Stirner "Çıkar" ile Ne Kastediyor?
Analiz
Felsefe tarihi boyunca "egoizm" kelimesi, genellikle bir tür "kişisel çıkar" (self-interest) fikriyle ilişkilendirilir. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Stirner’in Der Einzige und sein Eigentum (Biricik ve Mülkiyeti) eserinin çeşitli çevirilerinde bu terimle sıklıkla karşılaşırız.
Terim, olası anlamları bakımından çeşitlilik gösterir; ancak bunu geniş anlamda "kendini gözetme" veya "bencillik" (bunun da kesin anlamı değişkenlik gösterse de) olarak kavrayabiliriz. "Kişisel çıkar", kişinin kendisine, kendi refahına veya esenliğine yönelmiş olan, kendini gözeten çıkardır. Daha yüksek ideallere (örneğin bilgiye) öncelik veren varyasyonlar bile, bu ideallerin barındırdığı düşünülen kişisel fayda nedeniyle bunu yaparlar ("bilginin peşinden koşmak kişinin kendi çıkarınadır" vb.).
Ancak sorun şudur ki, orijinal Almancada aslında böyle bir kelime mevcut değildir: Stirner’in hiçbir şekilde bir kişisel çıkar kavramı yoktur.
bu yazı, metnin hem Landstreicher hem de Byington çevirilerinde yaygın olarak "kişisel çıkar" şeklinde çevrilen iki Almanca terimi detaylandıracaktır: Eigennutz ve Interesse. Bunu yaparken, Stirner’in "kişisel çıkar"a dair hiçbir gayrişahsi kavrama bağlı olmadığını, aksine bunu yapmaya yönelik çeşitli girişimlerle aktif bir diyalog ve direniş içinde olduğunu savunacaktır.
“Interesse”
"Kişisel çıkar" terimi Stirner’in başlıca eserlerinde aslında hiç geçmez. Örneğin Wolfi Landstreicher’ın “Stirner’in Eleştirmenleri” edisyonunda "kişisel çıkar" olarak çevrilen kelime, aslında Almanca bir kelime olan “Interesse”dir (yalnızca “çıkar/ilgi”). “Interesse” veya “Çıkar”—kişinin bir şeye duyduğu fayda, eğilim, motivasyon vb.—genellikle bir "dava" veya "çağrı" ile ilişkilendirilen geniş bir terimdir. Bir insanın kişisel bir çıkarı olabileceği gibi, insani bir çıkarı, sivil çıkarı, siyasi çıkarı veya şahsi çıkarı da olabilir.
Stirner’in “Interesse” kelimesiyle yorum yaptığı yer, tam da bu söylemlerdir. Şöyle ki, ‘Ne’ye Karşı ‘Kim’ başlıklı [gelecek] yazımızda tartışıldığı üzere Stirner, bunu gayrişahsi olan ile şahsi olanı karşılaştırma bağlamında yapar. Felsefenin, toplumun, siyasetin, ekonominin vb. pek çok "çıkarı", bir şekilde peşinden koşmakla yükümlü olduğum gayrişahsi, "daha yüksek" çıkarlar olarak sunulur.
Bize dayatılan bu gayrişahsi çıkarlara egoistçe direnen Stirner, terimi zorla şahsileştirir: Benim çıkarım, bizzat benim ilginç bulduğum şeydir (Stirner’in Eleştirmenleri (iv) ¶33):
Stirner ilkelerini bu çıkarda, çıkarın kendisinde mi buluyor? Yoksa tam tersine, "ezeli ve ebedi olarak ilginç olana" karşı—ilgisiz olana karşı—sizin biricik çıkarınızı mı uyandırıyor? Ve sizin kişisel çıkarınız bir "ilke", mantıksal bir—düşünce midir? Biricik gibi, o da düşünce dünyasında bir ifadedir; ama sizde, bizzat sizin gibi biriciktir.
Benim çıkarım, onunla nasıl etkileşime girmek istiyorsam ve buna nasıl muktedirse, öyle etkileşime girdiğim her şeydir. "Benim çıkarım" terimi açıkça bir ifade olsa da, Realizm ve İdealizm üzerine olan [gelecek] yazımızda tartışıldığı gibi, isimlerin veya işaret zamirlerinin yaptığı gibi bir şeyi keyfi olarak belirten işaret edici bir ifadedir.
Stirner burada benim kendime ait, şahsi çıkarımı dile getirmeye odaklanmıştır. Olgunluk dönemindeki çalışmalarının çoğunda olduğu gibi, daha yüksek çağrıların ve zorunlu tanımlamaların arkasında gizlenmiş olan yaşayan, kanlı canlı insana dikkat çekmeyi amaçlar. Bunu yaparken terim tamamen şahsi ve dolayısıyla tekil hale getirilir. "Kişisel çıkar" veya "kendini gözetme" kavramına geri dönecek olursak, Stirner bunu sırf gayrişahsi ve dolayısıyla evrensel olması gerekçesiyle tamamen çözer (Stirner’in Eleştirmenleri (iv) ¶31:5):
Dolayısıyla insan, çıkardan bir mutlakiyet bile yaratabilir ve ondan "insani çıkar" olarak bir çıkar felsefesi türetebilir; evet, ahlak aslında insani çıkarın sistemidir.
“Eigennutz”
"Kişisel çıkar" terimi Stirner’in Eleştirmenleri’nde genellikle Interesse’nin bir çevirisi olsa da, Stirner’in Biricik ve Mülkiyeti (yani Landstreicher çevirisi) eserinde Almanca Eigennutz kelimesinin bir karşılığı olarak görünür.
Bu terim, Stirner’in sürekli kullandığı geniş bir “eigen-” (kendi/öz) kelimeleri ailesinin bir parçasıdır (örneğin Eigenwille (kendi-iradesi), Eigentum (mülkiyet), Eigenheit (kendi-lik/özgünlük), Eigener (malik/sahip) vb.). Buradaki “eigen”, aidiyeti belirtir ve İngilizcedeki "own" (örneğin benim "kendi" işim) veya "peculiar" (bana "özgü" olan şey) gibi kelimelerle karşılaştırılabilir.
Aslında Stirner kelimeyi tam da bu şekilde analiz ederek “eigen” (kendi) ve “Nutz” (fayda veya kullanım) olarak parçalarına ayırır. Ardından bunu, (“gemein” bu bağlamda “ortak” anlamına geldiği için “ortak fayda” anlamına gelen) “Gemeinnutz” terimiyle ve (genellikle “bencil olmama” olarak çevrilen) “Uneigennützigkeit” ile karşılaştırmaya girişir. Vardığı nihai sonuç, "kendi-faydası" [Eigennutz] ile "ortak-fayda"nın [Gemeinnutz] mutlaka birbirine düşman olmadığı ve "ortak-fayda" ile "bencil olmama" durumunun eş anlamlı olmadığıdır.
Benzer şekilde, “Eigennutz”u diğer “eigen-” terimlerine bağlayan Stirner, “Eigennutz”u da tüm “eigen-” kelimelerinin tabi tutulduğu o belirli bir anlama sahip olmayı çözme sürecine tabi tutar. Kelimenin olağan tanımı (gerçekten de “bencillik” ya da “kişisel çıkarcılık” benzeri bir anlama gelir), bana her nasıl faydalı oluyorsa öyle olan, şahsen bana faydalı şeye, yani benim “kendi faydama” dönüşür. — Sonuç olarak, Stirner için çoğunlukla “bencillik” olarak çevrilen terim, herhangi bir “ben” (self) kavramına atıfta bulunma yeteneğini tamamen kaybeder. Psikolojik Egoizm üzerine olan yazımızda tartıştığımız gibi, Stirner için tüm davranışlarım “bencilce”dir; çünkü davranışı gerçekleştiren bizzat benimdir, tüm davranışlarımın şu ya da bu “kendini gözetme” kavramının merceğinden tanımlanabilmesi ve tanımlanması gerektiği için değil.