u/idillogia

Tuz Biber 6'lı Stand-up

Tuz Biber 6'lı Stand-up

Dün Aylak Bar'da Tuz Biber Stand-up izledim. Altı adet standup men çıkıp kısa aralıklarla anlatıyorlar. Ikili gösterilerden sonra kısa aralar oluyor. İçecek, sigara molaları. İnteraktif gösteride kendini atan, bayılan, sahnedeki kişiyle dalga geçmeye çalışan hıyar seyirci yoktu. Hatta dahası daha sessiz bir ekiptik. Benim bu durum daha hoşuma gitti. İsmail Türküsev, İsa Çulun, Akın Aslan, Ozan Altınbıçak, Samet Karadeniz +1 kişi daha vardı. Şimdi hafızamda değil. Sunucumuz da çok iyiydi. Tuz Biber'in sayfasını taradım, ismini bulamadım.

u/idillogia — 20 hours ago

35. Dünya Milli Takımlar 3-Bant Bilardo Şampiyonası Finali | Türkiye vs İsveç (Semih Saygıner & Tayfun Taşdemir)

Türkiye: Semih Saygıner / Tayfun Taşdemir
İsveç: Torbjörn Blomdahl / Michael Nilsson

youtu.be
u/idillogia — 1 day ago

Oyunlardaki mimari ilginizi mi çekiyor?

Siz de benim gibi oyunlardaki mimari hoşunuza gidiyorsa "Adamlar bunu nasıl yapmışlar ya?" diyorsanız bu videoları beğeneceğinize eminim. Sadece oyunun dünyası üzerinden değil, gerçek hayat mimari/inşaat fikirleri üzerinden anlatım sağlanıyor. Açıkçası benim çok hoşuma gitti. (Reklam değil, elin yabancısını tanımıyorum)

youtu.be
u/idillogia — 3 days ago

19 Mayıs Etkinliklerinden (Edirne, 1966)

19 Mayıs 2026 tarihli bugünün anlam ve önemine istinaden geçmişten güzel bu fotoğrafı paylaşmak istedim. Açıkçası post flair(gönderi etiketi) gönderiyi tam yansıtmadı. Spor, edebiyat, tiyatro vb. birçok alanda gönderi etiketi yapmayı düşünüyorum. Fikirlerinizi burada paylaşabilirsiniz.

u/idillogia — 3 days ago

Bilardo Dünyası 1. Bölüm | Artistik Bilardo "Konuk: Hacı Arap Yaman"

Bilardonun sihirli dünyasını keşfe çıkmaya hazır mısınız?

Programın ilk bölümünde Nazlı Merve Kuruoğlu, artistik bilardonun değerli ismi Hacı Arap Yaman'ı konuk ediyor.

Video kaynağı: TRT Spor Yıldız

youtu.be
u/idillogia — 3 days ago
▲ 12 r/kibeleSalon+1 crossposts

Aşk-ı Memnu/Yaprak Dökümü dizilerinde karakterlerin okuduğu kitaplar bir tesadüf mü?

Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu romanları Türk edebiyatında sayılı eserlerden. Ayrıca birkaç defa da beyaz sahnede seyirciyle buluştu. Peki bu dizilerdeki karakterlerin okuduğu kitaplar birer tesadüf mü? Yoksa kendi kaderlerinin bir yansıması mı?

youtu.be
u/idillogia — 4 days ago

Dini Terk Eden Erkekler - Sarı Masa: Doç. Dr. Volkan Ertit - Dr. Furkan Dilben - B04

Videoyu izleme şansınız oldu mu? Çok ilginç bir konudan bahsediyorlar. İlk olarak sekülerizm, modernizmi kadın üzerinden değişimi olarak incelendiği bahsediliyor. Bunun erkek üzerinden de incelenebilirliği yer alıyor. İzlediğim noktada da varoluşunu dini temeller üzerine kurmuş erkeklerin bu varoluşu tekrardan yerleştirme, biçilmendirmesini anlatılıyor. Yaşanılan zorluklara bir pencere kazandırıyor.

youtu.be
u/idillogia — 5 days ago

İnsanları iliski sorunlarını okumak, dinlemek beni mutsuz hissettiriyor.

İlerde ben de bu sorunu yaşar mıyım diye kaygı hissediyorum.Tiktokta, filmlerde, kitaplarda, yazılarda gözüme çarpıyor. Aslında hayat geçici. Her şey geçici. Kalıcılık diye bir şey yok. Bilmeme rağmen hoşuma gitmiyor.

reddit.com
u/idillogia — 5 days ago
▲ 9 r/kibeleSalon+1 crossposts

Kaşıntı│Hikaye

O gün, yorucu bir iş günüydü. Sol elimin üstünde küçük bir kaşıntıyla başladı her şey. Tatlı tatlı kaşıdım orayı; tırnaklarımla hissederek, bastırarak... Kaşıntının o tatlı hissini duymak hoşuma gidiyordu. Bir noktada kaşıntı duruldu, günüme devam ettim. Ertesi gün yine başladı; belki farkında olmadan devam ediyordu da ben dikkatimi vermeden kaşımıştım, hiç hatıramda yok. Yine aynı nokta, aynı kaşıntı hissi... Tırnaklarımı kullanarak, o ince baskıyla sol elimin üstünü kaşıdım. Zevkliydi. Hem kaşıma eylemini gerçekleştirmek hoşuma gidiyor hem de o hissiyat bir türlü geçmediği için beni daha çok kaşımaya heveslendiriyordu.

Sonradan fark ettim ki kaşıdığım yer kızarmış, küçük kan damlacıkları belirmişti. Bunu beklemiyordum. O zamana kadar her kaşıntım, kaşınıp bitmişti. Bu kaşıntının diğerlerinden farkı, hâlâ devam ediyor olmasıydı. Bazen o sinsi kaşıntıyı devreye sokuyor, beni delirtiyor; daha sonra o sinsi suretini yok edip hiçbir şey olmamış gibi, sanki sol elimin üstünde sıradan bir deri parçasıymışçasına duruyordu. Onun aslında ne planlar yaptığını kavrayamamıştım. Deneyimsiz ve acemiydim.

Planlarını yavaş yavaş devreye soktu. Kaşıntı uzun zaman kendini göstermedi, ondan ses seda çıkmadı. Kan damlaları kurumuş, açılan mikro yaralar kapanmıştı. Yaradan veya kaşıntının farklılığından olsa gerek, belli belirsiz bir tümsek kalmıştı. Ben hissediyordum.

Kendi kendimi düşüncelere kaptırmışken sağ elimi yine sol elimin üstünü kaşırken buldum. Ne ara gelmişti bu sağ el oraya? Tırnaklarımı kesmeme rağmen bastırıyormuşum. "Tam da geçiyordu ya yara," diye düşündüm. Kaşıntının ilk planı devredeydi.

O gün o kaşıntıdan sonra sağ elimin dördüncü parmağında küçük su kabarcıkları fark ettim. Tam o parmak arasında benden saklanıyordu. "Seni yakaladım pişkin kabarcık," diye düşünerek başladım kaşımaya. Nasıl da sevimli bir kaşımaydı o... Hırt hırt kaşıyarak yok ettim o su kabarcıklarını. Hafifçe sıvılarını boşalttılar; o anda acısıyla da tanıştım. Yüzümü buruşturdum; zevkin sonu hüsrandı. Bana bu sinsiler acı ve rahatsızlık sunuyordu. Su kabarcıklarının oluştuğu yer, bu kaşıntının ikinci mekanıydı. Gitgide yayılıyor, vücudumu fethediyordu. Ama bunu yavaşça, sessizce ilerletiyordu. Şimdi bu sinsi planın parçalarını yerlerine koyabiliyorum; o durumu yaşarken farkında değildim.

Aradan aylar geçti, binbir olay yaşadım. Birkaç olay sonucunda fark ettim ki mutsuzken veya stresliyken ellerimi o bölgelerden kaşımaya başlıyorum. Kaşıdıkça zevk almadan, bir kuduz gibi sadece o bölgeleri sürtmek istiyorum.

İşin özü; su kabarcığı olan yer resmen yılan gibi deri değiştirdi. Çölde bırakılmış yılan derisi gibi yıprandı; haşin dağlar gibi deriden uzaklaşarak tepeye çıktı.

reddit.com
u/idillogia — 5 days ago

Sergio Mendes & Brasil '66 - The Fool On The Hill (Official Visualizer)

Bu albüme bayılıyorum. Ne zaman rahatlamak istesem bu albümün ninni gibi sesi beni çok rahatlatıyor.

youtu.be
u/idillogia — 6 days ago

Osmanlı'da Moda (1839-1895)|Ceren Sungur

Ceren Sungur'un Osmanlı'da Moda (1839-1895) adlı videosunda sadece Osmanlı'da modaya olan bakışı anlatıldığı gibi sekülerizm, modernizmin kadına olan bakışını da irdeliyor.

youtube.com
u/idillogia — 6 days ago

"Yunanistan’da Türk mimari eserleri / İsmail Bıçakçı" arıyorum

"Yunanistan’da Türk mimari eserleri / İsmail Bıçakçı" arıyorum

reddit.com
u/idillogia — 8 days ago