
Unutulmamasi gereken bir isim: Turan Dursun. Güvenilir kaynaklara (Kuran + sahih hadisler) dayanarak İslam’ın ve Muhammed'in tarihi, teolojik ve ahlaki eleştirilerini açıkça ortaya koydu. 1990'da İslami Hareket Örgütü tarafindan vurularak öldürüldü.
Bugün elimizin altında internet, AI, sosyal medya var. Hepimiz anonim hesapların arkasına geçip klavyeden rahatça teolojik eleştiri yapabiliyoruz, kaynaklara saniyeler içinde ulaşıyoruz.
İşte tam da bu yüzden Turan Dursun’un büyüklüğünü bugün çok daha iyi anlamamız lazım.
Bizim 2026 yılında, internet konforuyla ve sahte isimlerle yaptığımız şeyleri; adam bilgisayarın bile olmadığı 1990 öncesinde, kendi gerçek adıyla ve canı pahasına yaptı.
Eski bir müftü olarak İslam'ı dışarıdan değil, bizzat kendi en güvendiği kaynaklarıyla (Buhari, Müslim, tefsirler vb.) eleştirdi. Yüzyıllardır halktan saklanan, sadece ulemanın bildiği o "karanlık" ve çelişkili sayfaları (kölelik, cariyelik, kadın hukuku) herkesin anlayacağı dilde kitaplara döktü.
Defalarca ölümle tehdit edilmesine ragmen kitaplarini yazmaya cesurca devam etti, ve bu durumla ilgili sunu soyledi:
>Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim, halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?
Yobazlar baktılar ki adamı susturamıyorlar, tek çareyi canını almakta buldular. 1990'da evinin önünde 7 kez vurdular.
Benim kişisel kahramanlarımdan biridir. Bir başka kahramanım olan Aşık Veysel'in de köylüsüdür (Sivas, Şarkışla).
5 dakikanızı ayırıp kendisiyle ilgili Wiki sayfasını okumanızı şiddetle öneririm.
https://en.wikipedia.org/wiki/Turan_Dursun
40-50 sene önce dediği şu sözünü yüzlerce kez tekrar etmişimdir:
>Tanrı varsa, bu tanrı Muhammed'in Tanrısı değildir
Kanın yerde kalmaz Turan dedem, senin fikirlerini şuan milyonlarca Türk genci ileri taşıyor.
Toprağın bol olsun, gül yüzlü güzel insan.