
u/qernanded

The Political Ecology of Late Ottoman Kurdistan: Ottoman History Podcast
Description from OHP website
What do environmental features like plants, animals, landscapes, and climate have to do with the political transformation of the Ottoman Empire? Everything, according to our guest in this episode, Zozan Pehlivan, author of The Political Ecology of Violence: Peasants and Pastoralists in the Last Ottoman Century. As Prof. Pehlivan explains, environmental history can be a fascinating window onto how imperial and global developments reshaped local society. Focusing on the region of Kurdistan, Pehlivan explores the changing relationships between peasants and pastoralists under the influence of commercialization, Ottoman centralization, and climatic change. She argues that these forces interacted to shape a "political ecology of violence," reflected not only in the shocking anti-Armenian violence of the 1890s, but also in quotidian conflicts over land and livestock fueled by Ottoman policy.
Selma Rıza: İlk Türk kadın gazeteci, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin tek kadın üyesi, Hilal-i Ahmer Cemiyeti genel sekreteri ve yazarı. (5 Şubat 1872 - 5 Ekim 1931)
You are a diplomat sent to the Paris Peace Conference, assigned to "fix" the Caucasus. How do you draw the fairest borders possible to prevent future wars?
A photograph of the harbor of Büyükdere, Sarıyer on the Bosphorus, 1875
The role and rights of the Greek Patriarch under the Ottomans
The Mosque of Rüstem Pasha, Constantinople and five more architectural interiors - Rudolf Ernst (1854-1932)
Medina station was the final stop of the Hejaz railway (Damascus–Medina), commissioned by Abdul Hamid II and constructed 1900–1908
A Turkish notary drawing up a marriage contract, Martinus Rørbye (1837)
Ottoman women with a petition scribe, Camille Rogier, 19th century
Bir Osmanlı Bürokratının Portresi: Kapriel Efendi
Kapriel Noradunkyan, 1852-1936
Osmanlı'nın son döneminde en üst bürokratik görevlerde bulunmuş ve imparatorluğun hakkını uluslararası hukuka ve antlaşmalar dayanarak sonuna kadar savunmaya gayret etmiş bir Üsküdarlı Ermeni. Türkçe, Ermenice, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca olmak üzere 5 dil biliyor.
Paris'te Sorbonne Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gördükten sonra Mekteb-i Hukuk-ı Şahane'de (Osmanlı Hukuk Okulu) hukuk dersleri vererek müderrislik (profesörlük) yapıyor.
1880'lerin ortasından Almanya'da, Fransa'da, Amerika'da ve Britanya'da dışişleri bakanlıklarında uluslararası hukuk büroları kurulurken (Almanya 1885, Britanya 1886, Fransa 1890, ABD 1891), hepsinden önce Osmanlı'da 1883'te Hariciye Nezareti (Dışişleri Bakanlığı) altında bir Hukuk Müşavirliği İstişare Odası (Hukuk Danışmanlığı Danışma Odası) kuruluyor.
Hukuk müşavirliği sırasında Osmanlı dışişlerinde ve içişlerinde karşılaştığı uluslararası diplomasi problemlerinden kapitülasyonların veya imtiyazların etrafından nasıl dolaşılacağı veya özerkleşmiş Lübnan ve Mısır'da Osmanlı haklarının nasıl savunulacağına kadar, hem Hariciye Nazırlığına hem de Şura-yı Devlet'e (bugünkü Danıştay) meselelerin uluslararası hukuka nasıl uydurulacağı ve karşılaşılacak problemler konusunda sayısız hukuki görüş bildiriyor. İlk başladığında Avrupalı hukuk uzmanlarının at koşturduğu bir alan olan İstişare Odası, kendisinin görev yaptığı süreçte Osmanlı tebaasından olan profesyonel uluslararası hukuk uzmanlarıyla dolu yetkin bir kuruma dönüşüyor.
Kurulan İstişare Odasında en yetkili olarak iki hukuk müşaviri (danışmanı), ve onların altında bir çok müdür ve muavin (asistan) istihdam ediliyor. Odanın ilk müşaviri ise Sadrazam Küçük Said Paşa'nın tavsiyesi ile hukuk müderrisliği yapan Kapriel Efendi. Yaklaşık on sene diğer hukuk müşaviri Carl Gescher ile çalıştıktan sonra, Gescher Alman İmparatorluğu tarafından Mısır'da Muhtelit Mahkemelere tayin ediliyor, yerine İbrahim Hakkı Paşa geliyor.
İbrahim Hakkı Paşa ile beraber uluslararası hukuk üzerine hem kamuya açık biçimde hem de kurum içi kullanım için bir çok eser kaleme alıyor. Kendisinin yazdığı dört ciltten oluşan Recueil d'actes Internationaux kitabı 1897-1903 yıllarında Paris'te yayımlanıyor, Osmanlı İmparatorluğu'nun taraf olduğu anlaşmalar ve hukuki düzenlemelerin derlemesi olan bu eser Avrupa'da da çokça okunuyor ve referans veriliyor.
Osmanlı'nın uluslararası konumunu ve toprak bütünlüğünü koruyabilmesi için uluslararası hukuku savunuyor, Büyük Güçler siyasetine bir alternatif olarak görüyor. Mevcut antlaşmaların hukukuna dayanarak Osmanlı'nın toprak iddialarını diplomatik alanda savunuyor, Avrupa devletleriyle eşit statüde kabul edilmesi için mücadele ediyor.
1908 Devrimi'nden sonra yerine Hrant Abro Bey atanıyor, kendisi nazırlıklara geçiriliyor ve Meclis-i Ayan'a (Osmanlı senatosu) üye seçiliyor. 1912-1913 yıllarında Hariciye Nazırı (dışişleri bakanı) olarak görev yapıyor.
1913'te İstanbul'dan ayrılarak Paris'e gidiyor ve 1915'te yıllarca sadıkane savunduğu imparatorluğun yönetimi İstanbul'daki aile mülklerini müsadere ediyor.
1922'de Lozan Antlaşması için görüşmelere katılıyor, lakin Ankara Hükümeti tarafında değil yıkılan imparatorluğun eski tebaası Ermeniler adına. Yeni kurulan Türkiye'nin içerisinde Ermenilerin de bir 'milli yurdu' olması talebini savunuyor.
Kaynak:
>Aime M. Genell, "The Well-Defended Domains: Eurocentric International Law and the Making of the Ottoman Office of Legal Counsel", 2020. Lale Can ve diğerlerinin editörlüğündeki The Subjects of Ottoman International Law kitabından.
Ottoman History Podcast: Breadwinner Soldiers in the Ottoman Empire
open.spotify.comİstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiserliği yetkililerinden Andrew Ryan, Lozan Konferansı'na katılan Türk delegelerinin bazılarıyla ilgili olarak hazırladığı notlar
​
İsmet Paşa - Aşırı eğilimli; görüşmelerde inatçı; Mustafa Kemal'in sadık yardımcısı;
Dr. Rıza Nur - Belirli görüşleri olmayan, macerasever, aşırı eğilimli, en çok para ödeyenlere bağlılıkla hizmet eder; Bolşeviklerden ödenek alır;
Hasan Bey - Maliye uzmanı ama mali konularda pek az bilgisi var;
Muhtar Bey - Eskiden İstanbul'un Bayındırlık Bakanlığı'nın tanınmış ve saygın yetkilisi; kendi özel sahasında yetenekli teknik uzman; güçlü bir ulusçu\[nasionalist\\\]; oldukça zeki ve dürüst;
Hamit Bey - Fransız mali çevreleriyle sıkı ilişki içinde; çalışkan ve çabuk anlayışlı, ama genellikle etkili olmaktan çok bir araç \\\[alet\\\], yağcı \\\[dalkavuk\\\], kendisiyle kolay ilişki kurulur, tavrı biraz kaba; kişisel görüşlerinde uzlaşmaz;
Ruşen Eşref - Tanınmış ve çalışkan bir propagandacı; her açıdan katı;
Cevat Bey - Eskiden İngilizlerle ilişkisi olmasına karşın güvenmediğim bir kişi;
Haim Nahum Efendi - Zeki, varlıklı ve daha da zengin olma hevesinde; Siyonistlere karşıt; Paris ve ABD'de ilişkileri var; ılımlı duygular gösterir ve görüşlerinde görünürde Mustafa Kemal'e karşı İttihat ve Terakki'nin davranışlarına benzer biçimde bir muhalefet kurmaya çalışanlardan biri; Türkiye'de kendi kişisel tutkularını sağlamaya yardımcı olacak herhangi bir yöntemi destekleyebilir;
Cahit Bey - Burada \\\[Lozan'da\\\] en tanınmış gazetecilerden biri; İttihat ve Terakki'nin 1908'den bu yana en iyi bilinen politika yazarı; daha sonra kamu borçları komisyonunda Türk üye olarak görev yaptı; Cavit'le sıkı işbirliği yapar ve şimdi onunla birlikte Mustafa Kemal'e karşı İttihat ve Terakki'yi diriltmeye çalışıyor; ikinci derecede önemli
Cevdet Bey - İkdam gazetesi sahibi, ama bu gazeteyi dış ülkelerden yönetmeyi yeğ tutar;
Reşit Safvet - Almanlara ve Ermenilere karşıt; Fransız mali çevreleriyle ilişkileri var; İstanbul'da kısmen yabancı kuruluşlarda semiz \\\[bol\\\] paralı görev peşinde;
Münir Bey - Yetenekli;
Celal Bey - Eski Ekonomi Bakanı
Celâlettin Arif - Roma'daki Kemalist temsilcisi; gerçekten 'domuz' gibi bir hukukçu; İtalyanlara özveride bulunulmasını destekler ve herhalde bundan çıkar bekler
Gizli Belgelerle Lozan Konferansı'nın Perde Arkası Salâhi Ramadan Sonyel sf 45