Bir şarkının türünü nasıl ayırt ediyorsunuz?

​

Bazı şarkılar hibrit yapıda,üç beş türü potasında eriten çok şarkı var.Haliye insanın kafası karışıyor.

Metal olarak dinlediğiniz şarkı metalin hiç bilmediğiniz çok deneysel bir alt koluna ait olabiliyor.

Ya da mesela Hard rock ile metalin ayrıştığı yer çok ince bir çizgi.

R&B bir parçanın rap mi pop mu olduğunu karıştırabiliyorum.Bazı soul parçaları jazz'a benzettiğim oluyor.Blues ile erken dönem rock aynı şekilde.

Bu durumlarda yüzeysel dinleyip geçmememek,müzik kültürümü genişletmek için kategorizasyonu yapmak istiyorum.

Siz bunu nasıl yapıyorsunuz?

reddit.com
u/Cartmanbrahh42 — 1 day ago

Karpuz ve zamanı nasıl değerlendireceğini bilememek

Ne zaman zorunlu olduğum şeylerden kurtulup boş kalsam kısıtlı özgür zamanımı nasıl değerlendirmem gerektiği stresi beni öldürecek gibi boğuyor.

Bazılarınız derdini seveyim diyecek eminim ama gerçekten sevimli şapşik bir kararsızlıktan bahsetmiyorum inanın sistemin bana nefes almak için izin verdiği sayılı saatleri de heba etme düşüncesi kafayı yedirtiyor.Hastalıklı bir takıntıya döndü artık.

Yeni bir dile mi başlasam diyorum

Bir şeyler mi okumalıyım bir şeyler mi izlemeliyim

yürüyüş mü yapmalıyım,bir şey mi üretmeli miyim yoksa değerli bir şeyi mi tüketmeli miyim bunları düşünüp karar vermek upuzun bir mesaiye başlamışım gibi hissettiriyor.

Bir eyleme karar verdiğim takdirde yaşanabilecek senaryoları düşünüyorum.Artıları eksileri vereceği keyif istediği efor.

Hepsini hesaplıyorum ve dünyadaki her eylem değersizleşiyor.

Fazla düşündüğüm için uyuyamıyorum da yani hiçbir şey düşünmeden kafayı vurup yatmak da elenmiş durumda.

Yaşayanınız var mı bundan?

u/Cartmanbrahh42 — 1 day ago

Üniversiteye gitmenin direkt işsizlik ile bağdaştırılması gençleri yanlış yönlendirmiyor mu?

Düşük puanlı üniversitelerin işsizlik garantili olduğu kesin ama bu niteliksiz okullar yerine genel üniversite tanımı içine işsizliğin kaçınılmaz olarak dahil edilmesi gençleri gereksiz yere umutsuzluğa sürüklemiyor mu?

​

Üniversite okumayın onun yerine meslek öğrenin tavsiyesi de bence çok çok dar bir kesime hitap ediyor.

​

Sınav senesindeki gençlerin çoğu üniversite okumanın statü atlamak için elzem olduğu dönemden kalmış ve bulunduğumuz çağı okuyamayan anne babaları tarafından sadece okumak üzere yetiştirilmiş bu nedenle motor becerileri temel düzeyde bile gelişmemiş çocuklar.

​

18-19 yaşında sanayiye verseler bu çocuğu ustadan sinkaflı küfürleri yediğiyle kalacak dikiş tutturamadan geri dönecek.Üstelik herkes o tür ortamlara uyum sağlayacak bir aile ortamından gelmiyor.

Efendi,mülayim yetiştirilmiş bir çocuk intiharın eşiğinde bir psikolojiyle koşarak kaçar o yerlerden.

​

Bu durumda üniversite şart oğlu şart oluyor başka çıkış kapısı kalmıyor.Kimseye neden iş öğrenmiyor da boşuna boşuna üniversiteye gidiyor diye kızmanın alemi yok diye düşünüyorum..

​

Anadoluda küçük bir şehirde sözel bölüm okusa

açıkta kalacak tamam

Peki atıyorum bilkentte arkeoloji okusa da aynı kaderi mi yaşayacak gerçekten?

​

Erzurum'da İngilizce dili ve edebiyatı okumakla boğaziçinde dil bölümü okumak birmiş gibi dil bölümü seçersen geçmiş olsun deniyor.

​

Sürekli bir umutsuzluk bir karanlık pompalanıyor.

​

​

​

​

​

​

reddit.com
u/Cartmanbrahh42 — 19 days ago

Hangi kitabı nasıl,neden ve ne zaman okuyacağım hakkında hiçbir fikrim yok

Bir çoğunuz derdimi küçümseyecek biliyorum.

Yine de anlatmak istiyorum.

Ne zaman okumaya karar versem obsesif düşünceler içinde felç olup kalakalıyorum...

Acaba doğru kitabı okuyor muyum? Doğru kitabı seçtim.Peki doğru bir şekilde okuyor muyum?

Yaptığım şey okumak mı yoksa sayfalar üzerinde gözümü gezdirme eylemi mi? Eylemde bulunduğumu sanarken başka bir eylemsizlik içinde hayatı kaçırıyor muyum?

Roman okumaya karar versem dünyada öğrenilecek o kadar çok şey varken kurguyla vakit kaybettiğimi söyleyen iç sesim odağımı mahvediyor.

Şiiri seviyorum ama yüzde yetmişinin aşk,özlem,gurbet,yalnızlık teması dışında söyleyecek sıradışı şeyleri olmaması yine vakit kaybı hissiyatı yaratıyor.2026 yılında artık beni şaşırtacak,beklemediğim yerden vuracak bir dizenin kalmış olmasını zayıf ihtimal olarak görüyorum ve ister istemez şiire ölü,demode bir sanat olarak bakarken buluyorum kendimi.

Felsefe okusam kafam allak bullak oluyor,bir yerde

ağdalı ve soyut anlatımın ardına gizlenmiş gerçekten yeni bir fikir olup olmadığını,kendimi kandırıyor olma ihtimalini sorguluyor yine kalakalıyorum.

Anlamı ararken anlamsızlığa saplanmış gibi hissediyorum.

Tarih okusam keyif alır gibi oluyorum ama bir yandan da taraflı anlatımın kendini en objektif gibi tanıtan yazarlarda bile rastladığım bir durum olduğunu görünce ondan da soğuyorum.

Ve sayamadığım onca zihin kemiren şüphe.

Üstüne ülkedeki fahiş kitap fiyatlarını ekleyin.

Uzun zamandır kitap alamıyorum zaten.

Pdf okuyorum fakat

para vermiyor olmak da bu saçma sapan düşünceleri engellemiyor,çünkü para kadar değerli olan "zaman" yatırımı işin içine girmiş oluyor.

Hayata tutunduğum son dal da kırılmış gibi hissediyorum dostlar.

u/Cartmanbrahh42 — 1 month ago

Hayatında bir yörünge saptayıp oluşturamamış insanların bir kız/erkek bulabilseler içlerindeki kocaman boşluk sihirli bir değnekle kaybolacakmış gibi esas sorunu hala bekarlık,incellik vs sanması garip geliyor.

Ben de dahil bu subdaki birçok kişi hayatı daha başlarında yanlış yerinden tutmuş,güçlü bir kolon inşaa edememiş insanlar.Diyelim ki "o" kişi sonunda geldi ve kendini bir peri masalında buldun.İllüzyon bulutu dağıldıktan kısa bir süre sonra hayatla kurduğun sağlıksız bağı partnerin farkedince bina yine çökecek.Ne oldu şimdi?

Enkazın adı değişti sadece.

Çıkmazlarımı çözebilsem mutlu bir ilişkiyi de yanında promosyon olarak hallederim diye düşündüm hep.Ha halledemesem bile yıllardır debelenip durduğum bataklıktan çıkmış olmanın mutluluğu,gururu yeter de artar.

reddit.com
u/Cartmanbrahh42 — 2 months ago