
Belediyenin sokak hayvanlarına karşı duyarsızlığı ve umursamazlığı
Bugün sokakta karşılaştığım bir kedinin durumu bu şekildeydi. Sağ gözü tamamen parçalanmış, kanayan çok ağır bir yarası vardı. Doku doğrudan beyne yakın olduğu için enfeksiyonun kana karışması ve kedinin acıyla ölme riski var. acil müdahale edilmesi gerekiyor.
Öğlen saatlerinde görüp 153'ü aradım. "Acil Hayvan Ambulansı / Öncelikli Hat" birimine aktardıklarını, vakayı öne aldıklarını söylediler.
Ben bu semtte oturmuyorum, işim olduğu için oradan ayrılmak zorundaydım. Gelip kediyi bulabilsinler diye oradaki birinin numarasını aldım, ekipler arayınca haber vereyim diye.
Ekipler beni aradığında saat 22:00'ye geliyordu?? Neredeyse 6-7 saat sonra. Orada oturan kişiyi aradım ama kedi oradan acıyla çoktan gitmiş. Gelmelerinin bir anlamı da kalmadı. Kedi belki de bir kuytuda can verdi.
Anlamadığım şey şu Türkiye'de her yıl binlerce veteriner hekim mezun oluyor, "iş bulamıyoruz, atanamıyoruz" diye bas bas bağırıyor. Sahada bu kadar büyük bir personel ve acil müdahale açığı varken, binlerce genç veteriner işsiz gezerken bunca saatte anca acil vakaya gidilmesi nasıl bir mantıksızlık?
Burada sorun elbette veterinerde değil liyakatsiz kadrolaşmada, bütçeyi hayvan sağlığına ayırmayan ve organizasyon yapamayan belediye sisteminde. Kağıt üstünde "acil hat" kurup vicdan rahatlatıyorlar anca.