▲ 6 r/KuranMuslumani+1 crossposts

Cumhuriyet Düşmanlığı Uğruna Tarihi Eğip Bükmeyin

Az önce bu subredditte gördüğüm ama sonra kaybettiğim paylaşım, bir kısım Müslümanın tarih anlatısını nasıl propaganda malzemesine dönüştürdüğünün tipik bir örneğiydi. Musul ve Kerkük'ün sözde 500 bin sterline satıldığı gibi tarihî hiçbir temeli olmayan bir iddia, sanki büyük bir keşif yapılmış gibi servis ediliyordu. Kaynak diye ortaya konulan şeyler de ciddi tarihçilikle ilgisi olmayan, güvenilirlikten uzak, ideolojik söylemlerden ibaretti. Cumhuriyet'i ve kurucu kadrolarını karalamak uğruna, kulaktan dolma anlatılar "tarih" diye pazarlanıyor; ardından da bunlar sorgulanmaksızın savunuluyor.

İronik olan, doğruluk ve ahlak üzerine en fazla nutuk atan bir kısım Müslümanın, konu Cumhuriyet'e ve Atatürk'e gelince en basit tarih yalanlarını bile sorgulama ihtiyacı hissetmemesidir. Bu açık bir çifte standarttır. Tarih kahvehane dedikodusuyla yazılmaz, önüne geleni "kaynak" ilan ederek de gerçek üretilmez. Belge gösterin, arşiv gösterin, akademik çalışma gösterin. Bunlar yoksa anlattığınız şey tarih değil, ideolojik masaldır.

Cumhuriyet'i eleştirmenize kimsenin itirazı yok. Ama bunu uydurma hikâyelerle değil, doğrulanabilir belgelerle yapın. Gerçekler hoşunuza gitmiyor diye tarihi yeniden yazamazsınız. Propagandayı ne kadar tekrar ederseniz edin, belge ve tarihî yöntem karşısında değeri yoktur. Cumhuriyet'e yöneltilen eleştirilerin ciddiye alınmasını istiyorsanız, önce iddialarınızı masallarla değil kanıtlarla desteklemeyi öğrenin.

reddit.com
u/turgishan — 2 days ago

İslamcıların ve K*rdistancıların Benzerlikleri

* 100 yıldır “ezilmiş”lerdir ve “mağdur”lardır
* Bunların düşmanca saldırı yapması “hak”, bu saldırılara karşılık verilmesi onlara “zulüm”dür.
* Kendileri her şeye saldırabilirler ama dışarıdan birisi küçük bir eleşti yaptığında bile linç kültürünü kullanırlar.
* Ülkeye aidiyet hissetmezler. Ulus-devlet aidiyeti soyut ve ütopik (İslamcılar için “ümmet”, Kürdistancılar için “K*rdistan”) değerlerler doldurarak ülkye aidiyeti yok ederler
* Özellikle Cumhuriyet’e düşmanıdırlar.
* Bağımsız yönetim istediklerini söyleseler de Batı’nın yönlendirmesiyle Batı’nın isteği doğrusunda hareket ederler

reddit.com
u/turgishan — 6 days ago
▲ 2 r/KuranMuslumani+1 crossposts

76 Yıllık Vesayete Rağmen Bitmeyen Mağduriyet

İslamcıların bitmeyen mağduriyet söylemlerini bilirsiniz. Bireysel ya da küçük bir topluluğa yapılmış ve bu kişi ve topluluk için gerçekten mağduriyet yaratmış şeyleri alıp sistematik şekilde tüm Müslümanlara yapılmış gibi sunarlar. Bu kişilerin ve küçük grupların mağduriyetleri görüyorum ve anlıyorum. Ancak bunlar yaşanırken ben ya henüz doğmamıştım ya da kendimin farkında değildim.

Neden Atatürk'ün ideallerini ideal edinip yolunu yolum bildiğim, ülkenin bölünmez bütünlüğünü ve egemenliğini umursadığım, azgın azınlıkların ülkede söz sahibi olmasını istemediğim ve 1923-50 arası Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü tarzı bir yönetim anlayışını savunduğum için "Foşik Kamalist" oluyorum?

Tam 76 yıl oldu. Adnan Menderes yönetimindeki DP'den beri ülkede yönetim merkez sağ, muhafazakâr ve siyasal İslamcı çizgideki politikacıların elindeydi. Darbe olduğunda yönetim İslamcıların anlayışına ters diye "Kemalist" ilan edildi. Sözün özü, İslamcılar ne kadar güç kazansalar da hep "mağdur", hep "ezilen" olmuştur.

Son 25 yılda ise "zulüm" ve "mağduriyet" edebiyatı yapanlar, kazandıkları güçle başkalarına zulüm ediyor ve yeni mağduriyetler yaratıyor.

reddit.com
u/turgishan — 8 days ago

76 Yıllık Vesayete Rağmen Bitmeyen Mağduriyet

İslamcıların bitmeyen mağduriyet söylemlerini bilirsiniz. Bireysel ya da küçük bir topluluğa yapılmış ve bu kişi ve topluluk için gerçekten mağduriyet yaratmış şeyleri alıp sistematik şekilde tüm Müslümanlara yapılmış gibi sunarlar. Bu kişilerin ve küçük grupların mağduriyetleri görüyorum ve anlıyorum. Ancak bunlar yaşanırken ben ya henüz doğmamıştım ya da kendimin farkında değildim.

Neden Atatürk'ün ideallerini ideal edinip yolunu yolum bildiğim, ülkenin bölünmez bütünlüğünü ve egemenliğini umursadığım, azgın azınlıkların ülkede söz sahibi olmasını istemediğim ve 1923-50 arası Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü tarzı bir yönetim anlayışını savunduğum için "Foşik Kamalist" oluyorum?

Tam 76 yıl oldu. Adnan Menderes yönetimindeki DP'den beri ülkede yönetim merkez sağ, muhafazakâr ve siyasal İslamcı çizgideki politikacıların elindeydi. Darbe olduğunda yönetim İslamcıların anlayışına ters diye "Kemalist" ilan edildi. Sözün özü, İslamcılar ne kadar güç kazansalar da hep "mağdur", hep "ezilen" olmuştur.

Son 25 yılda ise "zulüm" ve "mağduriyet" edebiyatı yapanlar, kazandıkları güçle başkalarına zulüm ediyor ve yeni mağduriyetler yaratıyor.

reddit.com
u/turgishan — 9 days ago
▲ 560 r/B1RTURK+3 crossposts

6 yaşındaki kızı H.K.G.'yi 29 yaşındaki Kadir İstekli ile 'evlendirip' cinsel istismara maruz kalmasına sebep olan İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/6-yasindaki-cocugunu-evlendiren-yusuf-ziya-gumusel-tahliye-edildi-karari-cemaat-duyurdu-cubbeli-ahmet-yeni-safak-a-tesekkur-etti-2513059

İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel ile Fatma Gümüşel'in, 6 yaşından itibaren kızları H.K.G.'yi 29 yaşındaki Kadir İstekli'nin; 'dini nikah' adı altında cinsel istismarına maruz bırakmaları nedeniyle aldıkları hapis cezalarının İstinaf tarafından az bulunarak bozulmasının ardından yeniden görülen davada karar açıklanmıştı.

Mahkeme, Yusuf Ziya Gümüşel'e 19 yıl 9 ay hapis cezası verirken, Kadir İstekli'ye çocuğun nitelikli cinsel istismarından 21 yıl, zincirleme şekilde cinsel saldırı suçundan 15 yıl olmak üzere toplamda 37 yıl hapis cezası vermişti.

Yusuf Ziya Gümüşel'in adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldığı öğrenildi.

Kararı 'cemaat' sosyal medya hesabından duyurdu. Açıklamada "Emeği geçen yetkililere teşekkür ederiz” dendi.

Kamuoyunda 'Cübbeli Ahmet' ismi ile bilinen Ahmet Mahmut Ünlü ise kararı 'sevinçle' karşıladı.

'Cübbeli Ahmet' şunları yazdı:

"Tahliyesinde emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese, bazı konularda mühim görüş ayrılığımız olsa da bu konuda özel emeği geçtiğini bildiğim Yeni Şafak câmiasına ve en büyük yardım olarak duâlarıyla destekte bulunan bütün Müslümanlara bu vesîleyle teşekkürü bir borç bilirim."

u/turgishan — 18 days ago

İsrail Savunma Bakanı Katz’ın Sözleri ve Müslümanlar (ve İsrail) Tarafından Atatürkçülere/Kemalistlere Çekilen False-Flag Operasyonu

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin “Kudüs Valisi olma hayalim var” sözlerine cevaben yazılan bu tweet art niyetli. Üstü kapalı olarak şunları söylüyor:

* Osmanlı güçlüydü, Türkiye Cumhuriyeti güçsüz. (İlkesi, yıkılıp bitmiş Osmanlı İmparatorluğu’nu diriltme hayaliyle Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkili her şeye düşman olmak olan Neo-Osmanlıcılık ideolojisinin güzellemesi.)

Atatürk’ün ideallerine, sekülerliğe destek veriyoruz. (Akıllarınca Atatürk’ü seven herkesi “Yahudi”, “Yahudi ajanı” veya “İsrail’in adamı” gibi gösterecekler.)

Muhalefet liderlerini destekliyoruz. (Mention atarak aslında “Muhalefeti destekleyen bizim adamımızdır” diyorlar.)

Yorumlara baktığımda, şeriatçı, İslamcı vb. kim varsa “Biz zaten Kamal’ı sevmedik” gibi şeyler yazıyor. Yani İsrail öyle bir 8 boyutlu satranç oynuyor ki, kendilerine karşı olan nefreti, bu nefrete sahip kişileri gütmek için kullanıyorlar.

Bu Atatürk nefreti, Türkiye Müslümanlığının bir parçası hâline gelmiştir. Müslümansanız, bir noktada onun bu ülke için yaptıklarını görmezden gelmeniz, küçümsemeniz veya iftiralarla çarpıtmanız gerekiyor.

Bu ülkenin varlığına, birliğine ve bölünmezliğine yönelik tehditler, dinî terimlerin arkasına saklanılıyor. “İslam adına” bu ülkeye bağlılık silinip yerine; ülkesinin bütünlüğünü, birliğini ve bağımsızlığını önemsemeyen, güç odakları tarafından kolayca güdülen bir “ümmet bilinci” konuluyor.

x.com
u/turgishan — 26 days ago
▲ 275 r/KemalistTurkey+2 crossposts

Akpli Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit, Tutuksuz yargılandı, Suçu: cinsel saldırı, Karar: 4 yıl 2 ay hapis, Göreve devam. Akpli Belediye Başkanı Ekmel Cönger, Tutuksuz yargılandı, Suçu: rüşvet, Karar: 5 yıl 2 ay 15 gün hapis, Göreve devam.

Skandal ortaya çıkınca Koçyiğit partisinden istifa etti ama AKP etkinlikleri ile kongrelerine katılmaya devam etti.

Mahkeme Koçyiğit'e önce cinsel saldırı suçundan 5 yıl hapis cezası verdi. Ardından cezada indirime giderek Koçyiğit'i 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûm etti.

https://haber.sol.org.tr/haber/akpli-belediye-baskani-kocyigitin-cinsel-saldiri-davasi-indirim-uygulandi-4-yil-2-ay-hapis

https://www.akparti.org.tr/ak-kadro/ilce-belediye-baskanlari/ordu?69c7240c-0b61-43f8-bb76-6b8f4b16624f

https://www.mesudiye.bel.tr/sayfa/baskan-nin-ozgecmisi

Kırıkkale'de rüşvet suçlamasıyla yargılanan AKP'li Keskin Belediye Başkanı Ekmel Cönger 5 yıl 2 ay 15 gün, müteahhit Mustafa Yurtseven ise 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı

https://t24.com.tr/gundem/akpli-keskin-belediye-baskanina-rusvet-sucundan-hapis-cezasi,1327517?\_t=1781069665527

https://www.akparti.org.tr/ak-kadro/ilce-belediye-baskanlari/kirikkale?5278a85c-2dbc-4157-bc5a-0cf2089a96df

https://www.keskin.bel.tr/anasayfa/baskan

u/EfendiAdam-iki — 25 days ago
▲ 10 r/KemalistTurkey+2 crossposts

Siyasi partilerde ‘kilitlenme’ sorununa interaktif mizah denemesi

Türkiyemizde siyasi partilerde aşırı bir yaşlanmasiyasi parti egosu ve koltuk sevdası var.

Birçok partinin, kolektifin ve örgütlenmenin içine girdim ve bu sorunu çok net şekilde gördüm.

Zamanında en çok ilgimi çeken, adı üstünde adı liberal(özgürlük) demokrat partisinde olan olaylardı.

Liberal demokrat partisinin başına belli insanlar geçmiş ve bırakmıyordu ve onlara karşı bazı fraksiyonlar kurulup hukuki olarak bu sorunu çözmeye çalışıyordu lakin bunun da önüne çok komik engeller koyuluyordu.

Bende onlara destek olmak ve acaba interaktif mizah siteleriyle bu tür konulara dikkat çekebilir miyiz diyerek kısıtlı vibe coding bilgimle bu siteyi yapmıştım.

Sizce bu ve bunun gibi siteler ilgi çekmek ve bilinçlendirmek için mantıklı mı, daha mantıklı yolları var mı ?

Site(reklam değildir zaten para kazandıracak bir şey yok)

Edit=Sitedeki mizahi olayların arka planındaki şeyleri gerçek hikaye kısmından okuyabilirsiniz.

u/Erroberer_King — 28 days ago
▲ 0 r/KuranMuslumani+1 crossposts

Müslümanlık ile Türklük Bilincinin Ters Orantılı Olması

Ne zaman güçlü bir Türk kimliğinden bahsedilse, birileri çıkıp "Müslümanlık daha önemli" der. Türkiye'de birçok insan kendisini yaşadığı ülke, konuştuğu dil ve ait olduğu millet üzerinden değil, dini aidiyeti üzerinden tanımlıyor. Türk tarihini bilmeyebilir, Türk kültürüne ilgi duymayabilir, Türkçenin uğradığı yozlaşmayı umursamayabilir; ama dini konularda son derece hassas davranır. Bu durum tesadüf değildir.

İslam'ın temelinde millet değil ümmet vardır. Ümmet anlayışı insanlara "önce kendi milletin" demez. Tam tersine, milli kimlikleri ikinci plana iter ve ortak dini kimliği öne çıkarır. Bu yüzden Türk kimliği güçlendikçe ümmetçilik zayıflar; ümmetçilik güçlendikçe de Türk kimliği zayıflar.

Bugün kendisine Türk diyen birçok insanın zihinsel dünyasına bakın. Orta Asya'yı bilmez, Türk düşünürlerini tanımaz, Türk dünyasındaki gelişmelerden habersizdir. Buna karşılık Arap coğrafyasındaki olayları kendi meselesi gibi görür. Bunun nedeni bireysel tercih değil, yıllardır süren bir kimlik yönlendirmesidir.

Ben Türklüğü bir soy meselesi olarak görmüyorum. Türklük; bu ülkeye aidiyet duymaktır, Türkçeyi sahiplenmektir, bu milletin ortak geleceğini savunmaktır. Ancak dini kimlik sürekli merkeze yerleştirildiğinde bu aidiyet zayıflıyor. İnsanlar vatandaş olmaktan çok ümmetin parçası olmaya teşvik ediliyor.

Cumhuriyet'in en büyük devrimlerinden biri de buydu. İnsanları kul olmaktan vatandaş olmaya, ümmetin parçası olmaktan milletin parçası olmaya çağırdı. Çünkü modern bir devlet, dini bağlılıklarla değil ortak vatandaşlık bilinciyle ayakta kalabilir.

Bu yüzden Müslümanlık ile Türklük bilincinin çoğu zaman ters orantılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü biri insanı evrensel bir dini topluluğun parçası olarak tanımlarken, diğeri yaşadığı ülkeye ve millete karşı sorumluluk duyan bir vatandaş olarak tanımlar. Birincisi güçlendikçe ikincisinin geri çekilmesi kaçınılmaz hale gelir.

Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla ümmetçilik değil, daha güçlü bir vatandaşlık bilincidir. İnsanların hangi dine inandığı değil, bu ülkeye ne kadar bağlı olduğu önemlidir. Bir milleti ayakta tutan şey ortak inanç değil, ortak kaderdir.

reddit.com
u/turgishan — 1 month ago
▲ 725 r/KemalistTurkey+2 crossposts

Üçüncü Dalga için bazı hatırlatmalar

EYLEM SIRASINDA SİVİL POLİSLERİ FARK ETMEK

Genelde belirgin davranışlara sahipler.Bence en belirgin özellikleri şunlar:

  1. Cepte büyük oranda şişlik. Telsizler büyük ve fazlasıyla yer kaplıyor.
  2. Herhangi bir telsiz sesi (En belirgini). Böyle bir durumda eylemciler arasındaki yerinizi sakin ve göze batmadan değiştirin.
  3. Genelde kargo pantolon giyorlar.
  4. Sürekli etrafa bakınma ve slogan atarken katılmamak.
  5. Sürekli yer değiştirmek.
  6. Yaş farkı, bu özellikle üniversitelilerin katıldığı protestolar için geçerli.

Polislerin saldıraya geçtiği sırada gözlerine kestirdiklerini kenara çekmeye ve üzerlerine atlamaya çalışacaklardır. Yakınızdan birinin sivil polis olduğundan şüphelendiniz anda herhangi bi agresif eylemde bulunmayın. Su gibi akışkan olun ve kesinlikle yüzünüzü gizleyin. Sizi kenara çekmeye çalıştığı sırada yanınızdakilerden yardım isteyin. Tek gitmeyin tek giderseniz orada hal ve hareketleri size güven veren öğrencilerle kol kola girmeye çalışın. Kol kola girip yürümek bu olayların yaşanma ihtimalini çok büyük ölçüde azaltacaktır.

Gözaltında;

İfade alınana kadar ifade vermek, soru cevaplamak zorunda değilsiniz.

Kalkan olabilecek eşya listesi:

1-Üçgen Şekilli Trafik Levhaları

Ucu kanatmayacak ama can acıtacak düzeyde bireysel korumaya yönelik en işlevli kalkan-silah. Daha sökmeyin tabi satan yerlerden alın.

2-Plastik Çöp Kutuları yahut Kapakları

En yapılabilir ucuz ve sağlam kalkan tasarımı. Duvar için en yapılabilir olanlardan biri bu. Hafif ama yaman.

3-Çok katlı karton kalkan

Yapılabilecek en ucuzu bu. Birden fazla kartonun üst üste zımbalanması, yapıştırılması ya da direkt aşırı sağlam bir kartondan yapılan bu kalkan olabilecek en en ucuz kalkan. Başlangıç düzeyi için yapabilirsiniz.

4-Sunta Kalkan

Daha küçük olsa da kütüphane raflarından sökerek yapılabilir.

5-Tepsi

Evinizde elden çıkabileceğiniz metal bir tepsi bile sizi biber gazı jop ya da plastik mermiden korur.

Bu rehberleri çeşitli kaynaklardan toplayarak hatırlayabildiğim tüm içerikleri koydum. Asıl yazarları kusura bakmasınlar, not defterine kaydettiğim için tüm bilgiler mevcut değil.

Paranız bolsa Drager 6300M alabilirsiniz. Bahsedilmediğini gördüğüm bir ekipman da Megafon, kitlenin sivil polisler tarafından yönlendirilmemesi için önemli.

Bayram sonrası bir hareketlilik bekliyoruz, Erdoğan KK ile bayramlaştıktan sonra muhakkak bir sokak çağrısı olacaktır, burada sokağa çağrı altında olmasa dahi Özgür Özel'in meclise yürüyüşüyle nasıl bir durumda olabileceğimizi gördük.

"Halk" niye çıkmıyor diye sormayın, halk sizsiniz dolayısıyla siz çıkmıyorsanız "halk" zaten çıkmaz.

Yazıyı Bursa Nutku'nun ilk ve en önemli kısmı ile bitireyim:

“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine,
doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. "

u/Suitable-Quiet5683 — 1 month ago
▲ 32 r/u_Erroberer_King+2 crossposts

Muhalefet çöktü, kurtarıcı yok. Her duruma karşı anonim bir haberleşme ağı kodladım: Yeter La.

Hepimiz aynı durumdayız. Ana muhalefet bizi yönetemiyor, iktidar ise ülkeyi halkın hiçbir değerinin olmadığı bir yapıya dönüştürüyor. Bugün örgütlenmezsek faturayı bizim başarısızlığımız yüzünden çocuklarımız ödeyecek.

Buna bir son vermek, en azından bir arada durabilmek için Yeter La'yı yayına aldım.

Bu bir eylem veya siyaset platformu değil. Sadece acil bir şey olursa haberleşebilmek, yalnız kalmamak için kurulmuş bir iletişim ağı.

Sistem nasıl çalışıyor?

  • Anonimlik: İsim ve il seçiyorsun. Telefon numarası veya mail istenmiyor.
  • Dağıtık Yapı: Sistem seni seçtiğin ile göre doğrudan 10 farklı bölgesel Telegram grubundan birine atıyor. Veri veya mesaj tutmuyoruz.
  • Neden Domain Yok?: Kredi kartı ve kimlik tescili gerektiren domainler dijital ayak izi bırakır. Sistemin tamamen iz sürülemez ve gerektiğinde anında yok edilebilir olması için Vercel altyapısındayız.

Sitedeki sayı, manifestoyu onaylayanların toplamı. Telegram grupları ise pasifleri elemek için sadece anlık haberleşmek isteyenlere bugün açıldı.

Vakit daralıyor, bağlantıda kalalım. LİNK

u/Erroberer_King — 1 month ago
▲ 70 r/KemalistTurkey+2 crossposts

İlber Ortaylı'nın Devrim Gazetesi Yazıları | Ulusal Tiyatro

Hepinize hayırlı sabahlar, iyi günler ve iyi akşamlar dilerim.

Bugün sizlere, Devrim Gazetesi'nin 31 Mart 1970 tarihli 24. sayısında yayımlanan ve İlber Ortaylı'nın kaleme aldığı "Ulusal Tiyatro" başlıklı yazıyı paylaşacağım.

Ulusal Tiyatro

Bugün Türk tiyatrosunda en çok tartışılan kavram, ulusal tiyatrodur. Türk tiyatrocuları genellikle ulusal bir tiyatromuz olmadığı konusunda birleşiyor. Ancak ulusal bir tiyatronun ne olduğu ve nasıl kurulacağı açıklık kazanamış bir sorundur.

Türkiye’de Ulusal Tiyatro Niçin Yoktur?

Çünkü Türk tiyatrosunun ülke şartlarından doğan ve dünya tiyatrosuna da katkıda bulunduğu bir dramaturji, reji, oyunculuk, yönetim olmadığı gibi, dünya tiyatro edebiyatını zenginleştiren büyük yazarları da yoktur.

İkincisi, Türk tiyatrosu başka ulusların zenginliklerinden de devrimci düşüncesinden de sistemli ve bilinçli olarak yararlanamamış, çağının sorunlarını, ülkesinin problemlerini kitlelerin önüne serememiştir.

Modern Türk tiyatrosunun kuruluşu ve işleyişi, bir kültür emperyalizminin sonucudur. Modernleşme sürecinin ve endüstrileşmenin zayıf olduğu yarı sömürge toplumların aydınları, dış dünyayı da görmeyen ve değerlendiremeyen kişilerdir.

Burada, bilim gibi edebiyat ve tiyatro da çoğunlukla yaşadığı ortamdan kopuk lüks faaliyetlerdir. Bizim modern tiyatromuz bir uluslaşmanın ya da bir sosyal değişimi yansıtan düşüncelerin ürünü olarak değil, bir eğşemce gereğinin ve dar bir zümrenin kısır bir aydınlaşma isteğinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Bunun içindir ki, ulusal tiyatro denen kurumun yokluğu ülkemizde başlıca sorun olmuştur.

"Ulusal Tiyatro Devrimcidir" Diyoruz.

Çünkü hiçbir zaman çağının gerisindeki kurumların ve akımların, ulusun özgürlüğünü ve gelişimini tehdit etmesine göz yumamaz ve hele onların sözcüsü hiç olamaz.

Sömürülen ve ezilen sınıfların ve halkların savunucusu olmaktan kaçınamaz. Yığınların devrimci mücadelesinde bu kadar büyük rol oynayan bu kurum birkaç kişinin kafasında veya teatral ustalıklarında biçimlenemez.

Ulusal tiyatro, çağmızda emperyalizme ve onun bir silahı olan kültür emperyalizmine karşı verilen ulusal mücadele sürecinin içinde ve o mücadelenin ilerleyişine paralel olarak doğar, İrlanda’nın bu mücadele içinde doğan ulusal Abbey tiyatrosu gibi.

Ulusal tiyatro antifeodaldir: feodaliteye karşı olacaktır. Ulusal tiyatro dinamiktir: romantik halkçıların yaptığı gibi, kitle dalkavukluğu ve şovenizme ulaşan bir geri milliyetçilik yapmaz.

Çağımızda bir halkın emperyalizme karşı savaşını sadece o halk değil, ezilen ve emperyalizme karşı savaş veren diğer halkarda birlikte yapar. Demek ki, ulusal tiyatro geçmişin zengin devrimci geleneğinden olduğu kadar, başka halkların devrimci geleneği ve tiyatro anlayışından da yararlanacaktır.

Bu demektir ki, “ulusal tiyatro kendi ulusal kültürümüz, folklorumuzdan yararlanarak kurulacak, yabancı tiyatro akımlarına hayır denecek” gibi bir anlayışın çağımız tiyatrosuyla ilgisi yoktur.

Biz, devrimci gelenek ve edebiyatı başka ulusun yaratıcısı da olsa kendimizden sayarız. Ulusal tiyatromuzun repertuvarı da bu açıdan düzenlenmelidir.

Devrimci her yöntem ve çağını ileri sürükleyen her büyük tiyatro adamı, ulusal tiyatro repertuarımızın başköşesindedir.

Halk Tiyatrosundan Yararlanmak Nasıl Olacaktır?

Herhalde bazılarının dediği gibi özünden diye kestirip atmakla olmaz. Pekala tutucu veya pasifist, yer yer mistik olabilen halk tiyatrosunun özünden yararlanmak çok sağlam bir tiyatro görüşüyle mümkün olabilecektir.

İdeolojisiz bir tiyatroda bunun için mümkün değildir.

Bu ideoloji de çağın devrimci düşünce ve eylemidir.

 

u/KenanKomutan_ — 2 months ago