
u/ravenlls

borderline kişilik bozukluğu
borderline kişilik bozukluğu (bkb), kişinin duygu düzenleme becerisini, benlik algısını ve ilişkilerini etkileyen ciddi bir ruh sağlığı durumudur. bu bozuklukta kişi duyguları çok yoğun yaşar, kısa sürede aşırı yükselip alçalabilir ve ilişkilerinde belirgin bir istikrarsızlık yaşayabilir. bilimsel kaynaklar, bkb’nin genellikle dürtüsellik, boşluk hissi, kimlik karmaşası, terk edilme korkusu ve yoğun ama dengesiz ilişkilerle birlikte görüldüğünü belirtmektedir.
bkb’nin tek bir nedeni yoktur; yani “şundan olur” denebilecek basit bir açıklama bulunmaz. araştırmalar, genetik yatkınlık ile çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığını gösterir. nimh, biyoloji ve çevrenin bu bozuklukta birlikte etkili olduğunu; genetik ve beyin temelli farklılıkların yanı sıra kültürel ve sosyal faktörlerin de önemli olduğunu vurgular. nhs ve medlineplus ise aile içi sorunlar, duygusal/fiziksel/cinsel istismar, ihmal, parçalanmış aile yapısı ve çocuklukta yaşanan terk edilme korkusunu önemli risk etkenleri arasında sayar. ancak önemli nokta şu: travma yaşamış herkes bkb geliştirmez, bkb’si olan herkesin de mutlaka ağır bir travma öyküsü olmak zorunda değildir.
bilimsel olarak en çok konuşulan konulardan biri beynin nasıl çalıştığıdır. nhs’ye göre bkb’de özellikle serotonin gibi nörotransmitterlerde dengesizlikler olabilir. aynı kaynak, mri çalışmalarında amigdala, hipokampus ve orbitofrontal korteks gibi bölgelerde boyut ya da işlev farkları saptandığını belirtir. bu bölgeler korku, öfke, kaygı, dürtü kontrolü, plan yapma ve karar verme ile bağlantılıdır. bu yüzden bkb’de kişi bir olayı çok tehdit edici algılayabilir, duygusunu hızla yükseltebilir ve bir anda dürtüsel tepki verebilir. yani mesele “abartmak” değil; beynin stres ve duygu işleme sisteminin aşırı hassas çalışmasıdır.
bkb’nin tetikleyicileri genelde ilişki ve tehdit algısıyla bağlantılıdır. özellikle gerçek ya da algılanan terk edilme, reddedilme, eleştirilme, dışlanma, yoğun çatışma, duygusal olarak belirsiz ilişkiler, fazla yakınlık ya da ani uzaklaşma belirtileri artırabilir. nhs, terk edilme korkusunun yoğun anksiyete ve öfkeye yol açabildiğini açıkça belirtir. nimh de bkb’de insanların terk edilmeden kaçınmaya çalışabildiğini, yüksek düzeyde reddedilme hassasiyeti yaşayabildiğini ve duyguların saatler içinde değişebildiğini aktarır. bu yüzden bkb’de krizler çoğu zaman “durduk yere” değil, kişinin sinir sistemini zorlayan bir tetikleyici sonrası ortaya çıkar.
belirtiler sadece duygu dalgalanması değildir. dışarıdan bakınca ilişkilerde aşırı idealize etme ve sonra bir anda değersizleştirme, benlik algısında dalgalanma, ani kararlar, öfke patlamaları, boşluk hissi, bazen kopukluk/dissosiyasyon ve dürtüsel davranışlar görülebilir. nimh’ye göre bkb’de depresyon, travma sonrası stres, anksiyete, madde kullanımı ve yeme bozuklukları gibi başka sorunlar da eşlik edebilir. bu yüzden değerlendirme yapılırken sadece tek bir belirtiye değil, bütün örüntüye bakılır. tanı da yalnızca uzman bir ruh sağlığı profesyoneli tarafından, ayrıntılı klinik değerlendirme ile konur.
tedavi kısmında en güçlü yaklaşım psikoterapidir. nimh ve nhs, bkb’de psikoterapinin temel tedavi olduğunu; özellikle dbt gibi yapılandırılmış terapilerin duyguları düzenleme, kriz anını yönetme ve ilişkilerde beceri geliştirme açısından etkili olduğunu belirtir. nimh ayrıca araştırmaların terapiye ek olarak bazı ilaçların belirli eşlik eden belirtiler için kullanılabildiğini, fakat asıl ana tedavinin psikoterapi olduğunu vurgular. nhs’ye göre birçok kişide zaman içinde belirgin düzelme olabilir ve doğru destekle işlevsellik artabilir. yani bkb, yaşamı zorlaştırabilen ama yönetilebilir ve tedavi edilebilir bir durumdur.
kısacası: borderline kişilik bozukluğu; genetik yatkınlık, beyin işleyişi, çocukluk deneyimleri, bağlanma örüntüleri ve çevresel streslerin birleşimiyle ortaya çıkan; özellikle terk edilme, reddedilme ve yoğun ilişkisel stresle alevlenebilen bir durumdur. en temel bilimsel yaklaşım, bunun “karakter zayıflığı” değil, duygu düzenleme sisteminin karmaşık biçimde zorlanması olduğunu kabul eder.
dünyanın en basit fan tasarımı
canım sıkıldıgı icin rastgele tasarım denedim (resimler bana ait degil ben cizmedim sadece tasarım haline getirmeyi denedim) ortaya boyle bir sey cıktı 😞
baslik bulamadım, ama yazdigim seyi yorumlarsaniz seviniriim
Şu ana kadar yazdığım her şey aslında bir şeyler hissedebilmek içindi. En ufak bir hissiyatım olmadan, aşkla yazdığım; sonrasında da okudukça daha çok okuduğum her şey, içimde herhangi bir hissiyata tohum ekebilirim düşüncesinden geliyordu.
Kısa süreli ilhamlarla hayalime gömülmüş olsam da gerçekler, bir mezar taşı kadar soğuk ve gerçekçiydi. O soğuk mezar taşını, toprağın rahatsız ediciliğini iliklerimde hissediyor gibiydim. Belki de hissedebildiğim, bana dokunan tek şey buydu.
Hayatın akışındaki alevi kalbimde geri hissetmek isterken, her bir kelimede daha çok uzaklaştığımı yeni fark ediyordum. Her bir kelimede gömülüyordum aslında; daha derine. En derinine.
Bu durumda yapabileceğim başka hiçbir şey kalmamışken, kabullenmekle daha çok savaşmak arasında kalmaya devam ediyordum. Deli gibi korkuyordum da. Yeni farkındalığın getirdiği belirsizliklerle zihnim sanki karmaşaya dönüşüyordu.
Çıkış yolları ararken, artık düşündüğüm tek şey çıkış yolu da değildi. İstediğim şeye ulaştığımda ortaya çıkabilecek belirsizlikler de vardı.
Arzuladığım en derin hisler, beni öldürecek son şey olabilirdi. Hayatın akışını hissettiğimde, gerçekten yaşayabileceğimin garantisi var mıydı?
İstenilen hislere kavuşmak, belki de olması gerekenden daha derinlere gömülmekti.
Hayat kolaydı ama yaşayabilmek, garip bir metafordu.
bu diziyi türkçe altyazılı olarak nereden izleyebilirim?
bu dizi baya bilinmesine ragmen turkce cevirisi yok bildiginiz guvenilir site ya da uygulama var mı?
bıraz sıkıldım sarkı oneresı alacagım
rastgele onerebilirsiniz
hipervijilans
​
hıpervijilans, bireyin çevresine karşı normalden daha fazla tetikte olması ve olası tehditleri sürekli olarak tarama hali durumudur. bu durumda kişi, çevresindeki uyaranları olduğundan daha önemli veya tehdit edici algılayabilir. normalde beyin, çevredeki bilgileri filtreleyerek sadece önemli olanlara odaklanırken, hipervijilans durumunda bu filtreleme sistemi zayıflar ya da aşırı hassas hale gelebilir.
​
hipervijilansın temelinde beynin tehdit algılama sisteminin gereğinden fazla aktif olması vardır ve bu durum genellikle stres, kaygı, uykusuzluk, yoğun düşünme, korku içeren inançlar, dini inançlar veya uzun süreli zihinsel yorgunluk gibi etkenlerle ortaya çıkabilir. beyin aslında olan kişiyi korumak için sürekli bir “alarm sistemi” gibi çalışabilir, ancak bu sistem gereğinden fazla aktif olduğunda kişi sürekli bir tehlike varmış gibi hisseder.
​
hipervijilans yaşayan kişilerde dikkat sistemi sürekli olarak çevreyi tarar. bu nedenle kişi, normalde önemsemeyeceği sesleri, hareketleri veya bakışları daha fazla fark etmeye başlar. bu durum zamanla yanlış anlaşılmalara yol açabilir. örneğin bir bakış “bana bakıyorlar” hissine, belirsiz bir ses “bir şey var” düşüncesine dönüşebilir. kişi çoğu zaman bunun kesin bir gerçek olduğunu düşünmez ancak “ya doğruysa?” şeklinde bir şüphe hissi yaşayabilir.
bu durumda önemli olan şey, kişinin çoğu zaman gerçeklik algısını tamamen kaybetmemesidir. yani kişi yaşadığı şeyin kesin bir gerçek olup olmadığından emin olamayabilir ve bunu sorgulayabilir. ancak buna rağmen hissettiği korkuyla şüphe kolay kolay kaybolmaz. bu nedenle mantıksal düşünce ile duygusal tepki arasında bir uyumsuzluk oluşur. kişi bir yandan bunun gerçek olmayabileceğini düşünürken, diğer yandan yoğun bir tehdit hissi yaşayabilir.
​
hipervijilans aynı zamanda davranışlarada yansır. Kişi sürekli kontrol etme ihtiyacı hissedebilir. arkasını kontrol etmek, sesleri dinlemek, ortamı gözlemek ya da insanların davranışlarını anlamaya çalışmak gibi davranışlar ortaya çıkabilir. bu davranışlar kısa süreli bir rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygıyı azaltmak yerine artırabilir. çünkü beyin, sürekli kontrol davranışını “tehlike var” şeklinde yorumlayarak bu durumu pekiştirir.
​
bedensel olarak da hipervijilans çeşitli belirtiler gösterebilir. kalp çarpıntısı, kas gerginliği, huzursuzluk, irkilme, nefesin hızlanması ve uykuya dalmada zorluk gibi durumlar görülebilir. özellikle gece saatlerinde bu durum daha belirgin hale gelebilir çünkü çevresel uyaranlar azaldığında kişinin zihni daha fazla içsel düşüncelere ve korkulara odaklanabilir.
​
hipervijilans tek bir sebepten oluşmaz. Genellikle birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. stresli dönemler, yoğun kaygı, uykusuzluk, kişisel korkular ve zihinsel yorgunluk bu durumu tetikleyebilir. ayrıca kişinin sahip olduğu düşünce yapısı ve inançları da algıyı etkileyebilir. zihin zaten “tehlike olabilir” düşüncesine yatkınsa, belirsiz uyaranlar daha kolay şekilde tehdit olarak yorumlanabilir.
​
sonuç olarak hipervijilans, beynin güvenlik mekanizmasının aşırı aktif hale gelmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu durumda kişi sürekli tetikte hisseder, çevresini tehdit açısından değerlendirir ve rahatlama konusunda zorlanır. gerçek tehlike ile algılanan tehlike arasındaki ayrım zorlaşabilir. bu durum çoğu zaman kişinin gerçeklikten tamamen kopması anlamına gelmez; daha çok kaygı ve aşırı uyarılmışlık haliyle bağlantılıdır.
​
​
experience cover
zamanında çok değer verdiğim ancak şu an hayatımda olmayan birisinin önerisiydi umarım şu an çok iyidir
sekeri komple kesmek ve kilo vermek hakkinda yardkmci olur musunuz
simdi öncelikle sisman degilim 1.63 57 kg civarında falanim (kızım) ama kilo vermek ve belimi daha inceltmek istiyorum çok kalın değil de daha biraz daha ince olsun ve karın kası istiyorum onun harici yüzümde biraz incelsin istiyorum bundan dolayı neler önerirsiniz? Tatlıyı cok seven birisi olsamda sekeri falan komple kesmeye karar verdim aradan disarda yesemde onları bile kesecegim bununda etkisi olur mu sekeri tamamen kesmek işe yarıyor mu mantıklı mı bir de tatlı ihtiyacını bastırmak icin farklı sağlıklı tarifler var mı hepsini deneyeceğim
küçüklükten beri hayran olduğum ve onlar gibi olmak istediklerim tam liste
daha cok vardır ama aklıma ilk bunlar geldi
su filmi izlemis olan varsa konusalim istiyorum 🙏🏻
​
öncelikle güzel bir filmdi gerçekten rahatsız ediciydi istedikleri şeyi yapmışlar ama filmin İlk başları çok hızlı ilerlemişti, dae-su karakterinin bir şeyleri bulması çok hızlı olmuştu bu kısmını pek beğenmemiştim senaryo biraz daha geliştirilebilirdi sonu da ters köşeydi tahmin edilemezdi dövüş sahneleri falan da güzeldi hızlı bir ilerleyiş olmasaydı çok daha güzel olabilecek bir film bence senaryo harici ise kamera açıları kötüydü sonlara doğru kamera daha çok zoomluyordu böyle ŞPXKFLSSWKSKŞPDKEŞ Bir tık üzerinde durulsa daha efsane bir şey olabilir
Anime önerisi alabilir miyim?
Death note, death parade, babylon ya da monster tarzı anime önerileri alabilir miyim istediğim tarz anlaşılmıştır diye düşünüyorum 🙌🏻