Eskiden Kur’an merkezli düşünüp sonrasında vazgeçen kişilere ;

Allah’ın selamı üzerinize olsun. Kur’an merkezli düşünceye yakın birisi olarak sizlere danışmak istiyorum, sizi bu şekilde düşünmekten vazgeçirip şuanki itikadi yaklaşımınıza yönlendiren şeyleri detaylı olarak açıklarsanız sevinirim.(Ayreten özellikle eski bir Kur’an’cı olmanız şart değil)

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 12 days ago
▲ 51 r/KuranMuslumani+2 crossposts

Türkiye’deki lgbt derneklerine fon sağlayan kurum ve kuruluşlar tespit edildi.

Aralarında;

• ABD Dışişleri Bakanlığı
• Fransa Büyükelçiliği
• Hollanda Dışişleri Bakanlığı
• Almanya Konsolosluğu da bulunuyor.

u/TruthSeeker-T — 1 month ago

How should I fix the ergonomics of my office chair? Lumbar cushion, seat cushion, or different chair?

Hi everyone,
I’m trying to make my current office chair more ergonomic, but I’m not sure what the correct solution is.
I’m 170 cm (5’7”) tall and around 85 kg (187 lbs). I currently use a Seduna Benin office chair. The chair has a sliding seat, but the seat is already at its furthest-back position.
My main problem is the seat depth and lumbar support:
If I sit all the way back, the front edge of the seat touches the back of my knees.
If I move forward enough to leave about 2–3 fingers (roughly 3–5 cm) of clearance behind my knees, my legs feel much more comfortable.
However, in that position, my lower back no longer reaches the chair’s lumbar support.
My hips/buttocks also don’t feel particularly comfortable on the seat.
I previously tried an 8–9 cm thick lumbar cushion, but it felt too thick and pushed me too far forward.
So I’m wondering what the ergonomically correct solution would be.
\*\*Should I:\*\*
use a separate lumbar support cushion?
use a seat cushion as well?
look for a thinner lumbar cushion with a specific thickness/depth?
look for a different type of office chair?
or replace the chair entirely?
If a lumbar cushion is the right solution, \*\*what dimensions should I be looking for?\*\* For example, what would be a reasonable thickness/projection, height, and width?
Likewise, if a seat cushion would help, \*\*what thickness and dimensions would be appropriate without raising me too much or making the seat-depth problem worse?\*\*
I also need something suitable for \*\*long hours of desk work\*\*, preferably breathable and not prone to causing excessive heat or sweating.
For reference, my approximate popliteal/seat-depth measurement is around 47 cm, although I’m not completely sure I measured it correctly.
I’m mainly looking for a \*\*long-term ergonomic solution\*\*, rather than simply adding a thick cushion and hoping it feels better.
What would you do in my situation?

u/TruthSeeker-T — 2 months ago

SALÂT: TARİHSEL HAFIZA, SOSYOLOJİK GERÇEKLİK VE MANTIKSAL ZORUNLULUK

Not:Kuran Merkezli düşünüyorum, içeriği bana ait ama yazıyı düzenlemesi için yapay zekadan yardım aldım.

Son dönemde İslam düşüncesi üzerine yapılan bazı tartışmalarda, "Salât" (Namaz) kavramının geleneksel olarak bilinen bedensel formunun (kıyam, rükû, secde) sonradan kurgulandığı; Kur’an’ın aslında sadece zihinsel bir dua, yönelim veya toplumsal destekleşmeyi emrettiği iddia edilmektedir.
Bu iddia, kağıt üzerinde yapılan soyut bir kelime analizine dayandırılsa da; tarih bilimi, kitle psikolojisi, lojistik gerçekler ve mantık kuralları ile test edildiğinde tarihsel bir imkansızlığa dönüşmektedir. Meseleye bütüncül yaklaşıldığında, namazın fiziksel formunun Peygamber döneminden günümüze kesintisiz ulaştığı, reddedilemez bir gerçeklik olarak karşımıza çıkar.
Aşağıdaki analiz, bu gerçeği kanıtlayan temel argümanları, pekiştirici örneklerle detaylandırmaktadır.

  1. En Güçlü Kanıt: "Görsel ve Amelî Tevatür" (Gözden Göze Aktarım)
    Tarihsel verilerin güvenilirliği konusunda yapılan en büyük metodolojik hata, namazın aktarımını bir "sözlü rivayet" (kulaktan kulağa oyunu) sanmaktır. Oysa namaz, sözlü değil, görsel ve eylemsel (pratik) bir aktarımdır. Bu iki aktarım türü arasında dağlar kadar fark vardır.
    \* Söz Uçar, Eylem Kalır: Kelimeler yüzyıllar içinde anlam kaymasına uğrayabilir. Ancak namaz; on binlerce insanın günde beş kez, aynı anda, senkronize bir şekilde icra ettiği toplu bir beden hareketidir. Bu bir metin değil, bir koreografidir.
    \* Stadyum (Meksika Dalgası) Örneği: Bir stadyumda 50 bin kişinin senkronize bir şekilde "Meksika Dalgası" yaptığını düşünün. Bu hareketi herkes yanındakini görerek yapar. Eğer aradan bir grup çıkıp ellerini kaldırmak yerine ayaklarını kaldırmaya başlarsa, bu "uyumsuzluk" anında göze batar ve kitle tarafından düzeltilir. Namaz da 1400 yıldır, günde 5 defa tekrarlanan ve hatayı anında düzelten (toplumsal otokontrolü olan) kitlesel bir eylemdir.
    \* Canlı Yayın Zinciri: Bir çocuk namazı ilmihal kitabından okuyarak öğrenmez. Babasından, dedesinden ve camideki cemaatten bizzat izleyerek, taklit ederek öğrenir. Bu zincir, Peygamberden bugüne kadar "gözden göze" ve "bedenden bedene" aktarılmıştır.
    \* Değişimin İmkansızlığı: İddia edildiği gibi bu hareketler sonradan uydurulmuş olsaydı; bu durum, milyonlarca insanın hafızasını aynı anda silip, onlara hiç bilmedikleri yeni hareketleri "Siz ve atalarınız bunu ezelden beri yapıyordunuz" diyerek kabul ettirmeye benzerdi. İletişim biliminde, geniş kitlelerin fiziksel alışkanlıklarını gizlice ve topyekûn değiştirmek imkansızdır.

  2. Lojistik Engel: 7. Yüzyılda "Kusursuz Organizasyon" Yanılgısı
    Namazın sonradan eklendiğini savunanlar, o dönemin dünyasını bugünün iletişim imkanlarıyla karıştırma (anakronizm) hatasına düşmektedirler.
    \* İletişim ve Merkeziyet Yokluğu: 7. yüzyılda İslam coğrafyası İspanya'dan Hindistan sınırına kadar genişlemişti. İnternetin, telefonun, televizyonun olmadığı; bir mesajın Şam'dan Horasan'a aylar sonra ulaştığı bir dünyadan bahsediyoruz.
    \* Koordinasyon İmkansızlığı: Böyle bir dünyada, gizli bir grubun veya devletin; birbirini hiç görmeyen Mısırlı, Yemenli ve İranlı Müslümanlara aynı anda ulaşıp, hepsine aynı hareketleri (rükû, secde, rekat sayıları) öğretmesi ve "Eski bildiklerinizi unutun, yeni namaz bu" diyerek kabul ettirmesi teknik olarak imkansızdır.
    \* Mantıksal Sonuç: Eğer bu ritüel sonradan ve yavaş yavaş oluşsaydı; iletişimin kopuk olduğu bölgelerde namaz farklı evrilirdi. Mısır'daki namaz başka, Irak'taki namaz bambaşka olurdu. Ancak dünyanın her yerinde namazın ana iskeletinin (Kıyam-Rükû-Secde) birebir aynı olması; bu ritüelin, topluluk dünyaya dağılmadan önce (yani merkezde, Peygamber zamanında) sabitlendiğini ve oradan yayıldığını kanıtlar.

  3. Sosyolojik Engel: "Sahabe Refleksi" ve Toplumsal Direnç
    Tarihsel sosyoloji, toplumların (özellikle de bedel ödemiş inanç topluluklarının) ritüel değişikliklerine karşı muazzam bir direnç (muhafazakarlık) gösterdiğini söyler. Namazın sonradan eklendiği tezi, bu "Tepki Potansiyeli"ni tamamen göz ardı eder.
    \* Sahabe Profilinin Karakteri: İlk Müslüman nesli (Sahabe); inançları uğruna işkence görmüş, yurtlarını terk etmiş, savaşmış ve canlarını vermiş insanlardı. Dini konularda son derece titiz, sorgulayıcı ve tavizsizlerdi.
    \* İsyan Senaryosu: Peygamber vefat ettikten sonra bir otoritenin çıkıp; "Artık günde 5 defa, şu saatlerde toplanıp, şu şekilde eğilip kalkacağız, bu Allah'ın emridir" dediğini varsayalım. Bu fedakâr kitle, "Peygamber bize 23 yıl boyunca böyle bir şey öğretmedi, siz ne uyduruyorsunuz? Bu bidattir!" diyerek isyan etmez miydi?
    \* Sessizlik Kanıtı: Tarih kitapları; halife seçiminden ganimet paylaşımına, hatta abdestte ayağın yıkanıp yıkanmayacağına kadar en ufak detaylarda çıkan kanlı tartışmaları yazar. Ancak ne hikmetse, dinin en büyük, en zahmetli ve en görünür direği olan namazın "icat edilmesi" konusunda tarihe düşülmüş tek bir itiraz şerhi, tek bir isyan kaydı yoktur. Bu mutlak sessizlik, rıza değil; uygulamanın tartışmasız orijinalliğinin kanıtıdır.

  4. Mantıksal Paradoks: "Seçici Tahrifat" Çelişkisi
    Namazın sonradan kurgulandığını iddia edenlerin senaryosundaki "Gizli Güç" (Örn: Emeviler, ruhban sınıfı vb.), mantıken izah edilemez bir çelişki barındırır:
    \* Kitabı Koruyup Pratiği Bozmak: Eğer bu güç, tüm dünyadaki Müslümanları hipnotize edecek kadar kudretliyse; neden Kur'an'ı da değiştirmedi? Neden Kur'an'daki ağır mali sorumlulukları (zekat/infak) veya kendilerini kısıtlayan, eleştiren ayetleri çıkarmadı?
    \* Postacı Analojisi: "Kur'an harfiyen korundu ama onu taşıyanlar namazı toptan uydurdu" demek; postacının getirdiği mektuba (Kur'an) güvenip, postacının kendisine (Taşıyıcı Ümmet) "yalancı" demek gibidir. Oysa mektubu taşıyan da, namazı taşıyan da aynı topluluktur.
    \* Amaçsız Zorlaştırma: Tarihte dini tahrif edenler, kitleleri yanlarına çekmek için ibadetleri zorlaştırmak için değil, hafifletmek için (örn: içkiyi helal kılmak, ibadeti kaldırmak) tahrifat yaparlar. Hiçbir güç, durup dururken halka günde 5 vakit, abdestli (soğuk suyla temizlik), uykuyu ve işi bölen zorlu bir "bedensel yük" uydurmaz. Bu, insan psikolojisine ve pragmatizme aykırıdır.

  5. Tarihsel Sağlama: Düşmanların Şahitliği
    Salât'ın fiziksel gerçekliği, hem İslam içi mezheplerin durumu hem de İslam dışı düşmanların tavrıyla sağlaması yapılan bir gerçektir.
    \* İç Sağlama (Mezheplerin İttifakı): İslam dünyası çok erken dönemde Sünni, Şii, Harici gibi birbirine düşman kamplara bölündü ve savaştı. Bu gruplar detaylarda (elleri bağlamak vb.) ayrışsa da; namazın ana iskeleti olan Kıyam, Rükû ve Secde konusunda tam bir ittifak içindedir.
    \* Soru: Eğer namazı Emeviler uydursaydı, Şiiler bunu reddetmez miydi? Düşman kardeşlerin "sonradan uydurulmuş bir yalan" üzerinde sözleşmişçesine ittifak etmesi imkansızdır. Bu, namazın kavgalar başlamadan önce sabitlendiğini kanıtlar.
    \* Dış Sağlama (Müşrik ve Bizans Gözlemi): Eğer Müslümanlar Peygamberden sonra "uydurma bir ayin" başlatsalardı; Müşrikler ve Bizanslılar "Bakın, Muhammed ölür ölmez dinlerini bozdular, uydurma şeyler yapıyorlar" diye propaganda yapardı. Ancak dönemin dış kaynaklarında bile bu yönde bir eleştiri yoktur.

  6. Metinsel Tutarlılık: Kur'an Ne Diyor?
    Son olarak, "Namaz sadece duadır" iddiası, Kur'an metninin kendi iç mantığıyla da çelişmektedir.
    \* Abdest (Maide 6): Kur'an, namaza kalkmadan önce yüzün, kolların (dirseklere kadar) ve ayakların yıkanmasını emreder. Sadece zihinsel bir dua veya soyut bir destekleşme için neden bu kadar detaylı bir fiziksel temizlik şart koşulsun? Fiziksel hazırlık, fiziksel bir icraatın habercisidir.
    \* Savaş Namazı (Nisa 102): Savaş anında silahları bırakmadan, nöbetleşe secdeye gidilmesi gibi detaylı koreografiler; Salât'ın sadece "kalpten geçirmek" olmadığını, zaman ve mekanla kayıtlı, bedensel disiplin içeren bir eylem olduğunu gösterir.

Sonuç
Salât'ın fiziksel bir ibadet olduğu gerçeği; bir dogma değil, rasyonel, tarihsel ve sosyolojik bir zorunluluktur.
7.yüzyılın kısıtlı imkanlarında; bu kadar geniş bir coğrafyada, mezhepler üstü bir mutabakatla, düşmanların itirazı olmadan, büyük bir toplumsal direnişle karşılaşmadan ve nesilden nesile görerek (mütevatir) aktarılan bir pratiği "uydurma" saymak; tarihin akışına ve akla aykırıdır. Namazın fiziksel formunu reddetmek, İslam tarihini gerçekleşmesi teknik olarak imkansız bir komplo teorisine indirgemek demektir.

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 2 months ago

SALAT: HISTORICAL MEMORY, SOCIOLOGICAL REALITY, AND LOGICAL NECESSITY

An Analytical Examination on the Physical Nature of Worship
In recent theological discussions, a claim has emerged suggesting that the traditionally known physical form of "Salat" (Prayer)—consisting of standing (qiyam), bowing (ruku), and prostration (sujud)—was constructed later in history. Proponents of this view argue that the Quran actually commands only a mental prayer, spiritual orientation, or social support.
While this claim may rely on abstract lexical analysis on paper, it turns into a historical impossibility when tested against history, mass psychology, logistical realities, and the laws of logic. When approached holistically, it becomes an undeniable reality that the physical form of prayer has reached us uninterrupted from the time of the Prophet.
The following analysis details the fundamental arguments proving this reality, supported by reinforcing examples.

  1. The Strongest Evidence: "Visual and Practical Tawatur" (Eye-to-Eye Transmission)
    The greatest methodological error made regarding the reliability of historical data is treating the transmission of prayer as a "verbal narration" (like a game of Chinese whispers). However, prayer is not verbal; it is a visual and practical (action-based) transmission. There is a mountain of difference between these two types.
    * Words Fly, Actions Remain: Words can undergo semantic shifts over centuries. However, prayer is a collective body movement executed synchronously by tens of thousands of people five times a day. It is not a text; it is a choreography.
    * The Stadium (Mexican Wave) Example: Imagine 50,000 people in a stadium performing a synchronized "Mexican Wave." Everyone does this movement by watching the person next to them. If a group suddenly decides to lift their feet instead of their hands, this "discord" immediately stands out and is corrected by the crowd. Similarly, prayer is a mass action repeated five times a day for 1400 years, possessing a social self-control mechanism that instantly corrects errors.
    * Chain of Live Transmission: A child does not learn prayer by reading a manual. They learn by personally watching and imitating their father, grandfather, and the congregation at the mosque. This chain has been transmitted "eye-to-eye" and "body-to-body" from the Prophet to the present day.
    * The Impossibility of Change: If these movements were invented later as claimed, it would be akin to wiping the memories of millions of people simultaneously and forcing them to accept new movements by saying, "You and your ancestors have been doing it this way since eternity." In communication science, it is impossible to secretly and totally alter the physical habits of large masses.

  2. The Logistical Obstacle: The Fallacy of "Perfect Organization" in the 7th Century
    Those who argue that prayer was added later fall into the error of anachronism—projecting today's communication capabilities onto the past.
    * Lack of Communication and Centralization: In the 7th century, the Islamic geography extended from Spain to the borders of India. We are talking about a world without the internet, telephones, or television, where a message could take months to travel from Damascus to Khorasan.
    * Impossibility of Coordination: In such a world, it is technically impossible for a secret group or state to reach Muslims in Egypt, Yemen, and Iran simultaneously, teach them all the exact same movements (ruku, sujud, number of units), and convince them to "Forget what you knew, this is the new prayer."
    * Logical Conclusion: If this ritual had evolved gradually and later, prayer would have evolved differently in regions where communication was disconnected. Prayer in Egypt would look different from prayer in Iraq. However, the fact that the main skeleton of prayer (Qiyam-Ruku-Sujud) is identical everywhere in the world proves that this ritual was fixed before the community scattered across the globe (i.e., at the source, during the Prophet's time).

  3. The Sociological Obstacle: "The Sahaba Reflex" and Social Resistance
    Historical sociology states that societies (especially communities of faith who have paid a heavy price) show immense resistance (conservatism) to ritual changes. The thesis that prayer was added later completely ignores this "Reaction Potential."
    * Character of the Sahaba: The first generation of Muslims (the Sahaba) were people who were tortured for their faith, left their homes, fought wars, and sacrificed their lives. They were extremely rigorous, questioning, and uncompromising in religious matters.
    * The Rebellion Scenario: Let’s assume that after the Prophet died, an authority figure stood up and said, "From now on, we will gather 5 times a day at these hours, bow and prostrate in this specific way; this is Allah's command." Would this self-sacrificing crowd not revolt, asking, "The Prophet did not teach us this for 23 years; what are you fabricating? This is an innovation (bid'ah)!"?
    * Evidence of Silence: History books record bloody disputes over the smallest details, from the election of the Caliph to the division of spoils, and even whether to wash the feet during ablution. Yet, strangely, there is not a single record of objection or rebellion regarding the "invention" of prayer, the religion's largest, most arduous, and most visible pillar. This absolute silence is not consent; it is proof of the practice's unquestionable originality.

  4. The Logical Paradox: The Contradiction of "Selective Corruption"
    The scenario proposed by those claiming prayer was constructed later contains a logical contradiction that cannot be explained:
    * Preserving the Book, Corrupting the Practice: If this "secret power" (e.g., Umayyads, clergy, etc.) was powerful enough to hypnotize all Muslims worldwide, why did they not change the Quran as well? Why didn't they remove the verses imposing heavy financial responsibilities (Zakat/Charity) or verses that criticized/restricted them?
    * The Mailman Analogy: To say "The Quran was preserved letter for letter, but those who carried it fabricated the prayer entirely" is like trusting the letter the mailman brings but calling the mailman himself a liar. Yet, the community that carried the letter (Quran) and the community that carried the prayer are the same people.
    * Purposeless Difficulty: Historically, those who tamper with religion do so to make worship easier, not harder, in order to win over the masses (e.g., making alcohol halal, removing rituals). No power would invent a difficult "physical burden" for itself and its people—one that requires 5 daily times, ablution (often with cold water), and interrupts sleep and work—without reason. This is contrary to human psychology and pragmatism.

  5. Historical Verification: The Witness of Enemies
    The physical reality of Salat is a fact verified by both internal Islamic sects and external enemies.
    * Internal Verification (Alliance of Sects): The Islamic world divided into hostile camps (Sunni, Shia, Kharijite) very early on and fought wars against each other. While these groups differ in details (like where to place hands), they are in full alliance regarding the main skeleton of prayer: Qiyam, Ruku, and Sujud.
    * Question: If the Umayyads had invented the prayer, wouldn't the Shia have rejected it? It is impossible for hostile brothers to agree on a "later fabricated lie." This proves that prayer was fixed before the conflicts began.
    * External Verification (Polytheist and Byzantine Observation): If Muslims had started a "fabricated ritual" after the Prophet, the Polytheists and Byzantines would have seized this opportunity for propaganda, saying, "Look, as soon as Muhammad died, they corrupted their religion and started doing made-up things." However, there is no such criticism even in the external sources of that period.

  6. Textual Consistency: What Does the Quran Say?
    Finally, the claim that "Prayer is only mental supplication" contradicts the internal logic of the Quranic text itself.
    * Ablution (Ma'idah 6): The Quran commands washing the face, arms (up to the elbows), and feet before rising for prayer. Why would such a detailed physical cleansing be required for a merely mental prayer or abstract social support? Physical preparation signals a physical act.
    * The Fear Prayer (Nisa 102): The detailed choreography described for praying during battle—such as taking turns to prostrate without putting down weapons—shows that Salat is not just "passing a thought through the heart," but an action involving bodily discipline bound by time and space.

Conclusion
The fact that Salat is a physical act of worship is not a dogma; it is a rational, historical, and sociological necessity.
To consider a practice that has been transmitted visually (tawatur) from generation to generation across such a vast geography in the 7th century, with supra-sectarian consensus, without objection from enemies, and without facing major social resistance, as a "fabrication" is contrary to the flow of history and reason.
Rejecting the physical form of prayer implies paradoxically rejecting the historical mechanism of trust that carried the Quran to us, and reducing Islamic history to a conspiracy theory that was technically impossible to execute.

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 2 months ago

istanbulda yaşayan arkadaşlara ;

Allah’ın selamı üzerinize olsun. bildiğiniz üzere günümüzde Allah’a karşı takvalı ve kafa dengi insanların sayısı azınlıkta. ben de istanbula yakın bir zaman önce taşındım ve benim gibi düşünen yeni insanlarla tanışmaya açığım.

dini, felsefi ve psikoloji ile ilgili konulara ilgilisi olan ve bu konular üzerine tefekkür etmeyi ve konuşmayı seven birisiyim. dini görüşüm şuanlık kuran merkezli düşünce ile ehli rey arasında. yeni bilgiler öğrenmeye ve her türlü görüşe açığım.

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 2 months ago

istanbulda yaşayan arkadaşlara ;

Allah’ın selamı üzerinize olsun. bildiğiniz üzere günümüzde Allah’a karşı takvalı ve kafa dengi insanların sayısı azınlıkta. ben de istanbula yakın bir zaman önce taşındım ve benim gibi düşünen yeni insanlarla tanışmaya açığım.

dini, felsefi ve psikoloji ile ilgili konulara ilgilisi olan ve bu konular üzerine tefekkür etmeyi ve konuşmayı seven birisiyim. dini görüşüm şuanlık kuran merkezli düşünce ile ehli rey arasında. yeni bilgiler öğrenmeye ve her türlü görüşe açığım.

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 2 months ago

istanbulda yaşayan arkadaşlara ;

Allah’ın selamı üzerinize olsun. bildiğiniz üzere günümüzde Allah’a karşı takvalı ve kafa dengi insanların sayısı azınlıkta. ben de istanbula yakın bir zaman önce taşındım ve benim gibi düşünen yeni insanlarla tanışmaya açığım.

dini, felsefi ve psikoloji ile ilgili konulara ilgilisi olan ve bu konular üzerine tefekkür etmeyi ve konuşmayı seven birisiyim. dini görüşüm şuanlık kuran merkezli düşünce ile ehli rey arasında. yeni bilgiler öğrenmeye ve her türlü görüşe açığım.

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 2 months ago

istanbulda yaşayan arkadaşlara ;

Allah’ın selamı üzerinize olsun. bildiğiniz üzere günümüzde Allah’a karşı takvalı ve kafa dengi insanların sayısı azınlıkta. ben de istanbula yakın bir zaman önce taşındım ve benim gibi düşünen yeni insanlarla tanışmaya açığım.

dini, felsefi ve psikoloji ile ilgili konulara ilgilisi olan ve bu konular üzerine tefekkür etmeyi ve konuşmayı seven birisiyim. dini görüşüm şuanlık kuran merkezli düşünce ile ehli rey arasında. yeni bilgiler öğrenmeye ve her türlü görüşe açığım.

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 2 months ago