
Distopyada yaşıyormuşum gibi hissediyorum ve tek başımayım.
Dışarı çıktığımda kaygılanmaktan gözlemci moduna geçip yaşayamıyorum.
Etrafta herkes çok mutlu gözüküyor ve kalabalıklar içindeler. Tek başına bulunmuş olanlar da düşkün ya da yalnız gibi durmuyor, sanki bir sevdiğine, en yakın arkadaşlarına, hayatının aşkıyla buluşmaya vs gidiyormuş gibi.
Ya instagram kaydırıyorlar, ya whatsapptan birilerine yazıyorlar, ya snapchat ya da tetris çakması bloklu değişik bir oyun oynuyorlar.
Tüm bunları izliyorum ben nerede yaşıyorum ve ben ne yaşıyorum x diyorum. Burası bazen cehennem bazense içeri alınmadığım ışıl ışıl lunapark, değişmeyen tek şey statüm: disconnectus erectus, belki o bile değilim canlılığıma nabzım dışında bir işaret bulunduğunu unutuyorum sık sık.