r/Muslimler

Yaratıcıyı sorguluyorum

Yaşım küçük olduğundan ne zaman babama bu konu hakkında bir şeyler sorsam veya konuşsak, en sonunda farklı şeylerden etkilendiğimi başkalarını dinlediğimi söylüyor, yani kendi doğrusunu yanlışını ayırt edemeyen bir gerizekalıyım onun görüşüne göre, ama sıktı çünkü döngüye girdim, islamda mantıksız gelen bir şey buluyorum, yakınlarıma anlatıyorum/soruyorum, onlar da tatmin edici cevap vermek yerine ya geçiştiriyorlar, ya da risaleden şurdan burdan farklı konulara girip cevabı uzatıyorlar, asıl sorduğum sorunun cevabını bir şekilde vermemeyi başarıyorlar, arkadaşlarıma sorduğumdaysa biraz korkuyorum çünkü onlarda fazla bilgili değiller ve benden dolayı sorgulamaya başlıyorlar, dinden çıkarlarsa benim suçum olur.

Sorularım da çok değişken, mesela evrenin yaratılışını, uzayı sorguluyorum. İnsanların fiziki olarak neden böyle yaratıldığı, kadın erkeğin saçma sapan farklarını, islamdaki bazı kuralları, mesela erkeğe çok yüklenilmesi, kadını fazla el üstünde tutması ki bunun da zararları var. Ama çoğunlukla Allahı sorguluyorum, yaptığı şeyleri tanrısal bir şeymiş gibi görmüyorum, baya ergence gelmiş olabilir ama içimi dökmek istedim.

reddit.com
u/denizilyas — 2 days ago

Ahir Zamanda İmanımızı Nasıl Koruyabiliriz?

Ne yaparsam yapayım olmuyor. Namazlarımı bir gün kılıyorum, bir gün kılamıyorum. Bir gün kalkıyorum, öteki gün başıma bir şey geliyor, ağırlık çöküyor. 22 yaşındayım. Bir gün kılamıyorum, sonra cenaze görüyorum, kendime geliyorum, kılıyorum. Ertesi gün oluyor, üşengeçliğe düşüyorum. Nefsim acı çekmeden, dert yaşamadan kendine çeki düzen veremiyor. Psikiyatrik sorunum var ama nefsim yine kendine gelemiyor. Malayaniden uzak duruyorum, sosyal medya kullanmıyorum. Buradaki hesabımı da, 2 hesap kullandığım için Reddit sürekli banlıyor ama sorun değil. Sosyal medya beni depresif olmaktan başka bir duruma getirmiyor, sadece Müslümanların olduğu gruplar falan olunca sosyal medya güzel oluyor. Namazlarımda istikrar yok, önceden böyle değildi. Sabah erken kalkamadığım vakit neşeli olamıyorum. Bu da ancak sabah namazıma kalkmakla hayatım düzene giriyor. Adım Kaan, daha önceden tanıyorsunuzdur beni. En son derleyiciler üzerine çalışıyordum, vaktimi ona harcıyordum: https://git.kaanbora.dev/ Hâlâ harcıyorum ama o da namazlarıma bağlı. Namazlarım yoksa kişisel bakımdan mutluluğa kadar her şeyim düzensiz ve kötü oluyor. Ayrıca çok kötü zamana denk geldik gelecekten bile korkuyorum insanlarla tanışmak bile istemiyorum evlilik fln filan hepsi çok korkutucu geliyor

u/BoysenberryFun1531 — 1 day ago

Sizin sonuçlar nasıl beyler/bayanlar

İÜ ve İMÜ + mtok yazmıştım hiçbiri gelmedi. Geçen sene İMÜ 43k ile almıştı halbuki çok rahat tutması lazımdı :/

u/apdikuru_ — 2 days ago

Sanırım subta fikir ayrılıkları gibi şeylere fazla tolerans gösteriliyor

Aramızda saçma sapan adamların dolaştığını görüyorum. Tespit edildikleri an banlanmalılar. Halkların kardeşliği mezheplerin dostluğu ılımlı islam şu bu falan filan bilmem ne gibi şeylere çok gerek yok bence. Bi insan "ben hem kemalist hem müslümanım" diyorsa burda olmasının çok da bi anlamı yok. Eyvallah fikir ayrılığı olabilir falan da bu fikir ayrılığı değil bu bambaşka bi seviye. Öbürü gelir imamlara t-cavüzc- iftirası atar biri gelir kemalistim ama müslümanım der biri bilmem ne zıkkım. Gerek yok arkadaşlar. Bana kalırsa bunları burdan temizlemek gerek, katılırsınız veya katılmazsınız orası yönetimin bileceği iş.

reddit.com
u/Ced3j — 3 days ago
▲ 15 r/Muslimler+1 crossposts

Bir 'Yaratıcı'ya İnanmayınca, Hayatın Anlamı Kalıyor Mu?

Özellikle son zamanlarda 'Doğacağın ülkeyi sen seçmedin, milliyetçi olmak saçma! Bunlar sadece savaşa gitmen, cepheye sürülmen için uydurulan şeyler' gibi veryansınlar gördükten sonra bu konu hakkında düşünmeye başladım ve farkettim ki, bu konu sadece savaşlar veya milliyetçilikle alakalı değil. Eğer içinde doğduğumuz ailede değil, Pakistan'da bir ailede doğsaydık belki Aisha isminde bir kadına 'Anne!', Bekr isminde bir adama 'Baba!' diyecektik. Ya da doğduğumuz şehirde değil de, İngiltere'nin bir şehrinde doğsak; Fenerbahçe'yi, Galatasaray'ı değil o şehrin takımını tutacaktık. Yine farklı bir yerde doğmamız farklı bir adama/kadına aşık olarak onunla evlenmemize, aynı şekilde biraz farklı bir sosyoekonomik camiaya doğmamız bambaşka bir mesleğe sahip olmamıza neden olacaktı. Eğer bir yaratıcı tarafından yaratıldığımıza ve şuan içinde bulunduğumuz şartların onun tarafından bize 'en hayırlısı bu olduğu için' verildiğine inanmazsak, hayatta tam olarak neye aidiyet hissedebiliriz ki?

u/Avgreditor0 — 4 days ago

İyi müslüman olmak için araplaşmak mı gerekiyor?

Sarık giymenin ciddi bir sevap olduğunu öğrendim. Kuran arapça olduğu için din alimlerinin otomatik olarak arapça bilmesi zorunlu oluyor ve din işlerinde arapları öne geçiriyor. İran, suriye ve mısır gibi arap olmayan bölgeler dahi islam ile tanışınca araplaşmışlar. Ezan arapça okunuyor, düşünsenize ülkeniz topraklarında günde beş defa bangır bangır yabancı dilde bir şiir okunduğunu? resmen size üstünlük kurmak için. Orucu hurma ile açmak sevapmış, yani özel olarak Arabistanda yetişen ve arapların daha kolay erişebileceği bir yiyecek yiyene ekstra sevap kazandırıyor. İslam'ın kadınlara ve köleliğe bakış açısı gibi bazı islami kurallar direkt olarak zaten islam öncesi arap kültüründen geliyor. Yani burdan benim anladığım, müslüman olmak için araplaşmak gerekiyor, bu doğru mudur? Sizin düşünceleriniz nedir bu konuda?

reddit.com
u/Dora_Mann — 3 days ago
▲ 53 r/Muslimler+4 crossposts

Uyuyamadım oturup ağladım, ciğerimi dağladım, kağıdıma çağladım...

apo piçtir piç kalacak

(Küfürden bablarsanız size de yazıklar olsun)

u/Loud_Sir9954 — 9 days ago

Her gün önemli bir eseri tanıyalım (1): Edebü'd-Dünya ve'd-Din & seri sakkında

5 el yazması nüshayla karşılaştırılarak hazırlanmış 2 ciltlik Ed-Darü'ş-Şamiyye baskısı

Nuruosmaniye Kütüphanesi, No: 04103 (H. 1143 / M. 1730 tarihli el yazması nüshası)

Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay, internette her gün binlerce yüzeysel içerik tüketiyoruz. Ama buna rağmen bir konu hakkında bilgi edinmek istediğimizde neye başvuracağımızı bilemiyoruz. Oysa yanı başımızda, yüzlerce yıl öncelerinden devasa klasik külliyatımız bulunuyor.

Adamlar yüzlerce yıl önce bugün bizim hâlâ çözmeye çalıştığımız psikolojik sorunları, toplumsal yozlaşmaları, devlet yönetimini, dostluk ilişkilerini, öğrenme tekniklerini ele alan eserleri ve tabii ki bunların yanında bugün ehl-i sünnet çizgisini ve inanç esaslarımızı savunurken ihtiyaç duyduğumuz kelam birikimini, hayatın her alanını düzenleyen fıkıh ve usûl literatürünü, ayetlerin derinliğini açan tefsirleri, peygamberimizin izini günümüze taşıyan devasa hadis külliyatını, muazzam tarih ve tabakat kitaplarını yazmışlar.

Kimseye bu kitapların hepsini okutamayız, gereksiz akademizm yapmaya da gerek yok. Ama en azından bunları tanımak ve farkında olmak gerekir.

Bismillah diyelim ve birinci eserimizden başlayalım.

Yazar: El-Mâverdî, Ebu'l Hasen Ali b. Muhammed b. Habîb el-Basrî (vefatı: M. 1058 / H. 450)

Dönem: Abbasi Dönemi / 11. Yüzyıl

Türü: Ahlak, Siyaset, İslam Düşüncesi

İmam Mâverdî'nin günümüze ulaşmış en tanınmış eserlerindendir. Bazı yazma nüshalarda farklı isimlerle de geçer.

Müellif, eserde dinî ve dünyevi açıdan hayatın ölçü ve kurallarını araştırdığını ifade eder. Kaynak olarak Kur'an, sünnet, bilgelerin özlü sözleri, edebiyatçıların edebi ifadeleri ve şairlerin şiirlerinden faydalanmıştır.

Kitap; aklın, ilmin, dinin, dünyanın ve nefsin adabı (edebi) olmak üzere 5 bab'tan oluşur.

1. bölümde aklın tarifi ve mahiyeti, akıl-tecrübe ilişkisi gibi konular işlenir.

2. bölümde bilginin değeri, eğitim ve öğretim metodları, ilim-din münasebeti, insanların ilme bakışı gibi bu konular işlenir.

3. bölümde insanların Allah'a ve diğer varlıklara karşı olan yükümlülükleri ve münasebetlerini düzenleyen kanunlar sistemi ele alınmıştır.

4. bölümde, özellikle insanın sosyal bir varlık olduğu düşüncesi üzerinde durulmuş ve konular buna binaen işlenmiştir. İmam Mâverdî Dünya düzeninin tam olarak sağlanabilmesini şu 6 şarta bağlamıştır:

- Saygıyla uyulan din, güçlü bir siyasi otorite, kapsamlı adalet, genel güvenlik, yaygın refah, büyük bir ümit ve emel.

5. bölümde ise, ahlak eğitiminde başkalarının bilgi ve tecrübelerinden faydalanma ve kişisel çaba şeklinde olmak üzere başlıca iki başlık altında, faziletli ve rezil sayılan duygu ve davranışlar işlenmiştir.

4. bölümden bir beyit

"Dünyayı da, günlerini de yerme

Başında felaketler deveran etse bile

Şeref ve fazîlet olarak yeter dünyaya

Âhiretin kazanılması burada"

İmam Mâverdî kitapta, nakiller dışında bizzat kendisi de tefsir ve teviller yapmıştır. İslami kaynakların yanında insanlığın ortak değerlerini yansıtan yabancı kültür ürünlerinden de geniş ölçüde faydalanmıştır.

Gazzali gibi o da eserinde aldığı hadislerin doğruluk derecesi üzerinde durmamıştır. Kitapta sahih hadisler yanında zayıf veya mevzu olanlar da bulunmaktadır.

Eserde ahlak ile din, siyaset ile hukuk felsefe veya geniş anlamda hikmet arasında ilişkiler kurulmuş olup, dar anlamda bir ahlak kitabından çok antropolojik bir mahiyete sahiptir.

Kısacası, klasik İslam düşüncesinde ahlak, sosyoloji ve siyaset felsefesinin nasıl iç içe geçtiğini incelemek, insanın sosyal bir varlık olarak toplum içindeki yerini, akıl ve duygu dengesini ya da dünya ile din arasındaki ilişkiyi anlamak ve İmam Maverdi'nin özgün ahlak ve toplum teorilerine atıf yapmak için başvurabileceğimiz bir kaynak.

Kitabın bazı Türkçe çevirileri de bulunmaktadır.

https://preview.redd.it/pjqunis6bcjh1.jpg?width=1636&format=pjpg&auto=webp&s=e9b70d25fd6289d200d6c04f5aa731cb167b53f6

Kaynak: TDV ("Edebü'd-Dünyâ ve'd-Dîn" maddesi), Selahattin Kıyıcı - "Ebu'l-Hasen el-Mâverdî" başlıklı makalesi

reddit.com
u/sevvaliyyah — 6 days ago
▲ 15 r/Muslimler+1 crossposts

Sosyal medya ve tesettür bağlamında cinsiyet farklılığı

Dindar erkeklerin sosyal medyada gösteriş yapması hakkında hocalardan herhangi bir vaaz sohbet vs hiç duydunuz mu?

Kadınların kendilerini paylaşması tesettüre zıt olduğu görülürken sanki erkeklerin yaptığı normalmiş gibi kız erkek ayırt etmelerindeki maksat nedir?

Sosyal medya dışında, genç kız dindarların birçoğunun ben bilirim havalarında olduğunu görüyorum. zariflik ve mütevazilik eziklik olarak algılanıyor. Ölüyor mu yoksa iyi hasletler?

Samimi bir ortamınız var mı üstte dediklerimin olmadığı..

reddit.com
u/mkllfyt — 9 days ago

istanbulda yaşayan arkadaşlara ;

Allah’ın selamı üzerinize olsun. bildiğiniz üzere günümüzde Allah’a karşı takvalı ve kafa dengi insanların sayısı azınlıkta. ben de istanbula yakın bir zaman önce taşındım ve benim gibi düşünen yeni insanlarla tanışmaya açığım.

dini, felsefi ve psikoloji ile ilgili konulara ilgilisi olan ve bu konular üzerine tefekkür etmeyi ve konuşmayı seven birisiyim. dini görüşüm şuanlık kuran merkezli düşünce ile ehli rey arasında. yeni bilgiler öğrenmeye ve her türlü görüşe açığım.

reddit.com
u/TruthSeeker-T — 8 days ago

İnsanın yapısını iyi anlamak lazım

Selamun aleyküm. Gece gece anlık bi hevesle post atıyorum saçmalayabilirim. Çoğumuzun ifratta ya da tefritte gezindiğini fark ettim. İnsanlar bazı konularda tavsiye isterken "hayır şunu asla yapamazsın" veya "bunu kesinlikle şöyle yapmalısın" tarzında cevaplar vermeye alışmışız fakat çoğu durum için bu tavırları yanlış buluyorum. Hayat böyle bir şey değil, hayat siyah ve beyazdan ibaret değil. Hepimiz eşi benzeri olmayan hayatlar yaşıyoruz ve eşi benzeri olmayan şartlardan geldik. Bana namaz kolay bir ibadet gibi geliyodur ama oruç ağır geliyodur öbürüne sevdiği maldan başkalarına vermek dağıtmak çok zor geliyodur ama yıllardır teheccüd kaçırmıyodur vs. vs. Peygamber efendimizin sünnetinden de bildiğiniz gibi o herkese farklı farklı üsluplarla farklı yöntemlerle yaklaşmış kimine başka bir şeyi öğütlemiş bi başkasına da başka bir şeyi öğütlemiş konular aynı olsa bile farklı tasviyelerde bulunmuş. Yani kısacası hayat böyle bi şey değil arkadaşlar............

u/Ced3j — 10 days ago
▲ 6 r/Muslimler+2 crossposts

Türkiye’deki Fiilî Şeriat, Şeriatın Neden İstenmemesi Gerektiğini Gösteriyor

Türkiye’de AK Parti iktidarıyla birlikte laik hukuk düzeni aşındırılmış, din devlet yönetiminde giderek daha belirleyici hale gelmiş ve Müslüman olmayanların, farklı inançtakilerin ve inanmayanların siyasal temsil ve eşit yurttaşlık alanı daraltılmıştır. Bu nedenle Türkiye’de yaşananlar, fiilî bir şeriatlaşma sürecidir.

Tarih boyunca şeriat veya teokratik yönetim denemelerinin ortak sorunu da budur: Devlet belirli bir dinî yorumu herkes için zorunlu hale getirdiğinde, o yoruma uymayanların özgürlüğü ve eşitliği kaçınılmaz olarak tehdit altına girer. Şeriatın “mükemmel dünya düzeni” getireceği iddiası ise tarihsel gerçeklikten çok temelsiz bir inançtır.

Her başarısız şeriat deneyiminden sonra “O gerçek şeriat değildi” diyerek sonuçları görmezden gelmek, gerçeği değiştirmez. Bir sistem sürekli uygulandığında baskı, eşitsizlik ve özgürlük kaybı üretiyorsa, bunu her defasında idealize edilmiş hayali bir versiyonla savunmak gerçeğe gözünü kapatmaktır.

Ben insanların neye inanacağına karışmıyorum. Ama birilerinin inançlarının, benim ve diğer inanmayanların hayatını belirleyen devlet kurallarına dönüşmesine karşı çıkıyorum.

Şeriatın savunucularının vaatlerine değil, şeriat adına kurulmuş düzenlerin gerçek sonuçlarına bakıyorum. Kaynağımı metafizik vaatlerden ve gerçekleşmeyen ütopyalardan değil, gerçeklerden, yaşanmışlıklardan, insan haklarından, laiklikten ve eşit yurttaşlık ilkesinden alıyorum.

Hiç kimse kendi kutsal inancını başkasının hayatına zorla dayatma hakkına sahip değildir. Teokratik tiranlığa itiraz etmek dine düşmanlık değil, insan özgürlüğünü savunmaktır.

reddit.com
u/turgishan — 10 days ago