle zirve noktasında tamamlanmıştır.