
u/Pgvxa

Boykot n*stle
Nestlé: Bebek maması pazarlamasındaki geçmiş etik skandallar, kakao üretiminde çocuk işçi çalıştırıldığına dair iddialar ve fakir bölgelerdeki tatlı su kaynaklarını kapatıp şişeleyerek satması gibi insani ve çevresel gerekçelerle küresel boykotların en eski hedeflerinde
Hatta zamanında ceo diyordu galiba "su herkesin hakkı değil" tarzında bir şey diyordu
Kısa bir yanlış anlaşılan Meta Fetişizmi Kavramı açıklaması
Meta fetişizmi ne değildir: Kapital'in ilk bölümünün son başlığı "Metanın Fetiş Karakteri ve Bunun Sırrı" olarak başlıklandırılmıştır. "Meta fetişi" kavramı Marx'ın zamanından bu yana belirli bir yaygınlık kazansa da her zaman Marx'ın ele aldığı biçimde anlaşılmamış ve kullanılmamıştır. Marx "meta fetişi" kavramını, kapitalizmde insanların nasıl metaların tüketimine yersiz bir önem verdiğini veya belirli metaları statü sembolleri olarak fetişleştirdiklerini tanımlamak için kullanmamıştır. Bu kavram aynı zamanda bir markayı fetiş hale getirmeyi de ifade etmez. Statü sembolleri olarak pahalı metalara sahip olmanın arkasında deşifre edilmesi gereken bir "sır" yoktur.
(Michael Heinrich Kapital'e Giriş Yordam Kitap sf.81)
Fetişizm Ne Anlamda Kullanıldı (Dini Kökeni):
Normalde "fetişizm" ilkel toplumlarda insanların kendi elleriyle yaptıkları tahta veya taştan putlara doğaüstü güçler atfetmesi ve sonra da kendi ürettikleri bu nesnelere tapınması durumudur. İnsan ürünü olan nesne, sanki kendi kendine bir güce sahipmiş gibi algılanır. Buradaki temel konu da aslında budur
Örnek verecek olursak:
Telefon alırken özelliklerine bakarsın "İşlemcisi şu kadar güçlü, kamerası 200 megapiksel, işletim sistemi mükemmel, Bataryası uzun süre gidiyor..."
İşin Toplumsal Emek Tarafı:
O telefonun o vitrine gelene kadar arkasında dönen devasa toplumsal ilişkileri normalde hiç düşünmeyiz. Oysa o telefonun var olabilmesi için:
Afrika'daki madenlerde kobalt çıkaran işçilerin,
Asya'daki fabrikalarda günde 12 saat o çipleri birleştiren montaj işçilerinin,Yazılımla uğraşan binlerce mühendisin,
Onu gemilerle taşıyan lojistik personelinin emekleri birbiriyle ilişki içine girmiştir.
Fakat sen telefonu satın alırken veya arkadaşlarınla onun hakkında konuşurken, bu insanların harcadığı toplumsal emekleri konuşmazsın. Senin için ilişki, sen ve telefon arasındadır. Değer, insanların birbirleriyle kurduğu üretim ilişkisinden kopmuş; doğrudan doğruya telefonun camına, metaline ve malzemesine yapışmış gibi görünür. Telefon, arkasındaki binlerce işçinin emeğini gizleyen gizemli bir örtüye dönüşür.
Meta fetişizmi kısaca budur. Telefon kendiliğinden o değerde var olmuş gibi düşünülür ve bu istemeden herkesin yaptığı bir şeydir.
Küçük düşürülmenin sınırı yok: Macron sabah koşacak diye Ankaralılar parka gidemeyecek!
Dünyanın en büyük terör örgütü olan NATO’nun liderleri gelecek diye Ankara’yı açık hava hapishanesine çevirmeye kalkan AKP, Macron sabah koşusu yapacak diye Dikmen Vadisi veya Botanik Parkı’nı halka kapatacak.
AKP, kendi iktidarının geleceği açısından büyük önem verdiği NATO Zirvesi öncesi ardı ardına skandal kararlar aldı.
Önce 6-12 Temmuz arasında kentte sıkıyönetim ilan eden, düğünleri ve mezuniyet törenlerini dahi iptal ettiren AKP, önceki gün ise kentte 13 günlük bir OHAL ilan etti.
OHAL’i hayata geçirmek adına kenti adeta felç edecek bir dizi kararı da peşi sıra alan iktidar partisi, NATO liderlerinin keyfi talepleri için de harekete geçti.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un sabah saatleri için koşu pisti talep ettiği haberlerinin ardından iktidarın Dikmen Vadisi ve Botanik Parkı’nda Macron için koşu parkurları ayarladığı iddiası gündeme geldi. Daha önce de Eymir’in Macron için düzenleneceği iddia edilmişti.
Söz konusu yerler Ankara’da binlerce yurttaşın nefes alma alanları.
Macron gelecek diye bu alanların onun için rezerve edilmesi durumunda binlerce Ankaralı için kent her anlamıyla açık hava hapishanesine dönecek.
TKP dava açmıştı
Ankara Valiliği tarafından önceki gün ilan edilen ve Ankara’yı her anlamıyla kilitleyecek kararlara karşı Türkiye Komünist Partisi tarafından yürütmeyi durdurma talebiyle dava açıldı.
TKP açıklamasında “Ankara Valiliği 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO zirvesine ilişkin kentte 13 gün sürecek utanç verici bir yasaklama kararına imza attı. Dünyanın en büyük terör örgütü NATO’nun liderleri Ankara’ya gelecek diye başkentte NATO karşıtı eylem ve etkinliklerin yasaklanmasını öngören bu karara karşı partili avukatlarımız bugün yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle dava açmıştır. Bu ülkenin sahibi ne NATO temsilcileri ne de onların işbirlikçileridir. Bu vesileyle bir kez daha ülkemizin tüm yurtseverlerini, cumhuriyetçilerini, onurlu halkını emperyalizme karşı mücadeleyi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz” denilmişti.
WhatsApp normalde güncelleme olarak gelmesi gereken özellikleri "Plus" Olarak 42 liralık abonelik ile satmaya başladı
Anthropic CEO’su okul saldırısındaki kullanım biçiminin şirket politikalarını ihlal etmediğini söyledi.
• Amodei, “Bakın, bu modellere erişimimiz yok; bu modellerin tam olarak nasıl kullanıldığını bilmiyoruz" dedi.
​
• Anthropic CEO’su ayrıca, okul saldırısındaki kullanım biçiminin şirket politikalarını ihlal etmediğini ve askeri liderlerin “en iyi koşullarda bile” hata yapabildiğini söyledi.
​
• Amodei, “Benimsediğimiz ilke ve burada da uygulandığını düşündüğüm ilke şu: Son kararı bir insan verir” diye ekledi.
​
Kaynak:https: //www.forbes.com.tr/yapay-zeka/anthropic-ceo-sundan-aciklama-abd-iran-saldirilarinda-claude-u-nasil-kullaniyor
Hasan Tahsin, 107 yıl önce bugün ilk kurşunu sıktı: "- Biz ki Osmanlı sosyalistleriyiz.. Bizim iki amalımız (emelimiz) vardır. Biri sınıfı zalimiyeyi hak vermeye icbar etmek, ötekisi sınıfı mazlumiyeyi istihsal hakkına muktedir kılmak.."
https://www.sozcu.com.tr/15-mayis-1919da -izmirde-ne-oldu-kuvayi-milliyenin-kivilcimi-neden -izmirde-parladi-wp4746546
https://www.bbc.com/news/articles/c5y9wlnwl85o
Heykel görüldüğü üzere bayraktan önünü göremeyip uçurumdan aşağı doğru adım atan birini tasvir ediyor
​
Doruk Madencilik işçileri, yıllardır ödenmeyen ücret ve tazminatlarını almak için başlattıkları mücadelede Ankara yürüyüşüne başladı.
Geceyi işletme önünde geçiren işçiler, sabah saatlerinde Ankara’ya doğru yürüyüşe geçti. İşçiler, Eskişehir il sınırına vardı.
İşçiler, Ankara’ya ulaşana kadar yürüyüşlerini sürdürmekte kararlı olduklarını belirtti.Bağımsız Maden-İş üyesi işçiler, Eskişehir’den başlattıkları yürüyüş öncesinde Doruk Madencilik işletmesi önünde gece bir araya geldi.
**İŞÇİLER NE TALEP EDİYOR?
Doruk Madencilik işçilerinin talepleri:
*Aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesi,
*TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alan tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi,
*Halihazırda çalışan işçilere rızası olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,
*İSİG kurallarına uygun güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması,
*Sendikamız üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,
*Madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınması.
https://www.birgun.net/haber/doruk-madencilik-iscileri-ankara-yuruyor-705450