Belediyenin sokak hayvanlarına karşı duyarsızlığı ve umursamazlığı

Belediyenin sokak hayvanlarına karşı duyarsızlığı ve umursamazlığı

Bugün sokakta karşılaştığım bir kedinin durumu bu şekildeydi. Sağ gözü tamamen parçalanmış, kanayan çok ağır bir yarası vardı. Doku doğrudan beyne yakın olduğu için enfeksiyonun kana karışması ve kedinin acıyla ölme riski var. acil müdahale edilmesi gerekiyor.

Öğlen saatlerinde görüp 153'ü aradım. "Acil Hayvan Ambulansı / Öncelikli Hat" birimine aktardıklarını, vakayı öne aldıklarını söylediler.

Ben bu semtte oturmuyorum, işim olduğu için oradan ayrılmak zorundaydım. Gelip kediyi bulabilsinler diye oradaki birinin numarasını aldım, ekipler arayınca haber vereyim diye.

Ekipler beni aradığında saat 22:00'ye geliyordu?? Neredeyse 6-7 saat sonra. Orada oturan kişiyi aradım ama kedi oradan acıyla çoktan gitmiş. Gelmelerinin bir anlamı da kalmadı. Kedi belki de bir kuytuda can verdi.

Anlamadığım şey şu Türkiye'de her yıl binlerce veteriner hekim mezun oluyor, "iş bulamıyoruz, atanamıyoruz" diye bas bas bağırıyor. Sahada bu kadar büyük bir personel ve acil müdahale açığı varken, binlerce genç veteriner işsiz gezerken bunca saatte anca acil vakaya gidilmesi nasıl bir mantıksızlık?

Burada sorun elbette veterinerde değil liyakatsiz kadrolaşmada, bütçeyi hayvan sağlığına ayırmayan ve organizasyon yapamayan belediye sisteminde. Kağıt üstünde "acil hat" kurup vicdan rahatlatıyorlar anca.

u/sevvaliyyah — 16 hours ago

Bağış yeri önerisi

Selamünaleyküm arkadaşlar, bir konudan bahsetmek istiyorum.

Birçoğumuz kitap fiyatları çok yüksek olduğu için çoğu zaman PDF'lerden yararlanıyoruz. Sub'la alakalı olduğu için sadece dini kitaplar üzerinden konuşacağım.

İndirip okuduğumuz bu kaynakların arka planında nasıl bir zorluk ve emek olduğunu çoğumuz düşünmüyoruz. Şu an istifade ettiğimiz akademik, klasik, roman veya araştırmaya yönelik dini kitapların çoğunu sırf ilmi hizmet olsun diye PDF'e çevirmekle uğraşan bir abi var. Alanı bu olmamasına rağmen hiçbir maddi beklentisi olmadan her gün saatlerini buna veriyor; kitapları kendi cebinden satın alıyor. Sırf işler daha kaliteli olsun, süreç aksamasın diye cebinden 80 bin lira verip profesyonel tarama makinesi almış, ömrünü bu işe veren biri.

Aynı imkansızlık ilmi yayıncılık yapan yayınevlerinde de var; mesela Tahkik Yayınları gibi nitelikli yerler Feyzü'l-Bârî gibi muazzam eserleri sırf parasızlıktan basamıyor.

İlme yapılan destek, en büyük sadaka-i cariyedir. Biz genelde sadaka-i cariye denince camiye çeşmeye yardım yapmayı düşünüyoruz sadece. Ama bir yayınevine destek olup bir kitabın basılmasına vesile olduğunuzda veya bu tür arşivlere katkı sağladığınızda, o kitabı okuyan, oradan ilim öğrenen ve talebe yetiştiren her bir kişinin sevabından size de yazılıyor.

"PDF kullanmak hak değil mi, telif ne olacak?" diyecekler olacaktır.

Bu iş kesinlikle ticari bir gayeyle yapılmıyor, tamamen ilmin yayılması amacını taşıyor. Ayrıca telif konusunda hassaslar. Yazar veya yayıncı tarafından talep geldiğinde (mesela Ebubekir Sifil hocanın paylaşımlarından sonra kitaplarının hemen silinmesi gibi) doğrudan kaldırıyorlar. Bazı kitapları herkese değil, hak geçmesin diye akademisyenlere, öğretmenlere, araştırmacılara özelden atıyorlar.

Bir araştırma yapacaksınız ama ilgili kaynak 10 ciltlik devasa bir eser. Sırf tek bir dipnot veya araştırma için 10 cildi satın almak imkansız. Bu noktada dijitalleştirilmiş PDF'ler araştırmacılar ve öğrenciler için bir zorunluluk haline geliyor.

O yüzden sadece hazır PDF indirip faydalanmakla kalmayalım, imkanımız nispetinde hem bu tür bağımsız ilmi arşiv çalışmalarına hem de nitelikli yayınevlerine maddi destekte bulunalım.

★ Bu da olmuyorsa elinizde bulunan, satın aldığınız kitapları taranması için bu abiye gönderebilirsiniz. Kendisi taradıktan sonra kitabı size geri teslim ediyor zaten. Bir zahmet ilme katkımız olsun diye kargo ücretini de biz karşılayalım ama.

Çevrenizde hayırda bulunmak isteyip nereye bağış yapacağını bilmeyen biri varsa, buralara bağış yapabileceklerini de söyleyebilirsiniz.

reddit.com
u/sevvaliyyah — 3 days ago

r/Muslimler için bilgi arşivi (wiki) oluşturuyoruz! Ve küçük bir istişare

Selamünlayküm herkese. Subreddit'imiz için derli toplu bir bilgi arşivi hazırlamaya karar verdik. Amacımız, hem aklımıza takılan sorulara verilen yanıtları, hem de faydalı bilgileri tek bir kütüphanede toplamak.

Sizden de bu arşiv için paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyoruz. Bu paylaşımların illa öyle akademik, makale tadında uzun uzun yazılar olması gerekmiyor. Daha önce yazdığınız minik bir yazı olabilir, bir postta sorulmuş temel bir soruya verdiğiniz güzel bir yanıt olabilir, yaygın iddialara yaptığınız reddiyeler olabilir veya gün içinde öğrenip kafa yorduğunuz ufak bir bilgilendirme dahi olabilir.

Grupta cidden nitelikli cevaplar veren arkadaşlarımız var, hepsinin emeğine sağlık. Bu tarz güzel paylaşımlar ve cevaplar yazarken altına ufak da olsa kaynaklarınızı (kitap, ayet/hadis, makale vb.) eklerseniz çok daha sağlam ve güvenilir olur. Daha önce yazdığınız böyle yorumlar veya arşivde mutlaka olsun dediğiniz konular varsa post olarak paylaşabilir, bu gönderinin altına bırakabilir ya da bize modmail'den iletebilirsiniz.

Bizim üye sayımız diğer Müslüman subreddit'lere göre daha az. Diğer gruplardaki gibi bir gayrimüslim yoğunluğumuz yok. Dolayısıyla paylaşımlar sebepsiz downvote rain'e tutulmuyor. Buranın kitlesini özellikle paylaşımlarını, yorumlarını gördüğümüz Müslümanları seçip onaylayarak bünyemize almaya çalıştık ve çalışıyoruz. Hepinize ayrı değer veriyoruz.

Bu süreçte sizden ricamız, gördüğünüz paylaşımlara en azından bir upvote atmanız ve küçük de olsa bir yorum bırakmanız. İnsanlar etkileşim göremeyince emek verdikleri gönderileri silebiliyor ya da içerik üretmekten soğuyorlar. Biz moderatörler olarak elimizden geldiğince her paylaşıma yorum yazmaya, destek olmaya çalışıyoruz ama bunu hep birlikte yaparsak ortam çok daha canlı olur.

Ayrıca çevrenizde veya Reddit'te bu ortama katılmak isteyecek dostlarınız varsa onları da sub'ımıza davet etmekten çekinmeyin. Birlikte çok daha güzel bir topluluk olacağız.

reddit.com
u/sevvaliyyah — 3 days ago

Her Zerrede Seni Arar Oldum

Pek yazmam, amatörce oldu. Yapıcı eleştirilerinizi bekliyorum.

u/sevvaliyyah — 5 days ago

Her gün önemli bir eseri tanıyalım (1): Edebü'd-Dünya ve'd-Din & seri sakkında

5 el yazması nüshayla karşılaştırılarak hazırlanmış 2 ciltlik Ed-Darü'ş-Şamiyye baskısı

Nuruosmaniye Kütüphanesi, No: 04103 (H. 1143 / M. 1730 tarihli el yazması nüshası)

Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay, internette her gün binlerce yüzeysel içerik tüketiyoruz. Ama buna rağmen bir konu hakkında bilgi edinmek istediğimizde neye başvuracağımızı bilemiyoruz. Oysa yanı başımızda, yüzlerce yıl öncelerinden devasa klasik külliyatımız bulunuyor.

Adamlar yüzlerce yıl önce bugün bizim hâlâ çözmeye çalıştığımız psikolojik sorunları, toplumsal yozlaşmaları, devlet yönetimini, dostluk ilişkilerini, öğrenme tekniklerini ele alan eserleri ve tabii ki bunların yanında bugün ehl-i sünnet çizgisini ve inanç esaslarımızı savunurken ihtiyaç duyduğumuz kelam birikimini, hayatın her alanını düzenleyen fıkıh ve usûl literatürünü, ayetlerin derinliğini açan tefsirleri, peygamberimizin izini günümüze taşıyan devasa hadis külliyatını, muazzam tarih ve tabakat kitaplarını yazmışlar.

Kimseye bu kitapların hepsini okutamayız, gereksiz akademizm yapmaya da gerek yok. Ama en azından bunları tanımak ve farkında olmak gerekir.

Bismillah diyelim ve birinci eserimizden başlayalım.

Yazar: El-Mâverdî, Ebu'l Hasen Ali b. Muhammed b. Habîb el-Basrî (vefatı: M. 1058 / H. 450)

Dönem: Abbasi Dönemi / 11. Yüzyıl

Türü: Ahlak, Siyaset, İslam Düşüncesi

İmam Mâverdî'nin günümüze ulaşmış en tanınmış eserlerindendir. Bazı yazma nüshalarda farklı isimlerle de geçer.

Müellif, eserde dinî ve dünyevi açıdan hayatın ölçü ve kurallarını araştırdığını ifade eder. Kaynak olarak Kur'an, sünnet, bilgelerin özlü sözleri, edebiyatçıların edebi ifadeleri ve şairlerin şiirlerinden faydalanmıştır.

Kitap; aklın, ilmin, dinin, dünyanın ve nefsin adabı (edebi) olmak üzere 5 bab'tan oluşur.

1. bölümde aklın tarifi ve mahiyeti, akıl-tecrübe ilişkisi gibi konular işlenir.

2. bölümde bilginin değeri, eğitim ve öğretim metodları, ilim-din münasebeti, insanların ilme bakışı gibi bu konular işlenir.

3. bölümde insanların Allah'a ve diğer varlıklara karşı olan yükümlülükleri ve münasebetlerini düzenleyen kanunlar sistemi ele alınmıştır.

4. bölümde, özellikle insanın sosyal bir varlık olduğu düşüncesi üzerinde durulmuş ve konular buna binaen işlenmiştir. İmam Mâverdî Dünya düzeninin tam olarak sağlanabilmesini şu 6 şarta bağlamıştır:

- Saygıyla uyulan din, güçlü bir siyasi otorite, kapsamlı adalet, genel güvenlik, yaygın refah, büyük bir ümit ve emel.

5. bölümde ise, ahlak eğitiminde başkalarının bilgi ve tecrübelerinden faydalanma ve kişisel çaba şeklinde olmak üzere başlıca iki başlık altında, faziletli ve rezil sayılan duygu ve davranışlar işlenmiştir.

4. bölümden bir beyit

"Dünyayı da, günlerini de yerme

Başında felaketler deveran etse bile

Şeref ve fazîlet olarak yeter dünyaya

Âhiretin kazanılması burada"

İmam Mâverdî kitapta, nakiller dışında bizzat kendisi de tefsir ve teviller yapmıştır. İslami kaynakların yanında insanlığın ortak değerlerini yansıtan yabancı kültür ürünlerinden de geniş ölçüde faydalanmıştır.

Gazzali gibi o da eserinde aldığı hadislerin doğruluk derecesi üzerinde durmamıştır. Kitapta sahih hadisler yanında zayıf veya mevzu olanlar da bulunmaktadır.

Eserde ahlak ile din, siyaset ile hukuk felsefe veya geniş anlamda hikmet arasında ilişkiler kurulmuş olup, dar anlamda bir ahlak kitabından çok antropolojik bir mahiyete sahiptir.

Kısacası, klasik İslam düşüncesinde ahlak, sosyoloji ve siyaset felsefesinin nasıl iç içe geçtiğini incelemek, insanın sosyal bir varlık olarak toplum içindeki yerini, akıl ve duygu dengesini ya da dünya ile din arasındaki ilişkiyi anlamak ve İmam Maverdi'nin özgün ahlak ve toplum teorilerine atıf yapmak için başvurabileceğimiz bir kaynak.

Kitabın bazı Türkçe çevirileri de bulunmaktadır.

https://preview.redd.it/pjqunis6bcjh1.jpg?width=1636&format=pjpg&auto=webp&s=e9b70d25fd6289d200d6c04f5aa731cb167b53f6

Kaynak: TDV ("Edebü'd-Dünyâ ve'd-Dîn" maddesi), Selahattin Kıyıcı - "Ebu'l-Hasen el-Mâverdî" başlıklı makalesi

reddit.com
u/sevvaliyyah — 6 days ago

Ücretsiz Dev Afrika Salyangozu yavruları sahiplendirme (sadece İstanbul içi)

Merhaba arkadaşlar.

Normalde kendim bakmak için 1 adet yavru Dev Afrika Salyangozu sipariş etmiştim. Ancak satıcı yanlışlıkla 4 adet göndermiş 😭

Bu istilacı bir tür olduğu için dışarı salınamaz, ekosisteme ciddi zarar verir. Ben de 4 tanesine birden bakamayacağım için 3 tanesini (2 albino bir normal renk) bakım sorumluluğunu alabilecek kişilere ücretsiz olarak sahiplendirmek istiyorum.

Bakımları son derece kolay, sessiz, kokusuz ve zahmetsizler. Günlük nemlendirme, taze sebze ve kalsiyum desteğiyle rahatça bakılabilirler.

Şu an henüz yavru olsalar da yetişkinlik döneminde kabuk boyları 15-20 cm'ye kadar ulaşıyor 🙂 Gelecekte büyüyeceklerini göz önünde bulundurarak sorumluluk almanız gerekir.

Sadece İstanbul içi elden teslim yapabilirim. Kargo stresini tekrar yaşamamaları ve zarar görmemeleri için kargolama yapmayacağım. Zaten gelirken çok kötü durumda gelmişler.

İlgilenenler DM atabilir.

Edit: Salyangozların hepsi bitti arkadaşlar. İlgilenen herkese teşekkürler

u/sevvaliyyah — 13 days ago

"Şüphesiz ki Allah, bu ümmete her yüz senenin başında dinini yenileyecek (ihya edecek) birini gönderir." hadisine binaen; bu asrın müceddidlerinin kimler olduğunu düşünüyorsunuz? Günümüzde takip edip istifade ettiğiniz isimler kimler?

(Suyûtî, el-Câmi'u's- Sağîr, 2755)

reddit.com
u/sevvaliyyah — 15 days ago

İmam Gazzâlî: Dini emirlerini yerine getirmeyen kişi bâtınen küfürdedir

"Bir süre tek tek insanları izledim. Şeriata uymakta ihmalkar davranan birine şüphesini sordum, inancını ve sırrını araştırdım. Ona dedim ki "Neden dinin emirlerini yerine getirmekte ihmalkar davranıyorsun. Eğer ahirete inanıyorsan ve onun için bir hazırlık yapmayarak dünya karşılığında ahiretini satıyorsan bu tam bir ahmaklıktır. Çünkü sen normalde iki liralık malı bir liraya satmazsın. Peki, nasıl oluyor da sonsuz olan ahiret hayatını sayılı günlerden ibaret olan dünya hayatına karşılık satarsın? Yok, eğer ahirete inanmıyorsan, o halde kafirsin! İman talebinde ne kadar samimisin kendini gözden geçir. Bak, gizli küfrünün sebebi nedir? Zira bâtınen tuttuğun yol budur; zâhiren de cüretinin sebebidir. Her ne kadar mümin geçinerek güzel görünmek ve şeriatın adını anarak şereflenmek amacıyla küfrünü açıkça söylemesen de!"

(el munkızu mined dalal, ktb yayınları çevirisi, s. 73)

reddit.com
u/sevvaliyyah — 15 days ago

Ömer Nasuhi Bilmen 🫱🏻‍🫲🏽: Eşini üzmemek için onun üzerine evlenmeyi terk eden bir erk*k ile kuma durumuna düşecek bir kadını kederden korumak için evli bir erkekle evlenmekten kaçınan bir kadın, Allah katında mükafatlandırılır.

(Hukûk-i İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kamusu, 2/114)

u/sevvaliyyah — 16 days ago

Üniversite Okurken Klasik İslami İlimler/Medrese Eğitimi Alabileceğiniz Kurumlar

Selamünaleyküm dostlar.

Yeni eğitim-öğretim yılı da başlayacağına göre bunları paylaşmakta fayda var diye düşündüm. Üniversiteye başlarken veya okurken bir yandan da kendi ilmi altyapısını geliştirmek isteyen arkadaşların (özellikle İstanbul'dakiler için) bu listeye bir göz atmasını ve değerlendirmesini tavsiye ederim.

Evet, okul yoğunluğuyla bunlara ayak uydurmak bazen çok zor olabiliyor. Ama işin içine girdikçe o yoğunluktam zevk almaya başlıyorsunuz. Bir Müslüman hangi bölümü okursa okusun; mühendislik, tıp, edebiyat vs. fark etmez, temel dini ve ilmi altyapısını almalı, kendini bu alanda da yetiştirmeli. Ve bunu tek başına yapabilmek herkes için mümkün olmuyor. Olsa bile kendi başına anca belli bir seviyeye gelinebiliyor, o yüzden bir eğitim kurumuna muhtaç hale gelebiliyoruz. Zira ilim öğrenmek hepimizin üzerine farz.

Amacım reklam değil, zaten buradaki kurumların hepsini bizzat deneyimleme şansım da elbette olmadı. Ben paylaşıyorum lakin yine de araştırmanızı yapıp öyle katılım sağlamanızı öneririm, hiçbirinin garantisini veya güvencesini veremiyorum. Ve belirtmek isterim ki; bu kurumlar belirli bir cemaate/tarikata bağlı yapılar değil, daha çok vakıf/ dernek statüsünde, akademik ve geleneksel ilim çizgisinde hareket eden yerler. Cemaatçilik veya grupçuluk konusunda hassasiyeti olan arkadaşlar da ona göre değerlendirir.

Bazılarının ders programlarına baktım, fıkıh, hadis, mantık, tefsir usulü gibi farklı alanlarda çok güzel kitaplar okutuluyor. 4 yıl boyunca bu müfredata tabi olan bir bireyin bu konularda ciddi bir bilgi birikimi oluyor.

Sadece, bir eleştiri yapmak gerekirse, bazı programlarda okutulan kitaplar çok ağır ve doğrudan Arapça. Genelde 1 yıl gibi kısa bir Arapça eğitimi oluyor ve hem Arapça yetersizliği hem de normalde bu ağır kitaplara gelmeden önce kademeli olarak temel eserler okunması gerektiği, ancak 4 yıllık süre sınırlı olduğu için bu basamaklar hızlı geçildiği için altyapısı olmayan öğrenciler için süreç verimsizleşebiliyor. Ben daha önce bu kurumlardan EDEP'te 3. sınıfı bitirdim, daha sonra bıraktım (orası hakkında sorusu olan da sorabilir). Kendim dersleri rahat takip edebiliyordum lakin hiç altyapısız gelenlerin zorlandığına ve derslerin yüzeysel kalabildiğine şahit oldum. Ayrıca yurt/burs imkanı için gelenler nedeniyle ortam bazen hayalinizdeki o tam ilim meclisi havasını vermeyebilir. Yine de tüm bu durumlar, programların genel faydası yanında ufak kalan detaylar.

Bu kurumlar genelde üniversite ders saatlerine uygun şekilde akşam veya hafta sonu dersleri sunuyor. Başvurular da genelde Ağustos ve Eylül aylarında mülakat veya ön başvuru formuyla alınıyor. Ayrıca listedeki bazı programlar özel olarak İlahiyat öğrencilerine yönelik olsa da çoğunluğu hangi bölümde okursanız okuyun tüm üniversite öğrencilerine açık.

Kontenjanlar sınırlı olduğu için ilgilendiğiniz bir yer varsa sosyal medya hesaplarını ve web sitelerini şimdiden takibe almanızda fayda var. İçinizde bu kurumlardan birine gitmiş olan veya eklemek istediği başka bir yer olan varsa yorumlarda tecrübelerini ve fikirlerini paylaşırsa güzel olur.

u/sevvaliyyah — 21 days ago

Bir kez şüpheye düşmüş bir zihin için artık sorgulamaktan kurtuluş yoktur. Taklitten bir kez çıkan, eski zihnine bir daha asla dönemez.

"Taklidi bir kez terk ettikten sonra ona tekrar dönme imkânı (umudu) yoktur. Çünkü taklit edenin şartı, kendisinin taklitçi olduğunu bilmemesidir. Bunu bildiği (fark ettiği) anda taklit camı kırılmış olur. Bu kırık artık yapıştırılamaz; yamayıp birleştirmekle ve parçaları bir araya getirmekle de eskisi gibi düzen tutmaz. Ancak ateşle eritilip ona yepyeni bir şekil verilirse (baştan işlenirse) o başka"

(İmam Gazzâli, el-Munkızu mine'd-Dalâl)

u/sevvaliyyah — 25 days ago

I wish I was born an native Arabic speaker

​I am Turkish and I love my nationality. But still..

​When it comes to reading classical texts, an Arabic barrier stands right in front of me. While trying to focus on the core meaning and essence of the text, constantly having to analyze grammar patterns and look up words at the same time is exhausting. I get so drained that a wave of frustration hits me before I can even get to the heart of the lesson.

I can already read and understand basic texts, listen to lectures in Arabic, and I actually know the grammar rules. But when I open a book, I just want to read fluently without constantly bumping into a language barrier and it's just not happening. It honestly makes me want to cry at this point

​I don't know if I'm using the wrong learning method or if Arabic is just exceptionally hard. In those moments, I can't help but think: "I wish I were a native Arabic speaker."

reddit.com
u/sevvaliyyah — 26 days ago
▲ 3 r/Muslimler+1 crossposts

İmam Zahid el-Kevserî'nin inanılmaz zekası ve ilmi seviyesine onun anılarından bir örnek

Daha birkaç ay önce okuyup "tamam bunu öğrendim" dediğim bir dini kaideyi veya bir konunun detayını bile bugün hatırlamakta zorlanırken, az önce Sifil hocanın bahsettiğini görünce, en-Nüketü't-Tarîfe'nin mukaddimesindeki İmam Zahid el-Kevserî'nin bir anısını okudum ve beynindeki devasa veri tabanına bir kez daha şok oldum şu an.

Olay kısaca şöyle gelişiyor:

Bir gün İmam Kevserî'nin yanına Faslı bir alim geliyor. Mezheplerin hadisleri terk ettiğini, sadece kendi anlayışındaki kişilerin hadisle amel ettiğini iddia ediyor. Kevserî de gayet sakin bir şekilde: "Madem öyle, bana mezheplerin hadise açıkça aykırı düştüğü tek bir mesele söyle, tartışalım" diyor.

Karşı tarafın İslam külliyatının içinden her türlü çetrefilli konuyu çıkarabileceği düşünüldüğünde bu şekilde meydan okumak o kadar cesaret isteyen bir şey ki. Bu şekilde İmam Kevseri'nin ilmine ne kadar güvendiğini ve ne kadar büyük bir cesarete sahip olduğunu görmüş oluyoruz.

Sonra Faslı alim, Hanefilerin rükûya giderken elleri kaldırmamasını örnek olarak veriyor. "Bakın burada sahih hadis var ama uymamışlar" diyor.

İmam Kevserî önünde hiçbir kitap veya not yokken anında (kısaca yazıcam, hepsini okumak isterseniz en alt kısmı okursunuz) o görüşün sadece tek bir mezhebe ait olmadığını ve İmam Malik ve es-Sevrî gibi alimlerin de aynı görüşte olduğunu, karşı tarafın delil getirdiği hadisi, o hadisi aktaran sahabinin bile kendi hayatında nasıl uygulayıp uygulamadığını ve bunun hadis usulündeki teknik kusurlarını, konuyla ilgili karşıt delil olan diğer rivayetleri, bunların hangi temel hadis kitaplarında geçtiğini ve senet zincirindeki isimlerin durumunu tek tek sayıyor. Muhatabı teknik bir ravi itirazı öne sürünce hiç duraksamadan o itirazın eksik olduğunu, rivayeti destekleyen diğer kanalları ve ravi zincirindeki ince detayları hafızasından çıkararak o iddiayı çürütüyor. Son olarak da meselenin detaylarının geçtiği kitapları göstererek konuyu kapatıyor.

VE TÜM BUNLARI RASTGELE, ANİDEN ÖNÜNE ATILAN tek bir fıkhi konu için, hiçbir hazırlığı olmadan tamamen hafızasından söyleyüyor. Bu örnekleri görmek hem insanı müthiş bir hayrete düşürüyor hem de yolun ne kadar başında olduğumuzu görmemizi sağlıyor.

Uzun Hali:

Faslı alim raf'ul yed'i örnek verince İmam Kevseri: "Aksine, bu görüşte sadece onlar değil, Medine ehlinin alimi İmam Malik ve Kufe'de Ebu Hanife'nin en büyük rakibi olan Süfyan es-Sevri de onlarla beraberdir. Bütün bu alimler ellerin kaldırılmayacağını söylerler. Hatta elleri kaldırma konusunda İbn Ömer'in hadisi dışında kesin olarak sahih olan mutlak başka bir hadis yoktur. Diğer hadislerin illetleri ve kusurları ise 'el-Cevheru'n-Naki' ve 'Nasbu'r-Raye' gibi eserlerde ayrıntılarıyla açıklanmıştır.

İbn Ömer'in hadisine gelince; Mücahid ve Abdülaziz el-Hadrami'nin ondan yaptığı rivayetlerde kendisi bile bu hadisle amel etmemiştir. Sahabi olan ravinin kendi rivayet ettiği hadisle amel etmeyi terk etmesi ise selef münekkitleri nezdinde o rivayet için zedeleyici bir illettir. Bu sadece Hanefilere özgü bir yaklaşım da değildir; nitekim bunun detaylarını İbn Receb'in 'Şerhu 'İleli't-Tirmizî' adlı eserinde bulabilirsiniz.

İbn Mesûd'a gelince; raviler onun elleri kaldırmama hadisini rivayet ettiği ve bununla amel ettiği hususunda ittifak etmişlerdir. O hadis, Nesâî, Ebû Dâvûd ve Tirmizide geçen: 'Size Resulullah'ın ﷺ namazı gibi bir namaz kıldırayım mı?' dedi, namazı kıldırdı ve ilk tekbir hariç ellerini hiç kaldırmadı' hadisidir. Bu anlamda pek çok hadis vardır. Bunlardan biri de Ebû Dâvûd'da geçen Berâ hadisidir: 'Nebi ﷺ namaza başladığında ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırır, sonra bir daha tekrarlamazdı.'"

Daha sonra Faslı alim, Yezid b. Ebî Ziyad'ın teferrüt ettiğini (tek kaldığını) ve hafızasının karıştığını söylüyor. İmam Kevserî cevap olarak:

"Bunu söyleyenler var, doğru. Ancak Ebû Dâvûd, Tahâvî ve Beyhakîde geçtiği üzere, sika iki ravi olan Hakem b. Uteybe ile İsâ b. Ebî Leylâ ona mutabaat etmişlerdir. Nitekim Yezîd'den rivayet eden Şerîk'e de Hüşeym, İsmail b. Zekeriyyâ ve Yûnus mutabaat etmiştir. Dolayısıyla Ebû Dâvûd'un bu hadisi teferrüd gerekçesiyle kusurlu sayması, 'el-Cevheru'n-Nekî' ve diğer eserlerde de açıkça belirtildiği üzere bariz bir hatadır." diyor.

Ardından kendisine bunu Bedreddin el-Aynînin 'el-Binâye'sinden ve Allâme el-İtkânî'nin es-Sübki ye reddiye olarak yazdığı risalesinden bizzat gösterip "Bu kaynaklarda ellerin kaldırılmayacağına dair açık ve güçlü deliller mevcuttur; her ne kadar el-İtkânî, 'el-Lü'lüiyyât' taki şaz bir rivayete aşırı değer vererek ileri gitmiş olsa da..." diyor ve bitiriyor.

reddit.com
u/sevvaliyyah — 26 days ago
▲ 1.7k r/crochet

I crocheted a soldering iron as a gift for my soldering-obsessed friend

I will attach the needle next to it later

u/sevvaliyyah — 2 months ago