Tanımlanmak, teslim olmaktır
Sen bir insan değil, sistem için sadece bir profilsin. Modern dünya seni anlamaya çalışmaktan çok, seni sınıflandırmayı tercih eder. Burcun, MBTI tipin, siyasi görüşün ya da ait olduğun “estetik”… Her etiket seni biraz daha tahmin edilebilir, biraz daha yönetilebilir hâle getirir. Çünkü kutulanmış birini kontrol etmek, bir kalabalığı yönetmekten çok daha kolaydır.
Bir gruba ait olduğunda, çoğu zaman o grubun hazır fikirlerini satın alırsın. Kendi mantığını, grubun dogmalarına kurban edersin. Aidiyet hissi, özgün düşünme yetini felç eden en konforlu uyuşturucudur.
Sistem seni “benzersiz” olduğuna ikna ederken bile aslında seni belirli bir tüketici segmentine yerleştirir. Sana sunulan “kişisel” seçenekler, ne kadar tahmin edilebilir olduğunun en büyük kanıtıdır.
Gerçek özgürlük, tanımlanamaz olmaktır. Sistem seni tek bir kalıba sokamadığında, sana sadece bir veri olarak bakamaz. Bir etikete, bir gruba ya da bir kimlik kalıbına sığmadığın an, düşüncelerini başkalarının değil kendi aklın belirlemeye başlar. Tanımlanmadığın ve bir etiket taşımadığın an, kontrolü gerçekten eline aldığın andır.
Etiketlerin seni tanımlamasına izin verme ve kendi düşüncelerini sorgulamaya devam et