Üniversitesini okumadan yazılım alanında kendimi nasıl geliştirebilirim?

İyi günler. Bu sene üniversite sınavına hazırlandığım 2. senemdi ve maalesef başaramadım. Muhtemelen İç Anadolu'da ortalama bir üniversitede makine veya mekatronik mühendisliği gelecek gibi gözüküyor. Fakat ben bölümümü okurken aynı anda yazılım sektörüne girmeyi düşünüyorum. Uzun süredir bu alana ilgim var. Biraz öğrenmeye ve birkaç uygulama geliştirmeye çalıştım. Şu ana kadar yalnızca bir uygulamayı başarıyla bitirebildim. Pazarlama kısmını öğrenebilirsem mağazalarda yayınlamayı düşünüyorum.

Yani ben burada oyun oynamayı seviyorum o yüzden yazılım öğreneceğim demiyorum. Yazılım sektörüne, yapay zekaya, backend projelere, otomasyon ve robotiğe inanılmaz bir ilgim var. Yine de işin içine derinlemesine girmediğim için bu olay yalnızca fikire duyulan ilgiyle kalıyor. Kesin konuşmak için önce öğrenmek lazım.

Her ne kadar oyun için girmeyeceğim desem de birkaç senedir hayalini kurduğum bir hikayeli oyun projem var. Ben insanlara bir şeyler anlatmak, hayatlarında karşılaşmadıkları duyguları en gerçekçi şekilde tattırmak ve her gün görmelerine rağmen fark edemedikleri bazı şeyleri anlatmak istiyorum. Bu yüzden aklımda 1-2 tane oyun fikri var ve bunların nasıl olacağını şu anda gözümde canlandırabiliyorum.

Amacım çok para kazanmak değil, aklımdakileri gerçekleştirebileceğim kadar para kazanmak. Yani aldığım parayı geri projelerime yatıracağım ve gittikçe ürünlerimin çapını büyüteceğim. E bir miktar da kalanıyla geçinebileceğim bir para da olmasını isterim tabii ki.

İşte, planlarım bunlar. Bu planları gerçekleştirmem için önümdeki tek engel bilgisizlik. Yeterince bilgiyi öğrendikten ve kendimi geliştirdikten sonra bütün hayallerimi gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum.

O yüzden size sorum şu; üniversitede bölümünü okumadan çok iyi bir mühendis olabilir miyim? Eğer cevabınız evet ise nasıl yapacağım hakkında yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür eder ve iyi günler dilerim.

Not: Maddi durumum çok iyi değil. O yüzden minimum harcama yaptırmaya özen gösterirseniz sevinirim.

reddit.com
u/senagli0n — 4 days ago

Artık herkesin her şeyi internetten öğrenmeye çalışması

Son günlerde bunu çok fark ediyorum. "Nasıl arkadaş bulabilirim?", "Nasıl sevgili yapabilirim?", "Arkadaşım bana şunu dedi karşılığında ne demeliyim?", "Kızla ayrıldık intihar etmeli miyim?" tarzı tipler aşırı derecede türemeye başladı. Ulan azıcık düşünün ya, bezelye misiniz amk? Gerçekten bazılarının elinden şu telefonu alıp kırmak gerektiğini düşünüyorum. Çimene basmadan 25 yaşına gelinirse olacağı bu. Çıkın az sosyalleşin ya. Hatta hiçbir şey yapmanıza gerek yok, sadece insanlara sorduğunuz soruyu bi durup kendiniz düşünün yeter amk. Gerçekten sıkıldım artık her 2 posttan birinde dünyadaki ilk gün postu açanlardan. Utanmasalar baba mesleklerinin nasıl yapıldığını bize soracaklar.

Sert çıkıştım biraz farkındayım ama gerçekten çok sinirleniyorum artık. İnsanlar bile bile aptallaşıyor. Sanırım teknoloji çoğu kişi için iyi bir icat değil.

u/senagli0n — 1 month ago

Lti'yi yüzeysel öğrenmek mi yoksa sadece türevden çok soru çözmek mi daha mantıklı?

Limitte geçen seneden biraz temelim var, ufak bi tekrarla hatırlarım ama çok iyi değilim. Türev ve integralde sıfırım. 3 gün, günde 3-4 saatlik toplamda yaklaşık 10-12 saatlik bir çalışma yapacağım. Sizce sırf türevi iyi öğrenmek mi daha mantıklı yoksa üçünden de sadece basit soruları yapabilecek düzeyde sınava girmek mi daha mantıklıdır? 10-12 saatte türevde mükemmel düzeye gelemeyeceğimi biliyorum ama en azından orta düzey çoğu soruyu yapabilirim diye düşünüyorum.

reddit.com
u/senagli0n — 2 months ago

Sınav anında alerji ile nasıl başa çıkılır?

Yılın bu zamanlarında alerjim tutuyor. Geçen sene sınavda felaket tutmuştu. Sosyali çözerken iyice batırdım 40-45 dkya yakın sürmüştü çünkü sürekli hapşırıyor burnumu siliyor tıkalı burnumun akmaması için uğraşıyor ve soruları dönüp dönüp tekrar okuyordum. Normalde 90 yaparken alerji yüzünden süreyi yetiştirememiş ve 70 yapmıştım. Büyük bir kabus yani. Son 5-6 gündür alerji tekrardan başladı. Birkaç ay önce bir hap ve burun spreyi almıştım, arada sırada tuttuğunda kullanıyorum. 5-6 gündür devamlı kullanıyorum ve başlarda tamamen kesiyordu üstelik hiç uyku da yapmıyordu ama son 2 gündür etkisi azalmaya başladı. Sınava kadar ilacı bırakmayı düşündüm ancak bu sefer de evde çalışamayacağım, sigara yüzünden camı hep açık tutuyorum (bu konuda tavsiye vermeyin başka seçeneğim yok). Sınav günü ilacın etkisinin iyice azalacağını düşünüyorum. Sınav anında bu alerji illetiyle nasıl başa çıkabilirim? Başka ilaçlar önermeyin, son günlerde risk alamam.

reddit.com
u/senagli0n — 2 months ago

Bir insan gittiği yolda varacağı noktayı bilmesine rağmen neden ısrarla yolunu değiştirmez?

Olduğun nokta belli, gittiğin yol belli, geçeceğin yerler belli, varacağın nokta belli. Hiçbirinden memnun değilsin, neden ısrarla yolunu değiştirmiyorsun?

Gücüm yok bahanesi bana saçma geliyor. Çoğu zaman çoğu şeye gücün vardır. Sadece yapmak istemezsin. Ama neden?

Türlü bahaneler bulunabilir. Ancak bunlar bahaneden öteye geçemez. Aslolan bir sebep vardır, ama bu nedir?

Ben şahsen yeterince memnuniyetsiz olmamak diye düşünüyordum. Ama bir eksik var. Sonuçta yeterince memnuniyetsiz olanlar da bazen eyleme geçmekte zorlanabiliyor. Ancak ki bir şey olduğunda her şeyi takır takır yapabiliyorlar. Peki ya o şey ne?

Yoğun baskı altında kalmak değil. Evet, bütün bu saydıklarım bir sebep diye düşünülebilir ancak hiçbiri gerçek sebep değil. Daha tonlarca bahane bulunabilir. Örneğin korku. Korku mu? Sanmıyorum. Sonuçta insan beyni bilinç daha algılamadan önce karar verebiliyor. Muhtemelen her senaryoyu hesaplamıştır. Korkunun ecele faydasının olmadığının farkındadır. Ama bir şeyin farkında değil. İnsanlar o şeyi fark ettikten sonra inanılmaz bir iradeyle inanılmaz değişimler geçirebiliyor. O zaman soruyorum, o şey ne?

reddit.com
u/senagli0n — 2 months ago

Doğru yaşam onurlu ama faydasız bir yaşam mıdır, yoksa onursuz ama faydalı bir yaşam mı?

Bu konuya 2 örnek üzerinden değinmek istiyorum;

  1. Şener Şen bir filminde ağa rolünü canlandırıyordu. Filmin ismi sanırsam Züğürt Ağa idi. Bir sahnesinde yanındaki köylüsüne "Git çalış, paranı kazan. Sen hamallık yapar evine ekmek getirirsin, ben ağayım yapamam" gibi bir söz söylüyordu. Buradaki ağa; onurlu, haysiyetli bir karakteri canlandırıyor. Yiğit rolünü üstleniyor; mallarından kendisi faydalanmıyor ancak geri kalan herkesin faydalanmasını sağlıyor. Bu sayede kendini onurlu bir insan olduğunu düşünerek tatmin ediyor. (Filmin geri kalan kısmıyla ilgilenmeyin yalnızca bahsettiğim kısım üzerinden düşünün)

  2. Hayatınızda bazı insanlarla denk gelmişsinizdir; herkesi kullanır, herkesin açığından faydalanır ve her şeyi kapar. Birinin çok istediği ancak elde edemediği bir şeyi o kişinin gözü önünde elde eder ve kullanır. Kısacası şeref yoksunu ancak her şeyi kendi çıkarı için kullanan bir insandır bu. Kimse onh sevmez ancak o kendi faydasına olan her şeyi yapmış ve sonuna kadar zevk almıştır.

Sizce bu 2 insan tiplemesinden hangisinin yaşamı doğrudur? İlki kendisine ait bir onur sistemi oluşturmuş ve iyi bir şey yaptığını düşünerek tatmin oluyor, ikincisi ise herkese enayi gözüyle bakarak kazandığı somut delillere bakarak tatmin oluyor. İyi/kötü insan ayrımını sormuyorum. Sizce hangisi hayattan daha çok şey kazanmıştır? Doğru yaşam hangisidir?

reddit.com
u/senagli0n — 2 months ago
▲ 1 r/ankara

Ortalama bir üniversite için Ankara'ya gelinir mi?

İyi günler. Ben Sivas'ta yaşayan bir öğrenciyim. Geçen sene mezuna bıraktım, bu sene kesin olarak bir üniversite tercihi yapacağım. Hayatımda pek bir aksiyon olmadığı için huzurlu bir şekilde yaşamaya alışığım. Sınav sonucumun ortalama bir üniversiteye (100-150k civarı) denk geleceğini düşünüyorum. Bilgisayar, elektrik elektronik, makine gibi mühendislikler istiyorum. Ailemden, yaşantımdan genel olarak memnunum ancak gerek dışarda okuyan arkadaş çevrem, gerek başka şehirlerde okuyup bir yerlere gelmiş büyüklerim bana hep şehir dışında üniversite okumamı öneriyor. Sebep olarak kendi ayaklarımın üstünde durmayı öğrenmem gerektiğini, daha özgür olacağımı, daha farklı kültürlerle tanışacağımı, birçok etkinliğe katılabileceğimi, farklı projelerde yer alabileceğimi ve buna benzer sebepleri örnek gösteriyorlar. Hak veriyorum ancak ben görece sakin bir şehirde aksiyonsuz bir hayata alışık olduğum için Ankara'da rahat eder miyim bilmiyorum. Ayrıca köklü üniversiteleri kazanamayacağım için bütün bu çabaya değer mi onu da bilemiyorum. Üstelik bu durumda aileme de maddi açıdan biraz yük olacağım sonuçta. Pişman olur muyum bilmiyorum. Şuan bulunduğum şehirin sakinliğini, ailemi ve akraba çevremi, köyümü, kısacası şu anda muhatap olduğum şeyleri seviyorum ancak bu şehrin insanlarını, üniversitelerini, imkanların kısıtlılığını, hırt sorununu hiç sevmiyorum. Fakat burada kalırsam maddi açıdan daha rahatım. Ekstradan baba mesleğini tam anlamıyla öğrenme imkanım var. Üstelik seneye yakınlarımızla komşu olacağımız yeni bir ev, yeni araba, şehir dışındaki aile üyelerimin tekrardan memlekete dönmesi gibi artıları da var. Yine de sadece 4 yıl gidip gelsem mi diye kararsız kalıyorum. Bütün bu faktörleri değerlendirecek olursak sizce Ankara'da ortalama bir üniversite okunmaya değer mi?

reddit.com
u/senagli0n — 2 months ago

1 ayda diyetsiz maksimum yağ nasıl yakılır?

Son 5-6 aydır aşırı sağlıksız besleniyorum ve hareketim neredeyse sıfır. Her gün fazla miktarda işlenmiş gıda tüketiyorum. 2 günde bir yarım saat yürüyüş yapıyorum ama temposuz. 85 kilodan 110 kiloya çıktım vücudumda çatlaklar oluştu. 2-3 hafta sonra köye gideceğim. Gidene kadar spor veya diyet yapamam sınavım var gerek zaman gerek stres yüzünden pek mümkün değil. Ancak gittikten sonra 1 aylık zamanım var. 1 ay sonrasında kuzenimin düğünü var ve şu anki halimle gitmek istemiyorum kıyafetlerim bile olmuyor büyük beden alsam da çok iri gösteriyor beğenmiyorum. Bu 1 aylık süre zarfında verebileceğim maksimum kiloyu vermem lazım. Protein ağırlıklı diyet yapamam, malum köyde olduğum için pek imkan olmuyor evde ne yapılıyorsa onu yiyorum. Ancak avantajları da var, örneğin köydeyken yiyeceğim birçok şey organik, işlenmiş gıda sıfır, oksijen bol, zaman bol, uyku düzenim yerinde, bol su tüketiyorum, teknolojiden hatta telefondan bile uzağım. Dediğim gibi zamandan bol şeyim yok. 10 saat yürüyüş yap deseniz yaparım. 8-8 16 kg lık dumbellim var. Bu 1 ayda minimum kas kaybıyla maksimum kiloyu nasıl veririm? Amacım kas yapmak değil, yağ kaybetmek.

reddit.com
u/senagli0n — 2 months ago

Düşündüğümüz kadar önemli insanlar değiliz.

Ben kendimi hep diğer insanlardan farklı olarak düşünürdüm. Artık öyle olmadığımı biliyorum. Herkesin bir rolü var ve ömrü boyunca onu oynuyor.

Dünyaya hep kendi gözümüzden bakıyoruz. Oysa üçüncü bir göz olarak baksak ne kadar sıradan olduğumuzu anlayacağız. Duygu ve düşünceler yüzünden farklılaşabileceğimizi sanıyoruz ancak bunlar birtakım elektrik sinyallerinden başka bir şey değil. Düşünebilen, duyguları olan ve bunları kontrol etmesi kendine bağlı olan bir yapay zeka simülasyonunu kendisiyle aynı özelliklere sahip yapay zekalarla aynı ortama koysaydık ve hayatta kalmaları için bir sistem oluşturarak zamanın geçmesini bekleseydik aralarından en başarılısını seçmek için neyi asıl faktör olarak seçerdik? En çok düşüneni mi, en çok hissedeni mi yoksa en çok eyleme geçeni mi?

Bizim dünyamızda genellikle en çok eyleme geçenler başarılı sayılıyor. Çünkü gerçekten fiziki dünyada bir şeyler başarıyor. Duygu ve düşünce aleminin hiçbir kıymeti yok. Çalışan bir makineyi bile bozar.

Yapacak bir şey yok. Piyon olmanın bilincinde olarak yaşayacağız. Şu kafayı susturamıyorum artık. Her gün başka birisiyim. Hepsi de vasıfsız.

reddit.com
u/senagli0n — 3 months ago

Son 15 gün hangi seçenek daha mantıklı?

Mezunum. TYT'de süre sıkıntım var çoğu zaman yetiştiremiyorum. Yetiştirdiğim zamanlarda 85-90 net yetiştiremediğim zamanlarda 70-75 net geliyor. AYT matta trigo lti pkob bilmiyorum ve analitiğin bir kısmı hariç geo bilmiyorum denemelerde ortalama 15-20 net geliyor. AYT fen sıfır. Günlük seri denemelere gidiyorum evde çalışmak için 7-8 saatim kalıyor molaları çık 6-7 saat. Son 15 günde eve kalan zamanda hangisini yapmam daha mantıklı?

  1. Seçenek: Full AYT fen basmak. Kaç net artıracağımı hiç bilmiyorum tekrar videolarından gidip test kitaplarından az test çözerek götüreceğim.

  2. Seçenek: Full AYT mat basmak. Yine kaç net artıracağımı bilmiyorum sadece eksik olduğum konularda hızlıca konuyu öğrenip fasiküllerden bazı sorulara bakarak gitmeyi düşünüyorum. Kalan konuların hepsi için kalem oynatılmamış fasiküller var.

  3. Seçenek: Biraz AYT mat biraz AYT fen basmak. Bunda da kaç net artıracağımı bilmiyorum. Ortalama 6 saatlik zamanın 3 saatini mat 3 saatini fene ayıracağım. Pek mantıklı bulmuyorum çünkü tüm zamanı mata ayırırsam standart sapmanın, tüm zamanı fene ayırırsamda daha çok netin beni öne geçireceğini düşünüyorum. Ama pek bilmiyorum tabii yanılıyor da olabilirim.

  4. Seçenek: Full TYT basmak. Dil bilgisi + sosyal çalışması yapacağım. Ve kalan zamanda günün tamamını denemelere ayıracağım. Süre sıkıntısını tamamen aşarak netleri 95-100 bandına çekebileceğimi düşünüyorum.

Sizce hangi seçenek daha mantıklı ve neden? Sebebini belirtmeniz benim için çok önemli.

reddit.com
u/senagli0n — 3 months ago

Şu draje çok iyi değil mi?

Denemediyseniz bi deneyin derim. Dışı çikolata içi kahve çekirdeği. Türk kahvesinin yanına acayip iyi gidiyor. Ama normal atıştırmalık gibi boş boş yenmez. Öyle çok büyük bir beklentiniz olmasın, ilk defa böyle bir şey gördüğüm için hoşuma gitti paylaşmak istedim sonra alıp pişman olmayın.

u/senagli0n — 3 months ago

Alkol neden dostunuz değildir?

!MİDESİ HASSAS OLANLAR OKUMASIN!

Not: Bu yazı asla alkolü özendirmek için yazılmamıştır. Aksine, alkolün kötü etkilerini belirtmek için yazılmıştır. Bilginize.

Bugün bilgisayarda liseden kalma whatsapp yedeğimi buldum. Girip baktığımda eski videolarımı gördüm. Kaç yıl geçti, dün gibi hatırlıyorum. Lise sondayken bir gün arkadaşlarla içmeye gitmiştik. İçmeye gitmiştik dediğim öyle bir mekana felan değil, baya alkolleri aldık kuytu köşe bir yerde içmeye başladık. Ergen dramı, o gün biraz dertliydim. Önceden söyledim, bugün bokunu çıkaracağım, görmek istemiyorsanız erken gidin dedim. 3-4 kişiydik. Biri hariç hepsi erkenden gitti. Oturduk bu çocukla yan yana, kalanları devirdik. Arkadaş fazla içemedi, 1-2 biradan sonra kalanını bana verdi. Yarım saat bi saat gibi bir sürede 5-6 kutu kırmızıyı devirdim. Öncesi de vardı tabii ama asıl vuran kısım o ani yükleme oldu. Üstelik aç gitmiştim, o günkü hevesle hiçbir şey yememiştim. Fıstık bile yoktu. Kafası öyle bi vurdu ki anlatamam. Başta anlamıyorsunuz, çakırım sanıyorsunuz ama siz hiçbir şey anlamadan komalık oluyorsunuz. Arkadaşla muhabbet ederken biraz dertlendik. Bilinç de yarı açık tabi açıp videoya çektim anı kalsın diye. Sonradan izlemiştim, arkada son ses müzik, kafa kafaya vermiş dertleşiyoruz. O bana bir şeyler anlatıyor, ben ona bir şeyler anlatıyorum, sonra biraz müzik dinliyoruz. O müziği dinlediğimiz arada gittim çok iyi hatırlıyorum. Gözümü açmaya çalışıyordum ama açamıyordum. Arkadaş az içtiği için biraz ayılmıştı. Benim durumumu fark etmiş, bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. Anlattığına göre gözlerim kapalı, tenim buz gibi soğuk soğuk terlerken ellerim titriyor ve hiçbir şeyi duymuyormuşum. Üstelik o gün hava sıfıra yakın derecelerdeydi sağ kaldığım için gerçekten çok şanslıyım. Bazı anları hayal meyal hatırlıyorum, arkadaş beni ayıltmak için tokat atıyordu. Sırf ona sinirlenip geri vurmaya çalıştığım için ayık kaldım. Yoksa çoktan komaya girmiştim. Ama şerefsiz nasıl vuruyordu alkollü olmama rağmen acıtıyordu amk. Sonradan hiç kızmadım tabii, çocuk da çok korkmuş. Bizim arkadaşları aramış gelsinler diye. Çok iyi hatırlıyorum, en son tam gittim gidicem, kafamı bi çevirdim bizim çocuklar geldi. Ellerinde poşet, doldurmuşlar kahveyi ayranı soğuk suyu. O zamanlar onlarla gerçekten aile gibiydik. Herkes herkesin her şeyini bilirdi ama herkes birbirine sırt sırta dayayıp yardım ederdi, derdini paylaşırdı. Şimdilerde öyle bir şey yok. En azından bana öyle geliyor. Neyse, bizim arkadaşlar geldi, o anda ne kadar sevindiğimi anlatamam. Ulan gecenin bilmem kaçı, çocuklar evlerinden kalkmış gelmişler sırf benim yediğim boku temizlemek için. Geldiler, buz gibi acı kahve içirmeye zorladılar. Kusacağım dedim içirmeyin. Zorla içirdiler ve kustum tabii. Dostlar alkol o kadar boktan bir şey ki ne yaptığınız hakkında hiçbir fikriniz olmuyor. Kusmuşum ama kendi üzerime kusmuşum. Hiç farkında bile değilim. Sonra üstüne oturmuşum. Arkadaşların da midesi kalkmış tabi onlar da bırakmışlar bir kenara. Tabii eğlence çıktı ya puştlara, videoya çekmişler. Eğleniyorlar kendilerince, soru soruyorlar yok beni seviyon mu yok şu olaya ne diyon felan filan. O videoları buldum işte. Tamam güzel, eğlenceli anlar ama o kadar iğrendim ki kendimden, o kadar utandım ki anlatamam. Alkol insanı aptallaştırıyor. Ağzım yüzüm yamulmuş, ne dediğimi ne yaptığımı bilmiyorum, kendi kusmuğumda yüzüyorum gerçekten o görüntü çok iğrençti. Arkadaşlar da gülüyor ama bir yandan da üzülüyor. Arkadan sesler geliyor oğlum sen ne ara bu hale geldin bu sen değilsin felan diye. Gerçekten çok utandım. Neyse güldük eğlendik rezilliği toparladık, en son tam gideceğiz birden bekçiler geldi. Bekçiler benim halimi görünce arkadaşlara sormuş ne oldu felan diye. Çocuklar da manitasından ayrıldı felan diye benim başıma dert açılmaması için ufak yalanlar söylemiş. Bekçi ağabeyler de sağolsun hiçbir şey dememiş. Daha doğrusu pek insan olmayan bir yerde olduğumuz, çevreye rahatsızlık vermediğimiz için bir şey dememişler diye düşünüyorum. Klasik bi üst araması yapmış, üstünüzde bir şey var mı felan demiş. Kustuktan sonra canlandım ya, atlamışım hemen. Yok ağabey üstümüzde en ufak bir şey varsa yok bilmem neyiz şöyle böyle baya bağırmışım özür dilemişim uğraştırdığım için etrafı ben toplarım siz uğraşmayın felan demişim ama kendimi bilmiyorum bağırarak konuşmuşum. Ulan öyle ters konuşulur mu arkandan kan alırlar. Adamlar bizim arkadaşlara demiş şunu alın götürün diye onu duyunca arkadaşlara alın beni diye kendimi teslim etmişim. Çok büyük adamlardı, ellerinden gelen en iyi şekilde davrandılar. Neyse en son toplandık gittik kütüphane gibi bir yere. Ayıldım ama üstümü temizlemem lazım lavabo olan en yakın yer orası. Girdik zemin kattaki lavaboya, ben üstümü temizledim. O ara kamerayı çıkarmış video çekiyorlar. Bana diyorlar ki teke tek atalım daha iyi ayılırsın. Teke tek dediğim güreş yani. Tamam dedim. Bizim iki arkadaş karşıma geçti başladık güreşe. Ufak yumruklar da var tabi ama öyle can acıtacak düzeyde değil. Ayılmış gibiydim ama teke tek başladığı gibi benim bilinç kapandı. Bizim arkadaşın biri bi tane tokat vurmuş, ben ona yumruklarla girişmişim. Sonra bilincim açılıyor, diğerine dönüp ona da birkaç kez vuruyorum. Merak etmeyin öyle can acıtacak düzeyde değil, gülüyorlar zaten. Sonra tekrardan bilinç kapanıyor. Zaten ne olduysa orada oluyor. Ben arkadaş ortamında en iri kişiydim. Biraz çekinirlerdi ters bir hareket yapmaya. Hiç gücümü kullanmıyordum çünkü. Ama o anda kafam yerinde olmadığı için arkadaş benim ona baktığım anda kaçmaya başlamış. Tam kapıyı açıp çıkacakken kafasının arkasına bir yumruk vurmuşum. Hızlı vurmamışım ama o ittirmeyle kafası birden kapıya girmiş. Sonra aynadan kendine bakarken gözüm açılıyor. Ben rüyadayım zannediyorum, hiç bilmediğim bir yerde duruyorum. Karşımda bizim arkadaş aynadan kendisine bakıyor. Sonra bi dönüyor kafasında beyzbol topu büyüklüğünde bir şişlikten kan akıyor. Sana kim yaptı bunu diyorum, oysa ki ben yapmışım. Ne, ben mi yaptım felan diyin duvarlara mermerlere vuruyorum, nasıl yaparım bunu diyorum. Tabii o sesi duyanlar kavga var zannederek polisi aramış. Polis gelip en çok kullanılan üst kattaki tuvalete gittiği sırada biz çıkıyoruz tabii. Tamamen ayık durumdayım, arkadaşı hastaneye götürdük. Bi iğne vurup pansuman yapıp gönderdiler. En son geçen sene arkadaşla karşılaştık, yara izi hala duruyordu. Neyse işte, arkadaşı da tedavi ettirdikten sonra evlere dağıldık. Şuan hiçbiriyle konuşmuyoruz ama o gün bana yaptıkları iyiliği hiçbir zaman unutmam. Anlaşamasak da hepsinin yeri bende ayrıdır.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Bütün bunlara sebep olan tek şey o alkoldü. Bütün bu dediklerim olurken benim bilincim kapalıydı. Hepsini sonraki gün gösterdikleri videolardan öğrendim. Tabii hikayenin bazı kısımlarında bilincim açıktı ama bu dediğim sadece birkaç saniyelik kısımlar. Geri kalan hiçbir yerde ben yokum. O zamanlar o kadar mutlu, o kadar temiz olmasaydım neler olurdu tahmin bile edemiyorum. Ona rağmen o videolarda kendimden o kadar iğrendim ki o günden beri ağzıma bir damla alkol sürmüyorum. Şimdi videoları tekrar gördüm, ne kadar iyi bir karar olduğunu daha iyi anladım. Alkol dostunuz değildir. Ben en iyi senaryoda, bu kadar iyi arkadaşlara sahipken, bekçilere varana kadar mükemmel insanlara denk gelmeme rağmen, aslında çok eğlenceli bir anı olarak anlatabilecekken bu kadar iğrendiğimi dile getiriyorsam az da olsa şu dediklerimi önemseyin. O gün saçma saçma şeyleri dert edinip hem kendimi hem de çevremi büyük bir derde soktum, birinin vücudundunda kalıcı bir yara izi bıraktım. O gün o arkadaşlarım olmasa, zamanında gelmeseler, ne yapacaklarını bilmeseler belki de bugün aranızda olmayacaktım. Bu bazılarınız için büyük bir olay olmayabilir, umursamayabilirsiniz ama emin olun kendinizi o halde görmek şu hayatta en son isteyeceğiniz şey. Ben şanslıydım, bana kendinden çok değer veren dostlarım vardı. Yoksa bunu çok rahatlıkla koz olarak kullanabilirlerdi. Şu gün gördüğüm kadarıyla böyle arkadaşlıklar pek yok. Olsa bile dediğim gibi ben en iyi senaryoda bile kendimden tiksindim. Bu arada benim ailem çocukluğumdan beri alkolü yasaklamaz. Ama heves işte, bir kez olsun sonuna kadar gitmek istedim. Ve çok iyi tecrübe etmiş birisi olarak sölyüyorum, yolun sonu kapkaranlık. Hayatımda keşke yaşanmasaydı dediğim nadir günlerden birisi. O yüzden unutmayın, bir şeyden ders almanız için o şeyin illa başınıza gelmesi gerekmiyor. Alkol dostunuz değildir, hiçbir zaman da olamaz. O yüzden lütfen dinleyin, size bir abi, kardeş, dost olarak söylüyorum, alkolden uzak durun. Hiçbir şey kaybetmezsiniz ama çok şey kazanırsınız. İyi geceler...

reddit.com
u/senagli0n — 3 months ago

Yalnızca birini seçebilseydiniz, gördüğünüz her rüyanın bir yere kaydedilip tekrar izlenebilmesini mi isterdiniz yoksa her rüyanızda istediğiniz her şeyi yapabilmeyi mi?

Rüyalarınızın kaydedilmesini seçerseniz göreceğiniz rüyaları değiştiremezsiniz ama bilinciniz kapalı şekilde gördüğünüz rüyaları açık bir bilinçle tekrar izleyerek bilinçaltınızı daha iyi anlayabilir, kendinize doğru soruları sorabilir ve doğru cevapları bulabilirsiniz. Bu sayede normal zamanda fark etmediğiniz şeyleri yalnızca tek tuşla açıp izleyerek görebilir, belki hayatınızda yaşadığınız sorunların çözümlerini bulabilirsiniz. Kısacası buna hiçbir detayı atlamadan yapılan bir bilinç kontrolü diyebiliriz. Ama rüyanızı kontrol etmeyi seçerseniz gerçek dünyada yapamadığınız her şeyi geceleri rüyalarınızda yapabilirsiniz (hiçbirinin gerçek olmadığını bilerek). Yaşadığınız rüyalardaki hisleriniz normal zamanda gördüğünüz rüyalardaki gibi olacak. Örneğin koku alamıyorsanız yine alamayacaksınız. Veya yazıları okuyamıyorsanız yine okuyamayacaksınız. Ya da rüyanızda sarhoş gibi ne olduğunu anlamıyorsanız yine anlamayacaksınız ama film izler gibi isteğiniz dışında olan olayları görmektense kendi istediğiniz şeyleri göreceksiniz/yaşayacaksınız. Tabii ki bu gerçek hayattaki psikolojinize de etki edebilir. O yüzden bunları bilimkurgu filmi gibi düşünmek yerine birkaç yıl sonrasının buluşları olarak düşünürseniz daha gerçekçi bir yaklaşım sergileyebilirsiniz. Peki siz olsanız, hangisini seçerdiniz?

reddit.com
u/senagli0n — 3 months ago

Şundan nerde bulabilirim?

Patos Rolls Ballı Hardallı. Birkaç ay önce zincir marketlere gelmişti. Şu güne kadar yediğim en iyi cips. Ama şimdi hiçbir yerde bulamıyorum. Migrosun internet sitesinde stokta gözükmesine rağmen yaşadığım şehirde bulunmuyor. İnternetten toplu şekilde de getirtmek istemiyorum. Bundan nerede bulabilirim?

u/senagli0n — 3 months ago

Yabancı izleyicilere nasıl ulaşılır?

Yabancılar için Türkiye hakkında içerikler üretmek istiyorum. Bir yeri/şehri tanıtma amaçlı değil. Kültürümüzden, düşüncelerimizden bahsetmek için. Örneğin ilk fikir olarak anadolu türkülerinin ne demeye çalıştığını, felsefesini, arka plan hikayesini anlatmayı düşünüyorum. Videoyu ingilizce olarak yapıp seslendirmeyi ai ile yapacağım. Ancak yayınladıktan sonra sadece Türklerin önüne düşmesinden korkuyorum. Örneğin yabancı kanalların Türkçe şarkılara çektiği reaksiyon videoları ne kadar yabancılar tarafından çekiliyor olursa olsun çoğunlukla Türklerin önüne düşüyor. Bunu yorumlardan anlayabilirsiniz. Benim istediğim şey çoğunluğun yabancı kitle olması. Bunu nasıl yapabilirim? Vpn gibi araçlar işe yarar mı? Veya yeni bir hesap açıp konumu yabancı bir ülke olarak belirlemek etki eder mi? Nasıl bir yol izleyebilirim?

reddit.com
u/senagli0n — 3 months ago

Sizi geceleri uyutmayan şey ne?

O içinizde ukte kalan, aklınıza geldiğinde etrafınızın karardığı, kendinizle bile konuşmak istemediğiniz şey ne?

reddit.com
u/senagli0n — 3 months ago